Arama:
GÜNÜMÜZDE GÜZELLİK ALGISI
0 (0)
 

Güzel ya da güzellik kişiden kişiye ,toplumdan topluma değişen, göreceli bir kavramdır. Eski zamanlardan bu yana kadın-erkek herkes güzelliğine, giyimine kuşamına özen göstermekteydi.

Herkesin zevkleri, beğenileri ya da kusurları vardı tabiiki ve birbirinden farklı ya da aynı olabilmekteydi. Ama günümüzdeki bu güzellik algısı eskiye oranla çok fazla değişmiş bir halde. Neden mi ? Sosyal medyalar yüzünden. Sosyal medya gibi mecralar insanı olduğundan çok daha farklı biçimde gözler önüne sermeye başladı. Olduğu gibi değil de daha çok olmadığı gibi görmeye başladık. En kötüsü “tek tip insan” şekline büründük. Nasıl mı? Herkes birbirine benzemeye başladı. Kullanılan efectler, photoshoplar sayesinde sosyal medyadaki kişiyle gerçekteki kişi birbirinden farklı olmaya başladı. Ve bu bir bağımlılık gibi 7’den 70’e neredeyse herkesin yaptığı bir şey haline geldi.
Kimse kilolu, makyajsız, efectsiz halini beğenmez oldu. Tabi bu durumu daha çok abartanlar estetik operasyonlara kadar işi ilerletmiş halde.

Insanların gözündeki bu “ideal güzellik” anlayışı değişmeli ve artık insanlar kendi görüntülerinden rahatsız olmamalılar. Bunu psikolojik boyuta getirmemekte gerekiyor. Mesela bir kişi kilolu olabilir ki bu olağan bir şeydir. Sporla önüne geçilebilir. Ama kendini aç susuz bırakacak kadar sağlığını riske atacak diyetlere de bürünmemek gerekir. Ya da günümüzde de skandal olan mide ameliyatları gerekmedikçe yaptırılmamalıdır.
Kişi kendini nasıl beğeniyorsa, kendini nasıl rahat ve güzel hissediyorsa öyle davranmalıdır.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Her kadın yaşam için mücadele verir.
0 (0)

Kadın nedir? En geniş tanımıyla erişkin dişi insan demek

Kadın bir erkeğin canını sıktı diye ya da istediğini yapmadı diye dövülmeyi ve en önemlisi öldürülmeyi hak etmiyor. Kadın şiddet, taciz, tecavüz, mağdur, bir cinsel obje değildir. Kadın bir erkeği mutlu etme ve onu memnun etme , onun kölesi , ona hizmet etmek değildir. kadın olmak , boşanmışsa bir dul , evlenmemişse evde kalmış, çocuğu yoksa kısır demek değildir. kadın bir’ namus yaftası’ ile görülmek zorunda kalmak değildir. ne yazık ki kadınların bir kısmı eşleri tarafından ya da sevgilileri tarafından ya da babaları tarafından ve kendi evlatları tarafından ne yazık ki öldürülüyor. Oysaki kadın bir erkeğin tamamlayıcı gücü olmuştur.

‘Peki ya gerçekten kadın ne demek ‘

Kadın bir annedir, kadın bir eştir, kadın can parçanız olan kızınızdır, Kadın size her zaman destek olan ve kollayan  kardeşinizdir, kadın bir haladır, kadın bir teyzedir, kadın en yakın arkadaşınızdır, ve kadın en önemlisi bir yaşamdır , bir mücadeledir. Bir güçtür aynı zamanda huzurun , mutluluğun , şefkatin , neşenin sembolüdür.

 

 

Tarihten günümüze kadar kadın yaşama yön veren düzene koyan yaratıcılık ve renklilik katan bir varlıktır. Kadın yaşama sanatıdır. Kadın sadece bir cinsel obje değildir ve hiçbir zaman bir meta olmamıştır.

Klan kabile döneminden tutkalımda toplumun ilk şekillendiği Neolitik  döneme kadar Kadın toplumun şekillenişinde büyük bir rol sahibidir. En küçük icattan tutarlımda en büyük hekimlik bilincini geliştiren kadındır. Kadının doğayla iç içe olması gereği topluma  pozitif bir enerji katmıştır.

 

Kadını öncü olduğu ve toplumda bu öncülük unsurunu benimsendiği ve kabul görüldüğü zihniyet ne yazık ki Sümerler dönemin de  ortaya çıkan ataerkil zihniyetle birlikte büyük bir darbe almıştır. Buluşların fikir anası olan kadının bütün düşüncelerine el konulmuştur. Hakimiyeti eline alan erkek kadını köleleştirdiği gibi eve hapsedilmiştir. Kadın ilk özel mülkiyet olması  da burada başlamaktadır.

 

Eve hapis olan kadın diğer bir deyimle köleleştirilen kadın köleleşen bir toplumu doğurdu . Erkeğin eline geçen bir güç ve iktidar erki günümüze kadar sonsuz savaşlarında beraberine getirdi. Çok ilginçtir ki yaşanılan büyük savaşlar kadınlar gerekçe gösterilerek yapılmıştır. Herkesin bildiği ve izlediği  truva  Fimi : truva prensi Paris ile Isparta kraliçesi Helen’in ilişkisinde dolayı 10 yıl sürmüş kanlı bir savaş . Bir kadının savaşlara bu denli alet edilmesi tarihte nice örnekleriyle mevcuttur. Özcesi meta ve özel mülkiyete haline gelen kadın bütün sorunların ve olumsuzlukların göstergesi haline getirilmiştir. Ataerkil zihniyetin ortaya çıkardığı bu durum kadını cadılaşmaya kadar götürmüştür. Ne yazık ki bu durumun kadın katliamını ve köleleştirilmesini ele tutulur. Bir yanı yoktur. Sadece kadın erkeği kurbanı olmaktadır.  Sahiplenilmiş kadın sahiplenilmiş bir toplumdur. Yönetilen bir kadın yönetilen bir toplumdur. İradesizleştirilen bir kadın iradesizleştirilmiş bir toplum olmaktadır. Ancak ancak bu şekilde erkek kendi egemenliğini topluma dayatabilmektedir.

 

Kadın birlikteliğini ve kadın gücünü tekrardan var olması söz sahibi olması çok ciddi mücadeleler sonucu ortaya çıktı. Ama yine de çok yetersiz olduğu günümüzden yaşanılan kadın katliamları da   görmekteyiz . Erkek zihniyetini kadın üzerindeki egemenliğini kendini üstün görme anlayışı ve kadını özel mülkiyeti görme zihniyeti ortadan kalmadıkça çok ciddi toplumsal çöküşünde Bera berinde getirebileceğini görmekteyiz.

 

 

 

 

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
error: İçerik korumalıdır!!