Kırım Tatar Sürgünü
4.5 (6)

Öncelikle Kırım’ın nerede olduğundan ve Kırım tatarlarından bahsetmek istiyorum.

Karadeniz’in kuzeyinde yer alan bir yarımada. Halk arasında Yeşilada olarak ta biliniyor. Ukrayna’ ya bağlı olan Kırım 18 Mart 2014 yılında Rusya tarafından ilhak edilmiştir. Nüfusu yakın verilere göre 1.967 milyon. Kırım tatarlarının tamamı sünni müslüman olup, Hanefi mezhebine bağlıdırlar. Kırım tatarları Türklerin Kıpçak boyundan gelmektedirler.

Kırım’ da bulunan tatar sayısı Rusya’nın işgalinden sonra 300.000 ila 350.000 arasında olduğu tahmin ediliyor. Kırım’da 3 resmi dil konuşulmakta; Rusça, Ukraynaca ve Kırım Tatarcası. Tatarca Türk dillerinin Kıpçak boyuna ait bir dildir.

Kırım’dan Türkiye’ye göçler esas olarak 1783 yılında Kırım Hanlığının ortadan kaldırılarak Rusya’nın Kırımı ilhak etmesiyle göçler başlamıştır. Bu göçler çok bilinmese de Türkiye’de o dönemden göç etmiş nesil bulunmakta.

1944 yılında 17 Mayıs’ı 18 Mayıs’a bağlayan gece, Kırım’daki tatarların kapıları çalınmaya başlamış ve Stalin Rusyasının askerleri, on beş dakika içinde hazırlanarak meydana toplanmalarını emretmişler.

Yeni doğmuş bebekler, yaşlılar, hastalar, kadınlar ve savaşamayacak durumda olan erkeklerden oluşan tam 423 bin Kırım Tatarları o gece Kırım’daki istasyonlardan hayvan vagonlarına bindirilerek vatanlarından sürüldü. “Sovyetler Birliği’ne ihanet” ile suçlanıyorlardı. Oysa ki o gece 50 bin Kırım tatar erkeği, Hitler Almanyasına karşı cephede Sovyetler Birliği adına savaşıyordu.

Kırım tatarlarının bu çileli yolculuğu 20 gün sürdü. Yüzlerce insanın istif edildiği hayvan vagonlarında, insanlar öldükçe oturabilecek yer açılıyordu. Onlara doğru düzgün içecek ve su verilmedi, insanlar açlıktan, susuzluktan ve pislik içinde olmaktan ölüyorlardı. Trenler birkaç güne bir durduğunda ölenlerin cesetleri yol kenarlarına bırakılıyordu.

Kırım tatarları bu sürgünde Özbekistan, Kazakistan, Sibirya gibi birçok bölgeye dağıtılmış. Binlerce insan vatanından koparılmıştı. Bu 20 günlük yolculuk bittiğinde hayvan vagonlarının neredeyse yarısı boşalmış durumdaydı. Kırım tatarları, sürgünde “195 bin” insan kaybetti…

1965’te Kırım Tatarlarının, vatanları Kırım’ı “turist” olarak gezmelerine izin verildi. “Aluşta’dan esken yeller yuzume vurdu, balalıktan osken evge kozyaşım duştu.” diye başlayan meşhur “Ey Güzel Kırım” şarkısının hatırası da bu yıllardan kalmadır.

Bende bir Kırım Tatarı olarak, bu sürgünü Unutmayacağız ve Unutturmayacağız…

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 6 Average: 4.5]