Corona Futbolu Topa Tuttu
5 (1)

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizi de etkisi altına alan Korona Virüs,  Türk futbolunda da derin yaralar açmış durumda. Köklü kulüplerde bile korona virüs sorunu yaşanmaktadır.  Üstelik hem Süper Lig’in mali anlamda büyük sıkıntılar yaşadığı ve Anadolu takımlarımızın kendi aralarında verdiği var olmak ya da olmamak mücadelesinin olduğu bir zaman dilimindeyken.  Türk futbolunun olumsuz yönde etkilenmesinde sponsorların desteğini çekmesi, yayıncı kuruluştan gelen yayın gelirlerinin azalması, seyircisiz oynanan maçlar, futbolcuların, antrenörlerin, yöneticilerin korona testi sonuçlarının pozitif çıkması yer almaktadır.

Korona virüs vakalarının dünyada ve ülkemizde hızla artış göstermesiyle birlikte Türk futbolunda oynayan oyuncuların da vaka sayıları artmıştır. Bu durum da sporcu sağlığının olumsuz etkilenmesine, maçların ertelenmesine, maç takviminin sıkışmasına neden olmaktadır.  Korona Virüsün getirdiği olumsuzluklar nedeniyle geçen dönem seyircisiz oynanan maçlar, küme düşme olarak oynanmıyordu. Çünkü bu durum futbolcuları olumsuz yönde etkilenmesine neden oluyordu. Avrupa kupaları ve Türkiye Kupası maçları da fikstüre dâhil edildiğinde bir takımımız haftada üç maç oynayabiliyor. Bu da ekstra antrenman anlamına geliyor. Bir futbolcunun gereğinden fazla antrenmanlara çıkması sakatlanma riskini arttırıyor ve bu da futbolu olumsuz yönde etkiliyor. Yani korona virüse yakalanan bir futbolcu herhangi bir sağlık sorunu, kronik rahatsızlığı olmama kaydıyla 14 günde iyileşebilirken, sakatlanma durumuna göre futbolcunun evde kalma süresi karantinadan daha üzün sürebiliyor.

 

Futbolun birleştiriciliği her kesim tarafından kabul edilebilir bir güçtür. Daha önce milli takımımız ve kulüp takımlarımızın aldığı başarılı sonuçları altında da her zaman birlik beraberlik duyguları ön plana çıkmıştır. Dönem seyircisiz oynanan maçlar, küme düşme olarak oynanmıyordu. Çünkü bu durum futbolcuları olumsuz yönde etkilenmesine neden oluyordu. Avrupa kupaları ve Türkiye Kupası maçları da fikstüre dâhil edildiğinde bir takımımız haftada üç maç oynayabiliyor. Bu da ekstra antrenman anlamına geliyor. Bir futbolcunun gereğinden fazla antrenmanlara çıkması sakatlanma riskini arttırıyor ve bu da futbolu olumsuz yönde etkiliyor. Yani korona virüse yakalanan bir futbolcu herhangi bir sağlık sorunu, kronik rahatsızlığı olmama kaydıyla 14 günde iyileşebilirken, sakatlanma durumuna göre futbolcunun evde kalma süresi karantinadan daha üzün sürebiliyor.

 

Futbolun birleştiriciliği her kesim tarafından kabul edilebilir bir güçtür. Daha önce milli takımımız ve kulüp takımlarımızın aldığı başarılı sonuçları altında da her zaman birlik beraberlik duyguları ön plana çıkmıştır. Tribünde, evlerinde, iş yerlerinde, kahvehanelerde tuttuğu takımı tutkuyla destekleyenler ve yabancı bir takıma karşı oynayan ezeli rakibine gönülden başarı dileyip dua edenler bu başarılı sonuçların altına imzasını atmıştır. Bu durumu kendi yaşadığım bir olayla anlatmak istiyorum. Adanaspor eski tribün lideri Refik Gül’ün 7 yaşındaki kızı Duru Balım kanser hastalığına yenik düşerek hayatını kaybetti.  Maçlarda birbirlerine ezeli rakip olan Adanaspor ve Adana Demirspor takımları Duru Balım’ın cenazesine birlik içinde giderek mezarın üzerine hem Adana Demirspor hem de Adanaspor forma ve atkıları bıraktı.  Bu görüntüler futbolun kardeşlik olduğunu bizlere bir kere daha hatırlattı.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 1 Average: 5]