Arama:
ELEKTRİKLİ OTOMOBİLLER
0 (0)

ELEKTRİKLİ OTOMOBİLLER

Elektrik enerjisi ile çalışan otomobillere “Elektrikli Otomobil” adı verilmektedir. Küresel
ısınma ve fosil yakıtların azalması sebebiyle son yıllarda oldukça popülerleşen elektrikli
otomobillerin başlangıcı 1800’lü yıllara kadar gitmektedir. 1800’lü yılların başlarında üretilip
kullanılmaya başlanan elektrikli otomobiller 1900’lü yıllarda Amerika’da benzinin
ucuzlaması, yolların gelişmesi ve yetersiz menzil gibi unsurlardan dolayı etkisini yitirmekteydi.

1900’lü yıllarda elektrikli otomobillerin değer kaybetmesinin nedenleri:

1-Benzin fiyatlarının düşmesi
2- Charles Kettering’in marş motorunu bulması
3- Amerika’daki yolların iyileşmesiyle uzun menzilli araçlara ihtiyaç duyulması
4- Hanry Ford’un içten yanmalı motorlu araçları seri üretmeye başlaması
5- Araç maliyetlerinin düşmesi

1960’lı yıllarda içten yanmalı motorlu araçların sebep olduğu hava kirliliğinin farkına varılması, benzin fiyatlarının artması, benzin fiyatlarının artması gibi nedenlerle elektrikli araçlar yeniden ilgi kaynağı olmaya başladı. Hava kirliliğini önlemek adına Amerika, İngiltere, Fransa gibi ülkeler 1980’li yıllara elektrikli otomobillere ekonomik teşvikler vermeye başladı. 2000’li yıllar yaklaşırken Toyota Prius adı verilen ilk seri üretim hibrit araç ortaya çıktı. Artan benzin fiyatları ve karbon kirliliği ile ilgili endişeler, Prius’u en çok satan hibrit haline getirmişti. Son yıllarda elektrikli otomobillerin bu kadar gündeme gelmesinde Tesla markasının ürettiği
otomobiller büyük önem taşıyor. Araçların gidebildiği menzillerin, benzin fiyatlarının, hava kirliliğinin artmasından dolayı elektrikli
otomobillere ilgi artmıştır. Hatta bazı ülkeler ve otomobil üreticileri elektrikli otomobilleri desteklemek için ileriki yıllarda içten yanmalı
motorlu otomobillere veda edeceğini duyurmuştur.

Elektrikli Araçların Avantajları Nelerdir?

Elektrikli araçların avantajları ekonomik ve çevresel avantajlar olarak iki ayrı grupta
incelendiğinde her ikisinde de ikna edici sonuçlar ortaya çıkıyor.

Ekonomik Avantajlar:

Arz- talep dengesine bağlı olarak, bugün dizel ve benzinli
otomobillerden daha pahalıya satılan elektrikli araçlar, 100 kilometre bazında maliyet hesabı
yapıldığında aslında daha ucuz kalıyor. Çünkü elektrikli araç ile 100 kilometrelik yol ortalama 4 ile 6 TL arasında değişen bir elektrik maliyeti ile gidilebilirken, fosil yakıtlarda aynı yol için neredeyse 10 katı bir ücret ödeniyor. Ve bu durum, son yıllarda hızla artan yakıt fiyatları düşünüldüğünde, son derece ekonomik bir alternatif olarak karşımıza çıkıyor. Bunun yanı sıra elektrikli araçlar için geliştirilen motorlar temiz enerji olarak tabir edilen atıksız bir sistemle çalıştığı için, motor uzun yıllar sağlıklı çalışıyor ve bildiğimiz araba motorlarında olduğu gibi sürekli bakım gerektirmiyor. Dolayısıyla servis bakım ücretinden de tasarruf edilmiş oluyor.

Çevresel Avantajlar:

İçten yanmalı klasik araba motorlarındaki karbon salınımının, bugün etkilerini çok daha fazla hissettiğimiz küresel ısınmaya yol açan başat faktörlerden biri olduğu artık herkesçe biliyor. Elektrikli araç motorları ise böyle bir salınım yapmıyor ve kullanımın
yaygınlaşmasıyla atmosferdeki karbon salınımı düzeyinde belirli bir iyileşme bekleniyor. Elektrikli araçlar, teknoloji ve mühendisliğin uyumlu birlikteliğinden oluşan çevre dostu tasarımlarıyla, doğaya mümkün mertebe zarar vermiyor ve elektrik enerjisi, fosil yakıt
rezervlerine ulaşmak için doğaya yapılan tahribatın da önüne geçiyor.

 

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Araç Piyasasındaki Fiyatların Artışı
4.5 (2)

Korona virüs nedeniyle resmi bayilerin sıfır araç üretimi yavaşlamaktadır. Bundan dolayı da ikinci el araç piyasası da yükselmektedir. İçinde bulunduğumuz durumdan dolayı insanlar artık toplu taşıma araçlarını pek tercih etmek istemiyorlar. Kendilerini daha güvende tutmak için kendi araçlarıyla gitmek isteyenlerin sayısı da  virüs den dolayı artmaktadır. Ama bu fiyatların çok yüksek olmasından dolayı insanların araç sahibi olması çok zor olarak görülmektedir. Bu durum karşısında hem alıcı hem de satıcı sıkıntı yaşamaktadır. Almak isteyen fiyatlardan dolayı alamamaktadır. Satan bir kişi ise sattığı arabanın yerine bir araba almakta zorlanmaktadır. İnsanlar araba fiyatlarının düşmesini beklerken ÖTV’ler de artmaktadır. Buda piyasanın düşmesine değil artmasına neden olacağına işaret etmektedir.  İkinci el araba fiyatlarında korona virüs ve artan döviz kurlarıyla birlikte büyük bir fiyat artışı yaşanmaktadır. İnsanlar bu fiyat artışının düşmesini dört gözle beklemektedir. Fakat bu bekleyişin yerini ümitsizliğe bırakmaya başlamıştır. Çünkü bir asgari ücret ile çalışan birisinin bir sene parasını hiç yemeden köşeye bıraksa bile araba sahibi olamamaktadır. Araç sahibi olan birçok kişi belli borçlara girerek araç sahibi olmaktadır. Araç sahibi olan kişiler ise kendilerini geleceğe yatırım olarak bakmaktadır. Piyasa o kadar yüksek ki insanlar bir araba ile ev alma derecesine gelmiştir. Bu iyi bir şey mi kötü bir şey mi tartışılır. Ama insanların bir asgari ücretle bu kadar yüksek piyasada borca girerek bir araç sahibi olması gerçekten zorlayıcı bir durum olarak gözükmektedir. İnsanları da korona virüs araç almaya zorlamaktadır. Güvenli seyahat etmek istemektedirler. Bu durumlardan dolayı da her türlü yüksek kredi çekip araç sahibi olan kişilerinde sayısı artmaktadır. En kısa zamanda gerçek hayata ve  normal piyasa şartlarına uyanan kişilerin de sayısı bir o kadar artmaktadır. Normal piyasanın en yakın zamanda gelmesi ümidiyle..

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 2 Average: 4.5]
error: İçerik korumalıdır!!