Arama:
Uzay’da Dünya’nın Bir Parçası
0 (0)

İnsanların uzaya ve astronomiye  her zaman ilgisi olmuştur. Uzay konusu ve alanı çok çeşitli bir alana sahip olmuştur. Uzay konusu geniş bir alana sahip alana sahip1950’lerden itibaren uzay konusu üzerinde çalışmalar yapılmaya başlamıştır.  Bizlerin merak ettiği ve bilim insanların  merak ettiği bir çok alanlar vardır. Böylece aklımıza çok sorular geliyor. Uzayda hayat var mı , uzayda başlangıç var mı , bir sonu var mı , hayatımıza katkıları ? bu tarz soruları hepimiz kendimize muhtemelen sormuşuzdur.  Bu da uzun bir zamana tekabül etmektedir. Uzay konusu insanlık açısında her zaman merak konusu olmuştur. Uzay ve Güneş Sistemine ait araştırmalar hızla yayılmaya başlamıştır. Dünya’yı oluşturan etmenleri merak ederek bilmek ve merak etmek tanımak istemiştir

Uzay Almanlar’ın 1940’larda geliştirilmeye başlamış V-2 balistik füzeleri ve ABD’nin geliştirdiği atom bombasıyla uzayacağının tohumları atılmıştır. Sovyetler Birliği tarafında uzaya gönderilen sputnik I isimli Dünya’nın ilk yapay uzay  uydusunun yörüngeye oturduğu 4 Ekim 1957 tarih olarak yer almıştır. Böylece teknolojinin gelişmesiyle uzay konusu hızla ilerledi. Böylece bir çok alanda yer edinilmiştir. Birçok alanı da kapsamaktadır. Askeri, Ekonomi, Siyasi alanda katkısı etkisi fazla olmuştur. Uzay alanında en güç olarak ABD yer almaktadır. Teknoloji alanında gelişmeler elektronik bilgisayar sistemleri, radar , uydu, bolistik, füze, roket , nükleer silah, atom bombası alanlar sağlamaktadır. Uzay deyince aklımıza çağrışan  kavramlar gezegen, yıldız, galaksi, evren atmosfer gibi alanlar olmuştur. Atmosfer ; gittikçe incelenen gaz katmanları topluluğudur.  Yeryüzünü çevreler farklı katmanları her biri farklı görevleri olan gaz katmanlarıdır.  Ozonsfer ve İyonosfer ara katmandır. Dış uzaya doğru gittikçe inceliyor. Ve kayboluyor.

Uzay’ın başlangıcı Uluslararası yasalar 3000 metrenin üerinde uçan pilotlar için  kabinde ek oksijen olmasını ister. 53000 metre atmosferin yarısı , Pilot’un altında kalır. Oksijen şarttı. Yoksa 30 dakika da bayılır. 16000 metrede artık oksijen takviyesi de işe yarama. Bu kez damarlarındaki basınç dış basınçla dengededir. Ek kabin basıncı gerekir . Hiç ses duyulmaz sadece Fanve bazı elektrikli aletlerin dahili sesi vardır. Ama dışarıda hiç görüntü yoktur. Ses taşıyacak kadar değildir. Uzay araştırmacılarında uzayın başlangıcı için şöyle bir tanım yapmıştır. Uzay aracının Dünya’ya en yakın olduğu yükseklik uzayın başlangıcıdır. Uzay nerede başlar sorusu seçilen referans noktasına bağlıdır.

Uzay ‘ın günlük hayatımızı kolaylaştırır, hayatımıza büyük bir kolaylık sağlamıştır. Marketlerde vakumlanarak havayla teması engellenmiş ve uzun raf ömrüne sahip ürünlerdir. NASA’nın gıda güvenliği üretim esnasında şoklanır ve vakumlu paketler yardımıyla hava almasını engellenir. Bu da paketlenen yiyecekleri uzun süre boyunca tazeliğini korumuş olur. Böylece paketlenen yiyecekler bakteriler veya mantarlar tarafından bozulmasını engellemiş olur. Bu durum Türkiye’de yaklaşık 150 ülkede kullanılmaktadır. Hepimizin hayatını kolaylaştıran hayatımızın bir parçası olan kablosuz süpürgeler kablosuz şarjlı örnek toplayıcılarda kullanılarak Ay yüzeyinde toplamda 382 kilogram Dünya’ya getirilerek incelendi sonrasında ise başka şirket tarafından potentin satın almasıyla evlerde, ofislerde ,arabalarda  kullanılan kablosuz elektrikli süpürgeler yaygınlaştı ve hayatımızın bir parçası haline gelerek hayatımızı kolaylaştırmıştır. Birçok örnek verilebilir Mikro dalga fırınlar , uzaktan kumanda kış aylarında kullanılan ince etkili olan montlar , gözlükler , gözlükler , telefon ekranlarında kullanılan çizilmez camlar vb. birçok şeyler teknolojiyle birlikte uzay çalışmalarıyla üretilmiş ve hayatımız kolaylık sağlamıştır.

Uzaya Yolculukları  ; Uzaya gönderilen ilk canlı olma özelliği taşıyan köpek Layka Dünya yörüngesine çıkan ilk hayvan olan Sovyet Uzay köpeği Layka , 3 Kasım 1957 tarihinde fırlatılan Sputnik 2 Uzay aracının yolcusu olarak seçilmiştir. Böylece Uzaya gidip tarihe adını yazdırmış Astronot olma özelliği taşıdı. Buna benzer örnek verilebilir : Bir meyve sineği , Maymun , Kedi, Örümcek ,Kaplumbağa , Hamamböceği , Solocan , Su ayısı astronot hayvan test amaçlı gidilmiştir.

Yuri Gagarın uzaya çıkan ilk insan oldu. 12 Nisan 1961 ‘de ‘ Vostok 1 ‘ uzay mekiğiyle Dünya yörüngeni turlayarak uzaya çıkan ilk insan olarak tarihe adınız yazdı. Uzaya çıkan ilk Kadın ise 15 Haziran 1963’te yörüngede yolculuk yaparak kozmonot Valentina Tereskova , uzaya çıkan ilk kadın oldu.

İnsanlar sürekli içinde bulunduğumuz hayatı hep merak etmiştir. Bu soruları sorarken uzayla ilgili Gökyüzü , Gök cisimlerinin , Gezegenleri, Yıldızları, Galaksiyi merak ederek araştırarak aklındaki merak edilen soruları çözmeye çalışılmıştır. Evrenin varoluşunu nasıl olduğunu merak etmişizdir. Evren kısacası ; içinde çeşitli boyutlardaki , tanımlı tanımsız , görünür görünmez madde ve enerjinin oluşturdukları sistemlerle bunların arasındaki sonsuz boşluğun bütünsel oluşumudur. Uzay ise; Dünya ile diğer tanımlı , tanımsız cisim madde ve enerjinin içinde yer aldığı çok boyutlu boşluğa denir.

Güneş Sistemi ; yaklaşık 4,6 milyar yıl içinde yer alan Güneş sistemi merkezinde güneş olmak üzere çekim etkisinde kalan Markür, Venüs , Dünya , Mars , Jüpüter, Satürn ,Uranus ve Neptün olmak üzere 8 gezegen oluşmaktadır. Güneş sistemi yarı çapı yaklaşık 15 milyar Km’dir. Güneş sistemini oluşturan gezegenler olarak yer alır. Güneş sistemi Güneş’ten sonra en önmli üyeleri gezegen 2 grupta oluşmaktadır. Markür , Venüs , Dünya ve Mars katı kayalık yüzlere sahip olmaları nedeniyle de iç gezegenler olarak adlandırılır. Güneş’e en yakın gezegen Markür en uzak gezegen ise Neptün’dür En büyük gezegen Jüpiter olarak yer alır. Dünya Güneş’e en yakın üçüncü gezegendir. Güneş ortalama 14.9.6 milyon Km mesafede bulunur. Güneş sisteminde en büyük 5. gezegen olan Dünya 6. 357 Km yarıçapındadır. Güneş etrafındaki dönüşümü 365 günde ( 365 gün 6 saat 9 dakika ) tamamlayıcı gezegen 1 gün 24 saat ( 23 saat 56 dakika 4 saniye ) uzunluğa sahiptir .

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Uzaya Dair Bildiğimi Sandığım Bilmediklerim :)
0 (0)

 

 

Küçükken hep köye giderdik yazları. Evimizin önüne bir sürü halılar serer, minderler dizerdik. Tepemizde gökyüzünü kapatan hiçbir şey yoktu. Ne bir çatı ne de saçtan yapılmış bir korunak. Kafamıza yukarı kaldırır kaldırmaz öğlen güneşi, gece ise ayı ve yıldızları görürdük.  Hava çok soğuk olurdu. Bizde zaten sıcaktan kaçardık bu yüzden giderdik köye. Geceleri başka severdim köyümü.

 Evin önüne uzandığımızda kuzenlerimizle oyun oynardık hep. Yıldızları sayardık, yıldız kayma yarışı yapardık. Kim en çok kayan yıldızları sayacak, ya da kim daha fazla yıldız sayacak derdik. Ben hep kaybederdim. Çünkü onlar daha fazla yüksek sayılar söylerlerdi büyük oldukları için. Şimdi öğrendim ki onlar da kaybetmiş. Çünkü yıldızları saymak mümkün değilmiş.

Ne yani yıldızlar sayılamayacak kadar fazla mı? İyi ama bu nasıl olabilirdi ki? Mümkün müydü böyle bir şey? Çünkü gökyüzüne baktığımız da sayabiliyorduk.

YANILMIŞIM…

Böyle bir şey mümkün değilmiş. Çünkü ben sadece en çok parlayan yıldızları sayabiliyormuşum.   3, 5, 10, 100, 1000

Ve daha fazlası…

 

 

Bir de Ay Dede’yi ben nereye gidersem o da ışığını bana vermek için hep beni takip ediyor, ben korkmayayım diye benimle geliyor sanırdım. Keşke bunların doğrularını öğrenmeyecek kadar masum kalsaydım derim hep kendi kendime. Meğerse Ay ne kadar büyükmüş ki her yerden görünebiliyormuş.

Mesela Ay’a Ay Dede demiyorum artık büyüklüğünü öğrendikten sonra. 🙂

Ay bu kadar büyükse, kim bilir uzay ne kadar büyüktür. Büyüktür tabii ki canım. Kaç gezegene ev sahipliği yapıyor? Kaç gezegeni barındırıyor içinde?

Yıldızdan, aydan, gezegenlerden başka ne var içinde uzayın? Peki boşluğu?

İşte bunların hepsini öğrenmek için uzaya insan göndermişler. Duyumlarıma göre uzaya gitmesi 6 ay sürüyormuş. İnsanlar oraya giderken yanlarına 6 aylık yiyeceklerini alıyorlarmış. Aslında ben bunlar doğru mu yoksa uydurma şeyler mi diye hiç araştırmadım, araştırmak istemedim.

Çünkü çok fazla merakım olmadı. Peki sizinle küçük çaplı araştırmalar yapalım mı? Ne dersiniz? Ben varım. 🙂

Hemen Google Efendi’ye yazdım ve ulaştığım sonuçlardan en kısa olanını sizinle paylaşmak istiyorum.

Aya gidiş süresi

Dünya’dan Ay’a Yolculuk

Dünya ile Ay arasında 360 bin km vardır. Uzay mekiklerinin gelişimi bu uzun mesafeyi yakınlaştırmaktadır. Mekiklerin hızı 25 bin ve 30 bin arasında olmakta bunu göz önüne alırsak Ay’a 8 ve 10 saatte ulaşabilirsiniz

 

Bu veriler 2018 yılına ait veriler. Yani 3 yıl öncesine ait. Gelişen teknoloji ve bulunan kolaylıklarla bence bu zaman çok daha kısa bir hal almıştır.

Bakın mesela ben 6 ay olarak biliyordum ama bırakın ayı insanlar 1 günden çok daha kısa sürede bile ulaşabiliyorlarmış.

Uzaya gitmek gibi bir niyetim hiç olmadı ama eğer ki siz bir gün gitmek isterseniz mutlaka araştırma yapın öyle gidin.

Çünkü benim gibi yalan yanlış bilgilerle giderseniz 6 aylık yiyeceğini yanınıza almanız gerekir.

Kim bilir? Belki de daha fazlası…  🙂 🙂

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Hiç Merak Ettiniz mi? Nasıl oluyor?
0 (0)

Hiç merak ettiniz mi, güneş tutulması ve ay tutulması nasıl oluyor. Bugün sizlere güneş tutulması ve ay tutulması nasıl oluyor onu anlatacağım. Bu gök olaylarını hemen hemen herkes yaşamış veya gözlemlemiştir. Ben mesela bu olayı 2006 yılında okulda iken gözlemledim. O zamanlar küçük olduğumuz için anlam veremedik. Sadece bir cisim geldi güneşin önünü kapattı, her taraf kapkaranlık oldu. Bu kadarıyla biliyordum. Bugün sizlere bu olaylar nasıl oluyor onu anlatacağım.

Ay tutulması, dolunay zamanında ve Ay’ın düğüm noktalarına yakın olması durumunda gerçekleşir. Ay, Dünya’nın gölgesine girerek, Güneş’ten aldığı parlaklığı kaybeder ve bu olayın sonucunda da Ay Tutulması meydana gelir. Ay tutulması, yeryüzünden Ay’ın ufuk çizgisinin üzerine olduğu herhangi bir bölgesinden gözlenebilmektedir. Ay’a karşı olan Dünya yüzeyine çarpan Güneş ışınları Dünya’nın atmosferinde kırıldığından dolayı, Ay tutulmasında, Ay tamamen kaybolmaz ve Dünya’nın gölgesi kırmızı renkte görülür. Bu güçsüz ışık kalıntıları görünürlüğü mahallî atmosferik şartlara bağlı olarak Ay’ı tuhaf bir bakır renginde ortaya çıkarır. Bunun sonucunda Ay tutulması olur. Ay tutulması genellikle yılda iki kez olur.

Güneş tutulması nasıl oluyor peki? Hadi şimdide bu soruya cevap verelim.

Güneş tutulması, Ay’ın yörünge hareketi sırasında Dünya ile Güneş arasına girmesi ve dolayısıyla Ay’ın Güneş’i kısmen ya da tümüyle örtmesi sonucunda gözlemlenen doğa olayıdır. Tutulmanın olması için Ay’ın yeni ay evresinde olması ve Dünya’ya göre Güneş ile kavuşum halinde olması, yani yörünge düzleminin Dünya’nın Güneş çevresindeki yörünge düzlemi ile çakışması gerekir. Bir yıl içinde Ay, Dünya çevresinde yaklaşık on iki kez dönmesine karşın, Ay’ın yörünge düzlemi ile Dünya’nın yörünge düzlemi arasında beş derece kadar bir açı olması sonucu, Ay her defasında Güneş’in tam önünden geçmez ve dolayısıyla bu çakışma seyrek olarak oluşur. Bu yüzden, yılda iki ile beş arasında Güneş tutulması

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
UÇSUZ BUCAKSIZ EVREN
0 (0)

Uzay, esrarengizliği ve güzelliği ile hala merak konusu olmayı başarmaktadır. Ne gökyüzünde dünyadan bakıldığında küçücük gözüken yıldızların keşfi, ne de gezegenlere dair bulunan bilgiler, bu bilinmezliği bir nebze de olsa azaltmaya yetmemiştir. Aylar, yıldızlar, gezegenler ve daha birçok gök cismi ortaya çıkmaya ve çıkarılmaya devam etmektedir. Bütün bu araştırmalar, beraberinde bazı ilginçlikleri de beraberinde getirmektedir. Ortaya çıkan bu bilgiler, insanoğlunu her zaman şaşırtmayı başarmıştır.

Uzayın derinliklerine doğru yolculuk yapıldıkça hep yeni bir kapı açılıyor gibi sanki. Öğrenilen, keşfedilen her yeni bilgiyle bir sır perdesi aralanırken beraberinde bir sürü daha bilinmezlik ve soru çıkıyor karşımıza. Uzayı tam anlamıyla öğrenmek mümkün mü? Bence değil. Uzay ucu bucağı olmayan bir boşluk. En basitinden sadece güneşin içine 1 milyon 300 bin tane dünya sığabilir. Dünyaya göre bu kadar büyük olan güneş bile aslında evrende çok çok küçük bir yer kaplıyor. Şuana kadar keşfedilmiş en büyük yıldız Stephenson 2-18 ( St2-18 )… Bu yıldızın yarıçapı 2150 tane güneşin yan yana gelmesine eş değer. Boyutları Güneş ‘ten yaklaşık 10 milyar kez daha büyük bir hacme karşılık gelir. Evrendeki en büyük yıldızlar sıralamasında 2. Sırada UY Scuti yer alıyor. Bu yıldızın yarıçapı ise 1708 tane güneşin yan yana gelmesi demek. Bu söylediklerim güneş gibi olan tek bir yıldızın büyüklüğü… Biz insanlar dünyanın bile çok büyük olduğunu düşünürken, bu rakamlar dudak uçuklatacak türden. Bu ölçülerden bahsedince evrenin ne kadar büyük olduğu çok daha kolay anlaşılabilir gibime geliyor. Dediğim gibi bu sadece keşfedilen kısım. Kim bilir uzayın derinliklerinde bizi daha neler neler bekliyor ama şunu çok rahatlıkla söyleyebilirim ki “Uzay keşfedilmeyi bekliyor.”

 

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
error: İçerik korumalıdır!!