Plüton Hakkında
0 (0)

Eski gezegenin ismi Roma yeraltı tanrısı Pluto’dan geliyor. Venetia Burney isimli 11 yaşındaki kız çocuğunun önerisi ile belirlenen isim ile anılan eski gezegenin neden artık gezegen olmadığı hakkında araştırmalar yaptım. Şimdi ise araştırmalarımı sizinle paylaşacağım.

1905 yılında Amerikalı gökbilimci Percival Lowell, Plüton hakkında ilk ipucunu Neptün ve Uranüs’ün yörüngelerindeki sapmaları gözlemleyerek yakaladı. Bu sapmalara başka bir gezegenin olabileceğini düşündü ve tahmini olarak yerini 1915 yılında saptadı. Ancak Plüton’u keşfedemeden hayatını kaybetti. 1930 yılında Lowell ve diğer gökbilimcilerin araştırmaları ışığında, Clyde Tombaugh nihayet Plüton’u kesin olarak keşfetti.

Keşiften sonra Plüton’un güneşin yörüngesinde normal olarak değil egzosentrik yani kafasına göre döndüğü hesaplandı. 70’li yıllarda ise alınan görüntüler ile labut şeklinde olduğu anlaşıldı. Bunun nedeni Charon isimli bir uyduya sahip olmasıydı. 90’lı yıllarda ise Plüton bir gezegen mi yoksa asteroid mi?

2006 senesine geldiğimizde, Uluslararası Astronomi birliği Plüton’un tam bir gezegen olmadığını açıkladı. Sebep ise bilimsel temellere dayalı olmayan, Neptün ötesindeki Kuiper Kuşağı içerisinde Plüton büyüklüğünde ve ondan daha büyük ifade edilebilecek kadar çok sayıda göktaşı olduğunu öne sürdüler. Bu açıklamalardan sonra Plüton’un ismi de 134340 olarak değiştirildi. Buna rağmen Plüton hakkında araştırmalar devam etti. Aynı sene içerisinde New Horizons isimli uzay aracı Plüton’u incelemek için uzaya gönderildi.

New Horizons

Aslında Plüton “gezegen” unvanını tamamen kaybetmedi sadece artık “cüce gezegen” olarak adlandırılıyor. Tanım olarak cüce gezegen, bir gezegen kadar kütleli olmayan, ancak bir uydu kadar da küçük kütleli olmayan gök cisimlerine verilen isimdir.

Plüton’un gezegenlik statüsü, aşırı ufak olmasından ötürü aslında 1992 yılından beri sorgulanmaktaydı. “gezegen” sözcüğünün İngilizcesi olan “planet”, Yunancada “gezgin” anlamına gelmektedir. Gökyüzüne sabitmiş gibi gözüken fakat aslında olmayan yıldızların aksine, gezegenler gökyüzünde bir noktadan diğerine gezebilen yapıda gözükürler. Güneş ile Ay da sabit gözüktüğü için, ilk başta onlar da “gezegen” olarak değerlendirilmemiştir.

Bu yaklaşım fazla üzün sürmedi. Buna rağmen ilk asteroidler 1800’lü yıllarda tanımlanmaya başladığında, onlar da “ gezici oldukları için birer gezegen olarak değerlendirilmiştir. Ancak bundan yıllar sonra, o kadar fazla sayıda asteroid keşfedildi ki, kafaları karışmaya başladı. Ceres ve Vesta gibi gök cisimleri, asteroid kuşağındaki en büyük gök cisimleridir. Bunlar, kafa karışıklığını önlemek için “gezegen” yerine “minik gezegen” olarak anılmaya başlandı. Bu, adeta Plüton’un 1.5 asır sonra başından geçeceklerin bir habercisi gibiydi. Ancak o zamanın astronomları, bu tanımlamayı bilimsel bir temele oturtma ihtiyacı duymadılar.

Fakat 2005 yılında Eris’in keşfi, işleri değiştirdi. Kuiper Kuşağı’nda bulunan ve Plüton’dan %27 daha büyük olan Eris, Güneş Sistemi’nde bunun gibi daha birçok gök cismi olabileceğinin farkına varılmasına neden oldu. Bu da, 2006 yılında 26’ıncı defa toplanan Uluslararası Astronomi Birliği’nin (UAB), bu toplantı sırasında resmi bir gezegen tanımı yapması kararına neden oldu. Bunun sebeplerinden en önemlisi pratik gerekçeler: UAB’nin Minik Gezegen Merkezi’nin yardımcı yöneticisi Gareth Williams, Güneş Sistemi’nde keşfedilen her gök cismine “gezegen” diyecek olursak bunun kısa sürede çok kafa karıştırıcı bir hal alacağını söylüyor. Söylediğine göre eğer ki Plüton bir gezegen olarak kalırsa, Güneş Sistemi’ndeki gezegenlerin sayısı 24 veya 25’e kadar çıkabilir! Şöyle vurguluyor:

“Önümüzdeki 10 yıl içerisinde bu sayı 50’ye ve hatta 100’e kadar çıkabilir. Okullarda çocuklarımızın bu kadar fazla gezegeni ezberlemesini ister miyiz? Hayır! Sayıyı düşük tutmayı tercih etmeliyiz.”

Gökbilimcilerin 3 maddeden oluşan bir gök cismini gezegen olarak sınıflandırmamız için gereken özelliklerin olduğu bildiri ve o 3 madde:

  • Güneşin etrafında belirli bir yörüngede dolanıyor olmak.
  • Yaklaşık olarak küresel bir şekle sahip olmak.
  • Gökcisminin etrafının “temiz” olması.

Üçüncü maddede gezegen diyeceğimiz gök cisminin çevresindeki cisimlere karşı baskın olması gerekmektedir. Yani, gezegenin etrafındaki diğer gök cisimleri ya gezegenin bir parçası olmalı ya da yörüngeden dışarı atılmış olmalılar. Yani Plüton 3. Maddeyi karşılamadığı için “cüce gezegen” unvanını almıştır.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]