Arama:
Spora Bahane Yok
0 (0)

 

 

 

Bu blog yazımı spor ile ilgili yazmak istiyorum.

Her alana ilgi duyan biri olarak tabi ki spora da çok ilgi duyuyorum. Sporun insan üzerinde ne tür etkileri var bilemem ama ben spor yapmayı çok seviyorum. Spora ilgi duyuyorum.

Pandemi yüzünden okullar kapanmadan önce üniversitede iken diğer bölümlerden ders alabilme hakkı tanınmıştı. Ben de bu şansı iyi değerlendirip bir dönem spor bilimleri fakültesinden Trekking yani doğa yürüyüşü dersi almıştım. Gezmeyi çok seven biri olarak aldığım bu Trekking dersi sayesinde hem okumuş olduğum şehri fazlasıyla gezme fırsatı yakaladım hem de sportif faaliyete katılmış bulundum. Bazı insanlar yürüyüşü spor olarak görmeye bilir belki ama gerçekten spor alanın da yürüyüş çok önemli. Ben bu derste yürüyüşün önemini çok iyi kavradım. Ve aynı zaman da bu Trekking dersi kapsamın da çok eğlenceli vakitler geçirdim.

Benim spora olan tutkum Trekking dersi ile de kalmadı ikinci dönem Tenis dersi alma şansını yakaladım. Tenis oynamak benim en büyük hayalimden birisiydi. Fakat küçük bir şehirde yaşadığım için daha önce hiç fırsatım olmamıştı. Sonun da bu fırsatı yakaladım fakat bu çok sürmedi pandemi yüzünden okullar tatil oldu ve elime geçen tek tenis fırsatını da kaçırdım. Ama eve geldiğim zaman pandemi döneminin ilk başların da internetten videolar izleyerek egzersizler yapıyordum.

Başta Tenis olmak üzere ben sporu çok seviyorum. İnsana huzur veriyor rahatlama sağlıyor. Spor ruhen ve bedenen insan için gerçekten çok önemli.

O yüzden özellikle evlere kapanıp kaldığımız şu süreçte size kesinlikle tavsiye ediyorum. Spora bahane yok diyorum.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Pandemi’de Hayat
0 (0)

Hayatın olası zorluklarını dönem dönem hepimiz hissetmiş ve ruhsal bunalım yaşadığımız olmuştur. Fakat bir yıl boyunca bunalım ve sıkıntı yaşamak oldukça zor olabilir, işte 2020 yılı bir yıl boyunca hem Ülke olarak hem kişisel olarak her türlü sıkıntıyı çektiğimiz bir yıl oldu. Kendimde dahil olmak üzere bir çoğumuz sokağa çıkma yasağını gördük, camilerin, okulların daha doğrusu insanların iç içe yakın olduğu nereler varsa yasaklandığını gördük. Sarılmanın kucaklaşmanın en güzel hareketler olduğunu benimsemişken bir yıl içerisinde sarılırsak kucaklaşırsak sevdiklerimizin ölümüne sebep olacağını bildiğimiz için en tehlikeli hareketler olarak kafamıza kazıdık. Doğal olan her şey bir yıl içerisinde yasak olmaya başladı. Uzun yıllar aralıklı olan salgın hastalık dönemi bizi vurdu. 2020 yılının getirdiği olumsuzlukları saymaya başlarsak sonunu zor getiririz ve içimizi daraltmaya gerek yok o yüzden pozitif yani olumlu yönlerinden bakmasını da bilirsek şunu diyebiliriz ki bir çoğumuz evde kalarak ailemizle hiçbir zaman geçirmediğimiz kadar daha çok ve daha sıkı günler geçirdik. Özellikle çalışan ev geçindiren insanlar tarafından düşünürsek daha çok ailesine vakit ayırmış oldular. Bizler kendimizin farklı yeteneklerini farklı ilgi alanlarını keşfetme fırsatı buldu. Hayatında eline kalem almamış adamlar sıkıntıdan eline bir kağıt bir kalem aldı ve resim çizerek kendilerinde olan farklı yetenekleri buldular. İngilizcesi olmayanlar ya da zayıf olanlar yabancı dilini geliştirme gayreti içerisine girdiler. Olumlu daha bir çok yönü var tabi ama keşke bu hastalık hiç olmasaydı diyemeden edemeyiz. Biz nefes alsak da nefes almaktan mahrum kalan yoğun bakım servislerinde bir çok insan canıyla mücadele ediyor. Umarım her şeyin eskisi gibi olacağı zamanlara en kısa zamanda ulaşırız. Yeniden maskesiz ve korkusuz günlere geri döneriz.

 

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Bağışıklığımız..
0 (0)

Bağışıklık sistemimiz, vücudumuzu hastalıklara karşı koruyan; patojenleri, enfeksiyonları ve zararlı-yaşlı bitmiş hücreleri bulup onları bitiren işleyişlerin tümüdür. Bağışıklık sisteminin desteklenmesi ve güçlendirilmesi, hastalıklara karşı bağışıklık kazanmak için çok önemlidir.

Havaların soğuması ile birlikte covid19 salgını hepimizi daha da fazla korkutup riskleri artırırken ve bağışıklık sistemini güçlendirmek bu günlerde daha önemli bir söz hakkı almaktadır. Bu hastalık ile mücadele etmek, hastalığa yakalanma riskini azaltmak ya da hafif bir şekilde atlatabilmek için maske, mesafe, temizlik kadar güçlü bir bağışıklık sistemi de şarttır Peki bunun için neler yapmalıyız?

İlk kural sağlıklı beslenmedir. Bağışıklık sistemi elemanları birçok farklı tip hücreden oluşur. Bu hücrelerin tamamı doğru protein, yağ ve karbonhidrat miktarına ihtiyaç duyarlar. O yüzden sadece yediklerimizin sağlıklı olması yeterli değil, aynı zamanda dengeli ve düzenli de olması gerekmektedir. Gün içinde yeterli oranda taze sebze-meyve tüketimi, kaliteli protein alımı, lif – posa tüketimi, kaliteli karbonhidrat tüketimi ve su tüketimi yapılmalıdır.

 

Beslenmemizde hangi besinleri eksik etmemeliyiz?

– Demir eksikliğine önem verin. Demir yönünden zengin besinler tüketin.

– Omega-3 yağ asitlerinin en önemli kaynağı olan balığı haftada en az 1 gün tüketmeye çalışın.

– D ve B vitamini eksikliğine dikkat edin.

– Antibiyotik (pırasa, enginar, soğan, sarımsak, yulaf elma vb.) besinler tüketin.

– Zencefil, zerdeçal gibi baharatları kullanmaya özen gösterin.

– Çekirdekli, çekirdeksiz siyah üzüm, vişne, yaban mersini, nar, mürver gibi kırmızı/mor çekirdekli meyvelere ağırlık verin.

– C vitamininden zengin besinler (kuşburnu, yeşil yapraklı sebzeler ve biber) eksik etmeyin.

– Ekinezya çayı tüketin.

– Yağlı tohumlar (ceviz, fındık, badem  vb.) tüketin.

– Zeytin yaprağı,meyan kökü, incir, enginar yaprağı, siyah üzüm, ceviz, erik, muz, kayısı besleyici vitamin, protein, karbonhidrat, mineral ve lifler içeren besin destekleri alın.

– Kırmızı  reıshı mantarı tüketin. Ganoderma lucidum, ling zhi, (ölümsüzlük mantarı) olarak da bilinen mantar, çin ve japon tıbbında kullanıldığı bilinen en eski mantar türüdür. Mantarı özel kılan yapılan birçok bilimsel araştırma ile ortaya konan içeriğindeki 400 den fazla bioaktif madddedir. Gingseng’den 4 ile 6 kat daha fazla germanyuma, portakaldan 7 kat daha fazla C vitaminine, brokoliden 15 kat daha fazla magnezyuma, ıspanaktan 3 kat fazla demire, 1 somon balığından 8 kat fazla omega 3 yağ asidin sahiptir. Kullanması günlük 30 damla oda sıcaklığındaki suya,portakal suyuna, kahveye ve çaya damlatılarak içilir.

– Kara Mürver Tüketin. Yaygın olarak Kuzey yarımkürede bulunan meyve veren ve yaprağını döken bir çalı cinsidir. en az 30 farklı çeşide sahiptir.Popüler olarak bir antioksidan olarak bilinen bir yaban mersinin total ORAC değeri yaklaşık 4700 iken Kara mürverin 14.700dür. Yüksek antioksidan arayanlar için Kara Mürver ideal bir besindir.Yapılan çalışmalar kara mürverin, birçok yolla sağlığa iyi gelen konsantre antosiyanın ve güçlü mor pigment kaynağı olduğunu göstermiştir.

– Su Bazlı Propolis tüketin. Tek başına bir ecza dolabıdır.Bağışıklık sistemi üzerine düzenleyici etkisi vardır.

Kekik yağı ve çörek otu yağı da kullanabilirsiniz.

 

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Hayatımızın Düzeni Spora Bağlı
0 (0)

Bu günlerde yani evlerde hapis kaldığımız günlerde uyku düzenimizden  yeme, içme hatta çalışma düzenimiz bozuluyor. Her günümüz aynı geçiyor ve sıkılıyoruz. Hiç bir şeyden mutlu olamıyoruz. Evde yaşadığımız insanlarla tartışmalar yaşanıyor çünkü psikolojimiz bozuldu hayat eskisi gibi değil. Bu yüzden evlerimizde enerjimizi atabileceğimiz bizi rahatlatacak, hayatımızı düzene sokacak sporla ilgilenebiliriz. Çünkü spor yaşantımızı düzgünleştirir yediğimize ,içtiğimize ,yatış saatimiz , kalkış saatimiz belli bir düzende ilerler ve daha mutlu olmaya başlarız. Sabah uyandığımızda bir bardak sade kahveyle aç karnına yapılan kardio da istenmeyen kiloları olanlar için yağ yakımını hızlandırır. Spor yaptıkça düzenin yanı sıra hayatımızda da olumlu gelişmeler olur mesela vücudumuzu beğenmeye başlarız, giydiğimiz her şey üzerimize yakışır dışarıdan olumlu görüşler almaya başladığınızda motivasyonunuz düzelir bunlar güzel tabi ki ama en önemlisi sağlıklı oluruz. Kalp ritmimiz düzene oturur daha az hastalanmaya başlarız, vücut direncimiz artar . Düzenli yapılan spor sonucunda ilerleyen yaşlarda bile fit bir vücut ve sağlam bir bünyeyle güzel bir hayat süreriz. Spor deyince aklımıza sadece fitness gelmemeli bu voleybol, futbol , basketbol,yüzme,koşu hatta yürüyüş bile olabilir daha bir sürü sayabiliriz en çok akla gelenlerle örnekler verdim. Sporu hayatımızdan asla çıkarmayalım. Her şeyin az da olsa devamlı olanı iyidir. Bu yüzden sporu az da yapsak düzenli yapalım ve bizden sonra neslimize de örnek olup aktaralım. Biz ne yaparsak çocuklarımızda aynısını yapar ilerde çocuklarımıza da bu alışkanlığı aşılamak için önce biz edinmeliyiz. Yazımızı güzel bir Mustafa Kemal ATATÜRK sözüyle bitirelim ” Spordan yoksun olan bir gençlik nasıl ki vatan müdafaası sırasında etkili olamıyorsa, insan denen varlığın kafa yapısı da ne derece tekamül ederse etsin, bedeni inkişafı noksan ve yetersiz olursa, o kafayı ileriye götüremez, taşıyamaz.”

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Sigaranın Sağlığa Etkisi
0 (0)

Dünyada sigara kullanımı çok fazladır. Çevremize baktığımız zaman bile çok küçük yaşlarda çocukların bile sigara kullandığını görmekteyiz. Bunu en aza indirmek için yetişkinlerin ve çocukların bilinçlendirmek gerekmektedir. Bir çocuğu küçük yaşta bilinçlendirmeye başlarsak sigaraya karşı tutumu o şekilde olur. Burada her insana görev yüklenmektedir. Ne kadar bilinçlendirebilirsek o kadar insan sigara kullanmamaya özen gösterir. Tabi yalnızca sigara kullanalar zarar görmemektedir. Tüketmeyen bireylerde yakınında içen birisi olduğu zaman dumanından zarar görmektedir. Sigara içilen alanlarda bulunmak sigara dumanına maruz kalmak içmeyenlere de büyük zarar verir. Bu duruma herkesin de bildiği gibi pasif içicilik denmektedir. Eğer bir anne sigara kullanıyorsa o anne de hamile olursa sigaranın zararı bu şekilde anne karnında başlamaya neden olur. Yani annenin sigara kullanmasıyla birlikte bebeğin sigaraya maruz kalmasıyla bebekte zeka geriliğine sebep olabilmektedir. Çocuğun dünyaya gelmeden olumsuz bir etkiye sahip olmasına neden olur. Bu nedenle bilinçli bir şekilde hareket etmek gerekmektedir. Benimde hoşlanmadığım kötü koku oluşumuna neden olmaktadır.Sigaranın zararları çok fazladır. En büyük zararı olarak gördüğüm akciğer kanseridir. Sigara içilirken çekilen nefes ile beraber sigaranın dumanı ve sigara içerisinde bulunan zararlı kimyasal maddeler doğrudan akciğerlere çekilir. Bu sebepten dolayı akciğer kanserine neden olabilmektedir.

Sigaranın insan vücuduna zararları saymakla bitmez. Önemli olan sonuç sigarayı fazla yaş ilerlemeden bırakmaktır. Çünkü yaş ilerledikçe insan vücudunun direnci de düşmeye neden olmaktadır. Bu nedenden dolayı sigarayı erken yaşta bırakmak çok önemlidir. Sigarayı bıraktıktan sonra hayatınızdaki nefesinizin kolaylaştığını fark edeceksiniz ve iyiki bırakmışım diyeceksiniz. Sigarayı bırakan bir insan kan dolaşımı iyileşir, bundan dolayı yürüme koşma gibi fiziksel aktiviteleri daha kolay yapmasını sağlar. En önemlisi ise sigarayı bıraktıktan sonra öksürme, nefes darlığı, hırıltı gibi problemler azalır ve akciğerler güçlenir. İnsan sağlığı ve kendi sağlımız için sigarayı bırakmak son derece önemli bir konudur.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
error: İçerik korumalıdır!!