Technology from tomorrow

Outstanding Services ServicesServices

Lorem Ipsum is simply dummy of printing and typesetting and industry. Lorem Ipsum been.

Well Documented

Lorem Ipsum is simply dummy of printing and typesetting and industry. Lorem Ipsum been.

Simple To Use

Lorem Ipsum is simply dummy of printing and typesetting and industry. Lorem Ipsum been.

High Performance

Lorem Ipsum is simply dummy of printing and typesetting and industry. Lorem Ipsum been.

Technology from tomorrow

Outstanding Features FeaturesFeatures

Lorem Ipsum is simply dummy of printing and typesetting and industry. Lorem Ipsum been.

Business Growth

Many variations of at Lorem Ipsum but the majority have suffered. Lorem Ipsum the majority suffered.

Business Sustainability

Many variations of at Lorem Ipsum but the majority have suffered. Lorem Ipsum the majority suffered.

Business Performance

Many variations of at Lorem Ipsum but the majority have suffered. Lorem Ipsum the majority suffered.

Business Organization

Many variations of at Lorem Ipsum but the majority have suffered. Lorem Ipsum the majority suffered.

Dedicated Teams

Many variations of at Lorem Ipsum but the majority have suffered. Lorem Ipsum the majority suffered.

24X7 support

Many variations of at Lorem Ipsum but the majority have suffered. Lorem Ipsum the majority suffered.

Görebildiğimiz Kadar Mı?

Bu yazımda sizlere bir tablodan bahsedeceğim. Sanırım en çok yazmaktan keyif aldığım konulardan birisi tablolar 🙂 hele de o ilginç hikâyelerini okuyorum ya nasıl etkileniyorum anlatamam. Benim için o tablo ölümsüz bir hale geliyor. Bugün bahsedeceğim tablo The Son Of Man (İnsanın Oğlu)  Sürrealist Ressam Rene Magritte tarafından 1964 yılında resmedilmiş. Resmi anlamak için daha öncesinde biraz Sürrealizm akımından mı bahsetsek? Sürrealizm bildiğiniz üzere gerçeküstücülük. 1920’lerde başlayan bir sanat akımı. Bu akımın amacı rüya ve gerçeklik arasındaki çelişkileri gidermek. Konu olarak insanların bilinmeyen bir evre olan bilinçaltını resmetmeye yöneldiler. Sürrealizm akımı Dada hareketinden etkileniyor ve büyüyor. Dada hareketine değinecek olursak orta sınıfın kendini beğenmişliğine karşı olan bir akım. Sürrealist resimlerde iki ayrı tarz vardı. Salvador Dali, Rene Magritte ve Yves Tanguy hipergerçekçi resimler yaparak nesneleri canlı detaylarla resmettiler. Üç boyutluluğun illüzyonu nesnelerdeki rüyamsılığı vurguladı. Joan Mirro ve Max Ernst gibi sanatçılar bilinçsiz bir zihne ulaşmanın bir yolu olarak büyük ölçüde otomatizme güveniyorlardı. Bazı ressamlar hem hipergerçekliği hem de otomatizmi resimlerinde kullandılar. Yani birbirlerini dışlamıyorlar. Şimdi gelelim The Son Of Man tablosuna…

The Son Of Man tablosu aslında bir otoportredir. Rene Magritte eserlerinde çokça kullandığı yeşil elma figürünü bu resminde de kullanmış. Tabloya bakınca sizi de böyle içine çekmiyor mu? Yoksa bana mı öyle geliyor 🙂 bu resim için sanatçı herkesin her zaman bir şeyler sakladığını ve bunu kimsenin asla bilemeyeceğini anlatmak istiyor. Çünkü bir gözü hafif açıkta kalmış yani etrafımızda gördüğümüz her şey başka bir şeyi saklamaktadır. Herkesin bir sırrı vardır ve bunu daima gördüğümüz şeyin arkasına saklı olanı görmeye çalışıyoruz ama bu imkânsız bir şey. Bu herkesin çıkardığı anlam. Ama benim için bir anlam daha taşıyor sanki. Elmayı yüzünün tam ortasına yerleştirmiş ve arkadan bir gözü biraz açıkta kalmış yani burnumuzun ucunu göremiyoruz belki de görmek istemiyoruz düşüncesi sardı beni. Ayrıca elma figürünün yasak anlamına geldiğini biliyoruz. Ama kırmızı elma tutkuyu cinselliği temsil ederken yeşil elma aklı ve düşünceyi temsil etmekte. Bir yerde okumuştum yeşil elma doğayı da temsil ediyormuş o zaman ressamın anlatmak istediğiyle tam uyuşmuyor mu? Yani insanlar doğadaki birçok şeyi görmezler ve doğanın ardındaki sırları aramaya ve çözmeye çalışırlar anlamını da yüklüyor gibi. Oldukça gizemli olduğu aşikâr. Zaten kendisi de bu konuya ilişkin olarak olarak şöyle demiştir.

“Resimlerim gizem içerir, bu ne anlatıyor diye sorabilirsiniz, hiçbir şey, zaten gizem de bir şey anlatmaz.

 

Sinemanın Filozofu Tarkovsky

“Hayatın bir yansımadan ve rüyadan ibaret olduğunu betimleyerek yeni bir dil icat eden Tarkovsky benim için büyük bir yönetmendir.” Ünlü Yönetmen Ingmar Bergman

Kendisiyle çok geç tanışmış olmanın üzüntüsünü yaşadığım bir yönetmenden söz edeceğim bugün. İzlediğim bir filminden çok etkilenerek araştırdığım Tarkovsky…1932’de Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nde doğan Tarkovsky, Sovyet Film Okulu’na girmeden önce müzik ve Arapça eğitimi aldı. İslam eserlerine daha hâkim olmak amacıyla Arapça öğrendi ve kendine has bir sinema dünyası kurdu. VGIK’te saygın yönetmen olan Mikhail Romm’dan dersler aldı. Tarkovsky ilk uzun metrajlı yapımı olan Ivanovo Detstvo (İvan’ın Çocukluğu) ile tüm dikkatleri üstüne çekerek Venedik Film Festivali’nde büyük ödül kazandı. Filmin konusu, İkinci Dünya Savaşı’nda babası savaşta olan küçük İvan annesiyle birlikte yaşadığı köyün Naziler tarafından basıldığını görür. Nazi askerleri İvan’ın gözü önünde annesini öldürürler. Bu olaya şahit olan İvan, Sovyetler Ordusu’nun Yüzbaşı Kholin’in koruması altına girer. İçinde yanan ateşi dinleyen İvan casusluğa başlayacaktır.

İkinci filmi Andrey Rublev ise 1971 yılına kadar Sovyet yetkilileri tarafından yasaklandı. Cannes Film Festivali’nde ödül almaması için bilerek filmi festivalin son günü sabah saat 4.00’te gösterildi ama buna rağmen ödül kazanmayı başardı. 1975 yılında çektiği Ayna filmiyle tekrar resmi engeller karşısına çıktı. Çünkü bu filmde kendi çocukluğundan esinlenerek bazı anıları ile kırklı yaşlarının sonunda olan bir adamın çocukluğui annesi ve savaş anılarından Sovyet halkına farklı bir bakış açısı sunmuştu. Ama bu filmde yetkililer tarafından yasaklanmak istendi. Benim hikâyesini en ilginç bulduğum filmi Stalker ( İz Sürücü) oldu. Bir yerde okudum, aslında Stalker Mantıku’t Tayr’ın uyarlaması imiş ve bunu pek kimse bilmiyormuş. Arapça öğrenerek Mantıku’t Tayr’a ulaşarak filmine uyarlamış. Stalker filminin ilk versiyonu laboratuvar kazasıyla yok oluyor ardından çok düşük bütçe ile tekrardan çekiliyor. Son filmi Offret ( Kurban)’ın çekimleri ise İsveç’te Ingmar Bergman’ın ekibiyle tamamlanıyor. Aynı yıl içinde Cannes Film Festivalinde üst üste dört ödül alarak festivale damgasını vurdu. Genç bir yaşta kansere yenik düşerek yaşamını yitirdi.

“Artık susmanın çok iyi olduğunu düşünüyorum… Zira kelimeler insanın duyduğu şeylerin hepsini anlatmaya yetmiyor… Yetersiz artık kelimeler…” Andrey Tarkovsky

Düşünüyorum da böyle bir yönetmen daha uzun yaşasaydı kim bilir nasıl unutulmaz eserler ortaya çıkardı. Kendisi inançlı birisi değildi fakat hep bir arayış içindeydi. Sanırım bu arayış içinde olması onun eserlerini bu kadar eşsiz yapıyor. Aklıma şu söz geliyor “Arayarak bulunmaz fakat bulanlar arayanlardır.”

MySQL

MySQL Veri tabanı Yönetim Sistemi, veri tabanlarınızı sürekli olarak izler ve sisteminizi etkilemeden önce olası sorunlar konusunda sizi uyarır. Güvenlik açıklarını ortadan kaldırmak, çoğaltmayı iyileştirmek, performansı optimize etmek ve daha fazlası için en iyi uygulamaları önermek için yanınızda bir “Sanal DBA Yardımcısı” olması gibidir. Sonuç olarak, geliştiricilerinizin, DBA’larınızın ve Sistem Yöneticilerinizin üretkenliği önemli ölçüde artar.

MySQL Veri tabanı Hizmeti, dünyanın en popüler açık kaynak veri tabanını kullanarak bulut tabanlı uygulamaları devreye almak için tam olarak yönetilen bir veri tabanı hizmetidir. MySQL Ekibi tarafından %100 geliştirilmiş, yönetilmekte ve desteklenmektedir. Tabanlı uygulamaları devreye almak için tam olarak yönetilen bir veri tabanı hizmetidir. Entegre, yüksek performanslı bir analiz motoru olan HeatWave, MySQL performansını 400 kat hızlandırır. En yüksek düzeyde MySQL ölçeklenebilirliği, güvenliği, güvenilirliği ve çalışma süresi elde etmek için en kapsamlı gelişmiş özellikler, yönetim araçları ve teknik destek seti.

MySQL Belge Arşivi, kullanıcılara şema içermeyen belge veri tabanı uygulamaları olan SQL ve NoSQL geliştirme konusunda maksimum esneklik sağlar. Bu, NoSQL verileri için ayrı bir veri tabanı ihtiyacını ortadan kaldırır.

MySQL Maskeleme ve Kimlik Gizleme, gerçek değerleri gizleyerek ve bazı değişiklikler ile kuruluşların hassas verileri yetkisiz kullanımlardan korumasına yardımcı olmak için kullanımı kolay, yerleşik bir veri tabanı çözümü sağlar.

Bazı bulut platformları MySQL’i “hizmet olarak” sunar. Bu konfigürasyon da, uygulama sahiplerinin MySQL veri tabanını kendi başlarına kurmaları ve sürdürmeleri gerekmez. Bunun yerine, veri tabanı hizmet sağlayıcısı, veri tabanını kurma ve sürdürme sorumluluğunu alır ve uygulama sahipleri, kullanımlarına göre ödeme yapar. Bulut tabanlı kayda değer MySQL hizmetleri, Amazon Relational Database Service; Oracle MySQL Bulut Hizmeti, MySQL için Azure Veri tabanı, Rackspace; HP Yakınsanmış Bulut; Heroku ve Jelastic. Bu modelde, veri tabanı hizmet sağlayıcısı, ana bilgisayar ve veri tabanının bakımını üstlenir.

PHP (Hypertext Preprocessor)

Web tabanlı ve nesne yönelimli bir programlama dili olan PHP ilk çıktığı zamanlarda Personal Home Page yani “Kişisel Ana Sayfa” olarak bilinirken zamanla değişikliğe uğrayarak Hypertext Preprocessor olarak değişmiştir. PHP’nin artılarından biri kendi kendini yönetebilen dinamik web siteleri yapabilmektir. Diğer diller gibi çok eskiye dayanmayan bir geçmişi olan PHP ilk olarak 1995’te yaratıldı. Fakat günümüzdeki PHP topluluğu tarafından yeni sürümleri ve güncellemeleri devam etmektedir.

Halen geliştirilen bu programlama dili günümüzde geniş bir kullanım kitlesine sahiptir. Özellikle sanal ortamlar üzerinde geliştirme, güncelleme için tasarlanmış HTML içine gömülebilen bir betik dilidir.

HTML ile birçok satırda yapılmasını istediğimiz işi yazıp siteyi yavaşlatmak yerine bu istediğimiz işi gerçekleştiren PHP kodunu yazarak HTML’in içine gömerek istediğimiz işi daha az satırda ve güncellemeler yaparken sıkıntı çekmeden sayfamızı yönetebiliyoruz. PHP kodu <?php ve ?> özel başlangıç ve bitiş etiketleri arasına yazılır. Bu etiketler “PHP kipine” rahatlıkla girip çıkabilmenizi sağlarlar.

PHP webmaster ve web yazılımcıları tarafından en çok talep gören diller arasında yer almaktadır. Bu kadar çok tercih edilmesinin en belirgin özelliği dinamik ve sürekli güncellenen bir dil olması nedeniyle optimizasyon ve performans açısından oldukça güzel işler ortaya koymasıdır. PHP programlama dilinin diğer özellikleri aşağıdaki gibidir.

  • PHP açık kaynak kodludur.
  • PHP sürekli güncellenir.
  • Geniş internet kütüphanesi bulunuyor.
  • JSP ve ASP‘ye göre öğrenmesi daha kolaydır.
  • PHP MySQL ile çok iyi çalışmaktadır. Bunun yanında diğer veritabanları ile de uyumludur. Örneğin; MSSQL, Oracle vb.
  • PHP dosyaları içerisine HTML yerleştirilebilmektedir.

PHP ile yapılabilecek sistemler:

  • Otomasy on Yazılımları
  • Blog Siteleri
  • Sosyal Medya Sitesi
  • Sayaç Sitesi
  • Forum Sitesi
  • Haber Sitesi
  • İçerik Yönetim Sistemi (WordPress, Joomla vs…)

Yakın zamanda çıkan son sürümü ile birçok yenilik geldi fakat yukarıda da bahsettiğim gibi PHP topluluğu duymayarak daha birçok güncellemeler ve iyileştirmelerin gelmesi beklenmektedir.

Unity

Oyun Motoru

Unity, öncelikli olarak bilgisayarlar, konsollar ve mobil cihazlar için video oyunları ve simülasyonları geliştirmek için kullanılan ve Unity Technologies tarafından geliştirilen çapraz platform bir oyun motorudur. İlk kez yalnızca Apple’ın 2005’teki Worldwide Developers Conference’da OS X için ilan edildi, bu tarihten itibaren 27 platformu hedeflemek üzere genişletildi. Unity oyun motoru; film sektörü, otomotiv sektörü, mimari, mühendislik ve inşaat gibi video oyunları dışındaki farklı endüstriler tarafından da benimsenmiş ve kullanılmaktadır.

2012’de VentureBeat, “Unity Technologies olarak bağımsız olarak üretilen oyunların akışı için çok az şirket katkıda bulunuyor… 1.3 milyondan fazla geliştirici; araçları, iOS, Android, konsol ve masaüstü bilgisayarlarında ve web tabanlı oyunlarında harika grafikler oluşturmak için kullanıyor. … Unity, çok platformlu oyunların motoru olmak istiyor, nokta.” dedi

Unity’i öne çıkaran bir diğer özelliği ise programlama dili olarak neredeyse her programcı tarafından bilinen C# ve JavaScript’in kullanılabiliyor olmasıdır.  Bu durum, özellikle C++’a antipatisi olan geliştiriciler ve oyun programlamaya yeni karar vermiş programcılar için avantaj sağlamaktadır.

Kullanıcı Arayüzü

Unity, GNOME masaüstü ortamı temel alınarak, Canonical Ltd. tarafından Ubuntu işletim sistemi için geliştirilmiş, Gnome-Shell gibi bir masaüstü arayüzüdür.

İlk olarak 2010 yılında Ubuntu 10.10’un Netbook sürümünde yer alan Unity, 2011’de Ubuntu’nun 11.04 numaralı sürümünden itibaren ön tanımlı arayüz olarak sunulaya başlanmıştır. Çoklu dokunma desteği bulunan Unity, dokunmatik tabletlerde de kullanıma hazırdır ve pencerelerin boyutlarını rahatlıkla boyutlandırmak mümkündür.

Unity arayüzü, bugünlerde birçok tartışmaya maruz kalsa da, Ubuntu için çıtayı yükselten bir projedir. Ubuntu’nun isim babası Mark Shuttleworth, Ubuntu Geliştiriciler Konferansı’nda yeni arayüz Unity hakkında kullanıcıların birincil olarak Unity’yi tercih ettiklerini ve bunun riskli bir geçiş olduğunu ancak işe yarayacağından emin olduklarını belirtmişti.

Robotik Kodlama

Robotik kodlama ile ilgili bir şeyler öğrenmeden önce kavramları iyice öğrenmeniz gerekmektedir.

Robot, sensörler ile çevresini algılayan, algıladıklarını yorumlayan, yorumlama sonucu bir karar veren, verdiği kararı bir çıkış sinyali ile üreten aygıtlara robot denir. Robotlar bu çıkış sinyalini bir motor, LED veya herhangi bir aktüatör ile verebilir. Otonom karar veremeyen aygıtlar robot değildir.

Robotik, robotların tasarımı, üretimi ve kullanımı ile ilgilenen çok disiplinli bir bilim dalıdır. Makine mühendisliği, uçak mühendisliği, uzay mühendisliği, elektronik mühendisliği, bilgisayar mühendisliği, mekatronik mühendisliği ve kontrol mühendisliği dallarının ortak çalışma alanıdır. Robotlar bir yazılım aracılığıyla yönetilen ve yararlı bir amaç için iş ve değer üreten karmaşık makinelerdir.

Robotik kodlama, makine ve kontrol sistemlerini, bilgisayar, elektronik ve uzay bilimlerinin tümünü kapsayan bir ortak çalışma alanında gerekli yazılım “kodları” ile makinelerin iletişiminin sağlanmasıdır.

Teknolojinin sürekli gelişmesi ile birlikte yenilikçi ve üretim odaklı teknolojilere de aynı oranda ihtiyaç duyulmaktadır. Bu ihtiyacın farkında olan ülkeler eğitim sistemlerine erken yaşta çocuklara yönelik kodlama ve robotik eğitimlere yer açmaktadırlar. Çocuklar erken yaşta kodlama ve temel düzeyde robotik alanlarda bilgisi sahibi olmaktadırlar. Analitik düşünme, eleştirel düşünme gibi 21. Yüzyıl becerilerini kazandırma gibi fayda sağlayan robotik kodlama günümüzde son zamanların en popüler eğitim trendi haline gelmiştir.

Mekanizmaların tasarımı, kontrol edilebilmeleri için yapılarına elektronik donanımların eklenmesi, dijital ortamda kontrollerinin sağlanması ve belirli ortamlarda belirli koşullara göre çalışmaları için gerekli kodlar vardır.

Robotik ise makine, mekatronik, bilgisayar, yazılım, kontrol ve otomasyon, uzay ve havacılık, elektrik-elektronik gibi birçok mühendislik disiplinini bir arada toplayan bir bilim dalıdır. Yurtdışında başlatılan ve son yıllarda ülkemizde birçok okulda ve özel eğitim kurumunda STEM, STEAM ve STEM+A (Fen Bilimleri-Teknoloji-Mühendislik-Sanat-Matematik) gibi isimlerle verilen bu eğitim programları ile öğrencilerin analitik düşünme kabiliyetlerini geliştirmek ve erken yaşta mühendisliğe karşı ilgi duymalarını sağlamak amaçlanmıştır.

Kodlama

Kodlama diğer adıyla programlama kelime anlamıyla belirli şartlara ve düzene göre yapılması öngörülen işlemlerin bütünü anlamına gelir. Programlama bilgisayara ya da elektronik devre ve mekanik sistemlerden oluşan düzeneklere bir işlemi yaptırmak için yazılan komutlar dizisinin bütünü veya bir kısmı olarak tanımlanır. Eğitimsel olarak 60’lı yıllarda Logo programlama dilinin kullanımı ile başlamıştır. Kodlamanın temeli algoritmadır.

Algoritma matematik ve bilgisayar programlarında, bir sorunun yanıtını ya da bir problemin çözümünü sonlu sayıda aşamalardan geçerek veren sistematik süreç; algoritmaların kuramsal açıdan incelenmesi bilgisayar bilimlerinde çok önemlidir.

Aslında bakarsak günlük hayatımızda farkında olmadığımız birçok sorunla karşılaşıyoruz. Bu sorunları aşamalı bir şekilde sona ulaştırmaktayız. Örneğin karnımız acıktığı zaman ilk önce bu sorunu algılıyoruz ve ardından ne yapabiliriz diyerek çözüm arıyoruz.

Kodlamanın Önemi ve Faydası

  • Kodlama, yeniliklere yol açar.
  • Kodlama, çocukların yaratıcı olmasını sağlar.
  • Kodlama, çocukların gelecekte iş bulabilmelerine olanak sağlar.
  • Kodlama, güveni arttırır.
  • Kodlama, diğer alanlarda da başarıya ulaşmada yardımcı olur.

Bilişim Okur Yazarlığı: Bilgisayarları oyun, internet ve sosyal medya dışında da verimli kullanmasını sağlar.

Bilgi İşlemsel Düşünme: Düşüncelerini sıraya koymayı öğretir ve uygulatır.

İşbirliği: Dünya üzerinde farklı ülkelerden farklı kişilerle işbirliği yapmayı öğrenir.

Yaratıcılık: Deneme ve üretme kabiliyetini artırır.

Takım Çalışması: Arkadaşlarıyla uyum içinde olmanın önemini öğretir.

Paylaşma: Bilginin paylaştıkça çoğaldığını fark ettirir.

Disiplinler Arası Etkileşim: Birden çok dersi, tek potada eritmeyi öğretir.

Programlama: Teknolojiyi kullanarak tüketen değil, teknoloji üreten nesiller yetiştirir.

Kodlamanın kullanıldığı alanlar nedir?

Bilgisayar ile kontrol sağlanan her yerde kullanılır. Alanlarını sınırlamak mümkün değildir fakat kodlama yapmadan önce eğitim almanız ve kendinizi geliştirmeniz gerekmektedir. İşte kodlamanın önemli olmasının bir nedenlerinden biri budur. Artık hayatımızın neredeyse her alanında var olan programlarını yönetmek için kullanılır. Teknolojideki gelişmeler ile bir programlama dili öğrenmek, bir yabancı dil öğrenmek gibi neredeyse zorunlu hale gelmektedir. Neden mi? Etrafımızdaki  neredeyse her şey programlanabilmektedir ve bizim de elimizdeki bu teknolojiyi verimli kullanabilmemiz için nasıl çalıştıkları hakkında bir fikir sahibi olmamız gerekir. Bu sayede hem ürünleri en iyi şekilde nasıl kullanabileceğimizi hem de ihtiyaçlarımız doğrultusunda geliştirebileceğimizi bilmiş oluruz.

Bilişim

Bilişim kelimesinin kökenini tahmin etmek aslında o kadarda zor bir iş değil. Bilmek fiilinden türeyip ilk defa Aydın Köksel tarafından kullanılarak günümüze kadar ulaşmış bir kelimelerdir. Bu kelimenin karşılığı olan Informatik (almanca), informatique (fransızca) ve bunlardan türetilmiş olan Türkçe enformatik kelimeleri İngilizcedeki computer science ve information systems gibi alanları kapsar.

Bilişim ya da Enformatik bilginin saklanması, işlenmesi, denetlenmesi, yeniden kullanılması ve iletilmesine ilişkin konuları ele alan bilim dalı; bu amaçla, çeşitli bilimlerim kavram ve yönetimlerini uygun teknolojilerle bir araya getirir. Bilgisayarlardan ve bilgisayar teknolojisinin tüm olanaklarından yararlanır.

Bu bilim dalının var olduğunu birçok alan bulunmaktadır bunun sebebi ise günümüzde artık neredeyse her türlü işlemlerimizi bilgisayar üzerinden yapıyor olmamızdır. Bilişimin alanları aşağıda sıralanmaktadır.

KURAMSAL BİLİŞİM

  • Hesaplama kuramı
  • Bilgi ve ikili kodlama kuramı
  • Algoritmalar ve veri yapıları
  • Programlama dili kuramı
  • Biçimsel yöntemler
  • Paralel (Koşut) ve dağıtık sistemler
  • Veri tabanları ve bilgi erişimi

UYGULAMALI BİLİŞİM

  • Yapay zekâ
  • Bilgisayar mimarisi ve mühendisliği
  • Bilgisayar grafikleri ve görselleştirme
  • Bilgisayar güvenliği ve şifreleme (kriptografi)
  • Hesaplamalı bilim (bilimsel hesaplama)
  • Bilgi bilimi
  • Yazılım mühendisliği

Peki bilişimin alanlarından bahsettik. Hiç merak ettiniz mi bilişimde kullanılan elemanlar nedir diye? Ben aklınızı daha fazla karıştırmadan kullanılan donanım ve yazılım elemanlarını listeleyeyim.

DONANIM ELEMANLARI

  • Ağ elemanları
  • Ağ kartı
  • Ana kart
  • Bilgisayar
  • Çıkarılabilir diskler
  • Ekran kartı
  • Fare
  • İşlemci
  • Klavye
  • Modem
  • Dial-Up modem
  • ADSL modem
  • Kablolu modem
    • Dial-Up modem
    • ADSL modem
    • Kablolu modem
  • RAM hafızası
  • Sabit Disk
  • Sayısallaştırıcı
  • Tarayıcı
  • Yazıcı
  • Yönlendirici

YAZILIM ELEMANLARI

  • Cihaz ilişkili yazılımlar
  • İş (Sektörel) uygulamalar
  • Ofis uygulamaları
  • Ortam ilişkili yazılımlar
  • Oyun yazılımları
  • Öykünücüler (emülatörler)
  • Programlama dilleri
  • Sistem yazılımları
  • Yardımcı yazılımlar ve birçok alanda geliştirilebilecek yazılımlar
  • Bilgi Yönetim Yazılımları
Doğmak ve Büyümek

İnsanın doğumu daha dünyaya gelmeden anne karnında başlar bir meniden başlar bir insanın doğumu anne karnında yeterli besinleri alarak büyür ve dünyaya gelir. İnsan doğduğunda yanında sadece annesi babası vardır bir tek onları tanır onları da kokusundan tanır büyüme esnasında ailesinden konuşmayı, yürümeyi, cevap vermeyi, bir şeyler başarmayı, kısaca hayatta karşısına çıkabilecek her şeyi bir insan ailesinden annesinden babasından öğrenir, nasıl bir insan olacağı, eğimi hayatı, karakteri, kültürü, dini, dili, yaşayacağı toplum, göreceği yerler dediğim gibi hayatta büyüyünce ergenlik çağından çıkıncaya kadar her şeyi ailesinden öğrenir, çok gariptir ki; ergenlikten sonra bile insan annesine babasına ihtiyaç duyar  bu bir şey öğrenmek olmasa da sevgisi, sohbeti o varlığını hissetmeyi yanında birisinin olduğu hissini hissetmek ister.

Büyümek kolay gelir herkese herkes küçükken keşke hemen büyüsem der fakat büyüyünce de keike büyümeseydim der insan oğlu böyledir aslında ne istediğini bilemediği zamanlar vardır birisi de bu zamanlar işte güzel olacağını iyi olacağını hisseder fakat olduğu zaman eskiden daha iyi olduğunu anlar. Gelen gideni aratır derler ya bu büyüme olayı için yazılmış olabilir küçükken büyüsek deriz büyürüz küçüklüğümüzü özleriz keşke küçük olsak deriz ama iş işten geçmiş olur. Neden mi büyümeyi sevmez hiç kimse; çünkü sorumluluklar artar insanın yapması gereken şeyler artar örneğin; işe gitmesi gerekir küçükken sadece yat, kalk, yemek ye, oyun oyna, koş, eğlen, gül, canın ne isterse onu yap ama dediğim gibi büyüyünce  istek artıyor yemek yemek değil yemek yapmak, evin ihtiyaçlarını karşılamak gibi küçüklerin isteklerini karşılamak gibi yeni sorumluluklar geliyor  o yüzden büyümek ne kadar güzel olsa da bir o kadar da kötüdür insana göre ama hayat herkes doğar, büyür, yaşar ve ölür…

AROG FİLM DEĞERLENDİRMESİ


Cem Yılmaz’ın yazdığı Ali Taner Baltacı ve Cem yılmaz yönetmenliğinde 2008 yılında yapılan A.R.O.G filmi tam anlamıyla komedi şölenidir. Film bilimkurgu ve fantastik komedi filmidir filmde toplumsal eleştiriyi esprili bir dille birleştirerek dönemin ve günümüzün birçok sorununa gönderme yapar nitelikte bir filmdir. A.R.O.G Filmi 9 milyon Dolar’ı Aşan bütçesi ile Türk sineması Tarihinin şimdiye kadar çekilmiş en pahalı filmlerinden biri olmuştur. Filmin başrolü Cem Yılmazdır, yani filmdeki ismiyle Arif.
Arif karakteri ile Cem Yılmaz A.R.O.G filmi ve bundan önce G.O.R.A ve Arif ve 216 filmlerinden de belli olduğu için sıkça kullanılan bir karakterdir. Herkesin merakla heyecanla ve gülerek izlediği karakterlerin başındadır.
Filmin konusuna gelecek olursak Arif bu filmde bir halı satıcısı olarak oynamaktadır G.O.R.A filminde yaptıkları iyiliklerle edindiği dostuklarla kalmayıp bunun yanında kötü düşmanlarda edinmiştir. Bu düşmanlarından Komutan Logar artık sıranın kendisine geldiğini düşünür ve Arifi kandırıp bir zaman makinesiyle 1 Milyon yıl önceye, yani taş devrine ışınlar tabi Ariif sevecenliği ve kendine olan güveni sayesinde hemen oradaki insanlarla anlaşma sağlar ve halkın içine karışır gün geçtikçe Arif oraya medeniyeti getirir tabi o zamanların insanlarına bu garip gelse de medeniyetle erken tanışmış olurlar. Arif taş devrine çabuk alışıp hemen arkadaş bulsa da istediği tek şey bir an önce hamile karısı Ceku’nun yanına dönmektir ve bunun içinde bir an önce zaman zaman makinesi yapmak ve o teknolojik araçları kullanmadan ilkel yollarla çağları teker teker atlatarak en kısa süre bu günün hatta yarının teknolojisine getirmeye çalışıyor.

TELEFON NEDİR

Telefon birbirinden uzak olan iki kişinin iletişime geçmesi için yada birbirinden haber alıp haber vermek için kısacası haberleşmek için kullanılan bir alet, eşyadır. Telefon Alexander Graham Bell tarafından 1876 yılında ABD de icat edilmiştir, ilk başta kablolarla sesi dönüştürüp iletişim sağlanırken sonraki yıllarda telefon geliştirilip daha donanımlı hale gelmiştir. İlk başta sadece mikrofon ahize ve üzerinde tuşların olduğu bir telekomünikasyon cihazıydı sonralarda ise yeni yeni donanımlar özellikler eklendi ilk başta masada yada sabit bir yerde dururken sonralarda geliştirilerek telefonlar küçüldü cep telefonu oldu o zamanlar mesajlaşmak yanında taşımak haberleşmek için kullanılırken geliştirilerek ve teknolojinin gelişmesiyle cep telefonuna kamera eklendi müzik dinlemek için radyo eklendi artık telefonlar cebimizde gezer oldu ilk başta alarm özelliği belli operatörlerden aranarak uyandırma servisi gibi kullanılırken şu an ise kendimiz ayarlayıp kendimizin koyduğu bir müzik çaldırma gibi donanıma , özelliğe sahip telefonlar internet geldi telefonlara girdi bütün her işimizi telefonla halleder olduk artık ceplerimizde gezmekte.
Önceden telefonun bir amacı gayesi kullanmak için bir amacı varken şimdi ise birçok konuda kullanılıyor artık cep telefonu değil de cep bilgisayarı dersek daha mantıklı olur. Çünkü artık cep telefonlarda oyun oynanıyor, müzik dinleniyor, internetten sonra bütün işleri ordan hallediyoruz banka işimizi, metinlerimizi, anlaşmalarımızı,

sözleşmelerimizi, aklımıza gelen her konuyu bir arada bulunduran bir teknoloji harikası oldu artık telefon şuan konuşup mesajlaşmak dışında birçok farklı özellikler var telefonlarda ve yeni yeni teknolojilerle yeni telefonlarla her geçen gün daha çok özellik katılmaya başlanıyor artık telefon alırken iyi dayansın sağlam olsun değil de özelliği çok olsun kamerası iyi çeksin oyunu güzel oynayalım sesi çok olsun güzel müzik dinleyelim diye bakıyoruz gelecek yıllarda cep telefonu nerelere gelecek çok merak ediyorum açıkçası…

GORA FİLM DEĞERLENDİRMESİ

G.O.R.A filminin senaryosunu Cem Yılmaz’ın yazdığı, yönetmenliğini ise Ömer Faruk Sorak’ın yaptığı bilimkurgu ve komedi bir filmdir. Filmin çekimleri 2002 yılında başladı film ise 2004 yılında severlerinin karşısına sinemalarda vizyona girmiştir ve çok fazla izleyen kişi olmuştur film Türk sinemasının en pahalı yapımlarından birisi olup sinemada 4 milyon kişi izlemiştir. Cem Yılmaz’ın komedi türündeki başarısını bildiğimiz gibi efsane filmlerinin arasında G.O.R.A da yer almaktadır.
Başrol oyuncusu Cem Yılmaz olup filmde Arif adı ile oynamaktadır, Cem Yılmaz’ın komedi konusunda ne kadar usta birisi olduğunu anlatmaya gerek bile yok bundan önceki filmlerinde olduğu gibi gene oyunculuğu ve komiklikleriyle zevkle izlenebilecek bir filmdir.
Filmin konusu; Türkiye’de turistik bir İlde tüccarlık yapan Arif Işık uzaylılar tarafından kaçırılır ve film işte o anda başlar hiç görmediği bilmediği bir gezegene götürürler gezegenin ismi G.O.R.A. Gezegende tutsak olarak bir süre filmin olayları devam ederken gezegene alevli bir top yaklaştığını ve gezegene çarparsa yok olacaklarını söylerler buna bir çözüm yolu arayan G.O.R.A halkının lideri olacak Komutan Logar liderin kızı Ceku ile evlenip yönetimi ele almak ister bunu istemiyor Ceku, bunu öğrenen Arif G.O.R.A dan kaçarken yanında Cekuyu da götürmek ister tabi bundan önce alev topundan gezegeni Arif kurtarır herkes arifi sever ve çok fazla arkadaş edinir G.O.R.A dan, Cekuyu kaçırırken Komutan Logarla savaşmak zorunda kalırlar vs. vs. filmin ana konusu budur ama kesinlikle izlemenizi tavsiye ettiğim bir filmdir.

We work in partnership with all the major technology solutions

There are many variations of passages of lorem Ipsum available, but the majority

error: İçerik korumalıdır!!