İspanya’da Bir İslam Mimarisi: El Hamra Sarayı
5 (1)

Gidip görmek istediğim yerlerden birisi El Hamra Sarayı. İslam sanatı muazzam süslemeciliğini burada da konuşturmuş. Aslında saraya dışarıdan bakılınca oldukça sade görünüyor fakat iç kısımlarında ilerledikçe sarayın muhteşem mimarisini fark ediyorsunuz bence. Tabii ben de incelediğim fotoğraflardan konuşuyorum umarım bir gün gidip görmek nasip olur.

İspanya’da elçilik yaptığı yıllarda sarayı gezen Yahya Kemal Beyatlı El Hamra yazısında şöyle diyor:

” Dünyanın hiçbir yerinde Allah adını bu kadar çok zikreden sütun, kemer, kubbe, tavan, kapı ve duvara sahip başka bir saray bulmak mümkün değildir.” 

İspanya’da son İslam Devleti olan Nasri Sultanlığı’nın idaresi altında uzun süren çalışmalar sonucu ortaya çıkan bir saray. Endülüs bölgesindeki Granada şehrinde yer alan saray şehir merkezinin doğusunda Darro ve Henyil vadileri arasındaki Sabika Tepesi üzerine kurulu. İsmini ise Endülüs toprağından imal edilmiş ve demir elementinin bol bulunan maddesinden aldı. Bu malzeme Arapça’da kırmızı manasına gelen “ahmar” şeklinde kullanılmış daha sonra da bugünkü adını aldı.

Saray dizayn edilirken İslam’daki mahremiyet esası dikkate alınmış. Dışarıda oldukça sade ama içeride gayet zengin ve uyumlu bir yapı. Mücedden mimari sanatı Endülüs Emevi Devleti dönemlerinde ilk örneklerini vermiş. Bu da aslında Yahudi, Hristiyan ve Müslüman kültürlerinin uyum içinde birlikte yaşama örneklerini gösteriyor. Sarayın yapılışında da bu mimari örnek alınarak tasarlandı. Saray bu zamana kadar çeşitli tahribatlara maruz kalarak bazı bölümleri yok olmuş ama hala dünya çapında ve bütün İslami eserler arasında önemli bir şöhrete sahip. Bugün de hala oldukça ihtişamlı duran El Hamra Sarayı İslam saraylarının en iyi durumda olanıdır.

Sarayın en yüksek kısmında emir ve harem bulunmakta, tepenin batısında sarayın askeri garzinosu var. Doğusunda ise asiller mahallesi teşkil eden ve içinde bazı esnafların ikamet ettiği bir şehir kısmı yer almakta. Sarayın asıl ünü Mersinağaçları Avlusu (Havuzlu Avlu) ve Aslan Avlu olan iki büyük avlunun etrafında toplanmış olmasıdır. Sarayın surların dışına açılan kapısında, hükümdarlar halkın hukuki meselelerine baktıkları için Adalet Kapısı adıyla biliniyor.

İşte İslam sanatının güzel bir örneğini daha görmüş olduk. Gidip gezenler varsa çok şanslı benim gibi gitmemiş ama çok isteyenler varsa da umarım gider ve bir sürü güzel anı biriktirir orada 🙂

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 1 Average: 5]
Bir Eser Bir Hikaye: Guernica
5 (1)

Pablo Picasso yapmış olduğu bu çok değerli eseri 1937 yılında resmetmiştir. Bu eser ressamın en önemli ve ünlü resimlerinden birisidir, onu bu kadar dikkat çekici kılan şey savaşı anlatma biçimidir. Resime ilk baktığımızda belki bir anlam veremeyiz fakat incelemeye başlayınca dikkat çekici detaylar ortaya çıkacak. Şu an Kraliçe Sofia Ulusal Sanat Müzesi içerisinde sergilenen, eni 7 metre ve boyu 3 metre olan oldukça büyük boyutlardaki bu harika eser kübizm ve sembolizm akımlarını içermektedir.

İspanya’nın bir kasabası olan Guernica, iç savaşın olduğu dönemde Naziler’in uçakları tarafından bombalanmıştır. Tam bir katliamın yaşandığı bu olayda binlerce insan ve hayvan ölmüş, bir o kadar da yaralanan olmuş. Olayın yaşandığı sıralarda Picasso Paris kentinde yaşamaktaydı, ülkesinde yaşanan bu acı verici olayı gazetelerden okuyan ressam bu olay üzerine derin üzüntü duymuştur. Tam da bu dönemde Paris’te açılacak ve şehir şehir gezecek olan Dünya Fuarı için hükümet, ressamdan bir resim yapmasını istemişti. Guernica’nın acısını üzerinden atamayan ressam teklifi kabul ederek yaşanan bu dehşet dolu olayı eserine yansıtmaya karar verir. Olayları gazetelerden takip eden Picasso savaşın şiddetini ve dehşetini koyu renklerle yansıtmış ve oldukça kısa sürede yapımını bitirmiştir. Gelelim şimdi resmin detaylarını incelemeye…

 

 

Resmi soldan sağa doğru incelediğimizde ilk gördüğümüz figür boğadır, bu boğanın kuyruğunun yandığını görüyoruz. Figür hem milliyetçiliğe göndermedir hem de savaşta yaşanan acıya. Boğanın hemen altında yer alan kadın figürünün kucağında bir çocuk olduğunu ve bu çocuğun hayatını kaybettiğini görmekteyiz. Ayrıca resimde kadın figürlerinin çok sayıda olması savaşı yansıtan bir diğer öğedir çünkü erkekler o sırada savaşmaktadır.

 

Kadın figürünün altındaki adamın parçalara ayrıldığını görüyoruz, adam ülkesi uğruna canını vermiştir. Kopmuş olan koluna baktığımızda elinde kırılmış olan kılıçtan bu durumu anlayabiliriz. Ayrıca elinden filizlenmiş olan çiçek umudu yansıtmakta.

Resmin yukarısında yer alan bu simge işkence odalarındaki ampüle gönderme olmasının yanı sıra İspanyolcada ampul anlamına gelen bombilla kelimesinden yola çıkarak bomba kelimesine göndermedir.

 

 

İçinden hançer geçmiş bu atın acı içinde olduğunu görüyoruz. Ayrıca resimdeki figürlerin dillerinin sivri bir şekilde resmedilmesi çektikleri acı nedeniyle bağırmalarını yansıtmaktadır.

 

 

 

Pencereden süzülerek giren bu kadın hayret içerisinde olan bir yüz ifadesine sahiptir. Sanki olayları anlamaya çalışıyor ve hayret ediyor gibi bir görünüm içerisinde. Ayrıca karanlık odaya elinde tuttuğu gaz lambasıyla girdiği görülüyor.

 

 

Hemen altında bulunan bu figür ise sanki yaralanmış ve ayağını tutuyor. Diğer kadın gibi bu kadın da hayrete düşmüş bir şekilde resmedilmiş.

 

 

 

Son figür ise sanki alevler içerisinde ve acı çekiyor gibi. Yüzünü yukarı dönmüş bu kişi adeta bağırıyor. Bu figürün yanında bulunan açık kapı da buranın karanlık bir oda olduğunu anlamamıza yardımcı olan bir diğer öğe.

 

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 1 Average: 5]
error: İçerik korumalıdır!!