Arama:
Ankara’nın seyir Terası “Ankara Kalesi”
0 (0)

Ankara’nın çoğu yerinden rahatlıkla görülebilen ve hemen hemen her Ankaralının  bir defa bile olsa çıktığı Ankara kalesi hakkında neler biliyoruz?

 

Ankara kalesi Ankaranın ulus semtinde bulunur. Toplam alanı yaklaşık olarak 43.000km2 dir. Kale içerisinde ortalama 16 metre yükseklikte duvarlar bulunmaktadır. Bunların yanında çoğu 5 köşeli 42 kule bulunmaktadır.

Yapılış tarihi kesin olarak bilinmemektedir, Hititlerin savunma amaçlı olarak yaptırdığı düşünülmektedir. Hititler sonrasında kale bir çok İmparatorlukntarqfından kullanılmış ve tamir edilmiştir.

Kale Ankara’nın en eski yerleşim yerine ev sahipliği yapmaktadır. Romalıların şehri ele geçirmesinden sonra kale ve çevresi yerleşim yerç olarak kullanılmış. Şehir kale sularının dışına taşımıştır. Daha sonra şehir Selçuklulara geçtikten sonra kalede tekrar onarımlar ve bir dizi tadilatlar gerçekleşmiştir. Osmanlı döneminde ise Mısır Valisi Ali Paşa’nın oğlu İbrahim Paşa tarafından 1832 yılında onarılmıştır. Kale sularında ve duvarlarında şahit heykel parçaları ve sütunlar kullanılmıştır. Bu da kale onarımında toplama malzemelerin kullanıldığını göstermektedir.

Gelelim kalenin iç kısmına, kale içerisinde çok sayıda yerleşim yeri bulunmaktadır. Geneli ahşap olan bu evler Cumhuriyetiin ilanı sonrası büyüyen ve gelişen Ankarada insanların kale ve çevresinde toplaşması ile çopalmıştır. Kale içerisindeki evler genelde dar Bir planda yapılmıştır. Alanın kısıtlı olmasından dolayı evler genelde 2 katlı veya 3 katlı yapılmıştır. Günümüzde halen evlerde insanlar yaşamaktadır.

Kaleye giden insanlar iç kale gezisinden sonra bu eski Ankara evlerini görmeleri tavsiye edilir. Çünkü atmosferi gerçekten sıcak ve görülmeye değerdir.

Bunun yanı sıra Ankara kalesinin manzarasını da anlatmak gerekir. Kale üzerinde Anıtkabir’den Kızılay yönüne, Keçiören’den Ulus manzarasına kadar bir çok  nokta rahatlıkla görülebilir.

Ankara’ya gelen her turistin kesinlikle görmesi gereken bir noktadır  tarihi ve kültürel olarak sn derece güzel bir aktivite olacaktır.

Şimdiden iyi gezmeler.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Gezmek İstiyorum
0 (0)

 

Bir gezginin en çok görmek istediği şey leylekmiş. İnanışa göre leylek gören sürekli gezer dururmuş. Leylek görmediğim için mi gezemiyorum yoksa pandemi yüzünden mi bilemiyorum.

Benim büyük hayallerimden birisiydi gezmek. Okuldayken sürekli geziyordum ve gezimin biri bitmeden diğeri için planlar yapıyordum. Güzel gezi turları için planlar yapmıştım yakın arkadaşımla ve yapmaya da devam ediyordum ki bütün dünyayı saran, bütün dünya da %80 gibi ciddi bir oranda yaşamı durduran Covid-19 salgını başlayana kadar.

Salgın başladı bütün planlarımız iptal oldu. Artık salgın yüzünden değil gezmeye gitmek evden bile çıkamıyoruz. Pandeminin etkileri sadece bununla da kalmadı. Ben İletişim Fakültesi öğrencisiyim. Ve gezmeyi çok seviyorum. İletişim Fakültesi bu konu için büyük bir avantaj. Bu Fakülteden mezun bazı isimler seyahat ederek gezi belgeselleri çekiyordu. Ben de hem bir meslektaş hem bir gezi tutkunu olarak bu bireyleri ve çekmiş oldukları belgeselleri takip etmeyi çok seviyordum. Bu beni hem gezme konusunda doyuruyordu hem de alanımda bana öncülük eden isimler oluşuyordu. Bu konu da benim en çok sevdiğim isimlerden bir tanesi Burak Akkul. Kendisi hem başarılı bir İletişim mezunu hem de kaliteli bir gezgin. Bütün dünyayı kaç kere gezdi sayamıyorum. Bu ismi takip etmenizi tavsiye ederim. Fakat bütün gezi planlarım gibi Burak abinin de gezileri, rehberliği pandemi yüzünden yarım kaldı.

Ben artık gezmek istiyorum. Gezmek gerçekten eğlenceli ve kültürel önem taşıyor.

İnşallah kısa süre de salgın son bulur Burak abi, ben ve siz de biran önce gezilerimize kaldığımız yerden devam ederiz…

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Farklı Kültürler
0 (0)

 

 

Neredeyse bütün yazılarım da hep bişeylerden hoşlandığımdan bahsediyorum. Ama gerçekten bu durum böyle. Gerçekten bir şeyleri seviyorum keyif alıyorum. Buna da kültür de dahil. İnsan kültür sever mi? Evet ben seviyorum. Her şeye ilgi duyan benim en keyif aldığım noktalardan bir tanesi televizyonda yayınlanan dünya belgesellerini izlemek. Bundan çok keyif alıyorum. Gezmeyi çok seviyorum bunu daha önce sayısız kez dile getirdim. Ama sadece gezmeyi değil kültürü de seviyorum. Dünya üzerinde çok sayıda milletler var. Ve her milletin kendine özgü kültürü yaşayış biçimi mevcut. Bir Türk vatandaşı olarak kendi yaşadığımız coğrafyaya ya da inanmış olduğumuz dine bağlı olarak kendi kültürümüzü hep çok sevmişimdir. Ama benim sevgim her zaman olduğu gibi kendi kültürümüzle sınırlı kalmıyor. Bütün dünya kültürlerine az çok merakım var. Televizyondan izlemiş olduğum dünya belgeselleri sayesinde bu merakımın bir kısmını gidermiş oluyorum. Ama bu bana eterli değil. Gezmeyi çok seven ve meraklı biri olarak bu kültürleri bizzat kendim gezerek görmek, onları yaşayarak hissetmeyi çok isterim. Temennilerim bu yönde inşallah bir gün gezerek farklı kültürleri yaşamak kısmet olur. İletişim mezunu olarak bunu size de yaşatmak isterim. Televizyondaki belgeseller gibi. Ve tavsiye ediyorum. Siz de vaktiniz oldukça hatta mümkünse bilerek vakit yaratın ve bol bol gezin. Farklı kültürleri görüp onları yaşayın. Hatta mümkünse farklı kültürlerden küçük ritüelleri kendi yaşantınıza ekleyin. Bu bir yemek yeme şekli bile olabilir.

 

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Peygamberler Şehri: Şanlıurfa 2
0 (0)

Medeniyet diyarı Urfamızı tanımaya devam ediyoruz.

Geçmişi asırlara dayanan Harran

Harran 5000 yıllık geçmişi ile birçok medeniyete ev sahipliği yapmış ve günümüze kadar gelmiş en önemli yerleşim yerlerinden biri. Burada en çok turist çeken yapılar Kümbet evleri. Tuğlaların üst üste dizilip balçık ile sıvanmasından yapılan bu evler en fazla beş metre yüksekliğinde. Özellikle yazın çok sıcak olan bölgede, evlerin içi oldukça serin oluyor. Harran evlerinin en önemli özelliklerinden birinin tepelerinde bulunan kümbetler olduğu söylenmektedir. Buna göre oda sayısının belirleniyor olması, hatta yaşayanların zengin olup olmadığının da bu şekilde anlaşıldığından bahsediliyor.

 

Kümbet evler çok geniş bir alana yayılmıştır. Turistler ise en çok gezdiği yerler Harran Kültür Evi’nin de içinde bulunduğu ve Kültür Bakanlığı tarafından alınıp restore edilen evler oluyor. Burada yapıların özellikleri ve tarihçesini anlatan bölüm, hediyelik eşya alabileceğiniz yerler ve çay bahçesi bulunuyor. Evlerin içini gezip hatıra fotoğrafı da çektirebilirsiniz.

 

 

Harran kalesi, Halep Kapısı, Harran Ulu Cami ve belki de dünyanın ilk üniversitesine ait olduğu düşünülen kalıntılarsa  Harran’da görebileceğiniz diğer kalıntılar. Tüm bu yapılar ile Harran en büyük zenginliklerimizden biri gerçekten.

 

 

 

 

Han El-Ba’rur Kervansarayı

Bölge tarihi açıdan o kadar zengin ki keşfetmeye doyamayıp yola devam ediyorsunuz. Kendi haline terk edilmiş Han El Barur Kervansarayı’na vardığımızda içeride harabelerin üzerinde dolaşan çocukları, gençleri görünce içimiz eziliyor.

 

Harran’a yaklaşık 25 km. uzaklıkta bulunan bu kervansarayın Eyyübiler dönemine ait olduğu söylenmektedir. Hanı yaptıran Hacı Hüsamedddin Ali Bey, burayı kuru üzümle doldurup yoldan geçen veya konaklayanlara dağıtırmış. Moğol istilasından sonra harap olan kervansaray uzun yıllar halk tarafından ahır olarak kullanılmış.

 

 

Mevlid-i Halil Camii

Hz. İbrahim’in doğduğu mağaranın yakınında bulunan caminin bulunduğu alanda yüzyıllar boyu dini yapılar yer almış ve ibadet için kullanılmış. Osmanlı döneminde ise 1523 yılında bu alana cami yaptırılmış. Hz. İbrahim’in doğduğu düşünülen mağaranın yanında bulunması sebebiyle cami bu ismi almış. İşlemeleri ile görülmeye değer güzellikte bir cami ve mutlaka ziyaret edilmeli.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Rehber ile Gezmenin Önemi
0 (0)

Yaz dönemlerinde kafamıza esip planlı ya da plansız çıktığımız tatillerde genellikle kafa dinleme rahatlama ihtiyacı duyduğumuz için yola çıkarız. Çoğu zaman bazılarımız tek başına bu yolculuğa çıkmayı bile planlayabilir. Sıradan bir kafa dinleme tatilinde kimseye ihtiyaç duymadan da canımızın istediği gibi takılabiliriz. Gezimiz bir tarihi mekan gezisi ise mutlaka bir rehbere ihtiyaç olduğu düşüncesi içindeyim, tabi şunu da aktarayım ki yanınızda gerçekten gittiğiniz mekanla alakalı bilgi düzeyi yüksek bir yol arkadaşı varsa bu rehber ihtiyacına gerek kalmayabilir böyle durumlarda yanınızda ki de bir rehber bilgi verici birisi olarak geçerli olabilir. Tarih mekanlarına yaptığımız gezilerde, seyahatler de yanımızda rehber ya da tam anlamıyla orasıyla ilgili bilgi sahibi birisi olmadığı zaman gerçekten çok büyük şeyler kaçırmış olabiliyoruz. Bizler belki az çok bir bilgi sahibi olsak bile yanımızda olan bir rehber o mekanda olan bizim yanından önemsemeden, bilmeden geçip gittiğimiz bir taşın bile hikayesini bilip yanındakilere bunu aktarıyor. Ülkemiz güzel vatanımızda özellikle tarih açısından binlerce medeniyetlere kapı açmış her karış toprağında bir mazi olan güzel bir coğrafya da yaşadığımızdan ötürü buralarda yaşanmış olayları ve her bilgiyi kulaktan dolma, yalan yanlış kaynaklardan değilde gerçekten gezip görüp en doğru haliyle bilgi almak en doğal hakkımız olduğunu düşünüyorum. Bunun için tarihi mekan gezilerinde ya da sıradan bir tatil planı olarak yola çıkmış ve yolunuzun üzerinde bir tarihi olay yaşanmış önemli bir mekana yapacağınız ziyaretinizde mutlaka orası hakkında bilgi sahibi olan bir rehber bularak orayı gezmek ve onlardan bir şeyler öğrenmek yapacağımız en doğru hareketlerden birisi olacağına inanıyorum. Bazen her şeyi ben biliyorum demek yerine bir şeyleri öğrenmek ve başkalarından dinlemek yolunu da seçmekte fayda vardır.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
error: İçerik korumalıdır!!