Arama:
Whatsappı Silmeli miyiz?
5 (1)

Ortalık karışmış durumda. Whatsapp’ın doğuşu mükemmel olmuştu eskide sms kullanıyorduk, sms paketleri yapmak durumunda kalıyorduk Whatsapp oraya çıkınca çok az internetle bile sınırsız mesaj atabildik hatta yurt dışındaki akrabalarımızla ücretsiz konuşmaya başladık. Şuan herkes Whatsapp’tan nefret etmiş durumuna geldi. Whatsapp artık sözleşme ile kişisel verilerimize erişmek için sözleşme gönderdi, sözleşme kabul edilmezse Whatsapp kullanılmayacağı açıklandı. Ortalık tam da bu yüzden karıştı.


Peki nedir bu talep ?
Kullanıcıların verilerini anonim olarak işlenmek istedi. Verilerin anonim olarak işlenmesi aslında o kadar da kötü bir durum değil. Biz internette bazı reklamlar görüyoruz bazı reklamların bizim ilgi alanımıza ve ihtiyacımıza göre verilmesi bizim faydamıza olan bir durum. O yüzden verilerin hızlı ve anonim olarak hızlı işlenmesi bizim aleyhimize olan bir durum.

Aslında akıllı telefonumuza yüklediğimiz bütün uygulamalarda sözleşme kabul ediyoruz. Bir çoğumuz indirdiğimiz uygulamadaki sözleşmeyi okumadan işaretleyip geçiyor. Bütün mobil uygulamalar bizim verilerimize zaten ulaşıyor. Birşey bedavaysa pazarlanan sizsinizdir diye bir söz vardır. Bedava uygulamalarda bizim verilerimizden gelir elde ediyor. Verilerimizi korumak istiyorsak tuşlu telefona geçmemiz gerekli.

Whatsapp’ı silmeli miyiz? Hatta şuan whatsappı çoktan silenler var. Whatsaap’ı silmek çözüm değil . Whatsapp’ı silenler duyurusunu İnstagram hesabından yaptılar. Whatsapp’ın da, İnstagramın da , mesenger’ında Facebook’un sahibi Mark Zuchemberg’in. Dik duracaksak bu uygulamaların hepsini birden silmek gerekir.

Türkiye’de whatsapp’ın sözleşmesine sosyal medyada büyük tepkiler oldu. Olması gerekenden de bir durum. Türk rekabet kurumu da olayla ilgili Whatsap’a soruşturma başlattı. Whatsapp bütün bu Whatsappı sileriz yerli uygulamalara geçeriz gibi tepkileri görünce ve Türk Rekabet Kurumu’nun soruşturma başlatmasıyla geri adım attı. 8 Mayıs 2021 tarihine kadar sözleşmeyi kabul etme zorunluluğunu durdurdu.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 1 Average: 5]
Hiçbir Mesaj Masum Değildir
0 (0)

 

Teknolojinin gelişmesi ile iletişim araçlarını hem çeşitlendi, hem de daha etkin bir hale geldi. Sinema, radyo, televizyon derken internet, iletişim araçlarının, yaşanan tüm zamanların ötesinde bir etkiye sahip olmasını sağladı. Her iletişim aracının toplum üzerindeki faydası ve zararı, hızla sorgulanmaya, yaygınlaşmaya başladı. Tam da bu noktada insanların algı farklılıkları ve verileni yorumlamalarında farklılıklar oluşmaya başladı. Yayın kuruluşlarının ideolojileri oluştu. Filmlerin konuları alt metinler ile dolduruldu. Topluma dizi, film, müzik, sanat, haber, oyun ve daha niceleri ile fikirler ekilmeye başlandı. Tüm bu konuların ortak noktası kişiler üzerinde farklılık oluşturuyor olsa da kitle oluşturabilecek başlıklar olmasıdır.

Sosyal medya platformlarında farkında olmadan belli konular hakkında mesajlara maruz kalabiliyor hatta ve hatta yediğimiz yemekten giydiğimiz kıyafetlere kadar yönlendirilebiliyoruz.  Kitle iletişim araçları herkese ulaşmaktadır. Bu da bizlerin tek tipleşmesine ve yönlendirilmesine neden oluyor. Kitle iletişim araçları ile verilen mesajlar sorgulanmaksızın aklımızda yer ediyor. Eleştirel medya okuryazarlığı yapabiliyor isek mesajın masum olup olmadığını ayırt etmemiz kolay oluyor. Herbert Marshall McLuhan’ın ‘Araç mesajdır.’ teorisi de bu okumalarda oldukça etkilidir. Peki, bu teori nedir?

“İçerik yerine biçime eğilmek gerek. İletişimin şekli belli iletiler için tercihe sahiptir. İçerik daima belli bir şekilde vardır ve bu biçimin dinamiği tarafından bir dereceye kadar yöneltilir. Eğer araç bilinmezse mesaj da bilinmez. Bu anlamda araç ortak iletidir. Araç kullanan kişilerin algısal alışkanlıklarını değiştirir. Araç yansız değildir. Kişilere olduğu kadar topluma da mesaj verir.’ Şeklinde bu teoriyi açıklayabiliriz. Ona göre ileti yani araçla neyin söylendiği önemli değildir. Yani bir haberin gazetede, radyoda, televizyonda ve sosyal medyada aktarılmasıyla farklı anlam kazanır. Sadece bunlarla sınırlandırmak yersizdir. Örneğin bir dijital oyunu ele alalım.  Oyunda yer alan karakterin görseli, konuşmaları, hareketleri de kullanıcıya belli mesajlar iletmektedir. Kız çocuklarının benim çocukluğumda en çok istediği oyuncak sarışın, mavi gözlü, güzellik algısı oluşturan Barbie bebeklerdi. Barbie dediğimizde aklımızda hiçbir zaman kilolu, çirkin ya da farklı bir görsel oluşmaz. Tam tersi çocuklara dayatılan bir güzellik algısı mevcuttur. Bu da bizlere her alanda oluşturulan ürünlerin alt metinlerinin dolu olduğunu gösterir.

Her toplumun kendine has sosyal ve moral değerleri vardır. İyi veya kötü ahlâki değer yargıları kuşaktan kuşağa toplumsallaşma yoluyla aktarılır. Değişen kültüre kodlar ile mesajları algılayıp özümsememiz daha kolay hale gelmiştir. Sürekli bir değişim altında olan dünyada şimdi farklı kültürler ve yaşam şekilleri iç içe geçmiştir. Yoğun çıkar çatışmaları, hızlı stresli modern şehir yaşamı, hem bireylerin hem toplumların mevcut değerler sisteminin köklü değişikliklerle karşılaşmasına neden olmuştur. Medya da ve gündelik yaşantımızda eleştirel medya okuryazarlığı yapmalı ve mesajların masum olup olmadığına odaklanmalıyız.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
error: İçerik korumalıdır!!