Galata Kulesi Efsanesi
0 (0)

İstanbul’un sembollerinden birisi olan ve UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan ve dünyanın en eski kuleleri arasında sayılan Galata Kulesi. İşte İstanbul’un simgesi haline gelen yapılardan birisi olan Galata Kulesi’nin hikayesi.

Sizlerle bu ünlü kulenin en ünlü efsanesini paylaşmak istiyorum, günümüze kadar kulaktan kulağa yayılarak gelen hakkında sayısız hikaye vardır. Belki bu hikayelerde hepimiz kendimizden bir şeyler bulabiliriz. Belki de bu çağda en büyük ihtiyacımız güvenilebilecek bir efsanedir.

Galata Kulesi’ne İlk kez kiminle Çıkarsanız O Kişiyle Evleniyor muşsunuz.

İlk efsanemiz Roma dönemine kadar uzanabilir. Roma geleneğine göre, birbirini gerçekten seven çiftlerin ilk kez birlikte Galata Kulesi’ne gittiklerinde mutlaka evleneceklerine inanılır. Bu dönemde yaşayan birbirini seven iki genç vardır. İkisi de aşklarından yanıp tutuşuyor, gözleri birbirinden başkasını göremiyor. Ancak gençler ailelerini evlenmeye ikna edemiyor. Geriye kalan tek yol birlikte Galata Kulesi’ne gitmek. O zamana kadar kavuşamaz denilen ne aşıkları kavuşturmuş kule. İkna edilemez denilen ne aileler çocuklarının evliliğine razı olmuş. Olsa olsa Galata’ya çıkmak bizi kurtarır demişler.

Ancak genç adamın içini kemiren ve sevdiği kızın bilmediği bir durumu varmış. Adam daha önce bu kuleye başka bir kız ile birlikte çıkmış. O zamanlar adam daha toy, üstelik sevmediği bir kızı kandırmak için Galata Kulesi’ne çıkarmış. Kandırmışta ama sonra sevdiği kız ile karşılaşınca diğer kızlara kalbini kapatmış lakin büyük bir vicdan azabı da çekmekte. Gecelerce düşünüp açamaz genç kıza içini. Sonunda genç kızın ısrarlarına dayanamayıp bir gece gizlice Galata Kulesine çıkmışlar. Muhteşem bir gecede İstanbul’un büyülü manzarası tüm ihtişamıyla önlerine serildiğinde tüm kalbiyle kavuşmayı dileyen genç kız artık umutsuzlukların çözüleceğine inanmış ama genç adamın gözleri hep gölgeli ve hüzünlüymüş. Tam da o an gökyüzü delinmişçesine, şimşeklerle birlikte aydınlanmış, o güne kadar hiç görülmemiş bir yağmur başlamış. Aşıklar şaşırmışlar, ne yapacaklarını bilemeyip, koşarak kaçmışlar kuleden. Genç adam gerçekleri kıza anlatmak zorunda hissetmiş kendini ve yolları bir daha birleşmemek üzere ayrılmış. O günden sonra kuleye çıkan aşıklardan biri daha önce Galata Kulesi’ne başkasıyla çıktıysa bu tılsımın bozulacağına inanılmaya başlanmış.

Galata ve Kız Kulesi’nin Asırlık Aşkı

Bir başka efsaneye göre Galata ve Kız Kulesi, aşık olan ama birbirlerinin aşklarından emin olamayan iki kuledir. Ve aralarında yer alan boğaz mesafesi nedeniyle asla kavuşamayacaklarını biliyorlarmış. Ama bunu bilmek ne aşklarını ne de hasretlerini bitirirmiş. Bir gün Hezarfen Ahmet Çelebi’nin Galata Kulesi’ne çıkıp Avrupa yakasından Anadolu yakasına uçmak istediğini kuleye anlatmasıyla Kule’nin içi umutla dolmuş. Ve aşkla yazdığı bütün mektupları Kız Kulesi’ne vermesi için Hezarfen Ahmet Çelebi’ye teslim etmiş.

Ahmet Çelebi’de mektupları heybesine koyar koymaz kendini Galata’nın surlarından uçsuz bucaksız gibi görünen gökyüzüne doğru uçmaya bırakır.  Uçuşu sırasında Kız Kulesi’nin üzerine geldiğinde mektupları kulenin üzerine bırakır.  Aşkının karşılıksız olmadığını gören Kız Kulesi mektuplardan sonra daha da güzelleşmeye başlar ve Galata’da bu güzellik karşısında sevgisinin tek taraflı olmadığını anlar. Birbirlerine duydukları bu aşk sayesinde yüzyıllar boyunca her şeye direnerek bugüne kadar gelirler…

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]