Unutulmaması Gereken Yıl “2020”
5 (1)

2020 küresel, sosyal ve ekonomik bozulmaya etkinliklerin toplu olarak iptal edilmesine ve ertelenmesine dünya çapında kilitlenmelere ve 1929’da başlayan büyük buhrandan sonra en büyük ekonomik durgunluğuna yol açan ve hala da devam eden korona salgını yüzünden büyük ölçüde etkilenmiştir. İnsanlara bu yıl nasıl geçti diye sorarsak insanlar bu yılın çok kötü geçtiğini söyler. Özellikle tüm dünyanın başına gelen korona virüs salgını kimi insanları canından etti. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde ve çevremizde virüse kapılanlar oldu. Kimileri tedavi olup iyileşti. Kimileri ise bu hastalığı maalesef atlatamayıp hayatını kaybetti. Yetkililer özellikle de sağlık çalışanları korona virüse karşı alınacak tedbirleri bas bas bağırarak vatandaşlara duyurmaya ve bu tedbirlere uymalarını istemişlerdir. Özellikle maske, mesafe ve hijyen konusuna dikkat edilmesini defalarca söylemişlerdir. Yaz aylarında vaka sayılarındaki düşüş olduğu için tedbirlerde gevşeme olmuştur. İnsanlar normal virüs yokmuş gibi yaşamaya başlamıştır. Fakat bu gevşeme her şeyin yeniden başlayacağının sinyallerini veriyordu. Nitekim de öyle oldu yükselen vaka sayıları ile birlikte sıkı kurallar tekrar uygulanmaya başlandı. İlk korona virüs hastası 11 Martta ortaya çıkmıştır. 12 Mart korona tedbirleri kapsamında ilköğretim ve ortaöğretim 16 marttan itibaren 1 hafta süreyle tatil edildi. Üniversiteler ise 3 hafta tatil edildi. 17 mart da ise salgından kaynaklı ilk ölüm gerçekleşti. 21 mart da tedbirler kapsamında 65 yaş üstüne sokağa çıkma yasağı getirildi. 25 mart 2020 de ise yine tedbirler kapsamında tüm eğitim kurumlarında eğitime 30 Nisan’a kadar ara verildi. 3 Nisan tedbirler kapsamında 20 yaş altına sokağa çıkma yasağı getirildi. 10 nisan tedbirler kapsamında 31 ilde 2 gün sokağa çıkma yasağı ilan edildi. 14 Haziran da Bingöl Karlıova açıklarında Richter ölçeğine göre 5.7 büyüklüğünde deprem meydana geldi. 1 güvenlik koruyucusu şehit oldu. 3 Temmuz Sakarya Hendek’de havai fişek fabrikasında patlama meydana geldi. 6 işçi vefat ederken 114 işçi yaralandı. 6 Temmuz Çanakkale, Gelibolu, Ilgardere mevkinde 450 hektar orman yandı. Çanakkale boğazında ulaşım durduruldu. 22 Ağustos Giresun ve yedi ilçesinde sel ve heyelan felaketi meydana geldi. 6 kişi öldü. 11 Ekim Hatay Belen’de başlayan orman yangını diğer ilçelere de sıçradı. 400 hektar orman yandı. 30 Ekim Ege Denizi Depremi Kuşadası körfezi merkezi olarak seferihisar açıklarında Richter ölçeğine göre 6,6 büyüklüğünde deprem ve etkisiyle tsunami gerçekleşti. İzmir’in birçok ilçesinde binalarda hasar oluştu. 107 insanımız hayatını kaybetti. Yaralananlar oldu. Çöken binalar meydana geldi.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 1 Average: 5]
Güle Güle 2020
0 (0)

Hepimizin bildiği üzere 2020 yılı felaketlerle dolu bir yıl oldu. Birçoğumuzun canını yaktı. Felaketleri sıralayacak olursak; şubat ayında Suriye’de 45 askerimizin şehit olması, birçok insanın Koronavirüs salgını nedeniyle hayatını kaybetmesi, Van’da düşen çığ sonucunda içinde askerlerinde bulunduğu 42 kişinin hayatını kaybetmesi. Başta Elazığ depremi hemen ardından İzmir depreminin olması. Bu depremler sonucunda birçok vatandaşımızın hayatını kaybetmesi ya da İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’nda bir firmaya ait uçağın pistten çıkması sonucunda 3 yolcunun hayatını kaybetmesi gibi.

Bunlar sadece gördüğümüz ve bildiğimiz olaylardır. Daha görmediğimiz ve bilmediğimiz birçok olaylar var. Sıraladıklarımız Koronavirüs dışında diğer olaylar ülkemizin başından geçen felaketlerdir. Tabiki diğer ülkelerde de birçok felaketler olmuştur. Sel, deprem, yangın gibi. Genel olarak baktığımızda hep felaketleri, kötü olayları sıraladık. Gerçekten 2020 yılı hepimiz ülkemiz için çok kötü geçti. 2020 yılının biran önce bitmesini istiyorduk. Bir söz vardır gelen gideni aratır diye. Umarım 2021 yılı öyle değildir. İnşallah 2020 yılını mumla aratmaz bizlere. Neler olacağını bilemeyiz tabiki her şeyi yaşayıp göreceğiz. Son olarak bizlere huzur, sağlık ve mutluluk getirmesi dileğiyle hoş geldin 2021 yılı. GÜLE GÜLE 2020.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
İyisiyle Kötüsüyle 2020
0 (0)

2020 yılını geri de bıraktığımız bu günlerde geriye dönüp bakacak olursak, 2020 yılı felaketlerle dolu bir yıl oldu dersek sanırım yanlış  olmaz.2020 öyle bir sene oldu ki sadece Türkiye için değil bütün dünya ülkeleri için adeta inişli bir yıl oldu. Ama bu kadar olumsuzluğun içinde bazı şeylerin kıymetine vardığımız bir yıl oldu. Sağlığın ne kadar önemli, dışarıya çıkmak gibi küçük bir eylemin bile ne kadar önemli olduğunu fark ettik. 2020 yılı virüslerin, depremlerin, orman yangınlarının ve daha bir çok olayı içine sığdırabilecek bir yıl oldu. Doğal afetler sadece bizim ülkemizde değil, Avustralya’da da yaşandı ve ve belki de şu ana kadar yaşananlar arasında en vahimiydi. Uçsuz bucaksız ormanların uzun süre yanması içimizi de yaktı. Ormanda yaşayan binlerce hayvanında hayatını kaybetmesi hepimizi büyük acı verdi.   Hatırlayalım İzmir de meydana gelen depremde tek yürek olduk aslında insan olduğumuzun farkına vardık. Öyle unutmuşuz ki kendi benliğimizi. Enkaz altından kurtarılan çocuklarla hala bir umudumuzun olduğunu hatırladık. 2020 bize ne kadar acı şeyler hatırlatsa da bir umut hep içimizde yaşayacak.

2020 yılının bir de Ayasofya’nın yeniden camiye dönüştürülmesi ile birlikte sevindik. Ayasofya Camiinde 24 Temmuzda ilk namaz kılındı.  bunun yanında her yıl olduğu gibi kadınların yarası olan kadın cinayetleri yine devam etti. Pınar Gültekin cinayetiyle birlikte 2020 yılında 350’nin üzerinde kadın cinayeti işlendi. Kadın cinayetlerinin dışında 2020 yılında hayatını kaybeden ünlü sanatçılarımızda oldu. Kimi öğrenciler bu sene üniversite kazandılar ama gitmek nasip olmadı kimileri de uzaktan mezun oldular. umarım 2021 yılı daha güzel olayların yaşandığı bir yıl olur.

 

 

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Kıssadan Hisse 2020
5 (2)

2020’nin derbeder ama bir o kadar da güçlü okurları, bu yazımda sizlere 2020 yılında kısaca neler yaşadığımızı,  bu olayların üzerimizde bıraktığı tahribatlardan kendimce bahsetmek istiyorum. Genel olarak felaketler silsilesinin yaşandığı bir yıl olan 2020’nin tek iyi olayı Ayasofya Müzesi’nin camiye çevrilmesiydi diyebilirim. Birçok ülke gibi ülkece bizde depremler, seller ve yangınlarla mücadele etmek zorunda kaldık. Tabi bu yıla felaket yılı tanımlamasını yaptıran asıl olayın Korona virüs olduğunu hepimiz gayet iyi biliyoruz diye düşünüyorum. İnsanların zor bir süreçten geçtiği bir yıl olan 2020 yılı kendi iç alemimize yolculuk yapmayı sağlayacak fırsatlar da sundu.  İşlerin, okulun yoğunluğundan bir çoğumuzun kendine vakit ayıramaması karantina ile son buldu.  Kimimiz yeni tarifler denedik kimimiz o hep okumaya vakit bulamadığı kitabı okudu, ilk ayında hepimize iyi geldi.  Fakat karantina süresinin uzaması bir süre sonra büyük problemlere yol açmaya başladı. Hem iş hem ev hayatını aynı an da yürütmek kimisi için hiç kolay olmadı, buna en yakın örnek ise çevrimiçi ders veren iki öğretmen çiftin çocuklarının balkondan aşağı düşerek vefat etmesiyle en acı şekilde gördük. Dedim ya kimimiz home ofis tarzında rahata kavuştu ama kimimiz acı sonuçlara maruz kaldı. Pandemi süreci ile birlikte evlere kapanmamız aile ilişkilerimizin de gerçek yüzünü ortaya çıkardı. Ekonomik sorunların aile içi ilişkilere zarar verdiğini bu süreçte artan intihar vakalarından da anlamak mümkün. İş yerlerinin kapatılması çoğu gündelik işçinin işsiz kalmasına yol açtı. Pandemiden kaynaklı karantina dönemi insanların hızlı yaşamlarından yavaş tempolu bir yaşama geçmelerine neden oldu bu da ruhsal bunalımlara yol açtı. Evlerinde karantinada olan insanların yanı sıra hastanelerde yatan hastaların psikolojilerini siz düşünün. Biz evlerimizdeyken bile bu kadar bunalıma giriyorsak hem fiziken hem de ruhen çöken hastalar kim bilir nasıldır?

Virüsün etkileri büyük bunun hepimiz farkındayız peki peş peşe gelen depremlerin, yangınların ve sellerin etkisinin ve sonrasında olabilecek hasarların ne kadar farkındayız? 1999 depreminde çok hasarlar aldık fakat ders alamadık. Kentsel dönüşümden kaçan bir sürü vatandaş var değer mi gerçekten, canınızdan kıymetli mi mallarınız, yarın ne olacağını bilmediğimiz şu dünyada mallarımızı canımızın önüne koymak niye? Soru çok fakat çözüm yok! Her geçen gün su kaynaklarımız kuruyor, ağaçlarımız yanıyor ya da sel götürüyor, sadece insan değil doğa da büyük bir tahribat içerisinde hunharca bütün kaynakları sömürüyoruz.  2019 yılında başlayıp 240 gün süren Avusturalya yangınları ise 2020 yılının felaketler listesine giren bir başka olay 1,1 milyar hayvanın yandığı yangında birçok ülke olaya sessiz kalarak herhangi bir yardım gerçekleştirmedi. Bu da yetmezmiş gibi Avusturalya 5 bin yabani deveyi kuraklık nedeniyle helikopterlerden tüfeklerle ateş açarak öldürdü. Biz bu kadar canın yanmasına sebep olurken eee haliyle bizlerinde başına musibetlerin gelmesi gayet olağan. İnsanoğlunun gaddarlığı, doyumsuzluğu ve vicdansızlığı bırakmadığı sürece başına daha bir sürü kötü şey geleceği kanaatindeyim. Hani diyorlar ya şu dünya birkaç merhametli insanın hatırına dönüyor diye pek de haksız sayılmazlar sanki. Eğer bir şeylerin düzelmesini istiyorsak önce kendimizden başlamalıyız. 2021 yılınızın iyilik, merhamet ve bol sağlıklı bir yıl olmasının duacısıyım. İnsanca yaşayabildiğimiz nice yıllara!

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 2 Average: 5]
Karantinalı Yıl 2020
0 (0)

Her yılbaşında olduğu gibi 2020 yılının da  bizler için mutlu, huzurlu ve güzel geçmesi için dileklerde bulunarak girmiştik. Ancak bu yıl hiç beklediğimiz gibi olmadı ulusal ve küresel çapta binbir türlü müsibetin ve zorluğun yaşandığı bir yıl oldu.

Üniversite 3.sınıfıma denk gelen bu dönemde üniversite hayatımın kalan 2 yılının uzaktan ve online olarak geçeceğinden bir haberdik.

2019 yılı bitmiş 2020 yılının ilk ayları ocak ve şubat ayından sonra tüm dünyayı etkisi altına  alacak olan virüs ortaya çıkmıştı. Bu virüs 2021 yılında da bu yazının yazıldığı bu günlerde hala varlığını korumaktadır ne yazık ki. Aşı çalışmaları ve denemeleri sonuç verdi, ancak bu uzun ve sancılı bir süreç olduğunu da unutmamak gerekir.

2020 yılına baktığımda hayatımda yaşanmamış ve gelip geçmiş bir yıl görüyorum. Ocak ve şubat aylarından sonrası adeta hafızamızda yok gibi. Birbirini tekrar eden izolasyonlu ve karantinalı günler.  Bütün bir yıl boyunca ilkbahar, yaz ve kış ayları öylece gelip geçti. Tabii bu salgından korunmak için bütün bu süreç içerisinde toplum olarak son derece sıkıntılı günler geçirdik. Ancak bu bizim kaderimizde varmış diyorum, yaklaşık 100 yılda bir gerçekleşen salgın hastalıklar bu sefer 2020 yılında gerçekleşecekmiş. Önemli olan insanlığın bundan bir ders çıkarmasıdır.

2020 Doğal afetler ve depremlerin yaşandığı üzücü bir yıl olmuştu

  • 24 ocak 2020 günü Elazığ’da 6.5 büyüklüğünde deprem olmuş ve ne yazık ki 41 kişi hayatını kaybetmiştir, 1607 kişide yaralanmıştır.
  • 30 Ekim 2020 günü İzmir Seferihisarda 6.9 büyüklüğündeki depremde 117 kişi hayatını kaybetmiştir. 1.034 kişi yaralanmıştır.

Bütün bunlara baktığımda 2020 yılı için olumlu birşeyler söylemekte içimden gelmiyor. Çoğu insanın hatırlamak istemeyeceği bir yıl olduğunu düşünüyorum. Umarım ülke ve dünya olarak bu gibi kötü olayların tekrar etmediği huzur ve mutlu olacağımız yılların gelmesi dileğiyle…

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
error: İçerik korumalıdır!!