Bir Eser Bir Hikaye: Shalott Leydisi
5 (4)

Resimlere ve şiirlere ilham kaynağı olan Kral Arthur efsanesinin dramatik leydisi Elaine…Hikayenin pek çok farklı versiyonu olsa da eserlerde en çok ilham alınan versiyonu şair Alfred Tennyson’ın The Lady of Shalott adlı şiiridir. Eserler İngiliz Kraliyet Akademisinde öğrenim görmüş yedi kişinin kurduğu Ön-Rafaelloculuk akımına aitlerdir. Gelelim Shalott Leydisi’nin trajik hikayesine.

Shalott Leydisi Elaine Camelot şehrine akmakta olan bir nehrin ortasındaki adada yaşamaktadır. Adanın kulesine hapsolmuş bu leydi eğer kulenin penceresinden doğrudan dış dünyaya bakacak olursa lanetlenecek ve ölüme mahkum olacaktır. Kuleden ayrılmasına hatta bakmasına bile izin verilmeyen bu leydiden kimse haberdar değildir. Dışarıya bakamayan Elain’in dış dünya ile bağlantısı yalnızca aynasından ibarettir. Aynadan yansıyan görüntü ile günlerini geçiren leydinin en büyük uğraşı dokuma yapmaktır. Yansımalardan gördüğü kadarı ile dünyayı dokuduğu halılara yansıtır. Günleri bu şekilde geçen leydi bir gün dışarıdan şarkı söyleyen bir ses duyar. Sesten oldukça etkilenmiş olan leydi aynasına giderek bu kişinin kim olduğunu görmek ister. Aynaya baktığında gördüğü kişi atın üzerinde şarkı söyleyerek ilerleyen Lancelot’un ta kendisidir. Lancelot Kral Arthur’un yuvarlak masa şövalyelerinden birisidir. Yansımadan görmüş olduğu kişiden çok etkilenen Elaine penceresine koşarak dışarı bakar ve laneti harekete geçirir. Geri dönüp baktığında aynasının çatlamış olduğunu fark eder. Artık her şey bitmiştir. Son bir umutla dışarı fırlar ve şövalyeyi görmek için koşarak nehre ilerler. nehirde bulunan kayığa atlayarak Camelot şehrine doğru yol alır. Fakat ne yazık ki Elaine lanetin etkisiyle şehre varamadan oracıkta son nefesini verir. Cansız bedenini görenler nehre yaklaşarak hayretler içerisinde ona bakarlar. O sırada oradan geçmekte olan Lancelot Elain’e bakar ve içinden “Ne kadar da güzel bir kız” diye geçirir.

John William Waterhouse’un yapmış olduğu eserde görüldüğü üzere leydinin nehirde yol aldığı zaman ve son anları resmedilmiş. Eseri incelersek Elaine’in yaşamına ve ölümüne dair ipuçlarını görebiliriz.

Yukarıdaki görsellere bakarsak Elaine yüzünü hafifçe yukarı kaldırmış, kaşlarını çatmış ve aşağı bakıyor. Ressam burada ölümü yaklaşmakta olan ve üzüntü duyan kadını tasvir etmiş. Bir diğer görselde üç mum görüyoruz, buradaki mumlardan ikisi sönmüş yani ölüm oldukça yaklaşmış. Kalan tek mum ise cılız ve neredeyse sönmekte, bu ise kadının son anlarını yansıtıyor. Son görselde Elain’in kulede yapmış olduğu dokumalardan birisini görüyoruz, üzerinde atına binmiş Lancelot görülüyor. Dokuma üzerindeki görseller leydinin yaşamını simgeliyor. Son olarak elinde tuttuğu ve neredeyse düşmekte olan zincir kuleye hapsolmasını simgeliyor, zinciri bıraktığında ise artık özgür olacak.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 4 Average: 5]