Arama:
Sinemanın Filozofu Tarkovsky
0 (0)

“Hayatın bir yansımadan ve rüyadan ibaret olduğunu betimleyerek yeni bir dil icat eden Tarkovsky benim için büyük bir yönetmendir.” Ünlü Yönetmen Ingmar Bergman

Kendisiyle çok geç tanışmış olmanın üzüntüsünü yaşadığım bir yönetmenden söz edeceğim bugün. İzlediğim bir filminden çok etkilenerek araştırdığım Tarkovsky…1932’de Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nde doğan Tarkovsky, Sovyet Film Okulu’na girmeden önce müzik ve Arapça eğitimi aldı. İslam eserlerine daha hâkim olmak amacıyla Arapça öğrendi ve kendine has bir sinema dünyası kurdu. VGIK’te saygın yönetmen olan Mikhail Romm’dan dersler aldı. Tarkovsky ilk uzun metrajlı yapımı olan Ivanovo Detstvo (İvan’ın Çocukluğu) ile tüm dikkatleri üstüne çekerek Venedik Film Festivali’nde büyük ödül kazandı. Filmin konusu, İkinci Dünya Savaşı’nda babası savaşta olan küçük İvan annesiyle birlikte yaşadığı köyün Naziler tarafından basıldığını görür. Nazi askerleri İvan’ın gözü önünde annesini öldürürler. Bu olaya şahit olan İvan, Sovyetler Ordusu’nun Yüzbaşı Kholin’in koruması altına girer. İçinde yanan ateşi dinleyen İvan casusluğa başlayacaktır.

İkinci filmi Andrey Rublev ise 1971 yılına kadar Sovyet yetkilileri tarafından yasaklandı. Cannes Film Festivali’nde ödül almaması için bilerek filmi festivalin son günü sabah saat 4.00’te gösterildi ama buna rağmen ödül kazanmayı başardı. 1975 yılında çektiği Ayna filmiyle tekrar resmi engeller karşısına çıktı. Çünkü bu filmde kendi çocukluğundan esinlenerek bazı anıları ile kırklı yaşlarının sonunda olan bir adamın çocukluğui annesi ve savaş anılarından Sovyet halkına farklı bir bakış açısı sunmuştu. Ama bu filmde yetkililer tarafından yasaklanmak istendi. Benim hikâyesini en ilginç bulduğum filmi Stalker ( İz Sürücü) oldu. Bir yerde okudum, aslında Stalker Mantıku’t Tayr’ın uyarlaması imiş ve bunu pek kimse bilmiyormuş. Arapça öğrenerek Mantıku’t Tayr’a ulaşarak filmine uyarlamış. Stalker filminin ilk versiyonu laboratuvar kazasıyla yok oluyor ardından çok düşük bütçe ile tekrardan çekiliyor. Son filmi Offret ( Kurban)’ın çekimleri ise İsveç’te Ingmar Bergman’ın ekibiyle tamamlanıyor. Aynı yıl içinde Cannes Film Festivalinde üst üste dört ödül alarak festivale damgasını vurdu. Genç bir yaşta kansere yenik düşerek yaşamını yitirdi.

“Artık susmanın çok iyi olduğunu düşünüyorum… Zira kelimeler insanın duyduğu şeylerin hepsini anlatmaya yetmiyor… Yetersiz artık kelimeler…” Andrey Tarkovsky

Düşünüyorum da böyle bir yönetmen daha uzun yaşasaydı kim bilir nasıl unutulmaz eserler ortaya çıkardı. Kendisi inançlı birisi değildi fakat hep bir arayış içindeydi. Sanırım bu arayış içinde olması onun eserlerini bu kadar eşsiz yapıyor. Aklıma şu söz geliyor “Arayarak bulunmaz fakat bulanlar arayanlardır.”

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Joker
0 (0)

2019 yılının en çok beklenen ve en çok ilgi gören filmlerinden biri joker filmi olmuştur.

Tüm dünyada oldukça büyük ilgi uyandıran Bir filmdir. Dünya genelinde çeşitli hareketlerde ve simgesel eylemlere dahi konu olduğunu söyleyebiliriz.

Bknz: Ortadoğu’da yeniden başlayan kitlesel eylemlerde sinemalarda gişe rekoru kıran Joker filminin karakteri sokakları dolduran Arap gençliğinin sisteme karşı duydukları öfkenin yüzü oldu. Lübnan ve Irak’taki gösterilerde genç eylemciler yüzlerini Joker karakterine boyadı. Son olarak Kuveyt’te bir sosyal medya fenomeni, Joker kılığındaki görüntülerinin yüzbinlerce kez paylaşılmasının ardından tutuklandı.  YeniŞafak

Tüm zamanlarında en çok tartışma yaratan filmlerinden biri olmuştur.

Filmde gotham city de yaşayan ve neredeyse hayatında hiç olumlu bir anı olmayan Arthur fleck’in hikayesini konu almaktadır.  Arthur toplumdan ve insan ilişkilerinden oldukça uzaktadır bunun sebebi ise dışlanmış olmasıdır. Gündüzleri geçim kaynağı bir palyaço firmasından çalışmasıdır. Geceleri ise negatif düşünceleriyle yalnız kalmaktadır.

Arthur ufak ve eski Bir apartman dairesinde hasta olan annesiyle beraber yaşamaktadır.  Babasız büyümüştür ve annesi onu happy ismiyle çağırır. Annesi ise geçmişte biryerlerde takılı kalmış durumdadır.

Arthur bu süreç sonunda gotham city de büyük kasların başlangıcı sayılabilecek eylemlerin içerisinde bulunacaktır.

Arthur joker karakteriyle iç içe girdikçe bütün bir şehir bu karakterle bir bağ kurmaya başlayacaktır.

Bir tiyatro sahnesinde yaptığı gösteri gotham’ın ünlü talk showmeni Murray Franklin tarafından tüm gotham city’e izlettirilir. Burada showmen Arthur için kırıcı olabilecek bir kaç cümle sarfeder ve bu Arthur’un canını çok sıkmıştır. Murray Franklin ekibi Arthur’a ulaşır ve onu show programında ağırlamak ister, işte Arthur o gün için kafasında kueguladığı plana geçirmek için oraya gider.

Film bir çok ödül almıştır. Yönetmeni Todd Philips tarafından oldukça başarılı bir yapıt ortaya konmuştur, şimdiden herkese iyi seyirler.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Eşkiya
0 (0)

Ülkemizin yetiştirdiği en iyi oyunculardan biri olan Şener Şen’in en beğendiğim filmlerinden biri olan Eşkiya filmi hakkındaki görüş ve düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Ayrıca film hakkında kısa bilgiler de paylaşacağım. 

Şener Şen film hakkında şu yorumu yapmıştır;

Bu filmde insanımızı, kendi öz kişiliğimizi beyazperdeye aktarmaya çalıştık. Bizi anlatarak evrenselliğe ulaşım yolunu bulacağımızı sanıyoruz.

  • Türk sinema tarihine adını altın harflerle yazdırdığını düşündüğüm eşkiya filminin başrol oyuncusu Şener Şen’dir.
  • Film 1996 yılında yapılmış olup 121 dakika uzunluğunda bir dram filmidir.
  • Filmin senaristi Yavuz Turgul’dur. Film toplamda 7.785.793,22 ₺ hasılat yapmıştır.

Filmde Baran(Şener Şen) eski bir dağ eşkiyasıdır. 35 yıl önce Cudi dağlarında yakalanmış ve mahkum olmuştur. Hapishaneden çıktıktan sonra köyünün sular altında kaldığını öğrenir,daha sonrasında İstanbul’a gider. Sebebi ise hapse düşmesine neden olan berfoyu bulmaktı.

Baran İstanbulun sokaklarında farklı hayatları görür. Burada Cumali’yle tanışır.

Daha sonra Cumali Baran’a İstanbulda gitmek istediği yerlere götürmek için yarsımcı olacaktır. Kalacak yer ayarlayacaktır. Birbirlerini tanımaya başlarlar.

Filmi ilk izlediğim günden bu yana hafızamda olan bir yapımdır. Şener Şen in mükemmel oyunculuğu filmi bambaşka bir boyuta ulaştırmıştır.

Dram film severlerin kaçırmaması gereken önemli yapılardan biridir. Atmosfer ve genel yapı itibariyle Türk dram filmleri türlerine kıyasla senaryo ve karakterler  oldukça iyi işlenmiştir. Filmde kullanılan Fırat türküsü ve eşkiya yani Baran’ın çatıdaki sahnesi hafızalarda kalan bir sahne olmuştur.

Ayrıca filmde 35 yılsyır konuşmayan kejenin Baran’ın gördükten sonra konuşmasının başladığı sahne de akıllarda kalan sahnelerden birisidir.

Film benim izlediğim dram filmleri içerisinde Yerli yapım olarak en üst sıralarda yer alan filmlerden birisidir, izlemeyenler şimdiden iyi seyirler dilerim.

Şener Şenin başrolünde bulunan ve Türk sinema tarihinin en iyi filmlerinden biri olan Eşkiya hakkında bunları söylemek istedim. Okuduğunuz için teşekkür ederim.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Uzak
0 (0)

“Bazı insanlar çok uzaktalar. Bizim asla gidemeyeceğimiz yerdeler.” 

***Yazı spoiler içerebilir, filmi izlemeyenlerin dikkatine***

Blog yazılarımda en çok yer alan film değerlendirmelerine bir yenisini ekliyorum.

Nuri Bilge Ceylan’ın ren beğendiğim filmlerinde biri olan “Uzak” filmini analiz etmeye ve değerlendirmeye çalışacağım.

Bu değerlendirmeye filmde geçen şu replik ile başlamak istiyorum;

“Bazı insanlar çok uzaktalar. Bizim asla gidemeyeceğimiz yerdeler.” 

Nuri Bilge Ceylan tarafından çekilen Uzak filmi 2002 yapım bir dram filmidir.

  • 39. Altın Portakal Film Festivali Ödülleri’nde :
  • “Nuri Bilge Ceylan – En İyi Yönetmen”
  • “En İyi Film”
  • “Nuri Bilge Ceylan – En İyi Senaryo”
  • “Mehmet Emin Toprak – En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu”
  • 56. Cannes Film Festivalinde:
  • “Nuri Bilge Ceylan – Büyük Ödül”
  • “Mehmet Emin Toprak – En İyi Erkek Oyuncu”
  • “Muzaffer Özdemir – En İyi Erkek Oyuncu”

Aldığı ödüllerden bazılarıdır.

Hayalleri peşinde kendini İstanbul’da bulan bir gencin hikayesini konu alan film İstanbulun karlı sokaklarında derin ve sessiz bir atmosferi ile izleyenleri bekliyor.

İstanbul’a gelen Yusuf akrabası olan fotoğrafçı Mahmut’un evine gelir. Konuşmanın az olduğu bir film olduğunu belirtmekte fayda var.

Filmde ev içerisindeki sahnelerde bir zıtlaşma ve iki zır karakter arasında bir mücadele görmekteyiz. Burada işte uzaklaşma ele alınmıştır.

Örneğin Mahmut Yusuf’un kokan ayakkabılarından şikayetçidir. Ysufu ise buna pek aldırış etmez. Mahmut en son çare Yusuf’un ayakkabılarına parfüm sıkar.

Mahmut’un oldukça fazla kırmızı çizgileri vardır, hayallerini gerçekleştirme umuduyla İstanbul’a gelen Yusuf bu evde Mahmut ile olan ikili ilişkilerde oldukça zorlanacaktır.

Dram türünde olan ve çekildiği dönem bir çok ödül alan Uzak fil dram severlerin kaçırmaması gereken bir yapımdır.

Ağır ve az diyaloglu olan film türünde en iyi filmler arasında gösterilmektedir.

Şimdiden iyi seyirler.

 

 

 

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Azizler
0 (0)

Taylan biraderlerin yeni filmi azizler netflix platformunda izleyici ile buluştu.

Son günlerde adından sıkça söz ettiren Bir başkadır filminin yönetmeni Berkun Oya azizler filminin senaristliğini üstlenmiştir.

Film absürt komedi türünde dikkat çeken bir yapımdır. Film kadrosu oldukça dikkat çekicidir. Başrollerde Haluk Bilginer, Engin Günaydın, Binnur Kaya, Fatih Artman, İrem Sak gibi usta oyuncular yer almaktadır.

Filmde hayatın sıkıcı gidişatından kurtulmaya çalışan aziz, karısının ölümü sonrası derin bir hüzün ve kayboluş içerisinde bulunan erbil karakterleri dikkat çekiyor.

Filmde yalnızlık ele alınmış ve bu yalnızlığın farklı kişiler üzerindeki yansımaları izleyenlere aktarılmaya çalışılmış. Ancak olay örgüsü ve karakterlerin derinliği daha iyi işlenebilir diye düşünüyorum. Film üzerine yapılan olumsuz eleştirilerin başında Senaryonun yüzeysel olduğu eleştirileri ağır basamakta. Ancak yapının absürt komedi olduğunu unutmamak gerekir. Örneğin bir sahnede aziz ve sevgilisi burcu bir kafede oturuyor. Azizin ayrılık konuşmasına girmesi üzerine Burcu Azize aldığı ve onun takmasğını farkettiği kolyeyi sormasoyla birlikte bu soruyu tekrar tekrar sormaya devam ediyor ve bursa takılıp kalıyor, hemde günlerce ta ki o kolyeyi bulup gözünün önüne  getirene kadar.

Bununla birlikte Azizin iş arkadaşı Alp derin bir yalnızlık içindedir ve neredeyse hergün Azizi  kurgusal ev partilerine davet eder. Kendi evinde ablası ve oldukça yaramaz yeğeni kaldığı için evde rahat edemeyen aziz sık sık evden çıkıp arkadaşının evinde vakit geçirmektedir. Evin sahibi Alp beyden anahtarı her aldığında arkadaşlarıyla takılacağını söyler ancak her seferinde tek başına kafa dinleyecektir.

Benim bu türde izlediğim nadir Türk yapımlarından biri olan azizler filmi oldukça güzel ve eğlenceli bir yapımdır. Absürt komedi türünde filmler sevenlerin kaçırmamalı gereken bir yapımdır.

Şimdiden iyi seyirler dilerim.

 

 

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
error: İçerik korumalıdır!!