Arama:
Ezgilerden Mısralara
0 (0)

Ezgiler bir duyguyu yansıtmak için yan yana getirilen notalardır. Mısralar da bir araya geldiklerinde bir bütün oluşturur ve şiir olmazlar mı? Bazen bir ses bizi eski bir anıya bir zaman bir duyguya taşıyor. Şarkılarda aradığımız şey tam da bu değil mi. Anlam yüklemek istediğimiz zamanlarda bizlerle birlikte oluyor. Üzülüyorum yanımda, seviniyorum yanımda önemli bir an kutlanacak yine yanımda… Açıkçası farkında değiliz ama müziksiz bir günümüz geçmiyor. Şiir ile ezgiyi nasıl bağdaştırdın diyebilirsiniz. Belki de haklısınız. Ama bir şiir okuduğumda müzik dinlediğimde hissettiğim duyguları hissediyorum. Örneğin,  ‘Gidişini Anlatıyorum’ Rıfat Ilgaz’ın yazmış olduğu bu şiir şöyledir:

Sen gidiyorsun ya işine yetişmek için

Saçlarını, gözlerini, ellerini

Neyin varsa toplayıp gidiyorsun ya

Her seferinde bir şey unutuyorsun sıcak

Termometrede yükselen çizgi çizgi

Kim bilir nerelerde soğuyorsun

Senin gözbebeklerin var ya kadın kadın gülen

İnsan insan bakan gözbebeklerin

Beni tutsa tutsa gözlerin tutar ayakta

Beni yıksa yıksa gözlerin yerle bir eder

Ne gelirse onlardan gelir bana

Çalışma gücü yaşama direnci

Mutluluk gibi kazanılması zor

Mutluluk gibi yitirilmesi kolay

Bir açarsın ki mutluyum

Bir kaparsın her şey elimden gitmiş

 

Eminim sizler de şiiri okuduğunuzda anlatmak istediğim şeyi anlamış olacaksınız. Hayatın o kadar içinden ve o kadar yüreğe dokunan bir yeri var ki mısraların. Şarkılara yüklediğimiz anlam gibi mısralara yüklediğimiz anlamlarda oldukça fazla.  Neşet Ertaş’ı tanımayan yoktur. Her mısrası buram buram Anadolu ve aşk kokar. Halkın içinden ve samimi olduğu o kadar bellidir ki…

 

Cahildim dünyanın rengine kandım

Hayale aldandım boşuna yandım

Seni ilelebet benimsin sandım

Ölürüm sevdiğim zehirim sensin

Evvelim sen oldun ahirim sensin

Sözüm yok şu benden kırıldığına

Gidip başka dala sarıldığına

Gönlüm inanmıyor ayrıldığına

Gözyaşım sen oldun kahirim sensin

Evvelim sen oldun ahirim sensin

Garibim can yakıp gönül kırmadım

Senden ayrı ben bir mekan kurmadım

Daha bir gönüle ikrar vermedim

Batınım sen oldun zahirim sensin

Evvelim sen oldun ahirim sensin

Neşet Ertaş

 

Şarkının melodisi ve mısraları nasıl ahenk ile dans ediyor. Sevda, aşk, çaresizlik, ayrılık, korku, özlem… Tüm bu duyguları harekete geçiriyor. Mısraları seslendirme olmadan okumuş olsaydık da aynı duyguları hissetmez miydik? Belki bu kadar yürekten bu kadar içeriden olmazdı. Ama şunu unutmayalım ki ezgilerden mısralara uzanan bir kapı mutlaka vardır. Olmadı mı o kapıyı açamadınız mı? O zaman mutlaka bir mısrada takılı kalır ve şarkıyı tesadüfen bir yerde duyarsanız o yolun görünmez ağlar ile çevrili olduğunu fark edeceksiniz.

 

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Tüm Güzel Şarkıların Bir Hikayesi Vardır
0 (0)

Mutluyken, üzgünken, arabada, kutlamada, törenlerde, arabesk, rap, pop… Hangi duyguyla, nerede, ne zaman ve hangi tür olduğu fark etmeden, hayatımızın büyük bölümünü şarkı dinleyerek geçiririz. Herkesin şahsi beğendiği şarkılar olduğu gibi toplumun neredeyse tamamı tarafından beğenilen şarkılar da vardır. Bir şarkının beğenilmesinde melodisinin olduğu kadar sözlerinin de etkisi vardır. Bazı şarkıların öyle sözleri vardır ki, şairinin karşısında saygıyla eğiliriz. Peki bu kadar beğenilen sözlerin nasıl yazıldığını hiç düşündünüz mü? Cevabı bir o kadar zor, bir o kadar da kolay: Yaşayarak! Naçizane fikrim, bir şiir ya da bir şarkı yazmak, sonradan öğrenilen bir durum değil, bir kabiliyettir. Tabii bu kabiliyetin en büyük yardımcısı, yaşamın engebeli yollarıdır. Dertleşmek, neredeyse bütün insanların ihtiyacıdır. Sıkıntılarını anlatmak herkesi rahatlatır. İşte şairler, sıkıntılarını kelimelerle süsleyip şiirlere dökerler. Bunlardan bestesi yapılanlar da şarkıya dönüşür ve bazısı yıllarca dilden düşmeyecek bir efsane olur.  Ben de bugün bir şarkının hikayesinden bahsetmek istedim. Öyle bir hikayesi var ki; hikayenin içerisinde tam da yukarıda bahsettiklerim yatıyor: Yaşamadan yazılmaz! Yıllar önce bir radyoda, Odalarda Işıksızım şarkısının nasıl yazıldığını anlatan bir hikaye dinlemiştim. Bakalım Kayahan o meşhur şarkısını nasıl kaleme almış…

Şarkıyı kaleme aldığı esnada bir otelde kalan Kayahan, acil yazması gerektiği halde günlerce tek kelime dahi kaleme alamamış. Ne yaparsa yapsın, kendisini nasıl zorlarsa zorlasın bir türlü yazmayı becerememiş. Tabi zaman böyle anlarda çok hızlıdır ve Kayahan’ın o şarkıya ihtiyacı var. Günler boyu çözüm bulamamasının ardından, bir ara aniden odasının kapısını kilitler. Tüm perdeleri çeker, odaya tek bir yerden dahi ışık kaynağı ulaşmaması için büyük çaba sarfeder. Odasına temizlik ve öğünlerini getirmek için gelen otel görevlisinin, ısrarlı kapı çalışlarına rağmen asla kapıyı açmaz ve yemek dahi yemez. Amacı kendisi için zor şartlar oluşturmaktır. Burası çok önemli çünkü bir paragraf önce anlattığım durum tam olarak burada geçerli. Hiçbir şair yoktur ki, sıkıntılar çekmeden duygusal dizeler yazsın. Şairler belki konuşurken yalan söylerler, ama yazarken asla! Çünkü şiirin doğası buna izin vermez. Her neyse hikayemize dönelim. Kayahan’ın yemek yememe süresi artık hayatı manaya ulaşmıştır ve hiç ışık görmediği halde günlerin çoğunu uykusuz geçirir. Bu duruma çok içerleyen otel görevlisi, en son kapıdan Kayahan’a yalvarır. Uzattığı bir parça çikolatayı bari yemesini rica eder ve ekler “Yoksa öleceksin!” bu sözlerin ardından Kayahan denileni yapar. Günler sonra ilk defa yemek yemiştir. Tabi bu sözlerin ardından o dizeler dökülür kağıda;

Odalarda ışıksızım
katıksızım
viraneyim
seni sensiz duvarlara yazan benim
viraneyim

Bu hikayenin de hatırasıyla, 3 Nisan 2015’de aramızdan ayrılan Kayahan’ı rahmet, saygı ve minnetle anıyorum. O, Türk müziğine çok şey kazandırdı…

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Müzik Gerçekten Ruhun Gıdası mı ?
0 (0)

Bir çoğumuzun bildiği bir laf olan “Müzik Ruhun Gıdasıdır” cümlesini gelin birlikte irdeleyelim. Müzik bir çoğumuzun vazgeçilmezi gibi hatta günlük ihtiyacımız olarak düşündüğümüz kendimizi dinlendirme ve rahatlama seçeneğidir. Müzik ile iç içe olmak şarkılar ve türküler ile haşır neşir olmak bir çoğumuzu günlük stresten uzaklaştırmak için güzel bir aktivite olabilir lakin bu bizim elimizde olan bir şeydir. Pozitif, enerji veren şarkıların modumuzu anlık olarak yükselttiği gibi negatif, enerjisi düşük şarkılar dinlemekte bizi bir o kadar bayar ve modumuzu düşürür. Dinlediğimiz müzikler bizim ruhumuzu hatta kişiliğimizi yansıtır. Her şeyi yolunda giden bir kişinin dinlediği müzik türüyle hayattan zevk almadan yaşayan birisinin dinlediği müzik türü tabi ki de aynı olamaz. Bu konuda genelleme yapmak doğru olmaz ama çoğunlukla durum bahsettiğimden ibarettir.

Kendini bilen bireyler daha doğrusu duygularına hakim olmayı bilen kişiler hayattan bıktığı ve gününün kötü geçtiği zamanlarda da enerjisi düşük şarkılar dinlemek yerine pozitif ve hayata bağlayan müzik türlerini tercih etmeleri onları yaşadıkları bunalım, çaresizlik ve bıkmışlık hissiyatına biraz olsun engel olmayı başarır. Ben duygularını bastırmayı ve hakim olmayı beceremeyen birisi olarak modumun yani enerjimin düşük olduğu zamanlarda modumu ve enerjimi daha çok düşürecek şarkıları tercih etme hatasına kapılıyorum. Bu hatayı yapmayıp yorgun ve bıkmışlık duygularının olduğu zamanlarda enerjimi yükseltecek şarkıları, müzik türlerini tercih ettiğimde modum yükseliyor ve hemen yatağımdan kalkıp herhangi bir uğraş bulup onunla ilgileniyorum.  Yani bu yazdıklarımdan şunu çıkarmalıyız ki müzik gerçekten bizim en derinlere kadar hissettiğimiz bir sanattır. Modumuz nasıl olursa olsun dinlemesini bildikten sonra müziğin her türlüsünü dinlemek bize zevk verecektir. Hayat yaşadığımızdan ibaret, elimizdekilerle yetinmeyi bildiğimiz ve ufak aktivitelerden bile mutluluk duyamayı bildikten sonra gerçekten yaşamın verdiği zevk hissiyatına kavuşuruz.

 

Eski çağlardan günümüze kadar ulaşmış olan müzik hayatın her alanında bizim bir parçamız olmayı başarmıştır. Ne bizler müziksiz yapabiliriz ne de müzik bizsiz var olmayı başarabilir. Birbirimizi tamamladığımız güzel bir rahatlama sanatıdır diyebiliriz. Müzikle Kalın…

 

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
error: İçerik korumalıdır!!