Work And Travel
5 (1)

Work and Travel nedir, nasıl çalışır?

Work and Travel hem çalışıp hem seyahat etme imkanı sunan, dünyanın en gelişmiş ve en popüler “Uluslararası Kültürel Değişim” programıdır. Bu programa katılabilmenin en önemli şartı üniversite öğrencisi olmaktır ve orta derecede İngilizce bilmektir. Program 4 aydır. Süresinin uzatılması mümkün değildir. Program, dünyanın değişik yerlerinden üniversite öğrencilerinin yaz tatillerinde Amerika’da çalışıp hem İngilizcelerini geliştirmeyi, hem de dünyayı ve farklı kültürlerini tanıtmayı amaçlıyor.


ABD Haritası
WAT programı Amerika’da yaşayan her vatandaş gibi yaşamanızı güdümleyen bir sisteme sahip. Minimum maliyetle ABD’de sezona uygun ve vasıf gerektirmeksizin çalışma imkanı, seyahat imkanı sağlıyor. Tam bir Amerikan Rüyası.

Work and Travel Avantajları

Work And Travel’e Katılmış Bir Grup Genç Aylık ortalama 2500-3000 dolar kazanmak, hayatınızı idame etmekte epey bir kolaylık sağlıyor. Ömür boyu anlatabileceğiniz bir hikaye ile unutulmayacak tecrübelerle ülkenize dönebileceksiniz. Amerika’da kalacağınız 4 ay boyunca İngilizce’yi pratiğe dökebilecek ve konuştukça dile daha hakim olabileceksiniz. WAT Programı, iyi bir kariyer edinme programıdır. Bu program kapsamında CV’nize hatırı sayılır değerli bir referans eklenecektir.

Work and Travel’a Nasıl Başvuru Yapılır?

WAT Programı kapmasında Bir Kolaj Work and Travel programına başvuru yapabilmek için bazı şartlara uygun olmanız gerekiyor. Bu şartlar;

-18-25 yaş aralığında olmalısınız.
-Minimum 2.00 not ortalamasına sahip olmanız gerekiyor.
-Lisans veya yüksek lisans öğrencisi olup, örgün eğitim dönemine devam edecek olmalısınız.
-Kendinizi ifade edebilecek derecede İngilizce bilmeniz gerek.
-Bu şartları karşılıyorsanız; Work and Travel ile yurtdışına gidişlerinizi ayarlayan bir firma ile iletişime geçip kayıt olmalısınız.

Work and Travel 2021 Fiyatları

Belirli sezonlara bağlı olarak Work and Travel programına katılmanız için 25 bin ila 30 bin arasında bir mevlayı gözden çıkarmanız lazım. Fiyat konusunda bir çok firmanın talepleri farklı olduğu için hangi firmayla gitmeyi planlıyorsanız o firma ile iletişime geçip fiyat konusunda bir bilgi alın.

Work and Travel’ı Özetlersek

Work and Travel’in bir kültürel değişim programı olduğu da dikkatlerden kaçmamalıdır. İnsanoğlu kollarını uzatabileceği mesafeye kadar hakimdir. Yine bu program kapsamında erişebileceği alan değişecek ve artacaktır. Bir başka coğrafyada, birden başka kültürü tanıyabilme fırsatı yakalayacak ve bu daha geniş bir vizyona daha geniş bir ufuk noktasına varma yolunu sonuna kadar açabilecektir. Programın özeti şu şekilde açıklanabilir: Yurt dışında bir işe gir, sorumluluk duygusunu geliştir, inisiyatif almayı öğren, kendi başına para kazan, kişisel gelişimine katkıda bulunacak bir fırsat yakala, yeni bir macera ve tüm bunların sonunda bol bol eğlen ve gez. İşte Work And Travel!

Work and Travel Resmi Olarak Nedir?

Work and Travel kapsamında dört aylık program sürecini tamamladıktan sonra 30 günlük bir turist statüsü kazanırsınız. Bu dönem DS-2019
formunda yazılı olan programın çalışma tarihlerine dahil değildir. Bu otuz günlük dönemde, katılımcıların ülke içinde seyahat edebilmesine ve ABD’den ayrılmak için gerekli hazırlıklarını yapmasına fırsat verilir. Bu program resmi bir program niteliği taşıyor, Amerikan Hükümeti’nin desteğiyle sürdürülüyor.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 1 Average: 5]
New York
5 (1)

New York eyaleti, Manhattan, Brooklyn, Bronx, Queens, ve Staten Island olmak üzere beş farklı bölgeden oluşmaktadır. Bu bölgeler arasında en hareketli ve turistlerce en çok tercih edilen bölge Manhattan’dır. New York’un kalbi olarak kabul edilen Manhattan, dünyanın en önemli

ticaret merkezlerinden biridir.New York büyüleyici şehir herkesin hayatında gidip seyahat edip görmek istediği yerlerden bir tanesi ,büyük binalar, etkileyici Central Park, Times Square, Empire State binası, Özgürlük Anıtı ve daha bir çok etkileyici yanıyla şehir adeta insanları büyülüyor. Peki gerçekten de New York mükemmel mi? gelin bunu hep beraber görelim bu şehrin arka sokaklarına bir gezintiye çıkalım. Bu büyüleyici şehir aslında göründüğü kadar mükemmel değil neden mi? Çünkü; New York’ta yaşam sandığınız gibi kolay değil tabi zengin yada milyoner değilseniz. Hayatın çok pahalı olduğu bu şehirde 7. caddede dolaşırken çok fazla homeless(evsiz) insan görebilirsiniz çoğu belli

umutlarla buraya gelip bu pahalı yaşama ayak uyduramamış insanlardan oluşuyor ya da herhangi bir eve taşınmak istediğinizde kiralar ateş pahası 4000$-6000$ den başlayan kira fiyatları ile iyi bir işiniz yoksa sizi baya zorlayacak fiyatlar. Bir diğer garip olay ise evlerde çamaşır makinesinin olmaması şehrin her yerinde bulunan yıkamalar ile çamaşırlarınızı yıkama zorunda kalıyorsunuz. Vergiler oldukça

yüksektir(Amerika’nın diğer eyaletlerine göre). Diğer yandan buraya gelmek düşündüğünüz kadar zor değil. Hesapladığınız kadar büyük paralara da gerek yok Klasik bir uçak yolculuğu; tek derdi vize olan. Turist vizesiyle gelin. 6 ay burayı kontrol edin. Durumunuz sıkıntılıysa para kazanın, biraz ferahlayın ve geri dönün. Öğrencilik çok zor. Tekrar ediyorum öğrencilik çok zor. 5 sene aralıksız kalma şansınız olabilir ama okul sizi bitirir. Birçok insanın kaçak duruma düşmesinin en büyük sebebi devamsızlığa katlanamaması. Dünyanın en eski ve en yerleşmiş ulaşım ağına

sahip New York’ta en çok tercih edilen ulaşım aracı hiç şüphesiz ki metrodur. 34 farklı metro ağının bulunduğu New York, çok kalabalık olmasına rağmen trafik sorununu en aza indirgemeyi amaçlamış ve çoğu noktada da başarılı olmuştur. Tren ağ sisteminin otobüslerle desteklenmesi trafik sorununu ciddi anlamda azaltmıştır. Fakat metrolar hiç rahat değil, çok sıcak ve ferah değil ama bunların yanı sıra bu şehir size hayallerinizin tatilini yaşamanıza fazlasıyla olanak tanıyor. Sonuç olarak buraya gelirken iki kez düşünün derim.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 1 Average: 5]
Dikkat!!! Spoiler İçerir
0 (0)

Esaretin Bedeli , Frank Darabont’un senaryosunu yazdığı ve yönettiği, başrollerinde Tim Robbins ve Morgan Freeman’ın yer aldığı 1994 yapımı Amerikan dram filmidir. Stephen King’in Rita Hayworth ve Shawshank’in Kefareti adlı novellasından uyarlanan film, masumiyetini
iddia etmesine rağmen karısını ve sevgilisini öldürdüğü gerekçesiyle Shawshank Devlet Cezaevi’nde yaklaşık 20 yılını geçiren bankacı Andy

Dufresne’in hikâyesini anlatır. Cezaevinde kaldığı süre boyunca diğer mahkûmlardan Ellis Boyd “Red” Redding ile arkadaşlık kuran Dufresne, cezaevi müdürünün para aklama faaliyetlerine yardım etmeye başladıktan sonra gardiyanlar tarafından korunmaya başlanır.

Film, gişe hasılatının bütçesini zor karşılamasına rağmen eleştirmenlerden olumlu eleştiriler aldı ve birçok ödüle aday gösterildi. Sonrasında kablo televizyon, VHS, DVD ve Blu-ray üzerinde büyük bir ilgi gördü. Amerikan Film Enstitüsü’nün hazırladığı AFI’nın 100 Yılı… 100 Film listesinin 10. yıldönüm sayısına dahil edildi. IMDb’de 2.245.319 kişinin oylamasıyla 10 üzerinden 9.2 puan ortalamasını yakalayarak tüm zamanların en beğenilen sinema filmi olarak listenin başındaki yerini halihazırda korumaktadır. Frank Darabont Stephan King’in

hikâyesinin yayın haklarını 1987 yılında satın aldı fakat 5 yıl boyunca bir gelişme yaşanmadı. Ardından senaryoyu sekiz haftalık bir süreçte yazdı. Castle Rock Entertainment şirketine sunduktan iki hafta sonra yapım için 25 milyon dolarlık bir bütçe elde etti. Yapım öncesi çalışmalar Ocak 1993’te başladı. Film Maine’de çekilirken, temel çekim neredeyse tamamen Haziran 1993’ten Ağustos 1993’e kadar hapishane olarak hizmet veren Ohio Devlet Islahevi’nin de bulunduğu Ohio’nun Mensfield şehrinde yapıldı. Bu filmde beni en çok etkileyen sahneler kesinlikle ilk olarak Brooks Halten’in hapisten çıktıktan sonra dışardaki hayata ayak uyduramayıp belki biraz da yaşlı olmasından intihar etmesi ve Red’in şartlı tahliyesinin bir türlü kabul edilmemesi ve en sonunda müfettişlerin “düzeldiğine inanıyor musun?” sorusuna “Düzelmekmi? bir düşüneyim bunun ne olduğu konusunda hiçbir fikrim yok artık ama bu kelime benim için sadece uydurulmuş politik bir kelime ” diyerek cevap vermesiydi.

 

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Hayat Değiştiren İcat
0 (0)

Amerikalı mucit ve işadamı George Eastman fotoğrafçılıkta kullanılmakta olan kuru levhaları düzeltti ve makaraya sarılmış filmlerle, bunlarla kullanılacak kameraları geliştirdi. Mekanik bir televizyon tarayıcısını bulan İskoçyalı john logle baird (1888-1946), fotoğraf araçları nı kullanmadan, ilk hareketli filmi çekmiştir. Baird, 1927 yılında 25,4 sm.lik 78 devirli plaklar ases kaydı yapan araçlardan yararlanarak, 30 satırlık TV tarayıcısı için resim kayıt etmeye olanak sağlayan bir aygıt tasarımladı.

Film icadından bile önce el ile bir tambur üzerine çizilen resimleri belli bir hızla döndürerek kısa zamanlarda görüntüleri hareketlendirme olayı biliniyordu. Başka bir yöntem ise kartonların üzerine çizilen resimleri aynı düzlem üzerinde ve belli bir hızda arka arkaya çevirerek elde edilen hareketli makinelerdi. Bu yöntem günümüzde halen karton film çizen grafikerler tarafından kullanılmaktadır. Film icat edilip, bir anlık görüntü film düzlemine kaydedilerek elde edilen fotograf görüntüsünden sonra bilim adamları hareketli konuların görüntülerini kaydetmek üzere yarıştılar. Yapılması gereken en önemli hazırlık filmlerin yaprak halinde değil, bir rulo halinde ve metrelerce uzunlukta imal edilmesiydi. Uzun film imalatı yapıldıktan sonra bu filmlere görüntü kaydedecek bir mekanizmanın icat edilmesi gerekiyordu. Fotograf makinesi üreticileri bu konuya çok yatırım yaptılar ve sonunda modern film kameralarının ataları ortaya çıktı.

Film bir objektifin önünden el ile sarılarak geçiriliyordu. Kameraman senkron tutturabilmek için içinden şarkı söylemek zorunda kalırdı. Tabii ki senkron tutmuyordu. Daha sonra zemberekli makineler icat edildi. Bu kameralarda kameraman önce sanki saat kurar gibi bir yayı kuruyordu, bu yay boşalırken dişliler yardımıyla filmi hareket ettiriyordu. Kameraman yayı devamlı kurmak zorunda kalıyordu. Fakat bu sistem de senkronu sağlayamıyordu. Bu arada yapılan çalışmalarda arka arkaya hareket eden film karelerinde saniyede geçen kare sayısı 25 adet olduğunda insan gözü yanılarak hareketi devamlı gibi algıladığı hesaplandı. Bu teorinin film kameralarına uygulanması uzun sürmedi ve saniyede 25 kare fotograf pozlayacak şekilde kiralık kamera mekanizmaları üretildi. Bu kameralar aynı zamanda günümüzde kullanılan modern kameraların teorisini de oluşturdu.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Twitch TV
0 (0)

Popüler canlı yayın uygulamaları arasında yerini alan Twitch katılımcılarına kazandığı para ile ön plana çıkmaya
devam ediyor. Canlı yayın açan kişinin direkt olarak diğer kullanıcılardan bağış alabildiği Twich uygulaması binlerce
kanalı olan bir televizyon gibi işliyor. Peki, Twitch nasıl kullanılır ve içerisindeki özellikler neler?

Twitch, Instagram, Facebook ve Youtube gibi bir sosyal medya platformu olarak ifade edilirken içerisindeki canlı yayın özelliği
ile adından söz ettiriyor. 10 yıla yakın bir geçmişi bulunan Twitch, dünyanın en iyi oyuncularının ve yayın yapmak isteyen kişilerin
insanlarla iletişim kurduğu bir yer olarak ifade ediliyor. İlk çıktığı zamandan bu yana gün geçtikçe popülaritesi artan bu platform, League of Legends yani oyuncuların genel olarak LOL diye andığı oyun hakkında yapılan yayınlar
sonrası şimdiki halini aldı. LOL yayınlarıyla ününe ün katan Twich, sonralarda diğer başka oyunlara da ev sahipliği yapmaya başladı. Twitch platformu üzerinden yapılan yayınlara öyle rağbet gösteriliyor ki, uygulamanın günlük ziyaretçi
sayısı 30-40 milyonlara kadar çıkabiliyor.

Bu platform üzerinden Windows, Mac, PlayStation 3, PlayStation 4 ve Xbox 360 konsollarına sahip bütün kullanıcılar, istedikleri zaman
yayın yapabilir. Ayrıca, canlı oyun görüntülerini izleyicilerine sunan yayıncılar, kendi ses kayıtlarını da yayınlarına gömebilirler. ABD merkezli olan Twitch, Türkçe dahil olmak üzere birçok dil hizmeti sunuyor ve global anlamda herkes istediği
videoyu izleyebiliyor. Anlayacağınız, Türkiye’den bir izleyici Youtube’da olduğu gibi ABD’den çıkmış bir yayını izleyebiliyor.

TWİTCH ÜZERİNDEN NASIL PARA KAZANILIR?
Twitch üzerinden yaptığınız yayınlarda bağışlar alarak para kazanabilirsiniz. Daha açıklayıcı bir şekilde anlatmak gerekirse, izleyiciler, sizin yayınladığınız videoları veya yaptığınız başka bir şeyi beğeniyorsa size bağışta bulunabilir. Bu sayede Twitch üzerinden para kazanabilirsiniz. Global anlamda kıyaslama yapıldığında ise Türkiye’de yapılan Twitch yayınlarında izleyicilerin pek bağış yapmadığı görülüyor.

TWİTCH ORTAKLIĞI KURULABİLİR
Eğer isterseniz Twitch ile ortaklık kurabilir ve yine bu platform üzerinden para kazanabilirsiniz. Twitch ile ortaklık kurmanız içinse en az 5000 aboneye ulaşmanız gerekiyor. Sonrasında ise bu abonelerle bir izleyici kitlesi oluşturmalısınız. Tüm bunları başardıktan sonra Twitch’e ortaklık teklifinde bulunmalısınız. Eğer onay gelirse kendi kanalınıza “subscriber” adında bir buton eklenecek. Bu buton eklendikten sonra diğer subscriber’lar, kanalınıza 4 dolar karşılığında abone olacak. Bu kapsamda Twitch, size 1.2 veya 1.5 dolar aralığında, bir miktar para gönderecek. Ardı kalan diğer para ise Twitch’e gidecek. Bu sayede de Twitch üzerinden para kazanabilirsiniz. Twich’in resmi internet adresinden kullanıcı adı oluşturan herkes programda yayıncı olabilir.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
error: İçerik korumalıdır!!