Arama:
“ÜSTÜN ZEK” SİZİN İÇİN NE İFADE EDER?
0 (0)

Üstün zekâ, normal zekânın üzerinde beceriler gösteren, toplumun yüzdelik diliminin en küçük dilimine girebilen zekâ türüdür. Üstün zekâ sadece zekâda daha ileri idrak ve yetileri ifade eder. Yoksa üstün bir insan ya da sınıfı ifade etmez. Ve zekâ da çok boyutludur. Bir üstünlükten bahsedemeyiz. Sadece genel çerçeveye göre çizilir.

Kıyaslama yaparsak üstün zekâ mı orta zekâ mı daha üstündür diye, nazarımca her ikisi de kendi üstünlüklerine sahiptir. Tabi her nimetin bir de külfeti vardır bildiğimiz gibi.

Üstün zekâlı olmanın zorluğu da anlaşılma ve ifade edebilmede bir sıkıntı yaşamalarıdır. Hayatı yaşama tarzı da alışıldıkların dışında olur bu yüzden yalnızlaşma yaşarlar. Ne derler zirvelerde yaşayanlar hep yalnızdır diye velhasıl kelam her şeyin bir görünen bir de görünmeyen yüzü vardır. Bu sebeple hayırdan yana bakmak ve bu yönden çoğaltmak lazım sahip olunan her şeyi. Mükemmellikten değil sahip olduğumuzu en iyi şekilde değerlendirmeyi düstur edinmenin en akıllıca olduğunu söyleyebilirim.

IQ su 120 ile 130 arası olanlara ortalamanın üstü zeki, 130 un üstü olanlara üstün zekâlı, 140 ve üstüne Türkçesini bilmiyorum ama sanırım yüksek üstün zekâ denir.

5 yaşındaki çocuğun zekâsını ölçmek için değişik zekâ testleri vardır. Eğer uyum sorunu yasayan bir çocukça en uygun ya 6,7 yaştır zekâ testi için.

Sistem normal öğrenen çocuklara göre düzenlenmiş olduğu için üstün zekalı çocuklar zorlanırlar ve eğer ihtiyaçları olan eğitimi desteği almazlarsa uyum sağlayamaz ve sorun yaşarlar.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
BİLGİ NEDİR?
0 (0)

Bilgi: araştırma, öğrenme, gözlem yoluyla elde edilebilen gerçek tabi doğru bilgi ve yanlış bilgi vardır. Bu yüzden göreceli bir kavram kimine göre faydalı kimine göre faydasız gelebilir.

Herhangi bir konu üzerine konuşmak gibi olabilir ama kişiye aittir ayrıca bilgiden de yola çıkılabileceği gibi genel olarak bilinen bilgiler de vardır tabi bu bilgiler değiştirilebilir mi doğru mu yanlış mı tartışılabilir

Düşünmeyen insan hiçbir şeye ulaşmaz, bilgi bile. Bilgiye düşünerek araştırarak, çeşitli yollarla ulaşırız bu yüzden aklı olmayan bir insanın düşünemeyeceği gibi bilgiye de ulaşamayacağı belli bir şeydir.

Yoruma dayanmayan ve öznel olmayan genel geçer her şeye bilgi denir. Her bilgi faydalı değildir.

Yorum, kişisel kanaattir öznellik içerir, bilgi, yorumsuz genel geçerlik içerir. Bilgi beyine bir şeyler yüklemektir.

Düşünce bunları taramaktır. Yani düşünce, bilgiyi muhakeme etmek yorumlamak kendi kanaatini oluşturmaktır.

Bilgi hayatı yaşamayı kolaylaştırmak ve daha konforlu ve insancıl yaşamak için gereklidir. İnsanoğlu cahillikten en çok sıkıntılı ve mahrum bir yaşama mahkum olur. Oysa bilen öyle midir? Bilenle bilmeyen bir olur mu buyuruyor dinimizde. Elbette bilgiyle birlikte sorumluluk da yüklenmiştir. Aynı zamanda bilginin korunması ve faydalı olacak şekilde aktarılması vazifesi verilmiştir.

Bilginin hayat kurtarıcı olması birinci vazifesidir. Mesela gündemden biraz misal vereyim, pitbul cinsi köpek bilmeyen kalmamıştır sanırım, öldürücü saldırıda bulunma potansiyeli yüksek. Devletin yaptırım cezasını duyan sözüm ona uyanık vatandaş elindeki pitbulları sokağa salıverdi. Bu da ister istemez halk arasında paniğe yol açtı. Dikkatli ve uyanık olmazsa kişi hayatı tehlikeye girebilir. Madalyanın öbür yüzünde devlet pitbulları toplamak istiyorsa ceza ile korkutarak değil bir bedel koyarak doğru bir şekilde çekebilir.  Ayrıca pitbul bu Anadolu cinsi değil ne demeye Almanya’nın zararlı hiçbir fayda üretmeyen hayvan cinsini bu ülkeye getirip çoğaltılır bu da ayrı bir akıl tutulması tabi. Aldığı gibi salsın memleketine gitsin efendim.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Kış Sporlarının Vazgeçilmezi “Erciyes”
0 (0)

Türkiye’nin kayak merkezlerinden olan Erciyes Kış Sporları ve Turizm Merkezi’nde dağ sporuna gönül verenler kayak pistlerini doldurdu.

Kayseri’de bulunan Erciyes Kış Sporları ve Turizm Merkezi dağ sporcularının vazgeçilmez adresi oluyor. Kayak, Snowboard, Snowkite gibi kış ve dağ sporuna gönül verenler bütün dünyada tabiat ile iç içe zaman geçiriyor.

Arkadaşların Heyecanına Ortak Olduk

Çevre illerden gelen gençler Erciyes Kayak Merkezi’nde kızak takımlarını kullanarak kaymak yerine poşetle kaymayı tercih etti. Poşet ile kaymayı tercih eden Halil Dönmez, “Aslında çocukluğumuzda bizler bunu yapardık. Kızak fiyatlarının pahalı olmasından dolayı kızak almaktan vazgeçtik. Poşet ile kayan arkadaşlarımızı görünce dayanamadık ve onların heyecanına ortak olduk” dedi.

Erciyes’e Herkes Gelmeli

Erciyes Kayak Merkezi’ne yurt dışından gelen Ali Kula, “Erciyes’in zirvesine yakın bir noktadayız. Uzun bir aradan sonra buraya gelmek çok eğlenceli ve keyifli oldu. Mutlaka herkes gelsin” dedi.

Kış sporlarının vazgeçilmez adresi olan Erciyes Kayak Merkezi yerli ve yabancı ziyaretçileri ağırlamaya devam ediyor.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
YARDIMLAŞMA
0 (0)

İnsanları yardımlaşmaya teşvik eden etkenlerin çoğunluğu ” inanç” Yüce Allah’ın insanoğluna fıtrat olarak verdiği vicdan, adalet, doğruluk gibi dürtülerin yüzeye vurulması ve bunun farkında olmayanlarda ise, Örf-anane gibi öğretileri görerek yapmaları gereksinim olmuş, fakat en büyük bilinçaltına girmiş korkular! Benimde zor zamanlarım oldu ya da benimde ya da sevdiklerimin de başına gelebilir düşünceleridir.

Yardımlaşmadan uzaklaştıran sebepler,

İnançsızlık, cimrilik, güvensizlik, en çokta kendine bile yetmeyeceği korkak düşüncelerdir. Etkisi çok büyüktür, kısaca Ülke yapar Ülke yıkar, çok etkili ve çok da tehlikelidir.

Belirli günlerde yardım olmaz, kimin ne zaman nelere ihtiyacının olacağını belli bir tarihte bilebilmek imkânsızdır ve yardımlar belli günlerde yapılırsa bu kasıtlı olarak toplumları ya da insanları bir yöne kanalize etmeye çalışmaktır işte bu reklam, gösteriş ve yardım amaçlı değildir.

Bazı insanlar ve guruplar yardım yaparken gösteriş yapmalarının temel sebebi kişileri veya toplulukları kendi düşüncelerine kanalize etmek içindir.

Çok azıda sosyal medya içindir

Toplumların yaptıkları yardımları gerçekten yerine ulaştırılmasıyla da ilişiklidir. Sosyal medyada paylaşılma nedeni; azınlık ve bireysel gösterişler, toplulukları kendi inanç ve ideolojilerine kanalize etmektir.

Önce insan kendinden yola çıkar. İyilik insana başka bir insandan bulaşır. İnsan kendine bir iyiliği dokunan insana bir yıl değil, bin yıl geçse unutmaz. Unutuluyorsa iyilik, iyilik olmaktan uzaklaşır. İyilikte yardımlaşmanın bir başka adıdır.

İlk önce kendine iyiliğin dokunsun,

İlk önce kendine ki; bu iyi hal senin olsun.

Sen ki; insanların içinde insanlardan bir insan ol,

Merhametlilerin içinde bir merhamet,

Sevgilerin içinde bir sevgi,

Düşüncelerin neyden oluşacak ilk önce onu belirle,

Sen iyi olursan iyiliğin bulaşır yeryüzüne,

Güzel bakarsan güzel bakışın bulaşır.

Güzel kokarsan güzel kokun bulaşır.

İyilik mi yapmak istiyorsun kendinden başla.

İyi ol ki; iyilik bulaştır yeryüzüne, Çünkü iyilik bulaşıcıdır.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
HAYATIMIZDAKİ KİTAPLAR
0 (0)

2021 yılında okudukça okutan kitaplar…

Demet Cengiz – Adımı Deniz Koydular

Doğan Cüceloğlu – Var mısın?

Jose Saramago – Körlük

Ahmet Ümit – Kayıp Tanrılar Ülkesi

Anton Çehov – Altıncı Koğuş

Zülfü Livaneli – Balıkçı ve Oğlu

Madeline Miller – Ben, Kirke

Orhan Pamuk – Veba Geceleri

Aldous Huxley – Cesur Yeni Dünya

İlber Ortaylı – Yakın Tarihin Gerçekleri

Amin Maalouf – Empedokles’in Dostları

Gülseren Budayıcıoğlu – Camdaki Kız

George Orwell- 1984 / Hayvan Çiftliği

Victor Hugo – Bir İdam Mahkumunun Son Günü

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski- Kumarbaz

Ayşe Kulin- Hazan

Ray Bradbury- Fahrenheit 451

Lev Nikolayeviç Tolstoy- İnsan Neyle Yaşar?

 

Arthur Schopenhauer- Mutlu Olma Sanatı

Jules Verne- Zacharius Usta: Kısa Hikâyeler

Viktor Şklovski- Aşkla Hiç İlgisi Olmayan Mektuplar

Aylin Balboa- Ateş Sönene Kadar

Carmen Maria Machado- Bedenine Yazılı Masallar

Haruki Murakami – Birinci Tekil Şahıs

Sinem Sal – Bizim Zamanımız

Okakuro Kakuzo – Çay Kitabı

Hande Ortaç – Daha İyi Misin?

Yiğit Karaahmet – Deniz Ne Kadar Güzel

Andrew Downie – Doktor Socrates: Futbolcu, Filizof, Efsane

Barış Bıçakçı – Doğum Lekesi Gibi Bir Gülümseme

M. Özgür Mutlu – Dönme Dolap Düşleri

Deniz Poyraz – Dünya Unutana Kalır

Edouard Louis – Eddy’nin Sonu

Claire Keegan – Emanet Çocuk

Amin Maalouf- Empedoklesin Dostları

Claire-Louise Bennet – Gölet

Jan Morris – Hav

Jenny Offill – Hava Durumu

Süreyyya Evren – Hurra Aşağılara, Yokuş Aşağılara!

Şebnem İşigüzel – İstanbullu Amazonlar 1809

 

Julian Barnes – Kırmızı Giysili Adam

Kazuo Ishiguro – Klara ile Güneş

Susan Stewart – Köz

Jaklin Çelik – Kum Saatinde Kumkapı

Adania Shibli – Küçük Bir Ayrıntı

Zaven Biberyan – Mahkûmların Şafağı: Özyaşamöyküsü 1921 – 1946

Vigdis Hjorth – Miras

Ali Artun – Modernizm Kavramı ve Türkiye’de Modernist Sanatın Doğuşu

Rutu Modan – Mülk

David Byrne – Müzik Nasıl İşler

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
error: İçerik korumalıdır!!