Arama:
ALTIN BİLEZİK
5 (2)

Röpörtör: Merhaba isminizi öğrenebilir miyim?
Röportaj yapılan kişi: Merhaba, ben Buğra Gümüşsoy.
Röpörtör: Kaç yaşındasınız ve ne işle ilgileniyorsunuz?
Röportaj yapılan kişi: 24 yaşındayım ve kaynak işi ile ilgileniyorum.
Röpörtör: Kaynağın ne olduğunu bana kısaca anlatır mısınız?
Röportaj yapılan kişi: Kaynak malzemeleri birleştirmede kullanılan bir araçtır. Genelde metal ve termoplastik’te kullanılır.
Röpörtör: Neden kaynakçılık?
Röportaj yapılan kişi: Param yoktu o yüzden başladım(gülüşme)… Baba mesleği.
Röpörtör: Kaynak işini seviyor musunuz veya sevmediğiniz yönleri var mı?

Röportaj yapılan kişi: Evet tabi ki, lakin insan ekmek yediği işi sevmeli diye düşünüyorum.
Sevmediğim noktalara gelecek olursak cildimizde yanıklar, gözlerimizde yanılsamalar ve sağlık bakımından hayatımızı olumsuz etkiliyor.
Röpörtör: Peki kaynak yaparken yaşadığınız bir anınızı anlatır mısınız?
Röportaj yapılan kişi: Tabii ki de;
Bir gün işe başladıktan sonra artık dikkatsizlik mi başka bir şey mi dersin bilmiyorum ama 2 metre çapında 85 metre boyunda 15 milim kalınlığında olan çelik boruyu kesmeye çalışırken borunun kayması sonucu sağ serçe parmağımı kaybettim bu böyle kötü bir anım.
Röpörtör: Çok geçmiş olsun kötü olmuş, peki hayatınız da kaynakçılıkla ilgili yaptığınız hiç unutamadığınız bir eser var mı?
Röportaj yapılan kişi: Teşekkür ederim, elbette var. İstanbul genelinde birçok proje de iş yaptım eski halini bildiğim için yeni halinde emeğim olduğundan dolayı yıllar sonra bile iş yapılan alana gittiğimde arkadaşlarıma, eşime, dostuma, çevremde ki insanlara,” Burayı ben yaptım, burada benim emeğim var, burası bizim yaptığımız iş” gibi sözler diyebilmek beni mutlu ediyor ve gerçekten gururlandırıcı bir şey.
Röpörtör: Mahsuru yoksa aldığınız ücret sizi tatmin ediyor mu?
Röportaj yapılan kişi: Evet her yapılan işin bir bedeli vardır. Kimi zaman emeğimizin karşılığını alamasak da tatmin ediyor.
Röpörtör: Peki kaynakçılık mesleğini başkalarına tavsiye eder misiniz?
Röportaj yapılan kişi: El becerisi olan her kişinin yapmasını düşünüyorum, her meslek bir bileziktir fakat kaynakçılık altın bileziktir.
Röpörtör: Teşekkür ederim zamanınızı ayırıp benimle bu röportajı yaptığınız için, bu arada yeni yılınızı kutlar sağlıklı bir yıl geçirmenizi dilerim.
Röportaj yapılan kişi: Ben teşekkür ederim, bende sizin sağlıklı ve mutlu bir yıl geçirmenizi diliyorum, görev hayatınız da başarılar dilerim.

 

 

 

 

 

 

 

BUĞRA GÜMÜŞSOY

KAYNAK USTASI

 

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 2 Average: 5]
“Eksper, Adaletli Ve Başkalarıyla İş Birliği Yapabilen Bedence Güçlü Bir Kişi Olmalıdır.’’
5 (1)

Çay eksperi olan Yusuf Ziya Okumuş, eksperlik hakkında merak ettiğimiz soruları cevapladı. Gelin birlikte göz atalım.

Rize Pazar Dernek Köyü’nde Doğuş Çay Eksperi olan Yusuf Ziya Okumuş 5 senedir bu görevi yapmaktadır. Kendisine benimle röportaj ettiği için çok teşekkür ediyorum. Kendisi ile evimizde yaptığımız röportaja başlıyoruz.

ALPARSLAN OKUMUŞ: Eksper olmak için herhangi bir eğitime tabi tutuluyor musunuz?  

EKSPER YUSUF ZİYA OKUMUŞ : Hayır. Özel Çay Fabrikası olduğundan herhangi bir eğitime tabi tutulmadım. Eğer devlete bağlı yani devlet fabrikasının eksperi olsaydım o zaman eğitim görmüş olacaktım. Eksperlik adına eğitim görmemiş olmam iş bilmez bir kişiyi durup dururken eksper yapıyorlar anlamına gelmez. İşe girmeden önce belli başlı denemelerden geçtiğimi de belirtmek isterim.  Yani her önüne geleni de eksper yapmıyorlar.

ALPARSLAN OKUMUŞ: Her önüne geleni eksper yapmıyorlar dediniz. Peki eksper olmak için gereken şartlar nelerdir?

EKSPER YUSUF ZİYA OKUMUŞ : Bu soruya cevap vermeden önce vereceğim cevapların sadece özel çay fabrikalarında geçerli olduğunu belirtmek isterim. Sorunuza cevap verecek olursak, eksper olmak için görev yapacağınız çay alım yerinin bulunduğu köyde yaşamanızı sürdürmeniz gerekmektedir. Ayrıca belli başlı denemelerden geçtiğimizi söylemiştim. O denemeler ise ilkokul düzeyindeki matematik soruları. Yani toplama, çıkarma, çarpma ve bölmeyi bilmeniz yeterlidir.

ALPARSLAN OKUMUŞ: Eksper olmak için siz mi başvurdunuz kendileri mi teklif ettiler? Kendileri teklif ettilerse neden size teklif ettiler ?

EKSPER YUSUF ZİYA OKUMUŞ : Kendileri teklifte bulundular bende kabul ettim. Bana teklifte bulunmalarının sebebi ise geçmiş dönemlerde köyde hem muhtar azalığı hem de köy koruyuculuğu görevlerinde bulunmuştum. Köyde herkes beni tanır ve bana güvenirler. Ayrıca evim çay alım yerine oldukça yakın olması da bana teklif etmelerinde büyük bir etken olduğunu düşünüyorum.

ALPARSLAN OKUMUŞ: Günlük çalışma süreniz ne kadar?

EKSPER YUSUF ZİYA OKUMUŞ : Bu soruya net bir cevap veremeyeceğim ama ortalama 7-8 saat eksperlik yapmaktayım. Net cevap vermemenin nedeni ise yine özel fabrikanın çay eksperi olmamdan kaynaklanıyor. Eğer devlete ait çay fabrikasında çalışsaydım belli başlı saatler içinde çay alımı yapıp günü tamamlamış olacaktım. Ama özel çay fabrikasında görev yaptığım için çay müstahsili çayını ne zaman satmak istiyorsa alım yerine gidip saati gözetmeksizin çay alımı yapmak zorundayım.

 

ALPARSLAN OKUMUŞ: Üreticiden yaş çay alımı yaparken nelere dikkat etmeniz gerekiyor?

EKSPER YUSUF ZİYA OKUMUŞ : Yaş çay alınması işleminde üreticilerden sonra çay ile ilk teması eksperler yapmaktadır. Bu nedenle çayın kalitesine oldukça dikkat etmemiz gerekiyor. Çünkü satın alınan çayın kalitesinden eksperler sorumludur.

ALPARSLAN OKUMUŞ: Üreticilerin alım yerine getirmiş oldukları çayın iyi olup olmadığını nerden anlıyorsunuz?

EKSPER YUSUF ZİYA OKUMUŞ : Ben çay eksperi olduğum gibi aynı zamanda çay üreticisiyim. 59 yaşındayım yaklaşık 35 senedir bahçelerde çay toplamaktayım. Bu nedenle çayın kaliteli veya kalitesiz olduğunu anlamakta zorluk çekmiyorum. Kalitesiz çay uzun dipli, kartlaşmış çay veya çayın içinde yabancı bitkilerin olması sonucunda anlaşılır.

ALPARSLAN OKUMUŞ: Üretici kalitesiz çay getirdiği zaman o çayı almıyor musunuz? Kalitesiz çay aldığınız zaman herhangi bir sıkıntı yaşıyor musunuz?

EKSPER YUSUF ZİYA OKUMUŞ : Üreticileri kaliteli çay bitkisinin yetiştirilmesi ve toplanması hususunda sürekli uyarmaktayız. Eğer bu uyarıların sonucunda da kalitesiz yani bozuk çay getirdiklerinde çay sergisini açtırarak çaylarını seçmelerini yani bozuk çaylardan arındırmalarını isterim. Bozuk çaydan arındırdıktan sonra çaylarını alırım. Eğer çay aşırı derecede kalitesiz ise o çayı almam söz konusu bile olamaz. Benim aldığım çaylar benim çalıştığım alım yerine ait çay kamyonları ile fabrikaya getiriliyor. Orda ekipler tarafından çayların kalitesi kontrol ediyor eğer benim çayım kalitesiz ise sırasıyla uyarı, maaştan düşme veya işten kovulmaya kadar giden sonuçlar ortaya çıkmaktadır.

ALPARSLAN OKUMUŞ: Çay alımı yaparken kullandığınız araç, gereç ve ekipmanlar nelerdir?

EKSPER YUSUF ZİYA OKUMUŞ : Öncelikle olmazsa olmazımız herkesin tahmin edebileceği gibi hesap makinası ve çayı tartmamız için tartı makinası, tarttığımız çayların kilosunu ve kimin sattığını fabrikaya göndermemiz için büro malzemeleri çay alırken olmazsa olmaz araç, gereç ve ekipmanlardır. Bunların yanında işini daha kolaylaştırmak için bilgisayarda kullanılabilir.

ALPARSLAN OKUMUŞ: Çayın içilebilir yani hazır hale gelmesi için uğradığı süreçleri kısaca anlatabilir misiniz?

EKSPER YUSUF ZİYA OKUMUŞ : Öncelikle üreticiler çayı bahçeden toplar arabalarına yükler ve alım yerine getirirler daha önce de belirtiğim gibi alım yerinde ilk kalite kontrolü eksperler yapar kontrolden sonra çay alımı gerçekleşir ve çay aldıktan sonra alım yerine yanmaması için güzel şekilde üreticiler tarafından serilir. Alım yeri dolduktan sonra çay kamyonları ile çaylar fabrikaya taşınır. Fabrikada ekipler tarafından çayın kontrolü yapılarak işlem aşamasında geçer işlem sırasında çayın soldurulması, kıvırması, fermantasyon, kurutma ve son olarak tasnif ve ambalajlanma gerçekleşir ve çay hazır hale gelir.

ALPARSLAN OKUMUŞ: Eksperlik mesleğini yapan bir kişide hangi özellikler olmalıdır?

EKSPER YUSUF ZİYA OKUMUŞ : Öncelikle eksper, adaletli ve başkalarıyla iş birliği yapabilen bedence güçlü bir kişi olmalıdır. Biyoloji ve ekonomiye ilgi duymalıdır. Matematiği iyi olması gerekmektedir.  7-8 saat Karadeniz insanı ile sürekli bir arada oluyorsun. Üreticiler sabah 5’ten akşam 5’e kadar çay topluyorlar haliyle üreticilerde yorgun ve sinirli oluyorlar. Onun için sakin kalmak çok önemli. Eğer sakin değilsen üreticilere kavga etmen an meselesi olabilir.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 1 Average: 5]
Çocuk Deyip Geçmeyin!
0 (0)

 

 

Yaren Ünver:

Merhaba. Aksaray Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü 4.sınıfın Web Tasarımı dersi kapsamında röportaj yapmam gerekiyor. Bu konuda bana yardımcı olur musunuz?

 

 Mustafa Üçgül:

Evet, abla sana yardım edebilirim.

 Yaren Ünver:

O halde ismini öğrenebilir miyim?

 

Mustafa Üçgül:

Adım Mustafa soyadım Üçgül

Yaren Ünver:

Kaç yaşındasın?

 

Mustafa Üçgül:

10 yaşındayım.

 

Yaren Ünver:

Kaçıncı sınıfa gidiyorsun Mustafa?

Mustafa Üçgül:

  1. sınıfa gidiyorum.

Yaren Ünver:

Hangi okula gidiyorsun?

 

Mustafa Üçgül:

Necip Fazıl Kısakürek ilkokuluna gidiyorum.

Yaren Ünver:

Oyun oynamayı seviyor musun?

 

Mustafa Üçgül:

Evet, oyun oynamayı seviyorum.

Yaren Ünver:

Peki, en çok oynamayı sevdiğin oyun hangisi?

Mustafa Üçgül:

Aslında futbol oynamayı çok seviyorum ama virüs olduğu için birazcık dışarıya çıkamıyorum o yüzden futbol oyunu oynayamıyorum.

 

Yaren Ünver:

Virüs seni nasıl etkiledi?

 

Mustafa Üçgül:

Virüs olduğu için dışarıya çıkamadım ve birçok şeyi yapamadım. Mesela okula gidemedim, arkadaşlarımla oyun oynayamadım, parka gidemedim, bisiklet süremedim.

Yaren Ünver:

Bu durumlara üzüldün mü? En çok hangisine üzüldün?

 

Mustafa Üçgül:

Okula gidemediğim için çok üzüldüm. Çünkü arkadaşlarımı çok özledim.

Yaren Ünver:

Mustafa tek isteğimiz virüsün bir an önce bitip senin ve arkadaşlarının dışarıya çıkabilmesi, okula gidebilmesi. Peki, dışarıya çıkamadığın için evde nasıl vakit geçiriyorsun?

Mustafa Üçgül:

Canlı derslerim oluyor. Canlı derslerime giriyorum. Ödevlerimi yapıyorum. Kitap okuyorum.

Yaren Ünver:

Oyun oynamıyor musun?

Mustafa Üçgül:

Oynuyorum ama tabletten oyun oynuyorum.

Yaren Ünver:

Peki, ekran karşısında çok fazla vakit geçirmek senin sağlığın açısından doğru mu? Çünkü hem canlı derslere giriyorsun hem de tabletten oyun oynuyorsun?

 

Mustafa Üçgül:

Evet, zararlı ama ben çok fazla tabletten oyun oynamıyorum. Sadece ödevlerimi bitirdiğim zaman annem ödül olarak arada sırada tabletimi veriyor.

Yaren Ünver:

Mustafa sence uzaktan eğitim mi daha iyi, yoksa okula giderek öğrenmek mi daha iyi?

 

Mustafa Üçgül:

Bence okulda eğitim görmek daha güzel. Çünkü teneffüslerde arkadaşlarımla oynayabiliyorum ve arkadaşlarımla görüşebiliyorum.

 

Yaren Ünver:

Uzaktan eğitimle mi daha iyi öğreniyorsun yoksa okula giderek mi daha iyi öğreniyorsun?

 

Mustafa Üçgül:

Ben okula gittiğimde derslerimi daha iyi anlıyorum,  aklıma daha çok giriyor ve soruları daha iyi sorabiliyorum.

Yaren Ünver:

Peki Mustafa. Benimle röportaj yaptığın için sana çok teşekkür ederim. Senin de bana sormak istediğin bir soru var mı? Ya da sende bir şeyler eklemek ister misin?

 

Mustafa Üçgül:

Benim sana sormak istediğim bir soru yok. Bende sana çok teşekkür ederim. Virüs ile ilgili bir şeyler söyleyebilirim aslında. Virüs ile ilgili senden bir isteğim var. İnsanları maske takmaları için uyarabilir misin?

Yaren Ünver:

Umarım insanlar röportajımızı görür ve senin de isteklerini dikkate alarak hareket ederler. Böyle düşünmene çok sevindim. Kendine iyi bak. J

Mustafa Üçgül:

Teşekkür ederim sende kendine iyi bak.

 

 

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
error: İçerik korumalıdır!!