Gazeteciye Şiddet
5 (1)

Bir gazeteci adayı olarak çok sinirlendiğim konulardan biri. Her meslek grubunda şiddet gören insanlar mutlaka vardır, çoğu işlerini yapıyor ve işlerini yaparken şiddete maruz kalıyor. Gazeteciler şiddete uğrayınca tek bir kişi ağzını açıp gazetecinin hakkını savunmuyor. Neden? Gazeteciler insan değil mi ya da onlar da görevlerini yapmıyor mu? Toplumun gazetecilere karşı olan bakış açısında büyük sıkıntılar var. Mesela gazeteciler olmasa birçok şeyden haberdar olamayacaklar ya da başlarına gelen bir olayı duyuramayacaklar. Gazetecilik de birçok meslek kadar değerli ama kimse bunun farkında değil. Üretilen bahaneler, gösterilen sebepler sadece şiddeti meşrulaştırmak için yapılan açıklamalardan ibarettir. Daha geçenlerde bir muhabirin burnu tutuklanmak istenen biri tarafından kırıldı çünkü polise vuramazdı, o da gazeteciye vurdu. Gazeteci toplumun önemli yapı taşlarından biridir o da en az polis kadar saygıyı hak eder. Her meslek kıymetli ve kutsaldır. Nerede olursa olsun, kim tarafından uygulanırsa uygulansın mesleğini icra eden bir insana şiddet uygulamak iğrençtir. Sadece mesleğini uygulayan insana da değil hiçbir insana şiddet uygulamanın bahanesi ve açıklaması olamaz. Şiddet büyük bir insanlık suçudur. Kimse kimseye şiddet uygulayamaz. Keşke şiddeti engelleme konusu üstüne biraz eğilsek ama maalesef bunu yapmıyoruz dünya olarak. Önüne geçilmesi gereken en önemli konudur ama kimse bunun için uğraşmıyor. Keşke uğraşsak ve şiddetin önüne geçebilsek. Belki tamamen bitiremeyiz ama en azından işimizi yaparken dayak yemekten korkmadan rahatça işimizi yapabiliriz. Yukarıda bahsettiğim olayın video bağlantısını aşağıya bırakıyorum, umarım bir gün daha iyi bir dünyaya uyanırız.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 1 Average: 5]
Melanie Martinez ve Şarkılarında Bahsettiği Önemli Konular
3 (2)

Melanie Martinez Amerika’da yayınlanan The Voice adlı yarışmada ün kazandı. Birinci olamasa da bayağı dikkat çektiği su götürmez bir gerçek. Farklı tarzı, şarkıları ve klipleri ile daha da dikkat çekti. Şarkıları ile birçok toplumsal soruna dikkat çekiyor. Birkaçını değerlendirmek istiyorum.

“Dollhouse” adlı şarkısında dağılmış bir aileyi anlatıyor. Aile içten içe dağılmış fakat dışarıya yansıtmamaya çalışıyorlar bunu şu cümleler ile anlatıyor Melanie;

“Everyone thinks that we’re perfect (Herkes mükemmel olduğumuzu düşünüyor)

Please don’t let them look through the curtains (Lütfen perdelerin arkasına bakmalarına izin verme)…”

“Tag, you’re it” adlı şarkısında ise pedofili konusunu anlatıyor. Klipte de kendisi bir dondurmacı tarafından kandırılıp kaçırılıyor ve yer altında bir yere hapsediliyor.

“Grabbed my hand, pushed me down (Elimi yakaladı ve beni yere itti)

Took the words righ out my mouth (Kelimeleri ağzımdan çekip aldı)

Tag, you’re it, tag, you’re it (Ebe sensin, ebe sensin)…”

“Strawberry shortcake” şarkısında da cinsiyet ayrımcılığı ve taciz konusunu ele alıyor. Birçok toplumun kanayan yarası olan ataerkil düşünce ve kadınların tacize uğrasa bile suçlanmasının ne kadar yanlış ve saçma olduğunu anlatıyor.

“That’s my bad, that’s my bad, no one taught them not to grab (Bu benim terbiyesizliğim, bu benim terbiyesizliğim, kimse onlara (erkeklere) taciz etmemeyi öğretmedi)…”

“Mrs. Potato Head” şarkısında ise güzellik kalıplarına ve insanların estetiğe yönelme sebeplerini anlatıyor.

“Don’t be dramatic it’s only some plastic (Dramatik olma, sadece biraz plastik)

No one will love you if you’re unattractive (Eğer çekici değilsen kimse seni sevmez)…”

Aslında Melanie Martinez neredeyse bütün şarkılarında bu tarz konulara değiniyor.  Ben sadece birkaçını ele aldım ve sizleri de sanatı doğru mesajlar aktarma yönünde, kendi tarzını da yansıtarak bu mesajları dinleyicilerine en güzel şekilde aktaran, değerli bir şarkıcı ile tanıştırmak istedim. Okuduğunuz için teşekkür ederim.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 2 Average: 3]
error: İçerik korumalıdır!!