Pandemi ve yalnızlaşan toplum
0 (0)

Covid-19’un  ortaya çıkması  dünya toplumun üzerinde  çok ciddi ekonomik , sağlık boyutunda etkileri oldu . Bunun yanı sıra beraberinde ortaya çıkan toplumsal travmaların ve psikolojik sorunların yükseldiği bir dönem oldu . yaşanılan bu dramatik durumu ele aldığımız da , Ürkmüş bir toplumla karşılaşmaktayız. Gerek tüm alışkanlıkların bir kenara bırakılması gerekse de bireylerin birbiriyle olan bir ilişkinin ortadan kalmış olması ciddi psikolojik tahribatlar ortaya çıkarmaktadır. Bütün yaşamı kendiyle sınırlayan ve hiçbir şekilde eş , dost , akraba  arkadaş vs. .görüşmelerinin sohbetlerini kısacası temaslarını bir bütünen  askıya almış olmaları  bireylerin kendilerini   yalnız ve ürkek bir birey olgusunu ortaya çıkardı.

 

Pandemi ilan edilen Covid 19 ’aileler üzerindeki ürkekliği kuşkusuz günbe gün artan vaka sayılarında kaynaklanmaktadır. Bir bütünen gündemi bu vakaları takip etme üzerine olan birey artık en yakınındakine dahi ürkek  tedirgin olan bir psikolojik sorunu yaşamaktadır. Bireyler üzerinde yaşanılan bu psikolojik  sorun ister istemez kişileri yalnızlaştırdı. Yaşamsal alışkanlıkların bir çoğu ev ile sınırlandırıldı . Bu da beraberinde tek düzey ve monoton bir yaşam halini almaktadır. İfade biçimlerinin değiştiği , sohbetlerin kısaldığı, renklilik ve farklılıkların ortadan kaybolması kişileri bireyselleşen bir hal aldı .

Aileler içinde yaşanan zorluklar  her birey üzerinde farklı etkiler yaratmaktadır. Yalnızlaşan gençler ,çocuklar, ve yaşlılar gibi ayrı ayrı yaşanılan farklı zorluklarla kategorileştirilebilir. Örneğin  , gençlerin dinamik hareketli yaratıcı ve yeniliklerle dolu geçen zamanda bir eve sığdırılarak bunu gerçekleştirilmesi mümkün olmadığını ve bunu yapma gayret ve çabasını çok başarılı olamadığını zorlanıldığı gözle görülür bir hal almıştır. Okula gidemeyen gençlerin ,sinemaya gidemeyen  , sportif faaliyetler yürütemeyen kısacası genç kesimin kendini  özgür his etiği ve stres atığı alanların  ortadan kalması negatif oluşan bir halini almaktadır. Bu ruh halinin yaratığı tahribatlar bıkınlaşan ve karamsar ve geleceğine dönük hayal kırıklarıyla dolu bir düşünce kaosu yaşanmaktadır. Bu da genç kesimi yalnızlaşmasına neden olmaktadır.  Bunun yanı sıra çocukların öğrenmeye en yatkın olduğu ve gelişmesine katkı sağlayan bu zamanların ciddi zorluklarla yaşamaktadırlar. Gerek aile içerisinde ve gerek toplum içerisinde kazanılan ve edinilecek olan bütün bilgiler ne yazık ki  yapılamamaktadır. Çocukların en hareketli olduğu ve merak duygusunun fazla olduğu    bu dönemler ne yazık ki Pandemi ‘nin yaratmış olduğu etkiler yüzünden gelişememektedir. Halbuki bir çocuğun en renkli zamanı en mutlu , en coşkulu hisetiği ;   okul , parklar , sokaklar gibi alanların olmayışı temel eğitimin geciktirdiği gibi içe kapanan ürkek ve yalnızlaşan nesil olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirte biliriz.

 

Bu dönemde en büyük zorluğu hiç kuşku yok ki yaşlılarımız çekmektedir. Normal şartlarda bile yalnızlık psikolojisine  kapılan  yaşlılarımız şuan da  çok ciddi psikolojik zorluklar  çektiğini görebilmekteyiz. Yaş itibari ile sevmeye ve sevilmeye ihtiyaç duyduğu ellerinden öpülmesinden tutalımda  , torunlarının başlarını okşamaya kadar mutlu oldukları dönemler pandeminin yaratmış olduğu kısıtlamalar nedeniyle ciddi bir yalnızlaşmayı yaratmaktadır. Hepimizin de bildiği üzere yaş ilerledikçe çocuklaşan , duygusallaşan yaşlılarımız kendilerini teselli edebilecek hiçbir faaliyete bulunamadıkları için büyük zorluklarla karşılaşıyorlar.

 

 Korona virüs sebebiyle sosyolojik yani toplumsal açıdan günlük ve geleneksel alışkanlıklarımız dondurulmuş durumda .Tüm dünyayı etkisi altına alan yeni tip koronavirüse (Covid19) karşı yapılan tedbirler devam ederken değişen yaşam bicimizi , alışkanlıklarımızı etkilemektedir. Bu süreçte sosyal yaşantımız ve ilişkilerimizde değişiyor. Geleneksel yaşantılarımız bizi ayakta tutar ve sosyal alışkanlıklarla yaşantımız sürdürürüz. Aile bağlarımız , akraba ziyaretleri, samimiyetin ifade şeklini , dostlarımızla sevdiklerimizle tokalaşma ve sarılarak destek almak sosyal alışkanlıklar ,sosyal ilişkiler bizi ayakta tutar. Bunlardan koparılarak büyük bir riskler yaşarız. Toplum olarak yeni bir toplum biçimiyle karşı karşıya geldik. Bu süreci ortak bir bilinçle ve dayanışmayla atlatabiliriz.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]