Arama:
SİZ KARAR VERİN
5 (1)

Hiç araştırdınız mı tıptaki bir çok terimin nereden geldiğini? Ben size söylim Yunan Mitolojisinden gelmekte, en basiti Hipokrat Yemini/Anıtını. Yunan tanrısı Hipokrates’den gelmekte. Hikayeleri size durgunluk verecek terimleri ve nasıl bağlantılı olduklarını araştırdım, buldum, bunu da sizinle paylaşmak istedim.

 

AKHİLLEUS(AŞİL)

=> Yarı tanrı Peleus ile su tanrıçası olan Thetis’in oğlu çeyrek tanrı Akhilleus’u ölümsüz hale getirmek için annesi Thetis ölümsüzlük nehri Styx’e ayak bileklerinden tutarak suyun içine daldırarak Akhilleus’u ölümsüz kılmıştır. Ancak Thetis’in bileklerinden tuttuğu yerler ıslanmadığı için Akhilleus Truva Savaşı’nda topuğundan vurularak ölmüştür. Bu yüzden tıp dilinde ayak bileklerindeki tendonlara Akhilleus(Aşil)  Tendon’u denmektedir.

 

 

ADONİS(ADONİS KASI)

=> Suriye kralının kızı Myrrha, Afrodit tarafından cezalandırılarak dadısının yardımıyla kendi babasıyla birlikte olur, babası son gece kızı olduğunu anlar ve onu öldürmek ister fakat tanrılar Myrrha’yı mersin ağacına dönüştürürler. 9 ay sonra ağaçtan dünyanın en güzel erkeği Adonis dünyaya gelir. Adonis’e hem Afrodit hem de Persephone aşık olur. Zeus olaya müdahale ederek 6 ay birinde 6 ay birinde kalmasına karar verir. Adonis Afrodit’in yanında kalmak için yeryüzüne çıktığında ilkbahar olur ve her yer bereketlenir ve bu yüzden Adonis bereket ve erkeklik tanrısıdır.

 

HYPNOS(HİPNOZ)

=> Nyx(Gece) ve Erebus(Karanlık)’un oğludur. Hypnos Lethe(Unutkanlık) nehrinden gelen ve gece ile gündüzün birleştiği mağarada yaşıyormuş. Yattığı yatağı abanozdan yapılmış ve mağaranın girişinde ise hipnoz bitkileri yetişirmiş. Mağrasına ışık ve ses giremezmiş. Daha sonralarda ise kendine ait bir rüya adası Lemnos’ta yaşamaktadır. Durgun ve nazik bir tanrı olduğu için, muhtaç insanlara yardım etmekten çekinmez ve uykuları nedeni ile de hayatlarının yarısına sahip bir tanrıdır.

 

NARKİSSOS(NARKOZ)

=> Kendine aşık olan kızları aldırmayıp, hiçbirine karşılık vermeyen bir tanrıdır. Çok güzel olan peri kızı olan Ekho bir gün avlanan bir avcı görmekte, bu avcı bizim aldırmaz yakışıklılar yakışıklısı Narkissos’tur ve peri kızı Ekho bu avcıya aşık olur fakat farkında o an fark etmez bu aşkın imkansız olduğunu. Narkissos bu aşka karşılık vermediği için Ekho acı çekerek günden güne eriyerek ölür. Diğer tanrılar bu duruma çok kızarak Narkissos’u cezalandırmak isterler. Av peşinde koştuğu bir gün susar ve bitkin durumda bir nehrin kenarına gelir. Su içmek için eğildiğinde kendi yansımasını görür ve daha önce görmediği için kendi güzelliğine aşık olur, büyülenir. Yerinden kalkamaz, o şekilde orada ne su içebilir ne de bişiler yiyebilir. Böylece Ekho’nun yaşadıklarının aynısını yaşayarak aynı şekilde ölür.

 

İRİS(İRİS TABAKASI)

=> Thaumas ile Elektra’nın kızı olup Okeanos’un soyundandır. Tanrıların yalanlarını ortaya çıkaran melek olarak nitelendirilir. Gök ile yeri birbirine bağlama görevinden dolayı Zeus ona gökyüzünden yeryüzüne haber taşımaktadır. Bundan dolayı gök kuşağının sembolü olmuştur ve insan vücudunda gözlerin renkli kısımlarının ismini bu melek tanrının ismini vermişlerdir.

 

 

PAN(PANİK)

=> Hermes’in Arkadya’lı (kimi kaynağa göre Dryope, kimi kaynağa göre ise Penelope olduğu söyleniyor) bir periden doğma oğlu, Zeus’un torunudur. Kırın, satirlerin ve çobanların tanrısıdır. Yarı keçi yarı insan, keçi boynuzlu, keçi ayaklı, insan suretli olduğu için korkutmayı seven bir tanrıdır. Ormanda gezen insanları aniden önüne çıkarak veya çığlı ile içlerine büyük ve ani bir korku, ürperti saldığı için panik kelimesinin türemesin de katkı sağlamıştır. Korkutucu olmasına karşın kırlarda dolanırken flüt çalarmış.

 

 

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 1 Average: 5]
Bir Zamanlar Anadolu’da
5 (1)

Bir filmi  film yapan şeyler nelerdir? Bana sorarsanız en önemli 3 şey şunlardır; Oyunculukların kalitesi, Senaryonun işleyişi ve Yönetmenin olayları iyi bir şekilde işlemesidir diyebilirim.

Buraya ekleyeceğim ilk yazım bir film hakkında olsun istedim, film yelpazesi geniş olan biri olarak hangi filmi seçeyim diye düşünürken, Dünyaya başarısını kanıtlamış olan ünlü  yönetmen Nuri Bilge Ceylan tarafından çekilen “Bir Zamanlar Anadolu’da” filmi hakkında yazmaya karar verdim.

Bir Zamanlar Anadolu’da filmi Nuri Bilge Ceylan tarafından yazılan ve yönetilen 2010 yapımı bir dram filmidir. Film bir doktor ve cinayet soruşturması yöneten bir savcının 12 saatlik gerilim dolu hikayesini anlatıyor. Gerilim dolu ancak bu gerilim öyle sıradan Bir gerilim değil. Anadolu’nun ücra bir köyünde, gecenin bir vakti savcı doktor ve kolluk kuvvetlerinin maktul arayışı için gerçekleştirdiği yolculuğu izlerken kendinizi bir anda o sahnenin içerisinde buluyorsunuz, köy köy geziyorsunuz. Zaten bütün olay burada başlıyor ; cinayet zanlısı ne işlediği cinayeti ne de olayın gerçekleştiği yeri hatırlayamıyor. Savcının ve polisin sorduğu sorular karşısında kesin bir cevap veremeyen zanlı ve ekranın karşısında gerim gerim gerilen bir izleyen.

Bütün bir film üzerine saatlerce konuşulabilir, ancak kısa ve öz olsun istiyorum, her bir sahne izleyeni de içine çekiyor kendinizi oyuncuların yanında hissediyorsunuz. Film içinde, bir köy evinde kurulan sofrada, karanlığın içinde durdukları bir köy çeşmesinde, arabaların ıssız yollarda seyir halinde kısaca her sahnede sizde bulunuyorsunuz. Bu çok önemli bir nokta benim için, dram türü filmleri sevenler için güzel bir film tavsiyesi olabilir, Ülkemizin en iyi yönetmenlerinden biri olan ve başarısını tüm dünyaya kanıtlayan Nuri Bilge Ceylan’ın bu filmini izlemeyen çok şey kaybeder, benden söylemesi şimdiden  iyi seyirler.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 1 Average: 5]
error: İçerik korumalıdır!!