Arama:
İstanbul’un Katolik Kiliseleri
0 (0)

St. Antuan Katolik Kilisesi ismini Aziz Antuan’dan almaktadır. Aynı zamanda İstanbul’un en büyük Katolik kilisesi olma özelliğini de taşımaktadır. İstanbul Beyoğlu’ndaki İstiklal Caddesi üzerinde kalan kilise tarihi ve gotik mimarisiyle ilgi çekmekte. İstiklal Caddesi’nde yürürken hem sokak sanatçılarının muhteşem performanslarını dinleyebilir hem de tarihi bir keşfe çıkabilirsiniz. 1724 yılında Aziz Antuan’ın adı verilen bu kilise Osmanlı İmparatorluğu saray ve devlet hizmetini himayesi altında ticaretle uğraşan Katolik Ülkelerin vatandaşları tarafından inşa edilip kutsanmış. Kilise İstiklal Caddesi’nde olduğu için ulaşım da oldukça basit. Yerli ve yabancı turistler tarafından fazlaca ziyaret edilmekte. Kilise içine girdiğinizde kasvetli ama büyüleyici mimarisi sizleri karşılamakta. Kilisenin ön sıralarına sadece dua etmesi için Hristiyanlar girebilmekte. Kilisenin mimarisinin yanı sıra içerisinde yer alan heykellerde tarihi bir göz dolgunluğuyla ziyaretçilerin dikkatini çekmekte. Detaylı bir tarihi bilgi edinmek ya da dua ve ayin saatlerini öğrenmek istiyorsanız kilisenin bunlar için bir web sitesi de mevcut. İstiklal Caddesi’ndeki bir diğer tarihi kilise ise Santa Maria Draperis Kilisesi. 1584 yılında kurulan kilise, İstanbul’un en eski Roma Katolik kilisesidir. Neoklasik bir mimariye sahip olan kilise girişinde Meryem Ana mozaikleri ile ziyaretçileri karşılıyor. Kiliseye giriş için küçük bir aradan geçerek yokuş aşağı giden merdivenlerle mevcut. Antuan kilisesi ile karşılaştırınca daha ferah bir yapıya sahip olduğunu söyleyebilirim. Bahçesinde heykelden ziyade daha bitki ağırlıklı.  İstanbul’un farklı dinleri içinde barındırması bizler için büyük fırsat her dine başka bakış açılarından bakabilir ve insanların birbirine empati kurup hoşgörü ile yaklaşmasını sağlayabilir. Bu yüzden böyle tarihi yerlerin gezilmesinin her zaman insanlara bilginin yanında vicdani değerlerde kattığını düşünmüşümdür. Sağlıklı günlerde gezmek dileğiyle gezenti kalın!

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Gezelim görelim
5 (1)

Evliya Çelebi gibi keşke ben de rüyam da peygamber efendimizi rüyam da görsem de seyahat ya Rasulullah desem dediğim zamanlar olmuştur. Çünkü Türkiye cennet vatan. Çünkü Türkiye en doğusundan en batısına gezip görecek sayısız güzelliklerle dolu. Bu yüzdendir ki her zaman bir gezgin olmak bütün ülkeyi gezmek istemişimdir. Ben üniversite öğrencisiyim. Cennet vatanımla kıyasladığın zaman her ne kadar deve de kulak kalsa da kah okulda aldığım Trekking dersleriyle, kah okulun düzenlemiş olduğu gezilerle gezme fırsatı buldum. Bu geziler esnasında gördüğüm yerlerin adeta büyüsüne kapıldım.

 

Afyonkarahisar’da adına türküler yazılan Karahisar kalesi ile tarihi evleri ile, kentin merkezinde yer alan zafer meydanıyla, Atatürk anıtıyla,

Aksaray’da Volkanik Hasan dağı ile (Trekking dersi ile dağa tırmanma fırsatı bulmuştum) dört mevsim yabancı turistlere ev sahipliği yapan dünyanın en büyük kervansarayı ile, Ortaköy, Güzelyurt ilçelerinde doğanın bize sunduğu muhteşem manzaralarla, Ihlara Vadisi ile, görüntüsüyle adeta kalbi andıran Narlı gölü ile, sayısız türbesi ile Somuncu babası ile,

Aksaray’dan biraz fazla bahsettim çünkü ben üniversiteyi bu muhteşem şehirde okuyorum. Ve şehri çok fazla gezme şansım oldu.

Kayseri’ de sayısız kuş türünü bünyesinde barındıran Sultan sazlığı ile kayalara oyulmuş evler, kiliseler ile, Toroslar ile, Erciyes dağı ile, kayak merkezleri ile,

Nevşehir’de o muhteşem peri bacalarıyla, harika deve turlarıyla, peri bacalarının esrarengiz güzelliğiyle ben bu ülkenin büyüsüne kapıldım. Bu ülkenin  cennet vatanımın sayısız güzelliklerini dört bir yanını  daha fazla daha ayrıntılı gezmeyi çok isterim. Ve bu muhteşem güzellikleri görmeyi size ısrarla tavsiye ederim. Bu ülke gerçekten gezmeye ve görmeye değer. O yüzden bu güzellikleri hep birlikte gezelim ve görelim…

 

 

 

 

 

 

 

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 1 Average: 5]
error: İçerik korumalıdır!!