İnsanlar neden genç olmak ister?
0 (0)

Herkese genç olmak ister misiniz ya da gençliğinize dönmek ister misiniz diye sorsanız çoğu insan  evet der. Çünkü genç olmak hayatta yapmak istediğini yapabilmektir.

Çocuklar biran önce büyüyüp genç olmak isterler çünkü büyüdüğün ve bir genç olduğunda kendi kararlarını alabilmek, istediğin şeyleri yapabilmek ve kendi düzenini kurabilmektir. Olgun insanlara ya da yaş almış insanlara sorduğumuzda neden genç olmak istediklerini; içlerinde kalan yapmak istedikleri şeyleri yapmak  istedikleri için, yaptıkları hataları düzelmek  ya da yediden o hayatı yaşamak için genç olmak istemektedir. Çünkü hayatın tadı, heyecanı ve zevki gençken daha iyi yaşanır.

Genç olmak demek özgürlük olmak demektir. Yapmak istediğini yapabilmek demektir. Genç olmak adaletsizliğe karşı adaletli olmak, sessizleri sesi olmak, yapılan yanlışları görebilmek, bir şeyleri değiştirme gücüne sahip olmak, yeniliğe açık olmak ve çağ başlatıp yeni bir çağ açmak demektir.

Kimileri beden genç olmak ister kimileri ise ruhen. İçimizde  ve dışımızda yaşadığımız durumlar bize bu duyguyu yaşamak isteğimizi güçlendir. Bazı durumlarda sorunlarla başa çıkmak gençken daha kolaydır. Düştüğümüzde ayağa kalmak ve yaşadığımız psikolojik sorunlardan sıyrılmak, insanlarla daha kolay anlaşabilmek ve ortama  ayak uydurmak, bedenen  kaldıramadığımız şeyleri kaldırabilmek ve en önemlisi de hayatı yaşadığımızı hissetmek gençken duyduğumuz  sevgi, aşk, güven, dostluk ve heyecanı dibine kadar yaşadığımız zamandır genlik.

Zaman geçtikçe gençliğe duyduğumuz özlem giderek artar. Çünkü yaş aldıkça inanlara olan güvenimiz, umudumuz, inancımız azalır. Bedenimiz o eski enerjisini kaybeder. Sorumluluklarımız artar, önceliklerimiz değişir ve yıpranırız. Hayatımızın o eski güzel günleri kaybolur. Anı anları yakalamak için insanlar geçmişe dönmek , genç olmak isterler. Bazı insanlar o içindeki gençliği kaybetmezler ama bedenleri yapmak istedikleri şeylere artık müsade etmez.Ya da tekrar o içindeki gücü bulmak için insanlar genç olmak ve genç kalmak isterler.

Çünkü genç olmak hayata karşı dik durabilmek demektir.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Müzik Gerçekten Ruhun Gıdası mı ?
0 (0)

Bir çoğumuzun bildiği bir laf olan “Müzik Ruhun Gıdasıdır” cümlesini gelin birlikte irdeleyelim. Müzik bir çoğumuzun vazgeçilmezi gibi hatta günlük ihtiyacımız olarak düşündüğümüz kendimizi dinlendirme ve rahatlama seçeneğidir. Müzik ile iç içe olmak şarkılar ve türküler ile haşır neşir olmak bir çoğumuzu günlük stresten uzaklaştırmak için güzel bir aktivite olabilir lakin bu bizim elimizde olan bir şeydir. Pozitif, enerji veren şarkıların modumuzu anlık olarak yükselttiği gibi negatif, enerjisi düşük şarkılar dinlemekte bizi bir o kadar bayar ve modumuzu düşürür. Dinlediğimiz müzikler bizim ruhumuzu hatta kişiliğimizi yansıtır. Her şeyi yolunda giden bir kişinin dinlediği müzik türüyle hayattan zevk almadan yaşayan birisinin dinlediği müzik türü tabi ki de aynı olamaz. Bu konuda genelleme yapmak doğru olmaz ama çoğunlukla durum bahsettiğimden ibarettir.

Kendini bilen bireyler daha doğrusu duygularına hakim olmayı bilen kişiler hayattan bıktığı ve gününün kötü geçtiği zamanlarda da enerjisi düşük şarkılar dinlemek yerine pozitif ve hayata bağlayan müzik türlerini tercih etmeleri onları yaşadıkları bunalım, çaresizlik ve bıkmışlık hissiyatına biraz olsun engel olmayı başarır. Ben duygularını bastırmayı ve hakim olmayı beceremeyen birisi olarak modumun yani enerjimin düşük olduğu zamanlarda modumu ve enerjimi daha çok düşürecek şarkıları tercih etme hatasına kapılıyorum. Bu hatayı yapmayıp yorgun ve bıkmışlık duygularının olduğu zamanlarda enerjimi yükseltecek şarkıları, müzik türlerini tercih ettiğimde modum yükseliyor ve hemen yatağımdan kalkıp herhangi bir uğraş bulup onunla ilgileniyorum.  Yani bu yazdıklarımdan şunu çıkarmalıyız ki müzik gerçekten bizim en derinlere kadar hissettiğimiz bir sanattır. Modumuz nasıl olursa olsun dinlemesini bildikten sonra müziğin her türlüsünü dinlemek bize zevk verecektir. Hayat yaşadığımızdan ibaret, elimizdekilerle yetinmeyi bildiğimiz ve ufak aktivitelerden bile mutluluk duyamayı bildikten sonra gerçekten yaşamın verdiği zevk hissiyatına kavuşuruz.

 

Eski çağlardan günümüze kadar ulaşmış olan müzik hayatın her alanında bizim bir parçamız olmayı başarmıştır. Ne bizler müziksiz yapabiliriz ne de müzik bizsiz var olmayı başarabilir. Birbirimizi tamamladığımız güzel bir rahatlama sanatıdır diyebiliriz. Müzikle Kalın…

 

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Dünyadan Uzaya Selam!
0 (0)

Uzay, Dünya ve diğer gök cisimleri arasında yer alan sonsuz boşluğa verilen isimdir. Uzayda 100 kilometre dışında başlayan içerisinde hissedilebilir oksijen bulunmayan alandır. Uzayın ortalama sıcaklığı yaklaşık olarak -270 derecedir. Uzayda bizim algıladığımız gibi bir zaman kavramı yoktur. Uzayla ilgili birçok teori, araştırma ve teknolojik gelişmeye rağmen bu sonsuz boşluğun tam sınırları bilinememektedir. Uzayda milyarlarca gök cismi ve yıldız sistemi olduğu tahmin edilmektedir. Uzayın % 4,6’sı atomlardan, %24’ü karanlık maddeden ve yaklaşık %72’si ise karanlık enerjiden oluşmaktadır.

Albert Einstein´a göre uzay; elastike bir dokuya sahiptir ve cisimlerin elastik yapıyı bükmelerinden ötürü yerçekimi vardır ve zaman kavramı yoktur. 2009 yılında ortaya atılan bir teoride ise, evren aslında sanılandan daha küçüktür ve daha az gökcismini içerir. Görünen milyarlarca gökcismi sadece birbirlerinin farklı zamanlarda görünen şeklidir.
İnsanlık gelişimiyle birlikte uzayı hep daha çok merak etmiş ve bir şekilde kendini uzaya çıkaracak hamleler yapmak istemiştir. Bu bağlamda insanoğlu özellikle 2. Dünya Savaşı´ndan sonra SSCB ve Amerika´nın uzay teknolojisindeki çekişmesine şahit olmuştur. Bu çekişme şüphesiz insanlık için faydalı olmuştur. Günümüzde gelişmiş devletler, devasa teleskoplar kurarak ve uzaya son teknoloji uydular göndererek uzayın daha derinlerine gitmeyi amaçlıyor ve uzayın sınırlarına ulaşmayı hedefliyor.

Sizce uzayda yaşam var mı?

Evet, uzayda yaşam vardır. Uzayda, uzaylılar yaşıyorlar. Şaka yaptım korkmayın. Uzaylılar diye bir şey yoktur. Uzayda gezegenler, yıldızlar, karadelikler ve bilmediğimiz daha birçok keşfedilmeyen oluşumlar yer almaktadır. Gezegenleri sıralarsak; Merkür, Venüs, Dünya, Mars (Merih), Jüpiter, Satürn (Zuhal), Uranüs, Neptün, Plüton şeklinde sıralamak mümkündür.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Spor ile Sağlıklı Yaşam
0 (0)

Spor hepimizin yapması gereken bir sosyal aktivite olduğunu düşünüyorum. Sporsuz yaşam doğru bir yaşam değildir. Mutlaka kendi ilgi alanımıza göre sevdiğimiz bir spor dalıyla meşgul olmalıyız. Bilimsel açıklamalara göre de insan vücuduna sporun çok iyi geldiği hakkında binlerce açıklama bulunmaktadır. Yaklaşık 3 yıldır vücut geliştirme sporu ile ilgilenen biri olarak söylüyorum bir çok hastalığımı yenmem de ki en büyük etkenlerden birisi spor olmuştur. 2017 başlarında mide ve sindirim rahatsızlıklarım vardı ve defalarca hastanelere gidip tedavi olurdum daha sonra spora başladım ve düzenli yapmaya gayret gösterdim, yediğim içtiğim her şeye dikkat ettim programlı bir yaşam oluşturdum ve bunun sayesinde sağlığıma yeniden kavuştum. Hayatımın sporlar tanıştığı günden itibarende çok şükür büyük bir rahatsızlık geçirmedim ve hastane yolundan uzaklaştım.

 

Spor Ruhun’da Gıdası

Kendimi aşırı berbat hissettiğim ruhsal çöküşleri yaşadığım evrelerde dahi spordan kopmamayı başardım. Beni daha kötü yerlere getirmekten ve kötü alışkanlıkları edinmekten de her zaman spor kurtarmıştır. Mental açıdan öz güvenimizi tavana çıkaran fiziksel açıdan da bizleri güçlü klan spor mutlaka yaşamımızın bir parçası olmalı. Normal zamanlarda herkes spor yapar ve yapabilir ama zor evrelerden geçtiğiniz zamanlarda(fiziksel ve ruhsal) spora eğilim göstermek aslında kurtuluş seçeneği olabilir ama bu eğilimi herkes gösteremez. Göstermeyi başaran kişiler ise gerçekten bunun meyvelerini o an toplamasa bile önündeki zaman içerisinde bu yolu seçmesinin meyvelerini elbette yiyecektir. Başarı azim gerektirir sözünden de yola çıkabiliriz. Çoğu zaman bireysel olarak sporla uğraşmak sıkıcı gelir, kendinize kafa dengi bir yol arkadaşı bulursanız eğer, sizi çöküşe değil başarıya sürükleyecek, motivasyonunuzu her zaman artıracak, rekabet halinde olacağınız bir yol arkadaşı gerçekten işinizi daha da kolaylaştır. Şuan pandemi sürecinden geçiyoruz spor salonları biraz daha riskli durumda bunun için sporu bırakmak tabi ki bahane olmamalı, internet üzerinden araştırdığımız zaman evde yapılabilecek sayısızca spor egzersizleri bulunmakta ve bunlara ulaşmak oldukça kolay, bu tarz videoları izleyerek bedenimizi aynı zamanda da ruhumuzu canlı tutabiliriz. Spor pozitif enerji ve olumlu, sağlıklı düşünmemizi etkileyen en kuvvetli etkenlerden birisidir. Sporla Kalalım…

 

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Umudun Gıdası
5 (1)

İnsan yapısı itibariyle ve yaşadığı çevre şartları nedeniyle çok kolay umutsuzluğa düşebilmektedir. İnsanların yaşadıkları ortamlar birbirinden farklıdır ve şartları da aynı değildir. Dolasıyla umutlar ve umutsuzlukları da farklıdır. İnanın umut edebilmesi ve umudun var olması için etkileşime girmesi gerekir. İnsanın gönlünde, kalbinde, içinde nasıl adlandırırsak adlandıralım umudun yeşermesi için bir kıvılcıma bir tetikleyiciye ihtiyacı vardır. Bu tetikleyici görsel ya da işitsel olabilir. Kısaca görünüşe, duyuma çıkmış bir sanat eseri bu işlevi görebilir. Çünkü sanat her şeyden önce insanın ruhuna seslenir ve insanın manevi yapısını şekillendirir. Müzik ruhun gıdasıdır derler. Bence müzik umudunda gıdasıdır. Kimi müzik ile de umuda tutunur. Bende umuda ve müziğe çok değer atfeden biri olarak, müzikte umuda tutundum. Herkesin tutunduğu bir enstrüman vardır. Bu enstrüman sadece müzik aleti olmayabilir. Bazen bir insan, bir hayvan bitki veya manevi değerlerdir. Müzik ile umuda sarıldığım için benim sarıldığım bir erbanem var ne zaman bir umutsuzluğa kapılsam, ne zaman canım sıkkın, stresli ve hayat enerjimi yitirmiş olsam veyahut bazen de mutlu olsam erbaneme sarılırım. Elime alıp çalmaya meylettiğim o an her şeyi bir kenara koyup kendimi müziğin akışına bırakıyorum ve ruhumu okşamasına müsaade ediyorum. Yoga yapan bir insan nasıl huzurlu hissediyorsa, kilisede günahlarından nasıl arınıyorsa bir insan namaz ile nasıl huzura eriyorsa ben de erbanemle müziğe sarıldığım aynı hissiyatı yaşıyorum. Ve son olarak şunu eklemek istiyorum ki tüm enerjisini yitirmiş insanların bir enstrümana ihtiyacı vardır. Müzik aleti, insan, doğa, hayvan, gökyüzü veyahut kendisine…

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 1 Average: 5]
error: İçerik korumalıdır!!