Herkesin sahip olduğu nükleer silah!
0 (0)

Bilim-kurgu filmlerinde klişe haline gelmiş bir söz vardır; “Çok güçlü bir silah, eğer kötü ellere geçerse büyük sorunlara neden olabilir.” Cidden ürkütücü bir söz, zira insanın en önemli iç güdüsü, güvende hissetmektir. Bir gün kendine karşı kullanılacak, kendisine zarar verebilecek bir silahın varlığını düşünmek, insanı içten içe ürkütüyor. Şimdi bilim-kurgu filmlerinden, bir adım dışarıya çıkalım. Yani gerçek hayata. Belki bir adım bile atmamıza gerek yok. Çünkü; bilim-kurgu filmlerinin bu senaryosu, her an burnumuzun dibinde! Evet, kötü ellere geçtiği zaman, büyük sorunlara yol açabilecek nükleer silahlar her an hayatımızda.  Amerika Birleşik Devletleri’nin, 1945 yılında Hiroşima’ya atmış olduğu ve uzun yıllar etkisi sürmüş olan atom bombası, elbette bu tehlikeli nükleer silahlardan birisi. Ama ben daha kolay ulaşılan, etkisini zamanla gösteren ve neredeyse herkesin şu an faal olarak kullanmakta olduğu bir silahtan bahsetmek istiyorum: Sosyal medya!

 

Silahlar, tetiklendiği andan itibaren insana zarar verir. Nükleer silahlar ise insanlara, yani koca bir topluma! Bu yüzden, sosyal medyaya nükleer silah benzetmesi yapma gereği duydum. Çünkü kötü, ‘daha yumuşak bir ifade ile’ bilinçsiz ellere geçtiği takdirde; koskoca toplumlara büyük zararlar verebilir.

Biraz iyimser yaklaşacak olursak, elbette hiçbir sosyal medya mecrası, kötü amaçlara hizmet etmek adına piyasaya sürülmedi. Sadece bilinçsiz kullanıcıların elinde, tehlikeli bir silaha dönüştüler. Medya, bir ülkenin dördüncü büyük gücüdür. Bundandır ki ülkeler, medyanın özdenetim ya da devlet eliyle denetlenmesi adına ortak fikre sahiptirler. Geleneksel medyada üretici olmak için, maddi-manevi bazı engellere göğüs germek gereklidir. Bundan dolayı belirli sayıda üretici vardır ve denetlenmesi bir hayli basittir. Ancak sosyal medya için, aynı durum geçerli değil. Üretici olmak için, bir hesap açmak yeterli. Bu kadar fazla hesabı denetlemek ise çok zor bir hale dönüşüyor. Durum böyleyken, sosyal medya üreticileri toplumun, ahlaki, ailevi, dini ve geleneksel bağlarına zarar verebilecek, içerikler üretmekten çekinmiyor. Çok az sayıda kitleye hitap eden bir sosyal medya hesabı bile, çok tehlikelidir. Çünkü kelebek etkisi, asla hafife alınmayacak bir durumdur.

Artık sosyal medya hesaplarının bilinçsiz paylaşımlarının önüne geçmek, neredeyse imkânsız. Ancak biz bilinçli bir medya tüketicisi ve üreticisi olursak; bu silahtan neredeyse hiç yara almadan kurtulabiliriz.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]