Kaptan Fantastik
0 (0)

Filmin adını ilk gördüğümde süper kahraman filmi sanmıştım ama iyi ki de süper kahraman filmi değilmiş. Ama süper kahramanlığı nasıl algıladığınıza bağlı. Film, bir baba (Ben) Bodevan, Zaja, Kielyr, Vespyr, Rellian ve Nai adında 6 çocuk ormanda, modern yaşamdan uzak bir hayat sürdürmektedir. Çocuklar okula gitmeyip babalarından sıkı bir fiziksel ve entelektüel bir eğitim görmektedirler. Çocukların annelerinin ölümüyle, bu sıra dışı aile, kendi cennetlerini bırakıp modern dünyaya yolculuğa çıkmak zorunda kalmasını anlatıyor. Film, parasal ekonomi sistemine, hem eğitim hem de inanç sistemlerine bir nevi karşı duruyor. Bir çift, modern dünyanın sorunlu yaşamından uzaklaşmak ister ve her şeyi geride bırakıp çocuklarıyla beraber ormanda yaşamaya başlarlar. Çocuklarının aynı zamanda öğretmenleri olurlar. Çok gerekmedikçe şehre gitmezler. Çocuklar doğanın bir parçası olarak büyürler. Aslında gerekli her şeyi doğa bize zaten bedava veriyordur. O yüzden zaten bize verilmiş olan bir şeyi kendi tekellerine geçirip insanlara tekrar satma fikrine ailecek karşı dururlar.

Film, ailenin en büyük çocuğu Bo’nun çıplak elleri ile bir geyiği avlaması ile başlıyor. Bu Bo’nun artık çocuk değil adam olmasının bir kanıtı. Daha sonra geyiği evlerine getirerek herkes kendine ayrılmış görevi yapmaya başlıyor. Ailenin en küçük bireyi Zaja kemik bıçağını alarak ağaç evine çıkıp daha öncede avladığı gibi dağ kunduzunu yüzüyor. Günün geri kalanında birbirleriyle savunmayı öğrendiği ve akşam karanlığında kamp ateşine karşı kitap okuyup okudukları kitaplar hakkında sınav olup üzerinde konuşuyorlar ardından çeşitli çalgı aletleriyle şarkı söylemesiyle gün sonra eriyor. Ertesi gün hasta annelerinin durumunu öğrenmek için Steve ismini verdikleri lacivert büyük otobüslerine binen Ben ve Bo kasabaya gidiyor. Bo kendisine gelen postalara bakarak gelen bilim dergilerine ve çeşitli üniversitelerden gelmiş olan zarfları görüyor. Babasından uzak bir yerde zarfları açan Bo Harvard olmak üzere birçok üniversiteden kabul mektubu alıyor. Ben telefonda karısının intihar ettiğini öğreniyor. Evlerine geri dönerek çocuklara annelerinin öldüğünü söylüyor. Ertesi gün hiçbir şey olmamış gibi kaldıkları yerden devam eden aile sabah sporlarını yapıyorlar. Ben karısının annesinden cenaze gününü öğreniyor ama babası tüm suçlunun Ben olduğunu düşünerek gelirse onun tutuklatacağını söylüyor. Bunu duyan Ben gitmek istemiyor ama çocukların ısrarı ile gitmeye karar veriyorlar. Girdikleri yerde çocuklar, insanların şişman olduğu için hasta olduğunu düşüyorlar. Yolculuk devam ederken Kielyr avlanmaya çıkıyor ancak her hayvanın kendisinden kaçmasına alışan Kielyr koyunların kendisinden kaçmadığını görerek vazgeçiyor. Yemek için bir restauranta giriyorlar ama kendilerine uygun bişey bulamadıkları için restaurantdan çıkıyorlar. Markete girerek organize bir şekilde çıkıyorlar. Noam Chomsky gününü kutlamak için babaları sürpriz yapıyor ve pasta yiyip hediye dağıtıyor. Dinlenmek için bir akrabalarının evine gidiyorlar ve akşam yemeğinde iki zıt aile arasında tartışıyor. Ertesi gün çocukların gerçek bir okula gitmesini söyleyen aileye Ben Zaja’yı çağırarak bildiklerini anlattırıyor ve aile ikna oluyor. Yolculuğun devamında cenazeye yerine gelen aile garip kıyafetlerle kiliseye giriyor. Rahipden konuşmayı alan Ben konuşmaya başlıyor ve dışarı atılıyor. Çocuklar büyükannesini ve büyükbabasını ilk kez görüyor. Büyükbaba çocukların cenazeye katılabileceğini ama Ben katılırsa tutuklatacağını söylüyor. Bo cesaretini toplayarak babasına kazandığı üniversiteleri gösteriyor ve bunları annesinin yardımıyla yaptığını söylüyor ardından Rellian’ın büyükbabasının evine kaçtığını öğrenek almak için yola çıkıyor. Tüm olanları büyükbabasına anlatmış olan Rellian babası ile gitmek istemiyor ve orada kalıyor. Gece yarısı Rellianı kurtarma planı yapan aile Vespyr kaçırması için eve gizlice gönderiyor ama Vespyr çatıdan düşüyor. Hastaneye kaldırılan Vespyr şans eseri yaşıyor. Artık akıllanmış olan Ben çocukları büyükbabalarına bırakıyor ve kendi başına yaşamaya karar veriyor ama çocuklar gizlice otobüse binerek babası ile geliyorlar. Görevlerinin bitmediğini söyleyen çocuklar annelerinin vasiyetini yerine getirmek için annelerini mezardan çıkarıp yakıyorlar ve havalimanında bir tuvalete küllerini döküyorlar. Bo’yu ise üniversite için uçağa bindiriyolar. Kendilerine doğa ile iç içe bir ev yapan aile hayatlarına devam ediyorlar. Ama çocuklar artık okula gidiyor.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]