Arama:
AKSARAYDA OKUMAK
0 (0)

Merhabalar size bugün Aksaray’da okumak adı altında size deneyimlediğim bilgilerimi paylaşacağım. Öncelikle Aksaray ilimizi tanıyalım.Aksaray konum itibariyle İç Anadolu bölgesinin merkezi konumunda yer almaktadır.1989’da çıkarılan kanunla Aksaray,Niğdeden ayrılarak il ünvanını almıştır.Aksaray ili iklim kuşağındadır ve soğuk,karasal iklim tipine sahiptir.Yazları sıcak ve kurak,kışları yağışlı ve soğuktur.Yağışlar genellikle kış ve ilkbahar aylarında görülmektedir.Komşu şehirleri Ankara Konya, Niğde ,Kırıkkale ve  Kırşehirdir.Aksaray küçük bir il olup 420000 nüfusu bulunmaktadır.Aksarayın birçok güzelliği bulunmaktadır.Mesela Hasan Dağı orman ve kayalık gibi farklı coğrafik yapıların bir arada olması, manzara ve barınma gibi imkanlar sunması, yükseklik sayesinde aynı zamana 3 mevsimi sığdırması, şehre olan makul yakınlığı gibi sebeplerle Aksaray’da faaliyet ve gezi mekanlarının gözdesi konumunda. Harika gün batımı manzarası bulunan mekanda dağcılık, kampçılık, trekking, haiking, yamaç paraşütü, izcilik, dağ bisikleti, moto-cross, off-road, fotoğrafçılık gibi bir çok spor, sanat ve aktivite dalı gerçekleştirilebilmektedir. Yaz aylarının başlaması ile yaylalara gelen arıcılar ve yaylacılar ayrı bir renk kültür ve yaşam katmaktadır.Ihlara Vadisi bir yerleşim yeri olmaktan çok bir dini merkez olarak ön plana çıkmıştır. Dönemin din anlayışını tasvirleriyle ve mimarisiyle canlandıran, freskli veya fresksiz tek ve çift nefli kapalı veya açık Yunan haç planlı ve de şapel biçimli kayaya oyulmuş çok sayıda kilise, vadinin dik yamaçlarında sağlı sollu yer alarak ortadan akan Melendiz Çayı’nın sularıyla bütünleşmektedir.Aksaray üniversitesi merkeze  9 kilometre olup yaklaşık 12 dk sürmektedir.Ben Bilgisayar programcılığı okuduğum için Aksaray Teknik Bilimler Meslek yüksekokulu’ndayım.Meslek yüksekokulumuz kampüs içinde değildir ve yaklaşık 5.5 km olup 8 dk sürmektedir ,bu da ister istemez bazı etkinlik ve ortamlardan  alıkoyuyor.Tabi herkes için aynı değildir ben biraz üşengeç olduğum için,yoksa istiyene herhangi bir engel yoktur.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Kızkalesi
0 (0)

Kız Kalesi, yaklaşık olarak karadan 200 metre açıklıkta konumlanmıştır. Bir adacık görünüme sahiptir. Bu sebeple bölgede Kız Kalesine, Deniz Kalesi adı da denilmiştir. Kız Kalesinin çoğu kısmı günümüze kadar korunmuş ve ziyarete açık bir durumdadır. Kız Kalesinin en önemli özelliği, açıklıkta olduğundan dolayı dışarıdan alabileceği her türlü saldırıların rahatlıkla gözlemlenebilir ve müdahale edilebilir bir mesafede olmasıdır. Kız Kalesi, ülkemizin gezilmesi gereken yerlerin başında yer almaktadır. Eşsiz tarihi dokusu ve konumu ile gözde bölgelerden birisi olan Kız Kalesi Mersin Erdemli ilçesinde bulunmaktadır. Yapılan araştırmalar sonucunda kalenin ilk olarak inşa edildiği yıl 1199 yılı olarak geçmektedir. Kız Kalesi, günümüze kadar pek çok farklı restore işleminden geçirilmiş ve ziyaretçilere açık tutulmuştur. Kız Kalesi’ne gitmek sanılanın aksine oldukça kolay olmaktadır.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Cennet Ve Cehennem Mağaraları
0 (0)

Mersin’in ilçesi Silifke’ye bağlı Narlıkuyu’da yer alan Cennet ve Cehennem Mağaraları yıllardır çok sayıda seyahatçilerin ilgisini çekiyor. Doğal yollarla oluşmuş bu mağaralar; Cennet ve Cehennem Çökükleri veya Cennet ve Cehennem Obrukları isimleri ile de anılıyor.

Cennet Mağarası ile Cehennem Mağarası arasında yaklaşık olarak 80 metrelik bir mesafe bulunuyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı mağaralar yılın dört mevsimi ziyaretçilere açık. Yolunuz Silifke’ye düştüğünde; oldukça derin olan bu mağaraları gezdikten sonra mutlaka Astım Dilek Mağarası’nı da ziyaret edin.Yolunuz MERSİN-Silifkeye düşerse bu mağaraya uğramanızı tavsiye ederim.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Astım Dilek Mağarası
0 (0)

Astım mağarası, astım hastalarına iyi geldiği ve olumlu yönde düzelmeler yaşattığına inanılan bir mağara olmakta ve bu mağara efsanelere bile konu olmuş havası ile ziyaret eden insanların nefesini açmaya yardımcı olmaktadır. Astım mağarasının içine spiral döner şeklinde bir demir merdiven ile inilmektedir. Bu mağaranın derinliği yaklaşık olarak 15 metre olmaktadır. İçine helezonik demir bir merdivenle inilir. Girişi kuyu şeklinde bacadan yapılan mağaranın toplam uzunluğu 240 m.’dir. Son derece süslü ve her renkten damlataşlarla kaplı olan mağara başlangıçta tek bir galeriden meydana gelmiştir. Ancak zaman içinde kalın damlataş tarafından salon ve odalara bölünmüştür. 1987 yılında ziyarete açılmıştır. İçi ışıklandırılmış olup, mağaranın astımlılara iyi geldiğine inanıldığı ve içinde dilek tutulduğu için Astım – Dilek Mağarası denmiştir. Mağarada sıcaklık ortalaması 15 ºC olup, nem oranı yazın %85, kışın %95’e ulaşır.Astım Mağarası yöre halkı tarafından yıllarca astım hastalığına iyi geldiğine ve şifalı bir mağara olduğuna inanılmıştır. Yine başka bir rivayete göre mağarada attığı çamurları tavana yapıştıranların dileklerinin kabul olacağına inanılmaktadır. Bu zararlı inanç yüzünden mağarada birçok nokta çamur lekeleriyle doludur. Bu inanıştan dolayı mağaraya Dilek Mağarası da denilmektedir.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Silifke Kalesi
0 (0)

İlçeye sahip olan Silifke Kalesi, 185 metre yüksekliğindeki bir tepe üzerine inşa edilmiştir. Kitabesi olmadığı için hangi dönemde yapıldığı bilinmese de, yapı şeklinden Selefkoslar döneminde yapıldığı ve geliştirildiği söyleniyor. Yıllar içerisinde çeşitli onarımlar geçiren kale, bugün bir Orta Çağ kalesi görünümüne sahip olmuştur.
Çevresi kuru hendekle çevrili olan kalenin içinde tuğla kemerli galeriler, depolar, su sarnıçları ve özelliği bilinmeyen yapı kalıntıları bulunuyor. Kalenin orta kısmında Selefkiya krallarının şatosu yer alıyor. Şatonun altında ise, kayalara oyulmuş bir mahzen var. Mahzenin hemen yanında bir sarnıç bulunuyor. Çevresi dört yana açılan kapıları vardır. Ana giriş kapısı güney tarafta olan kale, oval bir yapıdadır.
Evliya Çelebi, 17. yüzyılda Silifke Kalesi’nde 23 burç olduğunu, içinde bir cami ve 60 ev bulunduğunu yazmış. Ama günümüzde burçların bir kısmı ve kale içi yıkık olduğundan dolayı kalan burç sayısını bilemiyoruz.
Kaleden Göksu Nehri’ne ve Ayatekla Kilisesi’ne giden bir tünel olduğu da söyleniyor.Silifke’de M.Ö. 6000’li yıllardan bu yana yaşam olduğu biliniyor. Fakat bölgeye yerleşen ilk insanların kimliğine dair herhangi bir bilgi bilinmiyor. Tarih kaynakları, M.Ö. 3000 yıllarında bölgeye Luvilerin yerleştiğini ortaya koyuyor. Silifke Kalesi inşa edilmeden çok önceleri bölge sırasıyla çeşitli krallıklar gelerek himayesine geçmiş. Makedonya Kralı Büyük İskender’in, Perslerin Silifke çevresindeki egemenliğini bitirmesi üzerine, Silifke bölgesi Makedonya topraklarına katılmış. Büyük İskender 33 yaşında hastalanarak öldüğünde, hiç çocuğu olmadığı için topraklarını 3 generale bırakmış. Bu paylaşım sonucunda Silifke ve çevresi Selefkos Nikador’un olmuş.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
error: İçerik korumalıdır!!