Pişman(niye) tatlısı
0 (0)

İlk başta kendi yaşadığım ilçemin bu kadar meşhur ve sevilen tatlısını anlatacağım için çok gururluyum. Pişmaniye sevgisi çok eski zamanlara kadar dayanır. Eski bir tarihi vardır pişmaniyenin. Otobüs yolculuğu yapan insanlar az buçuk bilirler otogarlarda pişmaniye satmak için otobüslere gelen insanları.Çoğu insan severek alırdı bu tatlıyı.. Sevdikleriyle birlikte yenilebilecek bir tatlıdır. Tatlı yiyelim tatlı konuşalım. Birazda sizlere pişmaniyenin tarihi hakkında bilgi vermek istiyorum.

Şenliklerde ikram edilen şehirler arası yolculuklarda herkesin vazgeçilmez hediye olan pişmaniye, 1601-1611 yıllarında İran ve Ermenistan’dan gelip İzmit ve çevresine yerleşen Ermeni ustalar tarafından Kocaeli halkına tanıtılmıştır. İlk kez Kandıralı Hayrettin Usta tarafından yapılan pişmaniye, o dönemde Ermeni ustalardan Kocaeli’de kalan Şekerci Hacı Agop Dolmacıyan tarafından geliştirilmiştir. Birinci Dünya Savaşı esnasında şekerci dükkanını kapayıp başka ülkeye göç eder. Dolmacıyan’ın Kocaeli halkı kazandırdığı bu lezzet onun gidişi ardından da ünlenmeye devam etmiştir. Ününü devam ettiren Dolmacıyan’ın çocuklarına Türkçe ve Fransızca öğretmek üzere dükkanında çalışmış olan İzmit Muhasebe Başkatipliğinde görevli İbrahim Ethem Efendi olmuştur. Ethem Efendi Kapanönü semtinde bir şekerci dükkanı açmıştır. Bir süre pişmaniye ustası yetiştiren bir okula dönüşen dükkan, pişmaniyenin Türkiye’nin tüm şehirlerine ve hatta dünyaya yayılmasının en önemli kaynağıdır. Günümüzde pişmaniye 4 kıtada 160 ülkeye satılmaktadır.

Top top pamuk görüntüsüyle daha önce hiç yemeyenleri bile kendisine çeken pişmaniyenin görüntüsü kadar tadı da bir hayli güzel. Yemesi kolay ama yapımı zor olan bu tatlı, margarin, vanilya (türüne göre kakao), limon tuzu, şeker, un ve sudan yapılıyor. Malzeme az ama asıl marifet tabii yapılışında. Zahmetli ve kıvamını tutturmak da bir o kadar zor olunca evde yapmak yerine dışarıdan almayı tercih etmemizin sebebi yapılışının epey ustalık istemesindendir. Yapılışı oldukça zor ve zahmetli olmasından dolayı bu tatlıya ‘pişman tatlısı’ denilmiştir, ve bugün ki adını buradan almıştır.

Sizlerde pişmaniye tatlısını yerinde yemek istiyorsanız İzmit’e beklerim….

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Dijitalleşen Zaman Diliminde Diziler, Filmler
5 (1)

Türk televizyonu uzun yıllar boyunca geniş kitlelere hitap etmeyi başarabilmiştir. Dijital yayın platformlarının giderek artması zorunlu bir değişimi beraberinde getirmiştir. Küresel anlamda dizi sürelerinin kısalması Türk dizi sektörünü de etkiledi. Televizyonlarda yayınlanmayan birçok yapım ‘ BluTV, Phutv ve Netfilix’te yayınlanma şansı yakaladı. İlk dönemlerde her ne kadar izleyiciler bu duruma dirense de özellikle gençlerin eğilimi kısa süreli ve reklamsız diziler seyretmek oldu.

Teknolojik gelişmeler değişen tüketim alışkanlıkları ve kitlesel dönüşüm… bu tüm saydıklarım televizyon dünyasının mutasyona uğraması zorunluluğunu oluşturan temel dinamikler arasında söylenilebilir. 2014 yılı  itibariyle gençlerin televizyon ekranlarından uzaklaştıklarını göstermektedir.

Bu noktada ilk örneklerimizi Amerika ‘da gördüğümüz dijital dizi ve film izleme platformları devreye giriyor.  Tüketim alışkanlıklarının değişmesi özelikle genç ve orta yaşlı kitlelerin hızlı ve pratik ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik olan Netfix, Hulu VE Amazon gibi dijital dizi ve film platformları doğdu.

Türkiye’de dizi sektörü de bu gelişmelerden geri kalmıyor. Diziler yıllardır Türk insanını televizyona kitlemeyi başarıyor. Tabi Netfilix gibi çevrimiçi hizmetlerin dizileri her yerde ulaiılabilir kılması da milletçe hayli hoşumuza gitmiş durumda.  Otobüste, öğle arasında, hatta yolda yürürken sevdiğimiz dizilerin yeni bölümlerini izler hale geldik. Durumun farkına varan Türk yayın grupları da yerli Netflix projelerini hayata geçirdiler. Bunlardan bazıları, BluTV adlı çevrimiçi dizi ve film izleme platformu 2017 yılında yayınlandığı ilk orijinal yapım olan Masum adlı diziyle büyük bir sükse yaptı.  Puhutv ise biraz daha farlı işliyor. Herhangi bir ücret talep etmeyen servis gelirini reklamdan sağlıyor.

Gördüğümüz üzere dijital platformlar televizyon dizilerini elimizden yavaş yavaş almakta.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 1 Average: 5]
Sosyal Medya İnsanları Nereye Götürüyor?
0 (0)

Dünyada üç milyar insan yani toplam yüzde 40’ı sosyal medya kullanmaktadır. Her birimizi elinde telefon, tablet veya başka bir araç var. İnsanlar artık arkadaşlığı sosyal medya da arıyor hem de sosyal medyadan tanışığ evlenen insanların sayısı her geçen gün artıyor. İnternetten bulduğu kız veya erkekle konuşan evlenen insanlar haline geldik.nerde o eski samimi dostluklar arkadaşlıklar dediğinizi duyar gibiyim. Evet o eski samimi arkadaşlıklar kalmadı. Biri sizin yüzünüze gülerken instagramdan başkasıyla sizin dedikodunuzu yapabiliyor. Geçtiğimiz zaman da whatsaap ile ilgili güvenlik endişelerimiz olmuştu. Sosyal medya bu sonuçta ne kadar güvenebiliriz ki.

Sosyal medyanın hepimizin yaşamında önemli bir yeri var yıllardır görmediğimiz birine bir tık uzaklıkta olduğumuzu bize gösteriyor ama bunun yanında bizde bir çok şeyi alıp götürüyor. İnsanlar gününün birçok zamanını telefondan sosyal ağlara girerek geçiriyor. Bizleri öyle kendine bağlamış ki sabah sosyal medyaya girdiğimizde neredeyse akşama kadar hiç anlamadan vaktimizi bizden almaya yetiyor ve bunu parmağını bile oynatmadan yapıyor.

İnsanlar günlük stresten ve sıkıntılardan uzaklaşmak için sosyal medya da takılmayı istiyor. Ancak yapılan araştırmalar sosyal medyanın stresi gidermek yerine saha fazla strese sebep olduğu gösteriliyor. 18000 kişi üzerinde yapılan araştırmalar da kadınların erkeklere oranla daha fazla strese girdiğini gösteriyor.  Erkeklerin sosyal medya ile ilişkisi daha mesafeli olduğundan aynı etkiyi göstermiyor.

İnsanlar yaptığı bütün aktiviteleri sosyal medya da paylaşma gereksiniminde bulunuyor. Örneğin yaz tatilinde başka bir şehre kayağa giden biri paylaştığı fotoğraflar ile başkalarının tatile gidemedikleri için mutsuz oldukları bilinmektedir. İnsanların paylaşımları başka bir insanı mutsuz edebiliyor.  Kore yapımı bir dizi de insanlar telefonlarına love alarm adında bir uygulama yüklüyorlar ve love alarmlarını çaldıran birilerinin olmamasından dolayı intihar ediyorlardı. Aslında sosyal medya  göründüğü kadar masum değil. O yüzden zamanımızı sosyal medya da boşa harcamak yerine kitap okuyarak yada ailemizle, arkadaşlarımızla geçirmek daha güzel.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Kitap Okumanın Beyne Faydaları
0 (0)

Ülkemizde okuma alışkanlığının az olduğunu biliyoruz. Ama bir de kitap okumanın faydalarını duyduktan sonra bir kez daha düşünün bence. Yıllar boyunca insanlar neden sağlıklı bir kitap okuma alışkanlığı kazanmak ve sürdürmenin gerekli olduğunu düşündüler. Kitaplar sadece okunmak için değil.hep beraber faydalarına da göz atalım.

Kelime haznenizi geliştirir. Bunu bence herkes biliyordur. Okuma, kelime bilginizi hemen fark edemeyeceğiniz şekilde genişletiyor. Kitaplar size muhtemelen daha önce hiç duymadığınız kelimelerin bağlamını anlamanızı sağlar. Okumak, sizi okuduğunuz kelimelerin anlamlarına bakmaya zorlar, dolayısıyla okudukça cümleler daha mantıklı hale gelir.

İletişim becerinizi geliştirir. Ne kadar çok okursanız o kadar günlük konuşmalarınız da kullanabileceğiniz o kadar çok kelime olur.

Analitik becerinizi geliştirir. Hafızanızı etkin bir şekilde güçlendirir. Okuma hafıza birbiriyle ilişkili iki kavramdır. Okuduğumuzda beynimizi, okuduğunuz fikirleri ve kelimeleri korumak için eğitiliyorsunuz. Böylece hafızanızın artmasına yardımcı oluyoruz.

Odaklanma becerinizi geliştirir. Etkili okumaya odaklanmak çok şey gerektir. Hiç kimse dikkatini vermediği takdirde, okuduğu şeyi anlayamaz. Bu sebeple okuma kişiye konsantre olma yeteneğini kazandırmanın kanıtlanmış yollarından biridir.

Yukarı da sizlere okumanın faydalarını saymaya çalıştım. Umarım bundan sonra ki zamanlarımızı boşa geçirmek yerine dolu dolu geçiririz. Sevgiyle kalın, kitapla kalın..

 

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Kadına Cinayetlerine Dur Demenin Vakti Gelmedi Mi?
5 (1)

Ülkemizin bitmeyen daima kanayan yarası kadın cinayetleri maalesef de bitecek gibi değil. Ben sizlere Şubat 2020 den bu yana kadına yönelik cinayet istismarlar hakkında konuşmak istiyorum.  Şubat ayında erkekler tarafından22 kadın öldürüldü. 12 kadın şüpheli şekilde ölü bulundu. 15 kadının neden öldürüldüğü bahanesi tespit edilemedi. 2’i ekonomik,5’i boşanmak istemesi ,barışma isteğini reddetmesi, arkadaşlık isteğini reddetmesi gibi kendi hayatına dair kara almak isterken öldürüldü.  Öneyici tedbirler alınmadıkça kadın cinayetleri devam etmektedir.

Kadınların çoğu kendi evlerinde öldürüldü. Kadınların 13’ü evlerinde, 3’ü sokak ortasında, 1’i ise arazide, 1’i ıssız bir yerde öldürülmüştür.

Şubat ayında öldürülen kadınların 17’sinin koruma kararının olup olmadığını bilmezken, 5 kadının herhangi bir uzaklaştırma veya koruma kararı bulunmamaktadır. Şiddet uygulayanlara uzaklaştırma, yakın koruma gibi birçok tedbiri düzenleyen, kadınların maddi manevi olarak güçlendirilmekten kimlik değiştirmeye birçok hak tanıyan ve kadın örgütlerinin yıllarca süren mücadelesi sonucu yürürlüğe giren 6284 etken uygulandığı taktirde kadınları koruyor.

.

5 Ocak’tan beri kayıp olan 21 yaşında ki Gülistan Doku ile ilgili hala bir gelişme yaşanmadı.

Karaman’da toprağa gömülü vaziyette bulunan kemik parçalarının 11 yıl önce kaybolan 28 yaşında ki Gülnaz Soydoğan’a ait olabileceği düşünülüyor. Bunlar sadece birkaç örnek bunlar gibi bilmeyen binlerce kadın cinayeti, istismarı var. Ben sadece Şubat 2020’i ele almak istedim ama ülkemizde her gün kadın cinayeti haberleri görmekteyiz. Bunun için caydırıcı bir ceza getirilmesi gerekiyor ki yeni canlar gitmesin. Hayat bulsun …

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 1 Average: 5]
error: İçerik korumalıdır!!