Uğultulu Tepeler
4.9 (15)

“İnsanı insan yapan, yüzüne güzellik katan ve onu sevdiren tek şey kalbinin güzelliğidir.”

diyordu kitapta. Her satırında ah Heatchliff ah diyorsunuz.

İlk sayfalardan itibaren iç karartıcı olduğunu söylemek gerekir. Büyük bir aşk hikayesi bekleyenleri hayal kırıklığına uğratıyor aslında. Uğultulu Tepelere yakın bir yere kiracı olarak taşınan bir adamın düşünceleriyle başlıyor kitap. Uğultulu Tepelerde oturan ev sahibi Heatcllif’in evine akşam yemeğine gidince ve bir şeylerin ters olduğunu bu adamın ve yanında bulunanların garip davranışları ilgisini çekiyor ve kendi evine döndüğünde yardımcısı Nelly’e bu kişileri sorunca hikaye Nelly’nin yaşadıklarını anlatmasıyla karakterleri tanımaya başlıyoruz. Uğultulu Tepelerin yıllar önceki sahibi iş seyahati sırasında sokakta bulduğu Heatcliff’i eve getirmesiyle ortalık karışıyor. Zaman zaman Nelly’e de kızacaksınız belki böyle kararlar vermeseydi işler çok daha farklı olurdu diye. Karakterlerin bu kadar soğukkanlı olması sizi korkutabilir. Sonrasında kitapta pek mutlu şeylerin geçtiği söylenemez. Aşırı derecede kin, nefret, intikam duygularıyla boğuşan ve bunlara aşkını feda eden bir adamın ve kadının hikayesi. Dediğim gibi asla tutkulu bir aşk beklentisiyle okumayınız. Büyük bir umutla okuduğum ama beni yine hayal kırıklığına uğratmayan bir son ile bitirdim. Okuduğum için pişman değilim aksine bitmesin de istedim.

İşte kitap sizi böyle bir çelişkide bırakıyor. Neyse okuyacaklara şimdiden iyi okumalar…

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 15 Average: 4.9]