Arama:
Toplumun Geleceği Aile
0 (0)

İnsanların en hassas ve en yıkılmaz sağlam yapısı olan aile üzerinde durmak istedim. Çünkü son yıllarda çok sayıda kişi bu olguyu başka bir tarafa bırakmıştır. Ailesine çoğu insan gerekli hassasiyeti göstermemektedir. Eşine şiddet uygulayan ülkemizde çok fazladır. Ailesine gerekli önemi gösteren çok az insan kalmıştır. Bundan dolayı aile üzerinde durmak istedim. Ailenin önemine değinip ailenin ne kadar önemli bir şey olduğunu bir kez daha öne çıkarmak istedim. Aile dediğimiz zaman anne, baba ve çocuktan oluşur. Anne ve babanın burada çocuklarına en önemli görevi olan topluma ışık tutmasına sağlamaktır. Geleceğini çok iyi şekilde tasarlamasını ve iyi bir hayat kurmasını istemektir. Bir birey yetişirken ilk eğitimi her zaman aileden alır. Aile çocuklarına doğruyu ve yanlışı ayırt etmesini sağlar. Çocuklarına ona göre davranır. Bir çocuğun kişiliği de bu şekilde oluşur. Aile ne kadar ilgi ve alaka gösterirse çocuğun çabuk kişilik kazanmasına imkan sağlar. Doğru ve yanlışı çabuk ayırt eder. Aile de iyi pişen çocuk topluma da sağlam bir birey olarak kazandırır. Bundan dolayı da çocukların yaşamında en güçlü etkiye sahip olan ailelere büyük görev düşmektedir. Çocukları sadece kendilerine değil topluma da bir birey kazandıracak gibi iyi bir şekilde yetiştirmeleri gerekmektedir. Aile çocuklarına hayata dair her şeyi uygulatıp gösteren ve o yaptıkları bir şeyi korkmadan çekinmeden yaptırmak çocuğun hayata dair cesaretlenmesine imkan sağlar. Bundan dolayı çocukların hayata dair tutunmasında ailenin önemi çok fazladır. Aile yeterince ilgi ve alaka göstermezse çocuk kendi ayaklarının üstünde durmaya küçük yaşta başlamasına neden olur. Buda çocuğun psikolojik olarak genç yaşta çökmesine neden olur. Ruh sağlığı bozulan birisinin karakter yapısının da bozulmasına neden olur. Bundan dolayı da çocuklarımıza yani ailemize gerekli önemi fazlasıyla göstermeliyiz. Çünkü topluma ışık tutabilen geleceğini iyi yönlendirebilen bireylerimiz olsun diye aile eğitimini çok iyi yapmalıdır.

 

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Evde Vakit Geçirmek
5 (1)

Çin’den başlayarak kısa bir süre içerisinde tüm dünyada birçok insanı etkileyen korona virüs (Covid 19), gün geçtikçe çok daha tehlikeli bir hal almaya başladı. Virüsün yayılmasında en büyük olan etken ise temas olduğunu tüm yetkililer üstüne basa basa belirttiler. Bize de elbette bu uyarıları ciddiye alıp harfiyen gerçekleştirmek düşer. Uzun bir süredir kendimizi eve kapatmış kendi sosyal izolasyonumuzu sağlamış bulunmaktayız. Yaşadığımız bu süreçte birçok şeyi özlemişizdir. En basitinden arkadaşlarımızla birlikte gezmek, sohbet etmek, akrabalarımızı ziyaret etmek gibi aktiviteleri yapamıyoruz. Yani kısacası evden çıkamadığımızdan dolayı ülkemizdeki her birey özgürlüğünü özlemiştir. Ama elbette bunların hepsi bir gün son bulacaktır. Bu süreci en az hasarla atlatmak için özgürlüğümüzden ödün versek bir şey kaybetmeyiz. Evet, özgürlüğümüzü geçici süreliğine sağlığımız için kısıtlamış olabiliriz. Ama bir de bardağın dolu tarafına da bakmak gerekir.Her ne kadar evde kaldığımız süreçte ülkemizde kavgaların arttığını esprili bir dille İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu belirtmiş olsa da evde kaldığımız süre boyunca ailemizle güzel vakitler geçirmekteyiz. En azından bir nevi özümüze dönmekteyiz. Son zamanlarda hiç olmadığı kadar ailemizle sürekli sohbet halindeyiz ve sevincimizi, üzüntümüzü hep birlikte yaşamaktayız. Ayrıca normal günlerde çocuğuyla vakit geçirmeyen anne ya da babalar olabilir, evde kaldığımız bu süreçte ise anne ve babaların çocuklarıyla çok daha fazla vakit geçirme imkanları doğmaktadır. Evimizde geçen bu süreçte televizyon, bilgisayar, telefon gibi aletlerle vaktimizi geçirmememiz gerekir. Peki ya nasıl vakit geçirmemiz gerekiyor diye soracak olursanız tabi ki kitap okuyarak ve eğlenceli aynı zamanda eğitici olan ev oyunlarını oynayarak. Peki ya nedir bu eğitici ev oyunları diye soracak olursanız da herkesin çocukluğunda çok eğlenerek oynadığına emin olduğum isim şehir, saklambaç, sessiz sinema, resim yapmak gibi basit ama eğlenceli oyunları söyleyebilirim. Bu süreçte okulunu sevmeyen okula zorla giden öğrencilerin bile okulu özlediğini açık ve net olarak belirtebilirim. Okulun önemini hiçbir eğitimci bu kadar iyi anlatamazdı. Her ne kadar EBA ve YÖK uzaktan eğitim dersleri verseler de elbette yüz yüze iletişim kadar etkili değildir. Ama yapacak başka bir şey olmadığından uzaktan eğitime devam etmeliyiz. Biz okula gidemiyorsak evimizi okula çevirebiliriz. Eğitimimize her koşulda devam etmek zorundayız. Son olarak evde kal Türkiye diyerek yazımı bitiriyorum.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 1 Average: 5]
Bir Ağaç, Bir Hayat!
5 (3)

Ağaçlar dünyanın nefesidir. Ayrıca biz insanlar, hayvanlar ve diğer canlılar için en önemli oksijen kaynağıdır. Canlıların yaşamak için gereken en temel ihtiyacı olan oksijeni karşılar. İnsanlar 2-3 dakika nefes alamazlarsa hayatlarını da kaybedebilirler. O yüzden ağaçları kesmememiz ve ormanları yok etmememiz gerekir. Ağaçlar, bizi doğal afetler korur. Çığının üzerimize düşmesini önler. Heyelan gibi durumlarda topraktaki kökleri sayesinde toprağı tutar ve toprağın kaymasını tehlike yaratmasını önler. Ağaçların yakılması, kesilmesi ve azaltılması dünyadaki oksijenin azalmasına ve karbondioksit’in armasına neden oluyor.  Bu durum çevre kirliğinin artmasına, yağışların azalmasına ve sıcaklıkların artmasına sebep olmaktadır. Bu insan hayatını ve doğada yaşayan diğer canlıların hayatını tehlikeye atmaktadır. Ormanlarda yaşayan canlıların evsiz kalmasına yiyecek bulamamasına ve yiyecek bulmak için şehre inmelerine sebep olmaktadır.

                                                                       nefesini kesme

Dünyamızın ısınmasıyla orman yangınların armasını ve bununla birlikte  insanlarında ormanlık alanlarda piknik yaptıktan sonra doğa için zararlı atıkları bırakması yangınlara sebep olmaktadır. Bu durum geri dönülemez felaketlere yol açmaktadır. Bunun yanında fabrikaların bacalarından çıkan zararlı dumanlar, arabaların egzozundan çıkan gaz çevre kirliğine neden olmaktadır. Ağaçlar bu zararlı olan karbondioksidi emerek yerine oksijen üretirler. Bu sayede biz insanlar zarar görmeyiz. Ağaçlar  yaşantımızın her alanında yer almaktadır. Nereye gidersek karşımıza çıkarlar. Örneğin; ısınmak için, kullandığımız eşyalar ve bazen oturduğumuz evler ağaçlardan yapılmıştır.  Şehrin gürültüsünden, bunaltıcı havasından ve yoğun çalışma temposundan kurtulmak için nefes aldığımız ve huzur bulduğumuz yerlerdir.Bu da dengeyi bozmaktadır ve çevrede  sorun yaratmaktadır.

Bir ağaç bir can demektir.

Ormanlar, beraber ailemizle tatil yapmak için kaçtığımız sığınak, çocukluğumuz ve geleceğimizdir. Mangal ve piknik denilince akla gelen ilk yer. Ormanların ve ağaçların hayatımızda o kadar yeri ve faydası var ki ama biz insanoğlun bencilliği yüzünden yok edilmekte. Biz bunu önlemek ve gelecek nesillere bir nefes bırakmak istiyorsak yapmamız gereken tek şey doğaya zarar verecek şeylerden uzak durmak ve onu korumaktır. Bol bol ağaç dikmek ve bunu gelecek nesille aşılamaktır.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 3 Average: 5]
error: İçerik korumalıdır!!