Arama:
Nereden çıktı bu gaste
0 (0)

 

 

Trabzon'da gazete manşetleri "Karadeniz, Taka, Kuzey Ekspres, Sonnokta, Günebakış Gazetesi "

 

 

Gazete ilk başlarda küçük bir kağıt yayınlanmaya başlamış ileri ki tarihlerde sayfalarca bilgileri içerisinde barındırmaya başlamıştır. Eskiden ne kadar popüler bir araçtı. Eskiden dediğim teknolojinin adının bile ortada olmadığı zamanlar. Herkes merak etmez gazetelerin böyle sıralarda yazıldığını ama meraklıları bilir tabi. Teknoloji diye bir şeyin adının geçmediği zamanlar demiştik ya savaş durumlarını iletmek üzere uzun uzun anlatımlarla savaş alanındaki son dakika havadisleri iletilmiyor, bilgilerin en önemlileri bağlantı kopar diye önce verilir az önemli olanlar sonra söylenirdi. “Elçiye zeval olmaz” şeklinde bir deyiş vardır. Bu dönemler de haberleri elçiler iletirmiş. Savaş durumunda ya da ülkelerde yaşanan olası bir durumda bir ülkeden başka bir ülkeye elçinin haber götürmesi aylar sürermiş. Bu durumda “Elçiye zeval olmaz mı bilmem ama elçinin ilettiği bilgiler tartışılır. Bu yüzden iyi ki gazeteler çıkmış.Bu olaylar ışığında gazetelerde çıkan haberlerin yazıları oluşmuş. Herkes merak içerisinde olduğu için dört gözle gazetelerin çıkmasını beklermiş, ta ki radyo çıkana ve her yere yaygınlaşana kadar sürdü bu popülerlik. Radyo çıkana kadar popüler olmuş ama insanların okur yazarlığı olmadığı için kahve hanelerde toplanıp okuma bilen birine okutulurmuş. Çok popülermiş ama kullanmakta zormuş. Zaten daha sonrasında radyonun çıkması, televizyonun yaygınlaşması derken şu an da bile yayınlanması devam etse de en son başvurulan iletişim aracı oldu. Teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte hızla satın alma oranı da düşüyor. Özellikle eğitimli kesim iş maratonundan günlük hayatın yoğunluğundan haberleri internet üzerinden takip ediyor. Hatta öyle ki gazetecilik öğrencisi olan ben bile internet haberciliğini tercih ediyorum. Gazeteleri genelde emeklisi gelmiş teknolojiden uzak, vakit geçirmek amaçlı bulmaca çözmek isteyen insanlar tercih ediyor. Bir de değinmek istediğim son bir nokta var gazete diye yazıyoruz ama hala hala gaste diye hitap edenler var cahillikten değil sanırım bu telaffuz en kültürlüsü bile böyle söyler. Mesleği gazetecilik olanlar bile gaste demekte.Sahi nereden çıktı bu gaste.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Hiçbir Mesaj Masum Değildir
0 (0)

 

Teknolojinin gelişmesi ile iletişim araçlarını hem çeşitlendi, hem de daha etkin bir hale geldi. Sinema, radyo, televizyon derken internet, iletişim araçlarının, yaşanan tüm zamanların ötesinde bir etkiye sahip olmasını sağladı. Her iletişim aracının toplum üzerindeki faydası ve zararı, hızla sorgulanmaya, yaygınlaşmaya başladı. Tam da bu noktada insanların algı farklılıkları ve verileni yorumlamalarında farklılıklar oluşmaya başladı. Yayın kuruluşlarının ideolojileri oluştu. Filmlerin konuları alt metinler ile dolduruldu. Topluma dizi, film, müzik, sanat, haber, oyun ve daha niceleri ile fikirler ekilmeye başlandı. Tüm bu konuların ortak noktası kişiler üzerinde farklılık oluşturuyor olsa da kitle oluşturabilecek başlıklar olmasıdır.

Sosyal medya platformlarında farkında olmadan belli konular hakkında mesajlara maruz kalabiliyor hatta ve hatta yediğimiz yemekten giydiğimiz kıyafetlere kadar yönlendirilebiliyoruz.  Kitle iletişim araçları herkese ulaşmaktadır. Bu da bizlerin tek tipleşmesine ve yönlendirilmesine neden oluyor. Kitle iletişim araçları ile verilen mesajlar sorgulanmaksızın aklımızda yer ediyor. Eleştirel medya okuryazarlığı yapabiliyor isek mesajın masum olup olmadığını ayırt etmemiz kolay oluyor. Herbert Marshall McLuhan’ın ‘Araç mesajdır.’ teorisi de bu okumalarda oldukça etkilidir. Peki, bu teori nedir?

“İçerik yerine biçime eğilmek gerek. İletişimin şekli belli iletiler için tercihe sahiptir. İçerik daima belli bir şekilde vardır ve bu biçimin dinamiği tarafından bir dereceye kadar yöneltilir. Eğer araç bilinmezse mesaj da bilinmez. Bu anlamda araç ortak iletidir. Araç kullanan kişilerin algısal alışkanlıklarını değiştirir. Araç yansız değildir. Kişilere olduğu kadar topluma da mesaj verir.’ Şeklinde bu teoriyi açıklayabiliriz. Ona göre ileti yani araçla neyin söylendiği önemli değildir. Yani bir haberin gazetede, radyoda, televizyonda ve sosyal medyada aktarılmasıyla farklı anlam kazanır. Sadece bunlarla sınırlandırmak yersizdir. Örneğin bir dijital oyunu ele alalım.  Oyunda yer alan karakterin görseli, konuşmaları, hareketleri de kullanıcıya belli mesajlar iletmektedir. Kız çocuklarının benim çocukluğumda en çok istediği oyuncak sarışın, mavi gözlü, güzellik algısı oluşturan Barbie bebeklerdi. Barbie dediğimizde aklımızda hiçbir zaman kilolu, çirkin ya da farklı bir görsel oluşmaz. Tam tersi çocuklara dayatılan bir güzellik algısı mevcuttur. Bu da bizlere her alanda oluşturulan ürünlerin alt metinlerinin dolu olduğunu gösterir.

Her toplumun kendine has sosyal ve moral değerleri vardır. İyi veya kötü ahlâki değer yargıları kuşaktan kuşağa toplumsallaşma yoluyla aktarılır. Değişen kültüre kodlar ile mesajları algılayıp özümsememiz daha kolay hale gelmiştir. Sürekli bir değişim altında olan dünyada şimdi farklı kültürler ve yaşam şekilleri iç içe geçmiştir. Yoğun çıkar çatışmaları, hızlı stresli modern şehir yaşamı, hem bireylerin hem toplumların mevcut değerler sisteminin köklü değişikliklerle karşılaşmasına neden olmuştur. Medya da ve gündelik yaşantımızda eleştirel medya okuryazarlığı yapmalı ve mesajların masum olup olmadığına odaklanmalıyız.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
error: İçerik korumalıdır!!