Arama:
Gece Vurgunu
0 (0)

Başrolünde Jake Gyllenhaal, Rene Russo ve RizAhmed bulunuyor. Louis Bloom, meslek arayışında olan bir hırsızdır. Özellikle geceleri birşeyler çalıp satarak hayatını devaö ettirmeye çalışıyor. Bir gece eve giderken kaza görüyor ve inip bakıyor. O sırada birinin kamerayla hızlıca olayı kaydettiğini görüyor ve peşine takılıyor. Çektiği bu olay sayesinde paralar kazandığını duyan Louis, artık işini bulmuştur. Bisiklet çalıp onu satarak kendine bir polis telsizi ve kamera alıyor, artık geceleri haber kovalamaya başlıyor. Kaydettiği görüntüleri bir haber merkezine satıyor. Louis işlerin iyi gittiğini fark ederek illegal işlere de karışmaya başlıyor.

Daha etkili görüntüler alabilmek için olay yerinde ölü adamın dahi konumunu değiştirip, başka bir olayda kaçakları saklayacak kadar ileri gidiyor. Louis’in dediği gibi «  Düzgün bir görüntü gözleri üzerinde çekmekle kalmaz, uzun süre kendini seyrettirir. Özne ile çerçevenin kalanı arasındaki duvarları kaldırır.» Onun için amaca giden her yol mübahtır. Louis, diğer haber çekenlerden farklı çünkü aşırı derecede hırslı ve gözü karadır.  Hiçbir tehlikeden korkmuyor ve çok planlı hareket ediyor.

Louis için kurbanların bir önemi yok onlara hiç acımıyor aksine ne kadar çok kurban, kan o kadar reyting ve para.

Reytingleri düşük olan yerel televizyonda çalışan Nina, işini kaybetmemek için aslında meslek etiğine uymayan ne kadar kanlı görüntü varsa kabul ediyor ve yayınlıyor. Hatta yoksul siyahilerin zengin beyazları öldürdüğü suçları çekerse daha başarılı olacağını söylüyor.

Seyircilerimizin ilgisini en çok kenar mahallelerde olan suçlar çekiyor. Buda kurban veya kurbanlar demek, hali vakti yerinde beyazların azınlık ya da fakir kesim tarafından kurban edilmesi öncelikli tercihimiz.» Nina

Haber bültenimizi çığlık atarak sokakta koşan boğazı kesik bir kadın olarak düşün. Ne kadar kanlı o kadar çarpıcı.» Nina

Louis’in o kadar hırslı birisi ki ayağına dolanan kim varsa ölümüne sebep oluyor. Kendi asistanını bile öldürüp onun videosunu kayda alacak kadar acımasız. Aslında bu hırsından dolayı birçok kişinin ölümüne sebep oluyor ama bunları başarı merdivenlerini tırmanmak için çok normal görüyor. Mesela ilk olarak başka bir muhabirin arabasını bozuyor, polisten önce vardığı büyük malikanede bir adam yaşıyorken ona yardım etmek yerine sadece videosunu çekiyor, çatışma çıkardığı yerde ise kendi asistanı dahil, suçluların ve birden fazla polisin ölmesine sebep oluyor. En sonunda umduğu başarıya ulaşıyor ve kendi haber ajansını kuruyor, elemanlarını artırıyor.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Beşiktaş’a Adanmış Bir Ömür: Süleyman Seba
0 (0)

“Ben, sporcunun zeki, çevik ve ahlaklısını severim.”

Süleyman Seba’yı anlattığım yazıma, Gazi Atatürk’ün o efsane aforizması ile başlamak istedim. O hem zeki hem çevikti. Lakin kuşkusuz ahlak onu anlatmaya en uygun ifadeydi; Futbolcu olarak ter döktüğü zamandan, uzun süre yürüttüğü yöneticilik koltuğuna kadar…

Takvimler, 1926 senesinin, 5 Nisan gününe işaret ederken, Sakarya’nın Hendek ilçesinde bir bebek dünyaya geldi. O bebek, Beşiktaş ve Türkiye futbol tarihine adını altın harflerle yazdıracak, Süleyman Seba’dan başkası değildi. Küçük yaşında İstanbul’a giden Seba, ilk ve orta öğrenimini burada tamamladı. Kabataş Lisesi’nde okuduğu yıllarda, okulun futbol takımında top koşturdu. Başarılı genç, Beşiktaş yöneticilerinin dikkatini çekti. Genç takıma çağrılan onursal başkan, kısa sürede genç takımın kaptanı oldu. A takım ile maçlara çıkmaya başlayan Seba, İnönü Stadyumu’nda gol atan ilk Türk futbolcu olarak tarihe geçti. Babasının isteği ile eğitim aldığı Mimar Sinan Üniversitesi’ni, en büyük tutkusu Beşiktaş uğruna bıraktı. 8 yıl gururla taşıdığı siyah beyazlı forma ile 44 gole imzasını attı. Menisküs sebebiyle 1954 yılında futbol kariyerini sonlandırmak zorunda kaldı. Bu tarihten sonra Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nün kongre üyesi oldu. Üyeliğinin ardından yönetim kurulunda yöneticilik görevini üstlendi. Milli İstihbarat Teşkilatı İstanbul Müdürlüğü görevini üstlendiği yıllarda, Beşiktaş’ın başkanlığına aday oldu. 1984 senesinde bu hayali gerçek oldu. Tam 16 sene şerefiyle, hakkıyla koltuğun hakkını verdi büyük başkan. 2000 senesinde görevi bıraktığını açıklarken, Beşiktaş kulübünün onursal başkanı olduğu duyuruldu. 2014 yılında hayatı gözlerini yumarken, cenazesine yüzbinler katıldı. Türkiye’nin her kulübünden başkanlar, teknik direktörler, futbolcu ve taraftarlar akın etmişti Seba’nın son yolculuğuna. Herkesin ona bu saygıyı göstermesinin sebebi; sporculuk ve başkanlık yıllarında ahlak çizgisinden hiç ayrılmamış olmasıydı.

“Şerefinle oyna, hakkınla kazan.”

Beşiktaş’ın antrenman tesislerine ve şu an kullanılan stadyum Vodafone Park’a büyük harflerle yazılan bu büyük söz, Şeref Bey, Baba Hakkı ve Süleyman Seba’nın Beşiktaş’lı futbolculara en büyük öğretisi oldu. Bu öğreti ışığında; Beşiktaş’a gelmiş bütün futbolcular, önce adil olmayı, rakibine saygı göstermeyi bildi, sonra ise kazanmayı. Trabzonspor ile yapılan bir  maç sonrası, Beşiktaş’lı futbolculara sevinmemeleri için işaret ediyordu Süleyman Seba. Zira aynı uçakta Trabzon kafilesi de vardı. Başkalarının üzüntü yaşadığı yerde sevinmek yakışmazdı Beşiktaş’a. Türk futbolunun sahadan masaya taşındığı, adil ortamın tamamen kaybolduğu zamanlarda bile, Süleyman Seba duruşunu bozmadı. O dönem Beşiktaş’ın başarısızlıkları ile alay edenlere, ders niteliğinde sözleri ile seslendi;

“Futbol sadece şampiyonluklara sevinmek değildir. Bunu belli değerlere sahip çıkarak yaşamaktır. Biz, ‘şerefli ikincilikler’ de yaşadık. Toplum bunları şimdi anlıyor. O zaman bunlara gülenler vardı. Şimdi ben hepsini hayretle izliyorum. Zamanın haktan yana olduğunu görmek en büyük sevincimdir.”

Onun hayattaki en büyük tutkusu kuşkusuz Beşiktaş idi. Lakin bu tutkunun sınırlarında tek arzusu Beşiktaş’ın başarısı değildi. Seba için başarının niteliği değil, niceliği önemliydi. Hayatı boyunca Beşiktaş’ın bir değerler kulübü olduğunu anlatmaya çalıştı, kulübü bu doğrultuda yönetti.

“Beşiktaşlılık etik değerlerini sahiplenmeden, hiçbir başarının kalıcı olacağına inanmıyorum.”

 

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
error: İçerik korumalıdır!!