Pandemi’de Hayat
0 (0)

Hayatın olası zorluklarını dönem dönem hepimiz hissetmiş ve ruhsal bunalım yaşadığımız olmuştur. Fakat bir yıl boyunca bunalım ve sıkıntı yaşamak oldukça zor olabilir, işte 2020 yılı bir yıl boyunca hem Ülke olarak hem kişisel olarak her türlü sıkıntıyı çektiğimiz bir yıl oldu. Kendimde dahil olmak üzere bir çoğumuz sokağa çıkma yasağını gördük, camilerin, okulların daha doğrusu insanların iç içe yakın olduğu nereler varsa yasaklandığını gördük. Sarılmanın kucaklaşmanın en güzel hareketler olduğunu benimsemişken bir yıl içerisinde sarılırsak kucaklaşırsak sevdiklerimizin ölümüne sebep olacağını bildiğimiz için en tehlikeli hareketler olarak kafamıza kazıdık. Doğal olan her şey bir yıl içerisinde yasak olmaya başladı. Uzun yıllar aralıklı olan salgın hastalık dönemi bizi vurdu. 2020 yılının getirdiği olumsuzlukları saymaya başlarsak sonunu zor getiririz ve içimizi daraltmaya gerek yok o yüzden pozitif yani olumlu yönlerinden bakmasını da bilirsek şunu diyebiliriz ki bir çoğumuz evde kalarak ailemizle hiçbir zaman geçirmediğimiz kadar daha çok ve daha sıkı günler geçirdik. Özellikle çalışan ev geçindiren insanlar tarafından düşünürsek daha çok ailesine vakit ayırmış oldular. Bizler kendimizin farklı yeteneklerini farklı ilgi alanlarını keşfetme fırsatı buldu. Hayatında eline kalem almamış adamlar sıkıntıdan eline bir kağıt bir kalem aldı ve resim çizerek kendilerinde olan farklı yetenekleri buldular. İngilizcesi olmayanlar ya da zayıf olanlar yabancı dilini geliştirme gayreti içerisine girdiler. Olumlu daha bir çok yönü var tabi ama keşke bu hastalık hiç olmasaydı diyemeden edemeyiz. Biz nefes alsak da nefes almaktan mahrum kalan yoğun bakım servislerinde bir çok insan canıyla mücadele ediyor. Umarım her şeyin eskisi gibi olacağı zamanlara en kısa zamanda ulaşırız. Yeniden maskesiz ve korkusuz günlere geri döneriz.

 

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Rehber ile Gezmenin Önemi
0 (0)

Yaz dönemlerinde kafamıza esip planlı ya da plansız çıktığımız tatillerde genellikle kafa dinleme rahatlama ihtiyacı duyduğumuz için yola çıkarız. Çoğu zaman bazılarımız tek başına bu yolculuğa çıkmayı bile planlayabilir. Sıradan bir kafa dinleme tatilinde kimseye ihtiyaç duymadan da canımızın istediği gibi takılabiliriz. Gezimiz bir tarihi mekan gezisi ise mutlaka bir rehbere ihtiyaç olduğu düşüncesi içindeyim, tabi şunu da aktarayım ki yanınızda gerçekten gittiğiniz mekanla alakalı bilgi düzeyi yüksek bir yol arkadaşı varsa bu rehber ihtiyacına gerek kalmayabilir böyle durumlarda yanınızda ki de bir rehber bilgi verici birisi olarak geçerli olabilir. Tarih mekanlarına yaptığımız gezilerde, seyahatler de yanımızda rehber ya da tam anlamıyla orasıyla ilgili bilgi sahibi birisi olmadığı zaman gerçekten çok büyük şeyler kaçırmış olabiliyoruz. Bizler belki az çok bir bilgi sahibi olsak bile yanımızda olan bir rehber o mekanda olan bizim yanından önemsemeden, bilmeden geçip gittiğimiz bir taşın bile hikayesini bilip yanındakilere bunu aktarıyor. Ülkemiz güzel vatanımızda özellikle tarih açısından binlerce medeniyetlere kapı açmış her karış toprağında bir mazi olan güzel bir coğrafya da yaşadığımızdan ötürü buralarda yaşanmış olayları ve her bilgiyi kulaktan dolma, yalan yanlış kaynaklardan değilde gerçekten gezip görüp en doğru haliyle bilgi almak en doğal hakkımız olduğunu düşünüyorum. Bunun için tarihi mekan gezilerinde ya da sıradan bir tatil planı olarak yola çıkmış ve yolunuzun üzerinde bir tarihi olay yaşanmış önemli bir mekana yapacağınız ziyaretinizde mutlaka orası hakkında bilgi sahibi olan bir rehber bularak orayı gezmek ve onlardan bir şeyler öğrenmek yapacağımız en doğru hareketlerden birisi olacağına inanıyorum. Bazen her şeyi ben biliyorum demek yerine bir şeyleri öğrenmek ve başkalarından dinlemek yolunu da seçmekte fayda vardır.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Elindekileri Değerlendir
0 (0)

İsraf sonumuzu getirecek en büyük düşmanlarımızdan birisi olmasına rağmen bunun bilincine insan topluluğu olarak anlamış değiliz. Elimizdekilerle yetinmeyi ve  değerlendirmeyi ne yazık ki biraz unutmuşuz. Her hangi bir ihtiyacımız olduğu zaman elimizde bulunuyor mu diye bakmadan hemen internet üzerinden sipariş vererek temin ediyoruz. Özellikle pandemi döneminde  eve kısıldığımız bu zamanlarda internet alışverişlerini oldukça fazla yapıyoruz. El becerilerimizle bir şeyler yaptığımızda bir şeylerin uğraşını verdiğimiz zamanlarda beynimizi de çalıştırmış oluyoruz. Günlük hayatın streslerinden uzaklaşıyoruz, böylelikle daha sakinleşip bir uğraş veriyoruz. Bende pandemi döneminin başlarında yatıp uyanıp tekrar yatmaktan sıkıldığım ve bunaldığım için bir uğraş edinmeye çalıştım. İnternet üzerinden eve verdiğim siparişlere biraz göz attım ve aldıklarım çerçeve, raf , dolap gibi şeylerdi, sonra sıkılmanın da verdiği etkiden ötürü bu aldığım ürünler gibi ürünlerin çizimini ve kafamda projesini kurarak ufak çağlı ev atölyemde uğraşını vermeye başladım. Her gün farklı bir ürün yapma şansım ve imkanım olmadığı için bir tane elimdeki malzemelere bakıp ne yapacaksam eğer ona göre işe koyuldum. Örneğin ilk başta duvar rafı yaparak başladım bir kaç vida, uygun bir tahta parçası ve elimdeki diğer işe yarar malzemelerden derleyerek harika bir iş ortaya koydum. Burada ki maksat benim raf yapma ihtiyacımdan ötürü o rafı yapma aşamasında düşündüklerim uyguladıklarım ve kazandığım el becerileri olduğunu düşünüyorum. Bir kere işe başlamadan önce planını yaparken beyni çalıştırmış oluyorsunuz çünkü düşünüyorsunuz daha sonraki işlerde ise eli kullanarak becerisini tartıp bir şeyler ekliyorsunuz uzun lafın kısası gün boyu sıkılmaktan ve bir bilgisayar veya telefon karşısındaki geçirdiğimiz vakitten bin kat daha değerli ve bir o kadar da verimli bir zaman geçiriyoruz.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Hayatımızın Düzeni Spora Bağlı
0 (0)

Bu günlerde yani evlerde hapis kaldığımız günlerde uyku düzenimizden  yeme, içme hatta çalışma düzenimiz bozuluyor. Her günümüz aynı geçiyor ve sıkılıyoruz. Hiç bir şeyden mutlu olamıyoruz. Evde yaşadığımız insanlarla tartışmalar yaşanıyor çünkü psikolojimiz bozuldu hayat eskisi gibi değil. Bu yüzden evlerimizde enerjimizi atabileceğimiz bizi rahatlatacak, hayatımızı düzene sokacak sporla ilgilenebiliriz. Çünkü spor yaşantımızı düzgünleştirir yediğimize ,içtiğimize ,yatış saatimiz , kalkış saatimiz belli bir düzende ilerler ve daha mutlu olmaya başlarız. Sabah uyandığımızda bir bardak sade kahveyle aç karnına yapılan kardio da istenmeyen kiloları olanlar için yağ yakımını hızlandırır. Spor yaptıkça düzenin yanı sıra hayatımızda da olumlu gelişmeler olur mesela vücudumuzu beğenmeye başlarız, giydiğimiz her şey üzerimize yakışır dışarıdan olumlu görüşler almaya başladığınızda motivasyonunuz düzelir bunlar güzel tabi ki ama en önemlisi sağlıklı oluruz. Kalp ritmimiz düzene oturur daha az hastalanmaya başlarız, vücut direncimiz artar . Düzenli yapılan spor sonucunda ilerleyen yaşlarda bile fit bir vücut ve sağlam bir bünyeyle güzel bir hayat süreriz. Spor deyince aklımıza sadece fitness gelmemeli bu voleybol, futbol , basketbol,yüzme,koşu hatta yürüyüş bile olabilir daha bir sürü sayabiliriz en çok akla gelenlerle örnekler verdim. Sporu hayatımızdan asla çıkarmayalım. Her şeyin az da olsa devamlı olanı iyidir. Bu yüzden sporu az da yapsak düzenli yapalım ve bizden sonra neslimize de örnek olup aktaralım. Biz ne yaparsak çocuklarımızda aynısını yapar ilerde çocuklarımıza da bu alışkanlığı aşılamak için önce biz edinmeliyiz. Yazımızı güzel bir Mustafa Kemal ATATÜRK sözüyle bitirelim ” Spordan yoksun olan bir gençlik nasıl ki vatan müdafaası sırasında etkili olamıyorsa, insan denen varlığın kafa yapısı da ne derece tekamül ederse etsin, bedeni inkişafı noksan ve yetersiz olursa, o kafayı ileriye götüremez, taşıyamaz.”

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Karantina Hobim
0 (0)

Müzik ruhun gıdasıdır sözü bence çok doğru. Küçük yaşlarımdan beri evde gerek radyo olsun gerek televizyondan olsun müzik dinleyen birisiydim. Bu alışkanlığım hiç değişmedi. Hatta zamanla dinlemekle kalmayıp çalıp söyleyebileceğim de aklıma yatıyordu. Her zaman bir enstrüman çalmak istemiştim fakat genellikle kendimi zamanımın olmadığına ikna edip uğraş edinmiyordum. Ne zaman corona çıktı ve eğitime ara verildi, evde zaman geçirmek için gitar öğrenmeye başladım. Daha önce ki yıllarda edindiğim gitarımı aksesuar olarak kullanmak yerine kendimce çalmaya başladım fakat bi sorun vardı . Ben direkt olarak çalmak istiyordum acemi olduğumu düşünmüyordum ama nota ve akor hakkında hiç bir fikrim yoktu. Bir hafta kadar yerli yersiz akor, nota basarak sadece gürültü yaptım ve hevesim kaçınca bıraktım. Sürekli şarkı dinleyen biri olarak sevdiğim bir parçayı çalmak için tekrardan internet aracılığıyla öğrenme kararı aldım ve video izleyerek ilk şarkımı çalmayı öğrendim bu bana bir istek getirdi.  Günlük bir iki saatimi artık her zaman istediğim o enstrümanla geçiriyor ve yavaş yavaş öğreniyordum. Başlangıçta notalar peşinden akorlar,sololar, ritimler derken kısa bir süre içinde neredeyse istediğim her şarkıyı çalmaya başladım. Ailem de artık kuru gürültü yapmadığımı fark edince bana destek olmaya ve tebrik etmeye başladılar lakin bu sevinç benim için uzun sürmedi. Yeni gitar almak istiyordum elektro,akustik yada yeni bir klasik gitar fakat ekonomik imkanlardan dolayı çok zordu. Dolayısıyla bu isteğimden vazgeçtim ve erteledim. Şimdilik ailemle  amatörce çalıp söylüyor ve eğleniyoruz belki ilerde profesyonelde çalıp söyleyebilirim. Hatta ilerleyen zamanlarda başka enstrümanlar da öğrenebilir kendimi geliştirebilirim. Tüm olay bizim isteklerimiz için zaman ayırabilmemiz ve çabalamamız da yatıyor.Yeter ki yapmak isteyelim.Sevdiğimiz işleri yapalım.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
error: İçerik korumalıdır!!