Yaşam kalitenizi artırıcı bir eylem “dijital detoks”
0 (0)

Eskiden günlük rutininiz olarak yaptığınız ya da ara sıra keyif almak için yaptığınız bazı şeylerden artık zevk almadığınızı mı hissediyorsunuz? Bu durumun büyük sorumlusu dopamindir. Peki yaptığımız şeylerden eskisi kadar zevk almamız mümkün mü? Dopamin detoksu ile evet. Gelin hem bu dopamin nedir hemde dopamin detoksu nasıl yapılır birlikte inceleyelim.

Dopamin, coşku, zevk ve motivasyon duyguları yaratan beynin bir nörotransmiteridir. Beyin, bir kişinin düşünme ve davranışını geliştirmek için doğal olarak dopamin üretir. Beyindeki dopamin seviyesini artıracak yemek, nikotin, alkol ve uyuşturucu gibi duygu durumunu artırıcı birçok madde ve aktivite vardır. Dopamin seviyesi bu dış etkilerle artığında, beyin doğal dopamin üretimini yavaşlatarak uyum sağlamaya çalışır. Bu aktivite devam ederse, dopamin üretimi eninde sonunda duracaktır.

Yani bu durumda eskiden yapmaktan zevk aldığınız şeyleri yapmakta zorlanacak ve daha fazlasını, daha yenisini isteyeceksiniz. İşte bu sebepten dolayı sosyal medya ağları sürekli yeni içeriklerle karşınıza gelir. Aynı şeyleri görmekten sıkılırsınız ve sayfayı yenilediğinizde karşınıza yeni içerikler gelir. Bu durum da size dopamin salgılatarak uygulama içinde daha fazla kalmanıza olanak tanır. Bu durumda da konu dopamin detoksunun bir türü olan dijital detoksa geliyor.

Öncelikle dopamin detoksu nedir bunu konuşalım. Dopamin detoksu en kısa tabiriyle yapmaktan zevk aldığınız şeylerden bir süreliğine uzaklaşmaktır. Bu sayede duyarlılığını yitirmeye başlayan dopamin reseptörleriniz kendine gelir. Bu kendine gelme süresi bağımlılık boyutunuza göre değişkenlik gösterebilir. Genel olarak birçoğumuz kitap okumak yerine telefonla uğraşmaktan daha fazla zevk alıyoruz. Normalde kitap okumaktan da zevk almamız gerekirken, kitabı elimize aldığımızın belki onuncu dakikasında sıkılabiliyoruz ama telefon için düşünürsek saatlerce başımızı kaldırmadan telefonla uğraşabiliriz. İşte biz bu durumu değiştirebiliriz. Yapmamız gereken dijital detoksu uygulamak.

Peki dijital detoksu nasıl uygularız. Oldukça basit; bağımlılığınızı artıran elektronik ürünlerinden bir ya da bir kaç günlüğüne uzak durarak dijital detoksu başarıyla tamamlamış olursunuz. Bu durumu açıklaması kolay olsa da yapması o kadar basit değildir. Yine de kararlılık gösterek bu detoksu deneyebilirsiniz. Ya da bu detoksu yapmak istemezseniz gün içinde telefonla/bilgisayarla geçirdiğiniz vakti sınırlayabilirsiniz.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
DİŞ SAĞLIĞI
0 (0)

Küçüklükten beri bize kazandırılmak istenen en önemli alışkanlıklardan biridir. Gülerken bembeyaz dişlere sahip olmak hem sağlığımız açısından hem de psikolojik olarak bizi rahatlatır. Diş fırçalama alışkanlığı ilk başta ailemizden başlar onlardan görürüz. İleriki yaşlarda okula adım atar atmaz öğretmenler tarafından da bu alışkanlık sürekli dile getirilir. Klasik olan ‘Dişlerimizi günde 3 defa fırçalamalıyız.’ Cümlesini her yerde duyarız genelde. Ve dedikleri kadar da önemlidir çünkü dişlerimizin çürük olması bir çok sağlık sorununa da yol açar. Bunlar; sindirim sisteminde, kalp, beyin, böbrekler ve eklemlerde ciddi sağlık sorunlarına sebep olabilir. Bunların yanı sıra dediğimiz gibi psikolojik olarak da diş sağlığımızın kötü olması bizi de kötü etkiler. Bunların önüne geçebilmek için çocuğumuzu ya da küçük kardeşimi sorun olsun ya da olmasın dişçiye götürüp dişlerini kontrol ettirmek önemlidir. Bu hem çocuğun dişçi korkusunu yener hem de önceden tedbir olarak en ufak olumsuzlukta önceden müdahale edilir. Çünkü yaş ne kadar büyürse sorunları gidermek o kadar büyür. Bunlara uyduktan sonra tabi ki uymamız gereken başka kurallarda var diş fırçalama alışkanlığını kazansak bile diş fırçamızı ve diş macunumuzda iyi seçmeliyiz. Dişlerimize uygun fırçalar her zaman önemlidir. Dişlerimize uygun olmayan daha sert ya da daha yumuşak fırçalarda diş sağlığımızı etkileyebilir.

Diş fırçaları market standlarında ya da eczanelerde satılan ürünlerdir ve satın alındıklarında ambalajları üzerinde kullanımları veya yenilenmeleri için özel bir talimat verilmez. Diş fırçası ambalajlarında bazen üreticinin diş fırçasının iki-üç ay sonra atılması gerektiği yönergesi bulunur. Kullanım süresine göre yıpranan diş fırçasının göre kılları düşmeye, eğilip bükülmeye, sertliğini kaybetmeye ve işlevsiz bir hale gelmeye başlar. Genelde 6 ayda bir değiştirme önerisinde bulunulur. Tabi birisi yanlışlıkla diş fırçanızı kullanırsa değiştirmeniz daha da öne alınabilir. Ayrıca günde 3 defadan ayrı arada atıştırdığınız aburcuburlardan ya da şekerlemelerden sonra da dişlerinizi fırçalamak ekstra diş sağlığına olumlu katkı yapar ve dişleriniz çürümekten kurtulur. Bunun gibi anlatılması güç ama yapması çok basit işlemlerle dişlerimizi inci beyazlığına kavuşturabiliriz.

 

 

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Geleneksel Oyunlar Yerini Dijitale Bırakıyor
0 (0)

 

 

 

Halk kültürünün önemli bir parçası olan çocuk oyunları, içinde yaratıldıkları ve icra edildikleri sosyo-kültürel ortamın aynası durumundadır. Kadınlar ve yaşlılarla birlikte geleneğin en önemli taşıyıcıları çocuklardır. Çocuklar geleceği inşa edecek bugünlerdir.  Çocuk oyunları, temel yapısal özellikleri bakımından geleneğine bağlı kalmakla birlikte sürekli değişim içinde olan ürünlerinden biridir. Geleneksel çocuk oyunları denildiğinde akla şu oyunlar gelmektedir; Körebe, arapsaçı, çelik çomak/met/değnek oyunu, kukalı saklambaç, çatlak patlak, istop, aç kapıyı bezirgânbaşı, ip atlama, saklambaç, üçtaş, dokuztaş, beştaş, kovalamaca, mendil kapmaca, kutu kutu pense oyunu, seksek ve daha niceleri…

Eskiden sokaklarda koşup zıplayan çocukların yerine artık evlerinde saatlerce bilgisayar başında ya da ellerinde tabletlerle oturup beden gücü harcamadan oyun oynayan çocuklar görüyoruz. Kültür endüstrisinin bir ürünü olan dijital oyunlar kullanıcılar ve özellikle de çocuklar üzerinde oldukça büyük etkilere sahiptir. Oyun, kendiliğinden ortaya çıkan, amacı olmayan, insanları mutlu eden serbest bir aktivite olmaktan çıkarak belirli mesajların kullanıcıya aktarıldığı bir alan haline geldi. Oyunun tam anlamıyla oyun olabilmesi için özgür, dolaysız, çıkar dışı ve kaynaştırıcı nitelikte olması gerekir. Modern toplumlarda ise oyun, ticarileşmiştir. Caillois’e göre oyun şu özellikleri içerir: Özgürdür: Oyun oynamak zorunlu değil, gönüllü bir eylemdir. Ama günümüzde bu tam tersi bağımlılık düzeyi ile zorunlu hale gelmiştir. Ayrıktır: Belirli bir mekân ve zamanla bağlıdır. Dijital oyunlarda yer alan zaman ve mekan tamamen sanal ve gerçeklik dışıdır. Koşulları bellidir. Belirsizdir: Oyunun nasıl biteceği öngörülemez. Dijital oyunlarda ise iki seçenek vardır. Kazanma ve kaybetme odaklıdır. Üretken değildir: Oyunun bitimindeki maddi durum, oyun başladığı zamanla aynıdır. Dijital oyunlar ticari sektörle girift bir hal almıştır. Kuralları vardır: Oyunda, sadece oyunun kuralları geçerlidir. Dijital oyunlarda, oyun kurucunun bireysel kuralları geçerlidir. Geleneksel oyunlarda olduğu gibi toplumsal kurallar yoktur. Ve son olarak inandırmaya dayalıdır. Gerçek hayata zıt, ikinci bir gerçekliğin veya ondan bağımsız bir gerçek dışılığın kabulünü içeren bir farkındalık duyulmasını gerektirir. Gelin görün ki dijital oyunlar ise gerçeklikten uzak ve ütopik bir alanda yer alır.

 

Mc Luhan’ın sıcak-soğuk iletişim araçları ayrımına göre bilgisayarlar da televizyon gibi soğuk iletişim araçlarındandır. Çünkü soğuk ileticiler “izleyiciden, dinleyiciden, seyirciden dış gerçekliğin ‘resmine varmakta’ oldukça canlı bir muhayyele yeteneği geliştirmesini isteyen araçlardır. Tam da bu noktada geleneksel oyunlar sıcak, samimi ve kültürel ilişkileri arttırırken, dijital oyunlar ise yalnızlaştırarak yozlaşmaya neden olmaktadır. Kültürün şekillenmesi üzerinde de etkilerini göz ardı edemeyiz. Sanal dünyalar, insanlara gerçek dışı olan ve yeni bir kimlik sunmaktadır. Bu durum aynı zamanda ekonomik ve sosyal yönden ezilen kişiler için bir kaçış imkânıdır.

Son olarak dijital oyunların olumlu ve olumsuz özelliklerine de değinelim.  Oyunların uzun süre oynanması, çocuğun gerçekliği ve hayali birbirine karıştırmasına sebep olabiliyor. Şiddet, intikam ve olumsuz davranış içeren, şiddeti artırdıkça ödüllendiren oyunlar da çocuğa bağışıklık kazandırabilir, şiddetli davranmaya meyilli hale getirebilir, empati kurma becerisini engelleyebilir. Dürtüsel davranış ve dikkat sorunlarıyla da karşılaşabiliyor. Olumlu özellikleri ise, dijital oyunları oynamak, birçok görsel ve uzamsal görevde performans üstünlüğü ve iyileştirme ile ilişkilendirilebilir. Renk ve şekil ayrımı gerektiren reaksiyon zamanlarında oyun oynayanlar oynamayanlara göre daha hızlı tepkiler verebilir. Oyun oynayanlar oyun oynamayanlara göre bir takım görsel ve uzamsal görevlerde daha hızlı görsel reaksiyon vermekte ve hedef bulmayı daha kolay başarmaktadır.  Dünya değiştikçe yaşama dair her şey dönüşüme uğramaktadır.

 

 

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
error: İçerik korumalıdır!!