Arama:
Neşet Ertaş
0 (0)

Neşet Ertaş

NEŞET ERTAŞ

 

 

Neşet Ertaş 1938 yılında Kırşehir’in Akpınar ilçesinin Kırtıllar köyünde dünyaya gelmiştir. Türk halk ozanı olarak bilinen Neşet ertaş abdallık geleneğinin son büyük temsilcisi “Bozkırın Tezenesi olarak bilinmektedir. 2009 yılında Unesco Yaşayan insan hazineleri envanterine girmeye değer görüldü. Şimdi İse size Neşet Ertaşın hayatını anlatacağım.
Neşet Ertaş’ın babası Muharrem Ertaş da bağlama ustasıydı Neşet Ertaş küçük yaşta basının yanında düğünlere gitmeye başlamıştı. Babasının yanında zil, cümbüş ve darbuka çalardı. Neşet Ertaş ilkokula giderken ilk olarak keman ardından ise bağlama çalmayı öğrendi. Artık babası ile düğünlere gidip saz keman çalardı. Neşet ertaş daha da büyüdükten sonra İstanbul’a gitmeye karar verir ama cebinde parası yoktur cebindeki parası onun ancak Ankara’ya kadar götürür. Ankara otogarda bir çok adamda İstanbul’a gideceğini söyler fakat çoğu kişi para vermez Neşete en son birisi elindeki bağlamamı der evet der baya süre Neşet’e şarkı söyletip saz çaldırır. Ve ardından İstanbul’a gider Neşet orada iş bulamaz ve otelde kalır otele gizli girip gizlice çıkar. en son bir plakcıya gider ve plakcıda saz çalmak istediğini söyler Neşeti bekletirler ardından plakcının abisi gelir ve Neşet’e çal bakalım bi türkü der neden garip garip ötersin bülbülü çalar ve il plağı budur Neşet Ertaş’ın. Ve plakcının sahibi Neşet Ertaş’ı bi gazinoya götürür ve orada çaldırtır 2 sene İstanbul’da çaldıktan sonra Ankara’da Kazablanka Gazinosun’da sahne almaya devam eder. Ve yavaş yavaş turnelere Çıkmaya başlar Neşet Ertaş il il ilçe ilçe gezer çalar söyler. Askere gider gelir Neşet Ertaş geldiğinde Ankara saz dükkanında Leyla isimli bir kız ile tanışır ve bunla evlenmek ister babası istememesine rağmen bu kızla evlenir 3 tane çocukları olur. 7 yıl evli kaldıktan sonra boşanırlar. Ve asıl olay burda başlar “Cahildim dünyanın rengine kandım” adlı türküsünü yazar. ve ardından babası Neşet’e türkü yazar Neşet babasına yazar ardından leylam,neredesin sen ve birçok türkü yazar Neşet daha da ünlenir ardından Saz çalarken eli felç geçirir ve mesleğini yapmaz ardından Almanya’ya gider tedavi olur ve iyileşir orda kalmaya başlar orada da bir çok türkü yazan Neşet Ertaş haberlerde Neşet Ertaş öldü haberleri çıkar bunun üstüne Türkiye’ye gelen Neşet Ertaş yoğun kalabalıkla karşılanır ve İlk konserini İstanbul’da Açık Hava Harbiye konserinde verir ve yoğun ilgi vardır. Ve plaklarını çıkarın tümünü Neşet Ertaş konser parası almaz öğrencinin sigara parasını mı alıcam ben diye bayağı ünlenen Neşet Devlet sanatçısı denilmesini isterler Neşet Ertaş kabul etmez ben halkın sanatçısıyım der. Ve yıllar yıllar geçer 25 Eylül 2012 de Neşet Ertaş Vefat eder.
Bunların detaylarını bilmek isterseniz bize ulaşabilir ya da Garip Belgeselini izleyebilirsiniz.


“Aşk biterse yorulur insan,ben ne zaman ölürsem Neşet yoruldu desinler”

NEŞET ERTAŞ


Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
İradenin Zaferi
0 (0)

Filmin özgün adı Triumph des Willens’dir . Nasyonalist Sosyalist Alman İşçi Partisi’nin 1934 tarihinde Nürngberg şehrinde yaptığı gösterişli 6. Kongresini belgeleyen bir  fiilimdir. Film o dönemin yapısını , tarihini ve yaşantısını yansıtan bir filmdir. Filmde ilk sahnesi bir marş , gösteri kongre tarzı bir havası olan bir filmdir. Milliyetçi Sosyalist Alman İşçi Partsi günü kongresi çok dikkatimi çekti orada bir çok yöneticilerin yaptığı konuşmalar ve konuşmalarda Almanya daha iyi çağa taşımak için Almanya ; tek halk , tek lider , tek imparatorluk Almanya diye yer alıyor. Böyle bir anlayış vardır. İdeolojik olarak iktidarda tek bir kişinin elinde olması sağlamak . Sürekli bir yemin konuşması sahnede yer alıyor. Film sürekli askerlerin ön planda olduğu bir filmdir. Filmde sürekli halka yapılan bir konuşma yer alıyor . Sürekli yöneticilerin yer aldığı Alman ırkının yani milletini çok üstün bir ırk olduğunu Nasyonal ve Sosyalizm ideolojisini üstün olduğunu coşkulu , gösterişli bir şekilde kitlelere yapılıyor. Buradaki önemli olan nokta ise ; Alman halkını empoze ederek etki altına almasıdır ve bunu törenler halinde yaparak halkı ikna ederek , halkı etkisi altına alıyor. Almanya tek yegane güç olduğunu , alman halkını ‘’ ırksal olarak en iyi şeylerdir.’’ İfadesi yer alıyor , aynı zamanda ‘’ en iyi kanı taşıdığına , ‘ çok yaşa milliyetçi sosyalist hareket ‘, ‘ çok yaşa Almanya ,’ hitler Almanya’dır, Almanya Hitler’dir yaşasın zafer yaşasın zafer diyerek filmde bu ifadeler kullanılıyor. Daha sonra ‘ The Horst Wessel Şarkısı ‘, resmi olmayan Alman ulusal marşı ,Bayrağı yükselterek film sona eriyor. Filmde bunların yer alması Alman halkının çok yüce olduğunu ,bunu kitle üzerinde yapılması , kitleyi yönlendirmesi , kendi istekleri doğrultusunda bunu yapması , kitleyi inandırma kendi istekleri doğrultuda etki altına alarak yönlendiriliyor. Böylece kendi hakimiyetini kuruyor.

 

Alman halkının anlayışı en iyi ordu , en iyi devlet, en iyi ırk ve bunu yapan devlet yöneticileri propagandalar yoluyla halkı etkisi himayesi etki altına alarak , onları inandırarak halka vaatler veriyor liderler . Aynı zamanda totaliter bir anlayış vardır. Çünkü tek kişi , tek lider, tek parti anlayışı olduğu için her şeyi tek bir kişi yönetmesi ve yönlendirmesidir. Partinin aynı zamanda devletin siyasi ve askeri yapısını gösterilerle bir tören edasıyla yansıtılıyor . Filmde dikkatimi çeken bir diğer husus filmde gençlerin çok kullanılması Alman gençleri olması bu da yönlendirmeye açık bir durum daha iyi yönlendirme açısında çünkü gençlerin yönlendirmek ve kullanmak istediği doğrultuda yönlendirmek daha kolay olmuştur. Alman halkının gösteri , törenler görkemli bir şekilde ön planda olması , oradaki askerlerin eğitim alması , düzenli , disiplinli bir hava vermesidir. Bayrakların sembolleri , miting ,askerlerin , halkın ,liderlerin hep bir ön planda olduğu bir film olmuştur. Kısacası Nazı Almanya’sı kitleleri çekmek , Alman halkının milli duygularına değinmiştir. İradenin zaferi filminde müziklerle, törenlerle, radyolarla, sembollerle görsel simgeler ve spor müsabakaları gibi çeşitli alanlar görülmektedir. Filmde bunlar mevcuttu görseller törenler müzikler simgeler vs. Kullanılarak insanların zihninde yer etmiştir.  Filmde kitleyi fikrini değiştirmek ve empoze altına almayı kullanılmıştır.

İradenin zaferi filmi amaç Nazi Almanyası’nın çok üstün bir ırk olduklarını gösterilerek kitleler üzerinde etkisi altında almaktır. Kitleleri yönlendirme ve etkisi altına alma  etkisi vardır. Ben iradenin zaferinin filmini fikir olarak belki o döneme göre etkileyici olabilir. Ama ben beğenmedim. Sürekli aynı şey birbirini tekrarlayan liderlerin konuşması törenler gösterilerin olması sürekli bir hareket halinde sürekli halk topluluğu toplanan halk kitlesi tek bir fikir üzerinde olması tek bir pencereden bakan kendi fikirleri kendi ırkları dışında sanki hayat yaşam bir tek Nazi Almanyasın’da ibaretmiş gibi en iyi ırk en iyi millet en iyi ordu en iyi yönetim en iyi lider en iyi millet bir tek anlarmış gibi bir algının olmasıdır. Filmde yer alan kişilerin sürekli genç olması bu da etki altına almanın ne kadar kolay olduğunu gösterir. buradaki amaç Adolf Hitler in kendilerinin büyük görmeleri sürekli alman halkını etkisi altına almak Törenlerde mitinglerde düşünme sürecine izin verilmemesidir.

 

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
BÜYÜK DİKTATÖR : Üzgünüm ama ben imparator olmak istemiyorum !
0 (0)

En yakın zaman da izlediğim etkisinde kaldığım çok sevdiğim filmler arasında yer alan Büyük Diktatör filmini ve  film üzerindeki yorumları ve bakış açılarını sizlerle paylaşmak istedim . Büyük diktatör filmi 1940 dönemlerine ait olan ABD  yapımı olan bu film yönetmenliğini Charlie Chaplin’ yaptığı film dünya genelinde büyük bir önem sahip olan bu film  ve oldukça etkili o dönemlere sizi götüren ve aynı zaman da o dönemlere ait size bilgi sahibi olmanız açısında oldukça etkili bir filmdir. Filmde  komedi tarzında aynı zaman da o dönemi  eleştiriler bir tarzla ele alınmıştır. Film asıl amacı o dönemin rejimini  yaşantısını , tarihini , siyasi yapısını , orduyu , hükümet anlayışını hepsini anlatan bir film . Nazi Almanya’sını ele alan ve Adolf Hitleri komedi ve eleştiriler bir tarzla ele alarak halkın bir şeyleri fark etmesini sağlamak açısından yapılan bir filmdir. Fikrimce izleyince büyük bir hayranlık duyacağınız bir film olur Umarım.

 

Filmin içeriğine gelirsek film Charlie Chaplin filmde Adeonid Hynkel ve Yahudi bir berberi oynamaktadır. Filmde asıl husus ve can alıcı nokta bu iki karakterlerdir. Chaplin filmde iki farklı rolü oynamaktadır. Diktatör Hynkel ile Yahudi berberin filmde çok başarı olmuştur. Karakter komedileri olan tutumları film üzerinde çok ironi bir şekilde verilmiştir. O dönemin gerçekliğini yansıtan başarılı bir film olmuş. Hynkel’in  yönetim anlayışını ve Yahudilerin gördüğü tutumlar yaşadıkları eziyetleri anlatan bir filmdir. Verilmek istenen propaganda bence çok başarılı. Filmde ya Yahudilere olan ve hitlere olan eleştiriyi bunu bir komedi tarzında ele alarak yer veriliyor. Film’de olan biten her şey önce bir anlaşılmıyor. Daha sonra izleyince altı yatan anlamlar olduğunu fark ediyorsunuz .Örneğin Hynkel eline alan dünya şeklinde olan balon ve önce balonla oynadığı zannediyorsunuz oysa zeminde yatan farklı mesajlar vardır. Verilmek istene mesaj ise kendimce dünya hakimiyetin kendinde  olmasını ve her şey kendi kontrol altında alma duygusu en komik nokta ise patlaması ve elinde patlaması bence hiçbir güç sonsuz değildir . Bu da onun en büyük göstergesidir.

Filmde Diktatör Hynkel yönetim şekli eleştirel bir şekilde verilmiştir. Daha sonra filmde en önemli bir husus Yahudi berberi ve Diktatör Hynkel sanması benzerliği , Diktatör Hynkel yerine konuşması filmde ana unsuru göz alıcı noktası , en büyük mesaj konuşmaları sistemi eleştiren o zaman ki mesaj hala bile günümüze yer alması ,yer tutmasıdır. Daha sonra ‘ üzgünüm ama ben imparator olmak istemiyorum bu benim işim değil ifadesi ‘ imparatorluğu tek lider , tek parti , tek adam anlayışını eleştirmiştir. Herkese yardım edinilmesi gerektiğini ve bu hususta bir Yahudi  olup olmadığına bakılmaksızın ve siyahın beyazdan ve beyazın siyahtan hiçbir üstünlüğünün olmadığına değinilmiştir. Özgürlüğün önemine değinen makinalardan çok insanlığa ihtiyacımız var. Bu da duyguların ne kadar önemli olduğunu hızlı gelişim az yaşadığımızı duygularımızın köreldiğini sesini tüm insanlığa duyurarak tüm geçeklikle anlatan ve aynı zaman da diktatörlüğü büyük bir şiddetle eleştiren bir gelecek insan gücünün , insan iradesinin olacağına her şey insanlığa döneceğini  aynı zaman da askerlerin kendilerini zebanilere teslim edilmemesini yani diktatörü ve o zaman ki rejimi  sistemini eleştiriyor. İnsanların makine gibi değil de  bir duyguların olduğunu kalplerini duygularını bir makineye  kurban edilmemesini , askerlerin bir köle için değildi özgürlük için savaşmasını ve diktatörlüğü eleştiren radden ve demokrasinin gücüne inanan ve diktatörlük kendilerinin  özgür olduğunun halkını ise bir köle gibi görüldüğünü eleştirmiştir.  Halka yaptığı konuşmasında Diktatörlüğü sistemin yönetme şeklini eleştirmiştir. İnsanlığa seslenerek mesajı vermiştir.

 

‘Özgür bir dünya, ulusal engelleri kaldırmak için savaşalım … Bilimin ve ilerlemeni bize mutluluk getirdiğini bir dünya için savaşalım … Askerler , demokrasi adına birleşelim!   ‘

 

 

 

 

 

 

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
error: İçerik korumalıdır!!