5 (1)

Kayıp Aranıyor: Merhamet

Nedir Merhamet?

Merhamet, şu iki adımlık yerküre üzerinde eşref-i mahlukata bahşedilen en güzel duygu olsa gerek.

Hani Resûl-i Kibriya  Efendimiz buyurdular ya;

                              ”Siz yerdekilere merhamet edin ki göktekiler de size merhamet etsin.”

      Alem-i insanın merhameti yaradan Rabbimizin merhametinin yanında okyanusta bir damla su misali kalsa da, bu iki adımlık yerkürede insanın merhameti olmasaydı eğer yaşanılacak bir yer olmazdı.  Az önce de dediğimiz gibi merhamet tüm canlılara verilen bir histir. Ama günümüzde merhametin kendisini incittiler. Öyle bir incittiler ki; hayvanların canına kadınların haysiyetine dokundular. Hayvanlara türlü işkenceler yapan, kadınları katleden ve çocuklara tecavüz edildiği bir döneme geldik yani ahir zamana…

Rivayet o ki, Hatemü’l Enbiya Efendimiz  Uhud seferinde önlerine yavrusunu emziren siyah-beyaz bir kedi çıkıyor ve Efendimiz askerlerin istikametini değiştiriyor. Daha sonra seferden dönerken kediyi sahiplenip ismini Müezza koyuyor. Ve yine buyurduğu başka bir hadiste;

”Merhamet etmeyene merhamet olunmaz.”

Oysa merhamet özdendir, yaratılıştandır. İnsanoğlu merhameti sonradan öğrenmez. İnsanoğlu merhamet ile dünyaya gelir.

Bir anne düşünelim, 9 ay karnında taşıdığı yavrusunu bin bir sancı ve zorlukla dünyaya getirir. Ama ona bahşedilen o annelik ve merhamet duygusu çektiği tüm sıkıntıları unutturur. Zaten öyle olmasaydı o kadar sancı ve ağrıdan sonra şefkatle yaklaşamazdı çocuğuna.

1400 yıl önce görülen bu merhamet, peki şu anda, teknolojinin en son noktaya geldiği zamanda, ne durumda sizce?

Günümüzde insanlar bencil ve sadece kendi nefislerini düşünür hale gelmiş. Etrafındaki tüm canlılara merhamet nazarı ile bakmayı unutmuşuz ne yazık ki. Bu duyguyu unuttuğumuz için yanı başımızda yapılan tüm kötülüklere sessiz kalıyoruz ya da umursamıyoruz.

Ne oldu da bu hale geldik, dağlara hayvanlar için yem serpen halifeden, kuşlar için evlerin mimari planına bölme ekleten ataların torunları olarak ne oldu ki hayvanlara, insanlara eziyet eder hale geldik, ne oldu da onlardan esirgedik merhameti…

Sonuç olarak toparlamak gerekirse, bizleri yoktan var eden Rabb’imize karşı acizliğimizin farkında olursak, “Kendini bilen, Rabb’ini bilir.” diyerek haddimizi bilirsek, sekülerleşmek yerine özümüze dönersek bu sorunların altından kalkabiliriz belki de, olur ya başaramasak dahi en azından Hz. İbrahim kıssasındaki karınca misali tarafımız belli olur.

 

 

 

 

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 1 Average: 5]