440 Yıldır Yaşayan Canavar!
5 (1)

Öğretmen öğrenciden derste anlattıklarını yalnızca tekrar etmesini istememeli, aynı zamanda anlattıklarının anlamını ve özünü vermelidir. Öğrenciyi çıkardığı dersleri ezberleyip ezberlemediğine değil, davranışlarına bakarak değerlendirmelidir. Öğrettiği şeyin özümsenip özümsenmediğini görebilmek için öğrencinin aynı konuyu değişik açılardan ele almasını istemelidir. Yiyeceği olduğu gibi geri çıkarmak yiyeceğin midede işlem görmediğinin, dönüşmediğinin kanıtıdır. Sindirmesi için verilen şeyin şeklini ve durumunu değiştirmediyse mide görevini yapmamış demektir.

Bu sözler Fransız yazar Michel de Montaigne’ye ait. 1571’de yazmaya başlayıp, 1580’de yayımladığı Denemeler kitabında yer vermiş bu paragrafa. Aradan 440 seneden fazla zaman geçmiş. Dile kolay dört buçuk asır! Bu kadar eski kitapları okurken insan o anın şartlarını düşünmekte zorlanıyor bazen. Çünkü aradan çok uzun süre geçmiş ve çok fazla şey değişikliğe uğramış. Haliyle, günümüzün teknolojisini yaşayan okur kitabın bahsettiği bazı sorunları anlamakta güçlük çekiyor. Fakat tam burada çok dikkat çeken ve çok acı bir durum var. Montaigne’nın bundan dört buçuk asır evvel kaleme aldığı sorun, bugün hala devam ediyor ve bir çözüm bulunamamış: Eğitim! Arabalar, akıllı binalar, telefonlar, televizyonlar birçok şey hayatımıza eklenmiş, hayatımızda zaten olan şeylerde muazzam derecede geliştirilmiş. Ama en önemli sorunlardan birine hala bir sorun bulunamamış. Üstelik neredeyse tüm dünyada! Füzeleriyle, ordularıyla, ekonomileriyle övünen bazı büyük dünya ülkeleri bile, eğitim konusunda hala asırlar öncesinde kalmış. Günümüz öğrencileri bir üst eğitim kurumuna geçtiği takdirde, eğitimin daha iyileşeceğini düşünüyor. Ancak ne yazık ki bu durum bütün eğitim kurumlarında aynı, hatta üniversitelerimizde bile! Maalesef öğrencilerden yaratıcılık beklemek, öğrendikleri ile neler yapabildiklerini görmek yerine, onlara ne anlatıldıysa aynısı tekrar isteniyor. Oysa herkes öğrendiğinin üstüne kendi yaratıcılığını koyduğu takdirde çoğu konuda büyük gelişmeler kaydedilir. Ancak öğrenilen bilgi tıpatıp saklanırsa ve öğrencilerin elinden yaratıcılık yeteneğini alınırsa sürekli aynı yerde sayılır. Bir örnekle düşüncemi kuvvetlendirmek istiyorum; ortaokul yıllarında fen bilgisi dersinde günlerce uğraşarak araştırılan ve sayfalarca yazılarak performans ödevi şeklinde teslim edilen hiç bir kimyacının hayatını birçoğumuzun hatırlamadığına eminim. Ancak bir defa bile laboratuvara girip bir deney yapmışsak (bunlar okullara göre uygulanmamış, ya da farklı uygulanmış olabilir. O yüzden isim vermiyorum) o deney sonucunda nasıl bir tepkime ile karşılaştığımızı hatırlarız. Çünkü öğrenme sürecinin içinde yer aldık. Dışarıda gerçekleşmiş bir olayı, ezberlemeye çalışmadık.

Yazımın girişinde yararlandığım alıntıdan da anladığımız üzere, eğitim sistemi yüzyıllardır eleştiriliyor. Fakat hala bir sonuca ulaşılmış değil. Umuyorum ki gelecek kuşaklar adına bu durum değişir.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 1 Average: 5]