Oyun bağımlılığı nedir?
0 (0)

Oyun  bağımlılığı nedir: Bilgisayar veya mobil cihazlarla uzun süre boyunca sağlıksız biçimde oyun  oynanmasıyla ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Oyun bağımlıları, gerçek dünyayla etkileşime girmek yerine zamanlarını oyunlarla geçirip, favori oyunlarında kendilerini geliştirmek veya başarı elde etmek için harcarlar. Bu rahatsızlıktan muzdarip kimseler kendilerini diğer insanlardan izole etmeye eğilimli olup, önemli sorumluluklarını ihmal ederek tüm vakitlerini oyun oynamaya harcayabilirler.

Oyun bağımlılığı genellikle çocuk ve gençlerde görülmektedir. 2000’li yılların başlarından beri teknolojinin ve bilgisayarların gelişmesi  ile internetin ortaya çıkması ve yayılması ile bu durum ortaya çıkmaya başlamıştır. Bunun sebepleri aileden yada teknolojilerin gelişmesi,  yeni oyunların cazip tekliflerle insanları kendilerine çekmesi gibi nedenleri de vardır.  Burda en önemli görev çocukların anne ve babaya görev düşmektedir. O yüzden aile bireyleri çocuklarını kontrol etmek ve yönlendirmeleri gerekir. Tam tersi durum karşısında çocuklar oyun bağımlısı ve asosyal çocuklara dönüşebilir ve bu gibi durumlar çocukların psikolojileri, yaşamsal ihtiyaçlarını ve bedensel sorunlar yaratabilir. O yüzden çocuklarımız bir iş yaparken  ya da iş yaparken bizi engellemesi için çocukların önlerine tablet, bilgisayar ve telefon verilmemelidir. Verilecekse de kontrol altında verilmelidir. Belli bir süre ve zamanda oynanmasına izin verilmelidir. Oynadığı oyunları da kontrol etmekte gerekmektedir. Çocukları kütü yönde etkileyecek, şiddete yönlendirecek ve cinsellikle ilgili tarafları olup olmadığına çok dikkat edilmelidir. Bununla ilgili uzmanlara danışarak çoğumuzu bilgilendirerek çocuğumuzun oyun bağımlısı olmasını engelleyebiliriz. Böyle bir durum karşında çocuklarımıza kızmak, bağırmak, elinden telefon ya da bilgisayarı almak yerine çocuğumuzu anlamaya çalışmalı ve uzman kişilerde yardım almak ya da bir psikolokla görüştürmek daha doğru olur.

Oyun bağımlılığı nedenleri

Bir oyuna neden bağımlı olursunuz ve devamlı o oyunu oynamak istersiniz, bunu  birçok nedeni vardır. Başta oyunları mola ya da burdan sonrası dinlenmelisin yani ara vermelisin diye bir zaman yok. Ara olmadığı için çocuk onu bitirene kadar oymak istemektedir. Uyarıcı bir etken oyunlarda yoktur. Çeşitli fırsat ve görsellerle çocukları dikkati çekmeye ve oyunu sürekli oynamaya teşvik etmektedir. Rekabet ortamının da olması çocukları ekran başından kaldırmıyor. Grup ya da tek kişilik oyunlarla yarış haline getirilerek çocuklar yenme duygu ile ara vermeden oynamaktadırlar.

Oyunlardaki seviyelerin olması bu seviyelere ulaşınca kazanacakları oyun içinde yardımcı olacak şeylerin artması içinde çocuklar oyuna devam etmektedir. Çocuklar oyun oynayarak belli bir statüye ulaşabilmektedir. Kendi hayatların söz sahibi olamayan çocuklar burda söz sahibi olabiliyorlar. Kaç yaşında olursan fark etmeksizin. Online olup olmaması da çocukları oyunlara çekmektedir. Ayrıca oyunlardan para kazanabilir bir durumda söz konusu olduğu için çocuklar para kazanmak içinde oyunlar oynamaktadır. En önemlisi ise çocuğun oyundan aldığı haz, mutluluk, heyecan, aksiyon ve korku çocukların duyularına hitap etmekte ve sanal dünyadaki karakterleri kendilerine benzetmeleri  ve yakınlık duymalarına bağımlılığın parçalarındandır.

Oyunun haddinden fazla kullanılması hem bedensel ve ruhsal rahatsızlıklara yol açmaktadır. O yüzden oyunu belli bir zaman aralığında oynamak gerekmektedir. Kendi hayatımızın ve düzenimizi bozmayacak bir şekilde kullanılması daha sağlıklıdır. Bu yüzden kendi sağlığımız için ve bir sorun oluşmaması için  daha dikkatli hareket etmemiz gerekmektedir.

Sağlık sanal gerçeklikten daha önemlidir.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Çizgi filmler, diziler çocuklarımızı etkiliyor mu?
0 (0)

Günümüzde teknolojilerin gelişmesiyle birlikte eğlenebileceğimiz ve zaman geçirebileceğimiz araçlar ortaya çıkmıştır. Bunlardan en önemlisi televizyondur. Hemen hemen herkesin evinde olan bir eğlence aracıdır. Tüm aile bireylerin evde oturup hep beraber oturup izlediği araçtır. İstinasız çocuklarında ilgi odağıdır. Çocuklar içinde vakit geçirebileceği, eğlenebileceği ve öğretici içeriklerde üretilmiş ve gösterilmeye başlanmıştır.

Çizgi filmler ve diziler farklı ve renkli içerikleriyle çocukların dikkatini çekmektedir. 2 yaşından sonra çocuklar etrafında bulunan şeyleri keşfetmeye başlar. Yapılanları taklit etmeye ve duyduğu cümleleri söylemeye başlar. Çevresini tanımaya çalışır. Çizgi filmler çocukları hem iyi hem de kötü yönde etkileyebilir. Bu çizgi filmin içeriğine bağlıdır. Çocuklarımıza çizgi film izletmeden önce o çizgi filmleri ilk önce bizler izleyerek çocukları kötü yönde etkileyecek bir unsur olup olmadığı kontrol etmemiz gerekir.

Çocuklarımızı şiddete yönlendirecek, kötü sözler söyletecek ve çocukların bilmemesi gereken şeyleri bilmesini önleyecek çizgi filmler seçilip izletilmeli dir. Bu durumda çizgi filmler kontrol edilip izletilmezse ilerde çocuklarda psikolojik sorunlar yaratabilir. Çizgi filmlerin kötü yönleri olduğu gibi çocukları iyi yönde etkileri de vardır. Bunlar çocuğun eğlenmesini, zaman geçirmesini ve bilmediği şeyleri öğrenmesini sağlayabiliyor. Çocuğun gelecek ile ilgili hayal kurabilmesini ve aklını çalıştırabileceği ögelerin yer alması ve çocuğun çevresine ve aile bireylerine karşı nasıl davranabileceğini öğretmektedir. Çocuklara sevgiyi, saygıyı ve arkadaşlığı öğretmektedir. Çocuklara deprem, sel gibi doğal afetlerde nasıl davranmaları gerektiklerini çizgi filmlerde öğrenmeye başlamışlardır. Bu yönden çizgi filmler çocuklar için kötü bir eğlence aracı değil, bilgileneceği ve hayal kurabileceği ve yeni icatlar yapabileceği bir araç haline gelmektedir.

Örneğin; Pepe çoğu çocuğun sevdiği bir çizgi filmdir. Pepe’de Pepe’nin  kardeşiyle ilgilenmesi, büyükleriyle birlikte beraber vakit geçirmesi, iş bölümlerin yapılması ve herkesin uyması, büyükleriyle saygılı davranması gibi güzel davranışlar gösterilmektedir. Ayrıca çocuklara kendini tanıyabilmesi kendi kapasitelerini göstermesi, spora yönlendirmesi ve düşünme, sorgulama, eleştirme gibi davranışları öğretmektedir.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Yalnız olmak
0 (0)

İnsan yalnız olmayı kendi mi seçer yoksa diğer insanlar mı o kişiyi yalnızlaştırır?

Kimi insanlar yalnız olmak ister kimileri ise kalabalık bir ortamda olmayı. Bazı insanlar için yalnız olmak ya da yalnız yaşamak güzel bir duygudur. Kimileri ise bunu aklından geçirmeye bile korkar. Daha çok kalabalık ortamlar da kendini mutlu, huzurlu ve güvende hisseder. Yalnız olmaktan hoşlanan insanlar için bu tam tersi bir durumdur.

Kimleri için bu bir tercih meselesi iken kimileri içinde mecburi bir durumdur. Kimileri yalnız olayı kendi  ister. Kimilerini  de yalnız tek başına bırakırız. Bunu bir sürü nedenleri vardır.

Yalnız olmak isteyen insanlar genelde kendi kararlarını kendi vermek, istediği şeyleri kendi sahip olmak ve kimseye muhtaç olmamak için tek başına olmak isterler.

Bazı insanları da biz yalnızlaştırırız belki bilmeden belkide bile isteye. Yanlış bir şey yaptığında, suç işlediğinde, belki kıskandığımız için, dış görünüşü için, karakteri bize uymadığı için, maddi açıdan  ya da bizden daha başarılı ve iyi olduğu için onları görmezden gelir dışlarız bu yüzden insanlar yalnızlaşmak zorunda kalabilirler ya da bu durumları yaşamak için kendilerini geri plana  atmak zorunda kalmışlardır. Bunu hiçbir zaman bilemeye biliriz. Bu gibi durumların yaşanmaması için insanlara daha dikkatli yaklaşmamız ve söylediğimiz sözlere dikkat etmemiz gerekir.

İnsanlar hata yapabilir sırf bir hata yaptı diye insanları dışlamak yerine onları yaptığı hatalarını fark ettirmek ve onları tekrar hayata kazanmak gerekir. Bazı insanlarda tek başına doğrar ve büyür. Kimsesi olmayan insanlar hayatla  tek başlarına mücadele ederek bir yere geldikleri için yalnız olmak onlara doğal ve normal gelmektedir. Anormal olan ise etraflarında ya da yanında birilerin olmasıdır. Bu gibi insanlar çekingen olur  ve kendilerini çevrelerindeki insanlara tam olarak  anlatamayabilirler. Bu gibi durumlara da daha anlayışlı davranmamız gerekebilir.

O yüzden yalnız insanları eleştirmek yerine destek olmak daha güzel olur.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
İnsanlar neden genç olmak ister?
0 (0)

Herkese genç olmak ister misiniz ya da gençliğinize dönmek ister misiniz diye sorsanız çoğu insan  evet der. Çünkü genç olmak hayatta yapmak istediğini yapabilmektir.

Çocuklar biran önce büyüyüp genç olmak isterler çünkü büyüdüğün ve bir genç olduğunda kendi kararlarını alabilmek, istediğin şeyleri yapabilmek ve kendi düzenini kurabilmektir. Olgun insanlara ya da yaş almış insanlara sorduğumuzda neden genç olmak istediklerini; içlerinde kalan yapmak istedikleri şeyleri yapmak  istedikleri için, yaptıkları hataları düzelmek  ya da yediden o hayatı yaşamak için genç olmak istemektedir. Çünkü hayatın tadı, heyecanı ve zevki gençken daha iyi yaşanır.

Genç olmak demek özgürlük olmak demektir. Yapmak istediğini yapabilmek demektir. Genç olmak adaletsizliğe karşı adaletli olmak, sessizleri sesi olmak, yapılan yanlışları görebilmek, bir şeyleri değiştirme gücüne sahip olmak, yeniliğe açık olmak ve çağ başlatıp yeni bir çağ açmak demektir.

Kimileri beden genç olmak ister kimileri ise ruhen. İçimizde  ve dışımızda yaşadığımız durumlar bize bu duyguyu yaşamak isteğimizi güçlendir. Bazı durumlarda sorunlarla başa çıkmak gençken daha kolaydır. Düştüğümüzde ayağa kalmak ve yaşadığımız psikolojik sorunlardan sıyrılmak, insanlarla daha kolay anlaşabilmek ve ortama  ayak uydurmak, bedenen  kaldıramadığımız şeyleri kaldırabilmek ve en önemlisi de hayatı yaşadığımızı hissetmek gençken duyduğumuz  sevgi, aşk, güven, dostluk ve heyecanı dibine kadar yaşadığımız zamandır genlik.

Zaman geçtikçe gençliğe duyduğumuz özlem giderek artar. Çünkü yaş aldıkça inanlara olan güvenimiz, umudumuz, inancımız azalır. Bedenimiz o eski enerjisini kaybeder. Sorumluluklarımız artar, önceliklerimiz değişir ve yıpranırız. Hayatımızın o eski güzel günleri kaybolur. Anı anları yakalamak için insanlar geçmişe dönmek , genç olmak isterler. Bazı insanlar o içindeki gençliği kaybetmezler ama bedenleri yapmak istedikleri şeylere artık müsade etmez.Ya da tekrar o içindeki gücü bulmak için insanlar genç olmak ve genç kalmak isterler.

Çünkü genç olmak hayata karşı dik durabilmek demektir.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Hata yapmak insanı olgunlaştırır mı?
0 (0)

“Bu zamana kadar hiç hata yapmadım” ya da “bu yaşıma kadar hatam olmadı”  ve “ben asla hata yapmam” diyen insan var mıdır? Varsa kendini kandırmış olur. Hatasız insan yoktur. Kimi insanlar hayatları boyunca hata yapar kimisi ise yaşadığı kötü olaylar karşısında ya da gençliğin verdiği cesaretle hatalar yapar.

Hata yapmanın ya da yanlış kararlar almanın yaşı, zamanı, cinsiyeti ve mevkisi yoktur. Her kim olursan ol hata yapma olanağına sahipsindir. Çünkü her ne olursan ol her şeyden önce insanız dır. İnsan diğer canlılardan farklıdır. Çünkü insan düşünebilen ve kendi kararlarını verebilen tek canlıdır işte bu yüzden hatalar yapması çok normaldir.

Hata yapmamak mümkün müdür?

Hayatta hata yapmamak gibi bir şey imkansızdır. İnsanlar hata yaptıkça yaptığı yanlışları ve kendi sınırlarını öğrenir. İnsanlar kendinin bilinmeyen yönlerini öğrenir ya da çevresine karşı verdiği zararı farkına varır. İnsanlar bu hataları bazen başarısızlık olarak algılayabilir. İş hayatında ve özel hayatında bir şeyi yapamadığında ya da önemli bir karar alınması durumunda hata yaptığında insanlar bunu başarısızlık olarak algılayabiliyorlar. Bazen bu başarısızlık olarak adlandırdığımız  hatalar bizi doğru olana yönlendirebilir o yüzden geriye dönüp baktığımızda bu hatalardan nasıl ders çıkarabiliriz diye düşünmeliyiz. Kendimize kızmak ve  yıpratmak yerine doğru oln ne ise o şekilde davranmak gerekir.

Hata yapmak bize yanlışlarımızı gösterir. Asıl doğru olanı bize aktarır. Yanlış bir şeyler yapmak yerine doğru ne ise ona yönelmemiz gerekir ve hatalarımızdan ders çıkartıp bu hataları hayatımızda tekrar yapmak için daha dikkatli olmamız gerekir. Hatlar insanları olgunlaştırır. Doğrularımız, yanlışlarımız ve hayata karşı bakışımızı değiştirir. Kendimize ve çevremizdeki insanlara karşı tavır ve duruşumuz değişir, yaşanan olaylar karşısında daha sakin, daha anlayışlı ve daha dikkatli davranırız.

O yüzden hata yapmaktan korkma!

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
error: İçerik korumalıdır!!