Evde Vakit Geçirmek
5 (1)

Çin’den başlayarak kısa bir süre içerisinde tüm dünyada birçok insanı etkileyen korona virüs (Covid 19), gün geçtikçe çok daha tehlikeli bir hal almaya başladı. Virüsün yayılmasında en büyük olan etken ise temas olduğunu tüm yetkililer üstüne basa basa belirttiler. Bize de elbette bu uyarıları ciddiye alıp harfiyen gerçekleştirmek düşer. Uzun bir süredir kendimizi eve kapatmış kendi sosyal izolasyonumuzu sağlamış bulunmaktayız. Yaşadığımız bu süreçte birçok şeyi özlemişizdir. En basitinden arkadaşlarımızla birlikte gezmek, sohbet etmek, akrabalarımızı ziyaret etmek gibi aktiviteleri yapamıyoruz. Yani kısacası evden çıkamadığımızdan dolayı ülkemizdeki her birey özgürlüğünü özlemiştir. Ama elbette bunların hepsi bir gün son bulacaktır. Bu süreci en az hasarla atlatmak için özgürlüğümüzden ödün versek bir şey kaybetmeyiz. Evet, özgürlüğümüzü geçici süreliğine sağlığımız için kısıtlamış olabiliriz. Ama bir de bardağın dolu tarafına da bakmak gerekir.Her ne kadar evde kaldığımız süreçte ülkemizde kavgaların arttığını esprili bir dille İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu belirtmiş olsa da evde kaldığımız süre boyunca ailemizle güzel vakitler geçirmekteyiz. En azından bir nevi özümüze dönmekteyiz. Son zamanlarda hiç olmadığı kadar ailemizle sürekli sohbet halindeyiz ve sevincimizi, üzüntümüzü hep birlikte yaşamaktayız. Ayrıca normal günlerde çocuğuyla vakit geçirmeyen anne ya da babalar olabilir, evde kaldığımız bu süreçte ise anne ve babaların çocuklarıyla çok daha fazla vakit geçirme imkanları doğmaktadır. Evimizde geçen bu süreçte televizyon, bilgisayar, telefon gibi aletlerle vaktimizi geçirmememiz gerekir. Peki ya nasıl vakit geçirmemiz gerekiyor diye soracak olursanız tabi ki kitap okuyarak ve eğlenceli aynı zamanda eğitici olan ev oyunlarını oynayarak. Peki ya nedir bu eğitici ev oyunları diye soracak olursanız da herkesin çocukluğunda çok eğlenerek oynadığına emin olduğum isim şehir, saklambaç, sessiz sinema, resim yapmak gibi basit ama eğlenceli oyunları söyleyebilirim. Bu süreçte okulunu sevmeyen okula zorla giden öğrencilerin bile okulu özlediğini açık ve net olarak belirtebilirim. Okulun önemini hiçbir eğitimci bu kadar iyi anlatamazdı. Her ne kadar EBA ve YÖK uzaktan eğitim dersleri verseler de elbette yüz yüze iletişim kadar etkili değildir. Ama yapacak başka bir şey olmadığından uzaktan eğitime devam etmeliyiz. Biz okula gidemiyorsak evimizi okula çevirebiliriz. Eğitimimize her koşulda devam etmek zorundayız. Son olarak evde kal Türkiye diyerek yazımı bitiriyorum.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 1 Average: 5]