“Kan demek, reyting demek!”
5 (1)

İzlemeyenler için uyarı spoiler içeriyor.

Geçenlerde ödev için izlediğim Gece Vurgunu filmini kendimce analiz ettim. Her şey Louis Bloom adlı bir hırsızın bir kazaya şahit olması ile başlıyor. Orada gördüğü bir muhabirin telefon konuşmasında, çektiği görüntü karşılığında ne kadar para kazandığını duyuyor. Sonrasında ise fazla para kazanmak için bu işe girmeye karar veriyor. Kötü bir kamera ve polis telsizi ile bu işi yapmayı deniyor. Bir vurulma olayında yaralıyı yakından çekerek bir ivme yakalıyor. Sonrasında görüntüleri sattığı yetkili Nina ona birkaç tavsiyede bulunuyor ve Louis bunları hayata geçirmeye başlıyor. İşin başlarında yanına aldığı bir çalışanı var, adı Richard fakat Louis ona Rick diye sesleniyor. Ne zaman bocalasa suçu Rick’e atıyor.

Nina’nın tavsiyeleri sonucu daha kanlı vahşet içeren haberlere yöneliyor hatta yönelmekle kalmıyor olay yerini kendince oynamalar yaparak daha cazip bir habere dönüştürüyor.  Örneğin kaza yapan araçtan fırlayan adamı daha iyi bir açı adına sürüklemesi, “Korku evi (Horror House)” başlığı ile girdikleri haberde eve öylece girip çekim yapması, ardından bilgi saklayıp suçlulardan daha iyi görüntü almak adına insanların öleceğini bile bile acımasız bir plan yapması hatta yanında çalışan Rick’e tuzak kurup hem ondan kurtulmuş hem de ölümünün görüntüsünü almıştı.

Sonunda Rick’in ölürken bile bunun onun suçu olduğunu söylüyor. Mesleki etik kurallar umurunda değil çünkü tek istediği para. Filmin başlarında kaza sahnesindeki adamın “Kan demek, reyting demek.” mottosunu filmin her sahnesinde görüyoruz. Öyle ki bu muhabir kaza yapıyor ve Louis onu da çekiyor. Filmde ahlaki ve etik kurallar ne kanal ne de Louis tarafından önemli değil. Daha iyi reyting ve para için insanların hayatları, olayların gerçek yüzü önemini yitiriyor. Para ve reyting uğruna gerçeklerin nasıl karalandığını, insanların görmeleri gerekeni değil de onların göstermek istediklerini gösterdiklerini görüyoruz. Gazeteciden önce hepimiz insanız fakat Louis’in tek amacı para ve kariyer olduğu için insanları bilgilendirmek dışında her şeyi yaptığı için de ona bir gazeteci ya da muhabir demenin doğru olduğunu düşünmüyorum. Yazılı olmayan kurallar vardır ve bu filmde onların tamamen vicdana kaldığını görüyoruz. Meslek etiğinin bu kadar çiğnenmesi sonucunda görüyoruz ki pek hoş şeyler olmuyor.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 1 Average: 5]