Arama:
UÇSUZ BUCAKSIZ EVREN
0 (0)

Uzay, esrarengizliği ve güzelliği ile hala merak konusu olmayı başarmaktadır. Ne gökyüzünde dünyadan bakıldığında küçücük gözüken yıldızların keşfi, ne de gezegenlere dair bulunan bilgiler, bu bilinmezliği bir nebze de olsa azaltmaya yetmemiştir. Aylar, yıldızlar, gezegenler ve daha birçok gök cismi ortaya çıkmaya ve çıkarılmaya devam etmektedir. Bütün bu araştırmalar, beraberinde bazı ilginçlikleri de beraberinde getirmektedir. Ortaya çıkan bu bilgiler, insanoğlunu her zaman şaşırtmayı başarmıştır.

Uzayın derinliklerine doğru yolculuk yapıldıkça hep yeni bir kapı açılıyor gibi sanki. Öğrenilen, keşfedilen her yeni bilgiyle bir sır perdesi aralanırken beraberinde bir sürü daha bilinmezlik ve soru çıkıyor karşımıza. Uzayı tam anlamıyla öğrenmek mümkün mü? Bence değil. Uzay ucu bucağı olmayan bir boşluk. En basitinden sadece güneşin içine 1 milyon 300 bin tane dünya sığabilir. Dünyaya göre bu kadar büyük olan güneş bile aslında evrende çok çok küçük bir yer kaplıyor. Şuana kadar keşfedilmiş en büyük yıldız Stephenson 2-18 ( St2-18 )… Bu yıldızın yarıçapı 2150 tane güneşin yan yana gelmesine eş değer. Boyutları Güneş ‘ten yaklaşık 10 milyar kez daha büyük bir hacme karşılık gelir. Evrendeki en büyük yıldızlar sıralamasında 2. Sırada UY Scuti yer alıyor. Bu yıldızın yarıçapı ise 1708 tane güneşin yan yana gelmesi demek. Bu söylediklerim güneş gibi olan tek bir yıldızın büyüklüğü… Biz insanlar dünyanın bile çok büyük olduğunu düşünürken, bu rakamlar dudak uçuklatacak türden. Bu ölçülerden bahsedince evrenin ne kadar büyük olduğu çok daha kolay anlaşılabilir gibime geliyor. Dediğim gibi bu sadece keşfedilen kısım. Kim bilir uzayın derinliklerinde bizi daha neler neler bekliyor ama şunu çok rahatlıkla söyleyebilirim ki “Uzay keşfedilmeyi bekliyor.”

 

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Hayal Et Şu An Neredesin?
5 (2)

Evet şu an her ne yapıyorsan ara ver ve hayal et! Çünkü buna o kadar ihtiyacımız var ki… Markete bile gitmeye korktuğumuz, yan komşumuz kapımızı çalsa üstümüzü başımızı düzelteceğimiz yerde maske aradığımız, artık evimizde  misafire bir bardak çay bile veremediğimiz zamanlarda en çok hayal etmeye ihtiyacımız var. Önce kulaklığımızı takıyoruz ve arkamıza yaslanıyoruz. Aşağıya link bırakacağım müthiş eseri dinleyerek hayallerinizde uçsuz bucaksız yerlere gidebilirsiniz 🙂

https://www.youtube.com/watch?v=VYCOg-yglNM

Ben ileride bir karavanım olsun istiyorum. İçine atlayıp orası senin burası benim dolaşmak istiyorum. Çok şey mi istiyorum? Şu an karavanı olanlara ciddi takmış durumdayım hep videolarını izliyorum şu Koronavirüs döneminde en rahat onlar. Ne maske takmak zorundalar ne de eve kapanmak zorundalar. Hayat onlara güzel 🙂 Yanında kafa dengi bir arkadaşın olacak tabii. Karavanının içinde küçük bir soba, üstünde demlik, arka fonda rahatlatıcı bir müzik, üzerimizde battaniye, elimizde kitap. Aman Allah’ım harika bir an değil mi? Önünde eşsiz bir manzara…

“Bir karavan lazım bize, sınırsız kahve ve bitmeyen kitap bir de deniz manzarası…”

Ahh şu mükemmel ortamdan daha iyi ne olabilir ki? (koronanın bitmesi dışında tabii) Sabahın ilk ışıkları açık küçük pencerenizden yüzünüze vuruyor, gözlerinizi açamıyorsunuz. Hemen dışarı çıkıp temiz havayı içinize çekiyorsunuz. Çektiniz mi? Havayı güzel görünce tabii bir koşuya çıkıyorsunuz arkadaşınızla. Ardından dışarı sandalye atıp manzaraya karşı kahvaltı ediyorsunuz. Birlikte bulunduğunuz yeri keşfe çıkıyorsunuz. Aman Allah’ım o kadar muhteşem bir yer ki birbirinden güzel yerler keşfediyorsunuz. Mesela dağların arasından şarıl şarıl küçük bir şelale akıyor. Ayaklarınızı sokuyorsunuz buz gibi. Tabii fotoğraf çekinmeyi unutmuyoruz 🙂 Akşam karavanın önünde yere oturmuşuz elimize Ukulele (tabii ki benim sevdiğim müzik aleti olacaktı) alıyoruz birkaç parça tıngırdatıyoruz.  Şarkılar söylüyoruz. Varsa etrafta kediler, köpekler bize eşlik ediyor. Kendinizi o kadar eşsiz hissediyorsunuz ki çünkü bir yere ait değilsiniz her yer artık sizin keşfedeceğiniz bilinmezliklerle dolu. Özgür ruhunuz karavanınızla serbest kaldı. Artık özgürsün. İstediğin yerde istediğin kadar kalabilirsin. Bir gün deniz kenarında uyanmak isterken bir gün yeşilliklerin arasında uyuyabilirsin. Sadece yüreğinin götürdüğü yere gidiyorsun. Bu duyguyu uzun zamandır yaşamıyoruz.

 

 

 

“Kocaman bir karavan kitaplar, müzik, hayaller. Sen ve ben. Var mısın? “

Benden bu kadar, şimdi sizi hayallerinizle baş başa bırakıyorum…

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 2 Average: 5]
error: İçerik korumalıdır!!