Arama:
Selam Uzaylı! Ben Dünyalı…
0 (0)

 

 

 Yıldız,  yıldız kümeleri, Takımyıldızları, Kuyruklu yıldızlar, Meteorlar, Galaksiler ya da Gök Adalar, hepsi uzayda belli bir nizam ve intizam içerisinde yer alıyorlar. Gezegenler ve daha niceleri kendi yörüngelerinden şaşmadan sanki bir ip yardımıyla tavana asılmış gibi değiller mi? Yoksa sadece ben mi benzetiyorum… Uzay biraz ürkütücü gelmiyor mu sizlere de? Sonsuzluğun diğer bir adı da olabilir. Boş bir alan olmadığı kesin değil mi sizce de. O kadar gezegen ve o kadar yıldız nasıl var olurdu yoksa. Acaba uzay nasıl var oldu? İnsanlar ilk çağlardan bu zaman kadar evrenin nasıl oluştuğu konusunda soru işaretleri ile karşılaşmıştır.

 

 

 

 

 

1600’lü yıllarda Newton hareketsiz ve başlangıcı olmayan evren görünüşünü varsayımında bulunmuştur. Fakat geniş bilgilere sahip değildir. Sonrasında ise Belçikalı bilim insanı Georges Lemaitre 1927 yılında Bing Bang (Büyük Patlama) Teorisi’ni ortaya koymuştur. 1929 yılında da astronom Edwin Hubble yaptığı araştırmalarla evrenin sürekli genişlediği görüşünü desteklemiştir. 15 milyar yıl önce Büyük Patlama Teorisi’ne göre iğne ucundan binlerce kez küçük olan bir baloncuğun içinde olduğu ve tüm nesnelerden sıcak ve yoğun olduğu ileri sürülmüş. Küçük maddenin bir anda patladı ve etrafa yayılması sonucunda evrenimiz oluştur. Bunu takip eden milyonlarca süren bir süreçte evren genişleyerek soğumaya başladı. Yalnız patlamaya neyin sebep olduğu henüz tam olarak açıklanabilmiş değildir. Evren genişleyip soğudukça enerji maddeye dönüştü, nötron ve protonlar birleşerek helyum ve hidrojen atomlarının çekirdeğini oluşturdu, bu gazlar evreni doldurdu. Gaz ve toz bulutlarının birleşmesi ile de Güneş Sistemi ve evrendeki diğer galaksiler oluşmuş oldu. Yani edinmiş olduğum bilgilere göre baya büyük bir patlama sonucu hayattayız. Çok tuhaf!

 

 

 

En çok merak ettiğim konular arasında ise acaba gerçekten uzaylılar mevcut mu? Dünya dışında yaşamın olup olmadığı ya da uzay boşluğunda yaşayan canlı organizmalar var mı? Bilimin ve teknolojinin ilerlemesi ile yavaş yavaş yeni görüntü ve bilgiler hayatımızda yer ediniyor.

Ama bir uzaylı ile iletişime geçek ve arkadaş olmayı kim istemez. Bilinmez biraz ürkütüyor olsa da çok fantastik olabilirdi. Bilim kurgu film ve dizilerinde yer alan uzaylalar simülasyon mu yoksa gerçeğin bir çeşit parodisi mi. Sanırım gerçek bir uzaylıyla arkadaş olana dek tüm meramımı bilim kurgu içerikli dizi ve filmler ile karşılayacağım.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
UÇSUZ BUCAKSIZ EVREN
0 (0)

Uzay, esrarengizliği ve güzelliği ile hala merak konusu olmayı başarmaktadır. Ne gökyüzünde dünyadan bakıldığında küçücük gözüken yıldızların keşfi, ne de gezegenlere dair bulunan bilgiler, bu bilinmezliği bir nebze de olsa azaltmaya yetmemiştir. Aylar, yıldızlar, gezegenler ve daha birçok gök cismi ortaya çıkmaya ve çıkarılmaya devam etmektedir. Bütün bu araştırmalar, beraberinde bazı ilginçlikleri de beraberinde getirmektedir. Ortaya çıkan bu bilgiler, insanoğlunu her zaman şaşırtmayı başarmıştır.

Uzayın derinliklerine doğru yolculuk yapıldıkça hep yeni bir kapı açılıyor gibi sanki. Öğrenilen, keşfedilen her yeni bilgiyle bir sır perdesi aralanırken beraberinde bir sürü daha bilinmezlik ve soru çıkıyor karşımıza. Uzayı tam anlamıyla öğrenmek mümkün mü? Bence değil. Uzay ucu bucağı olmayan bir boşluk. En basitinden sadece güneşin içine 1 milyon 300 bin tane dünya sığabilir. Dünyaya göre bu kadar büyük olan güneş bile aslında evrende çok çok küçük bir yer kaplıyor. Şuana kadar keşfedilmiş en büyük yıldız Stephenson 2-18 ( St2-18 )… Bu yıldızın yarıçapı 2150 tane güneşin yan yana gelmesine eş değer. Boyutları Güneş ‘ten yaklaşık 10 milyar kez daha büyük bir hacme karşılık gelir. Evrendeki en büyük yıldızlar sıralamasında 2. Sırada UY Scuti yer alıyor. Bu yıldızın yarıçapı ise 1708 tane güneşin yan yana gelmesi demek. Bu söylediklerim güneş gibi olan tek bir yıldızın büyüklüğü… Biz insanlar dünyanın bile çok büyük olduğunu düşünürken, bu rakamlar dudak uçuklatacak türden. Bu ölçülerden bahsedince evrenin ne kadar büyük olduğu çok daha kolay anlaşılabilir gibime geliyor. Dediğim gibi bu sadece keşfedilen kısım. Kim bilir uzayın derinliklerinde bizi daha neler neler bekliyor ama şunu çok rahatlıkla söyleyebilirim ki “Uzay keşfedilmeyi bekliyor.”

 

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
error: İçerik korumalıdır!!