Arama:
Insanlar ne der
0 (0)

Her zaman hayatımızın odak noktasında olan cümle, insanlar ne der? Hayatimizi başkalarına gore idame etmek artık kalıplaşmış durumda. Ama o sınırların dışına bir türlü çıkamıyoruz neden? ayıp olur.

Ben hayatımı istediğim gibi yaşamak istiyorum tamamen özgür olamasam da yaptığım şeylere kendim karar vermek istiyorum. Bizim toplumumuzda insanlar kendi ayıplarını unutup başkasının yaptığı ise burnunu sokmayı çok seviyor. O ne der bu ne der diye diye hic bir zaman hayatimizi yasayamiyoruz. Istediğim yere gidebilmek, gezebilmek, arkadaşlıklar kurmak, evlenmek ne istiyorsak çok fazla şey var. Bunlara bi şart bağlamadan sadece canımız istedi diye yapmak varken neden başkalarının düşüncelerini önemsiyoruz ki . Bunların cevabını bende bulabilmiş değilim. Her ne kadar öyle değiliz önemsemeyiz desek de bu herkeste olan bir sorun bence.

Bir işe başlarsın yapamazsın derler, okursun ne gerek var derler okumazsın okusaydın keşke derler, evlenirsin çocuk yok mu ne zaman yapıcaksın derler ama bunların nasıl olduğunu karşıdaki kisinin ne durumda olduğunu neler yaşadığını hic bilmezler. Bizim toplumumuz bundan ibaret düşüncesizce hareket etmek hayatlarının merkezinde. Olması gereken nerde nasıl mutlu olacağımız ve ona gore hareket etmemiz yolumuzu kendimize göre çizip sınırlarını belirlememiz gerekiyor.

Başkalarının dediğini kafamıza takmaya başladığımız anda büyük bir çıkmazın içinde bulabiliriz kendimizi.saglik sorunlarımız ruhsal sıkıntılarımız baş gösterir. Ama bu yaşanılanlar kimsenin umrunda olmaz bu seferde size gelip diyecekler ki boşver takma bunu mu düşünüyorsun. Ağzı olan konuşuyor sadece…..

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Yeni medyada bilginin gercekligi
0 (0)

Gerçeğin ne olduğu, insanlığın varoluş problematiginin temelini oluşturur.felsefi düşünceler,mitolojiler, dinler, sanat dalları, bilimsel keşifler ya da icatlara bakıldığında, bir şekilde gerçeğin ne olduğunun, nasıl yaşandığının veya ne olması gerektiğinin temele alındığı anlaşılır.

Bir şeyin gerçekliği, o şeyin gerçekliğine inananların varlığıyla mümkündür. Başka bir deyişle, gerçekliği düzenleyen şey, inançtır. Gerçek bir mutlak değil, değişken yapıda bir olgudur. Mağaradaki ilkel insanların gözünde gerçek, platonun tam anlamıyla ifade ettiği gibi , ” yapma nesnelerin gölgelerinden başka bir şey değildir.”

Gerçek artık minyatürlermiş hücreler, matrisler, bellekler ya da komutlarla oluşturulabilmektedir. Böylece gerçeğin sonsuz yeniden üretimi mümkün hale gelmiştir. Dolayısıyla rasyonel gerçek, yerini işlemsel gerçeğe bırakmıştır. Artık sentetik şekilde üretilen bir hiper-gerceklik bulunmaktadır ve hipergerceklik , modern insanı bir simülasyon cağına sokmuş durumdadır.

Yeni medyayla gerçeklik sayısal kodlara indirgenmekte ve dünyanın gerçekliği siber mekânda hiper gerçek bir görünümde yeniden oluşturulmaktadır. Özellikle gerçekmiş gibi görünen hiper gerçek imgeler bu noktada kilit röle sahiptir. ekranlar aracılığıyla ulaşılan yeni medya ortamları bireylere istedikleri her türlü bilgiyi paylaşma imkanı vererek simule edilmiş gerçeklik üretimini hızlandırmaktadır. Her gün yüz binlerce insan kendi gündelik gerçeklerini özellikle sosyal medya aracılığıyla yeniden üretmektedir.

 

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Yurttasin sesi
0 (0)

Yurttaş gazeteciligi yani halkın sesi konumuna gelen ifade medyadaki ekonomik engelleri aşmak üzere ortaya çıkan bir gazetecilik türüdür. Ilk olarak 1990”li yıllarda ABD’de yaygınlaşmıştır.

Iletişim araçlarının yaygınlaşması ile gelişen yurttas gazeteciligi,profesyonel mesleği gazetecilik olmayan kişilerin dijital araçlar yardımıyla haber üreterek paylasmasidir. Aynı zamanda bloggerler,twitter kullanıcıları ve diğer sosyal paylaşın sitelerini kullanan kişiler yurttaş gazeteci olarak anılıyor.

Özel teknik bir donanım edinmeden,internet üzerinden kendi kişisel medyalarını kuran bireyler aracısız olarak düşüncelerini, fikir ve projelerini geniş kitlelere duyurma ve etkilerini arttırma şansı elde ederler.

Günümüzde bakacak olursak şuan herkesin elinde akıllı telefonları olduğu için herkes bir gazeteci konumunda. Anlık her şey çekilip paylaşılabiliyor. Tv haberlerinin yarısı vatandaşların göndermiş olduğu videolardan oluşuyor veya dijital araçlar sayesinde yani kamera görüntülerinden haberler elde ediliyor.

Yurttaşın Sesinden kastedilen sadece haberlerin ve bilginin aktarımı paylaşımı. Halkin sesi dinlendiginden değil yani kimse kimseyi görmüyor bu devirde. Dijital ortamlarda var olmak sadece.

Temel özellikleri 1. Halkı okurlar, dinleyiciler, izleyiciler, müşteriler ya da kitle olarak degil, katılımcı yurttaşlar olarak görmek. 2. Toplum acısından hangi sorunların önemli olduğuna yurttaşlarla birlikte karar vermek ve bu sorunlarin nasıl çözüleceği konusunda karar verme süreçlerine yurttaşları etkin bir şekilde dahil etmek. 3. Halkin önemli gördüğü konuları siyasetin gündemine taşımak ve karar alıcıları halkın beklentileri doğrultusunda harekete geçirmeye çabalamak.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Her şey okumak mı? Niye okumak. Insanlar sanıyor ki okuyunca her şey bitecek ama öyle olmuyor. Daha kendimize gelmeden okula gitmeye başlıyoruz. Sevmesek bile durumlar bizi zorluyor ortamdaki baskı okumazsan ne yapacaksın iş bulamazsın çalışamazsın okuyoruz yine bulamıyoruz zaten ben hiçbir fark göremiyorum arada.Tek fark birinin elinde diploma var işsiz diğerinin elinde diploma yok ya işsiz ya da kendi işinin patronu olmuş. Her sey okumak degildir. Ama bunu kimseye anlatamıyoruz ya sen oku elinde diploma olsun ne olacak o diploma duvarımıza asmak için mi kullanıcaz. Hayat o kadar anlamsız ki zevk alarak yapabildiğimiz hicbir şey yok. Okulu bitireyim atanmak için yıllarca başka bi sınava çalışayım bu yani hayat ama böyle olmamalı. Sürekli ders çalışmak anlamsız sınavlarla bizi sınamak saçma bi sistemin içinde sürünüyoruz resmen. Ezberliyorum giriyorum sınava yaptim tamam bitti artık unuttum sonra niye çünkü bizden istenilen bu ezberle sınavda dök onları sonra al diplomanı git. Hayat bundan ibaret olmamalı toplum baskısı yüzünden kendi benliğimizi ortaya çıkaramıyoruz ne kadar kötü bir durum . Herkes oku kurtar kendini diyor ancak isler öyle olmuyor. Artık okusan da okumasan da zaten iş bulamıyorsun. Ben okudum bitti veya bitmedi bunun bir önemi yok. Insanın içinde istek yoksa hicbir şeyden zevk almaz. Bende almiyorum çünkü kendimi doğru yerde istedigim alanda olduğumu düşünmüyorum bunun sonucunda da verim alamıyorum. Böyle olmamalıydı içinde bulunduğumuz durum ve şartlar bu olayları kaçınılmaz bir şekilde hayatımıza dahil ediyor. Aslında blog yazmayı bilmiyorum zamanla onu da daha iyi konuma getirebilirim ama şuan en iyisi değilim. Yaptığımız şeylerin farkına varabilmek içimizdeki istekle hareket etmek her şeyden önemlisi. Ve mutlu olacağımız bir ortamda olmak. özgealkan 25 Kasım 2021 Genel düşünmek , Hayat , karmaşıklık , mecburiyet , okumak
0 (0)

Her şey okumak mı?

Niye okumak. Insanlar sanıyor ki okuyunca her şey bitecek ama öyle olmuyor. Daha kendimize gelmeden okula gitmeye başlıyoruz. Sevmesek bile durumlar bizi zorluyor ortamdaki baskı okumazsan ne yapacaksın iş bulamazsın çalışamazsın okuyoruz yine bulamıyoruz zaten ben hiçbir fark göremiyorum arada.Tek fark birinin elinde diploma var işsiz diğerinin elinde diploma yok ya işsiz ya da kendi işinin patronu olmuş.

Her sey okumak degildir. Ama bunu kimseye anlatamıyoruz ya sen oku elinde diploma olsun ne olacak o diploma duvarımıza asmak için mi kullanıcaz. Hayat o kadar anlamsız ki zevk alarak yapabildiğimiz hicbir şey yok. Okulu bitireyim atanmak için yıllarca başka bi sınava çalışayım bu yani hayat ama böyle olmamalı.

Sürekli ders çalışmak anlamsız sınavlarla bizi sınamak saçma bi sistemin içinde sürünüyoruz resmen. Ezberliyorum giriyorum sınava yaptim tamam bitti artık unuttum sonra niye çünkü bizden istenilen bu ezberle sınavda dök onları sonra al diplomanı git. Hayat bundan ibaret olmamalı toplum baskısı yüzünden kendi benliğimizi ortaya çıkaramıyoruz ne kadar kötü bir durum .

Herkes oku kurtar kendini diyor ancak isler öyle olmuyor. Artık okusan da okumasan da zaten iş bulamıyorsun. Ben okudum bitti veya bitmedi bunun bir önemi yok. Insanın içinde istek yoksa hicbir şeyden zevk almaz. Bende almiyorum çünkü kendimi doğru yerde istedigim alanda olduğumu düşünmüyorum bunun sonucunda da verim alamıyorum.

Böyle olmamalıydı içinde bulunduğumuz durum ve şartlar bu olayları kaçınılmaz bir şekilde hayatımıza dahil ediyor. Aslında blog yazmayı bilmiyorum zamanla onu da daha iyi konuma getirebilirim ama şuan en iyisi değilim. Yaptığımız şeylerin farkına varabilmek içimizdeki istekle hareket etmek her şeyden önemlisi. Ve mutlu olacağımız bir ortamda olmak.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Internet nasil gelisti
0 (0)

İnternet Nasıl Gelişti ?
Çok uzun olmayan bir geçmişi olan internet, dünya genelinde kullanılan bir iletişim aracı.

Internet ilk olarak 1969 yılında Amerika Savunma Bakanlığı Araştırma Dairesi tarafından bakanlık bilgisayarları arasında bilgi alışverişi sağlamak için kullanılmaya başlanan bir teknolojidir. Daha sonra Savunma Bakanlığı dışında üniversiteler ve araştırma kurumlarını kapsayacak şekilde kullanım alanları genişlemiştir. Ülkemizde ise internet ilk kez 1990 yılında kullanılmaya başlamıştır. Ticaret sektörü,haberleşme sektörü hatta eğlence sektöründe interneti görmek mümkündür. Aslında internet tüm dünya üzerinde birbirlerine bağlı olan milyonlarca bilgisayarın oluşturduğu bir ağdır. Gün geçtikçe bilgiyi kaydetme, yayma ve bilgiye kolayca ulaşabilme imkanı sağlayarak kullanıcı sayısını arttırmaktadır. Yeni iletişim teknolojilerinden biri olan internetin, en önemli özelliklerinden biri alıcı ile verici arasındaki kanalda etkileşime imkan sağlamasıdır. Bu özellik geleneksek iletişim araçlarından hiçbirinde yoktur.

Televizyon iletişiminde tek taraflı bir sunum söz konusu iken internet aracılığıyla kurulan iletişimde çift taraflı bir iletişim mevcuttur. Internet kullanıcıları email, chat, video vb. Araçları ile iletişim imkanı veren elektronik tabanlı bir sistemdir.intermet ortamında eszamanli görsel,işitsel iletişim kurmak mümkündür. Ilk kullanımı ise 70”li yıllarda yaşanan bilgi devrimine denk gelmektedir . Bu yeni teknoloji 70’lerdeki petrol krizi ve ekonomik çöküntülerin ardından batı kapitalizmini yeniden canlandırmıştır. Interneti diğer iletişim araçlarından ayırt eden en önemli özellik, etkileşimi sağlayan yapıdır.

Zaman için bilişim ve internet sektörü çok hızlı biçimde gelişmiş günlük ve iş yaşamımızdaki kullanım alanları artmıştır. Teknoloji ve sosyal alandaki gelişim ve değişimlerle birlikte kurumlar ve onların çeşitli hedef kitleleri arasındaki ilişkide değişime uğramaktadır. Kurumlar gün geçtikçe büyümekte ve hedef kitleleriyle arasındaki mesafe artmaktadır. Sosyal medyaya bakacak olursak sosyal medya uygulamalarında içeriği tamamen bireyler belirler ve bireyler birbirleri ile bu uygulamalar üzerinden sürekli etkileşim halindedir. Üstelik sosyal medya kullanıcılarının demografik yapıları da hızma değişmektedir. Bir zamanlar sadece gençlerin kullandığı platformlar olarak görülen sosyal ağlar hızla yaş ve konumdan bağımsız ağlara dönüşmektedir.

Istatistiklere göre facebook’un hızla büyümesinin ardında 35-49 yaş grubunun katılımı ve 18 yaş grubuna oranla 50-64yas grubundaki kullanıcıların oranlarının 2 kat daha hızlı artışıdır. Facebook’un tüm üyeleri 1 günde toplam 5 milyar dakika harcamaktadır. Wikipedia’da yer alan tanımlı konu başlığı sayısı 13 milyondur. Youtube’da 1 günde izlenen video sayısı 100 milyon civarındadır.

Internet, sosyalmedya, ıstatistik,kullanım

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
error: İçerik korumalıdır!!