Arama:
Yaşayan Efsane: Alex de Souza
0 (0)

Hangi takımdan olursa olsun tüm futbolseverlerin canı gönülden sevdiği futbolcu olan Alex de Souzayı hep beraber tanıyalım.

Alex de Souza kimdir?

Alexsandro de Souza (Alex),14 Eylül 1977 tarihinde Brezilya’nın Curitiba şehrinde dünyaya geldi. 1995 yılında profesyonel futbol kariyerine Coritiba FC takımında başladı. 2 sezon forma giydiği Coritiba’da oldukça başarılı performans sergileyen Alex, forma giydiği 124 maçta 32 gol attı.

1997 yılında bir diğer Brezilya takımı olan Palmeiras’a transfer oldu. 5 sezon boyunca Palmeiras forması giyen Alex, göz dolduran performansı ile tüm dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. Palmeiras’ta 241 maçta 78 gol atan Alex, Avrupa kulüplerinin dikkatini üzerine çekti ve Copa Libertadores şampiyonluğu yaşadı. Aynı zamanda Palmeiras’taki performansıyla da Brezilya Milli Takımı’na da seçildi.

 

Ardından 2001-2002 sezonunda Flamengo’ya transfer oldu, ancak burada 12 maçta 3 gol atsa da istenilen performansı sergileyemedi ve ardından Parma’ya transfer oldu.

Avrupa’ya yabancılık çektiği düşünülen Alex, Parma’da başarılı bir performans gösteremedi ve ligin ilk yarısında yalnızca 5 maça çıktı. Ligin ikinci yarısında ise Cruzeiro’ya transfer oldu ve performansını yeniden yakaladı. Formda olduğu dönemde takımıyla başarıyı yakalayan Alex, 2004 yılındaki Copa America için takıma seçilmiş ve kupayı kazanmıştır. 121 maçta attığı 64 golle Avrupa kulüplerinin transfer listesinde yer almıştır.

2004’te Fenerbahçe’ye transfer olan Alex, Fenerbahçe adına çıktığı ilk maçta asist yaptı ve beğenildi. Ligin ikinci haftasında oynanan İstanbulspor maçında da 1 gol ve 1 asist kaydeden Alex, hem taraftarın hem de yönetimin beğenisini oldukça kazandı.

Fenerbahçe kariyeri boyunca forma giydiği 245 maçta 136 gol attı ve Fenerbahçe kulübünün efsane oyuncuları arasına girmeyi başardı. Fenerbahçe taraftarı, Alex’e olan sevgisini göstermek için İstanbul’un Kadıköy semtindeki Yoğurtçu Parkı’na heykelini dikti.

 

 

Fenerbahçe taraftarı, Alex’in maçlara yaptığı katkı ve kritik maçlardaki üstün performansını ifade etmek için “Bir Alex değil” sözünü ortaya çıkardı ve her futbolseverin kullandığı bir söz haline gelmiş oldu.

30 Eylül 2012 tarihinde oynanan Kasımpaşa maçında oyundan alındıktan sonra maçı yedek kulübesi yerine tribünden takip ettiği gerekçesiyle süresiz olarak kadro dışı bırakıldı.

1 Ekim 2012’de yapılan toplantının ardından Samandıra Tesisleri’nden ayrılarak kulüp binasına gitmiş ve sözleşmesi karşılıklı olarak fesh edilmiştir. Alex, Fenerbahçe’den ayrıldığını Twitter üzerinden attığı “Kontratımı sonlandırdım. Hayatımın en üzücü imzası oldu. Fenerbahçe, bir oyuncu kaybetti ama bir taraftar kazandı. Her şey için teşekkürler.” tweet ile bildirdi.

1 Ekim 2012 tarihinde Fenerbahçe’den ayrılan Alex de Souza, futbola başladığı ilk kulüp olan Coritiba FC’e geri döndü ve 2 yıllık anlaşma imzaladı. 7 Aralık 2014 tarihinde oynanan Bahia maçı ile aktif futbolculuk kariyerine son noktayı koymuştur. Alex dakika 88’de oyundan çıkarak yerini Keirrison’a bıraktı ve böylece futbol kariyeri bitmiş oldu.

28 Mart 2015 tarihinde Alex için Palmeiras ile Alex’in eskiden takım arkadaşlığını yapan isimler arasında bir jübile maçı düzenlendi. Maçı 2 gol 1 asistle tamamlayan Alex’in takımı Palmeiras karşısında 5-3 mağlup oldu.

 

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Pandemi Gölgesinde Spor Toto Süper Lig
0 (0)

Türkiye Futbol Federasyonu 2020-2021 Cemil Taşcıoğlu Sezonu, pandemi gölgesinde başlamıştı. Zaten, sezona adını veren Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu, ülkemizde ilk görülen korona virüs vakasına bakmış ve ilk korona şehidimiz olmuştu. Bahsettiğim gibi pandemi gölgesinde başlayan sezon, neredeyse bütün kulüpleri büyük zorlukların beklediği sezondu. Futbolun doğasında yer alan sakatlıklar, her zaman kulüplerin kabusu olmuştur. Bunun üstüne bir de, korona virüs testi pozitif çıkan futbolcular eklendi. Bazı takımlarda, 6-7 oyuncuya kadar korona virüs testinin pozitif çıktığı durumlar yaşandı. Türkiye Futbol Federasyonu öncelikli olarak, bir takımın maçı oynamayacak kadar eksik olması durumunda, maçın erteleneceğini belirtmişti. Ancak sonradan değiştirilen kural, en az 9 kişi oynayacak durumda olduğunda bile, maçın oynanması gerektiğini öngörüyordu. Aksi durumda ise, futbolcuları eksik olan takım maçı hükmen kaybetmiş sayılacaktı. Tabii kulüpleri tek bekleyen zorluk bu değildi elbet. Bunun yanı sıra maçların seyircisiz oynanacak olması da, bütün takımları ürküten bir durum oldu diyebiliriz.

Lakin burada bir parantez açmak gerekirse, Başakşehir, Gençlerbirliği ve Kasımpaşa gibi takımların, maçların seyircisiz oynanacak olmasından etkilendiğini düşünmüyorum. Çünkü bu takımların, normal şartlarda da fazla seyircileri yoktu. Geçen senenin şampiyonu Başakşehir’in kötü futbolu ve 15. olması, Gençlerbirliği ve Kasımpaşa’nın onu takip ederek 16 ve 17. sıraya yerleşmiş olmaları, düşünceme tezat düşebilir. Lakin dediğim gibi, bu takımlar zaten seyirci faktörünü kullanmıyor. Bu nedenle bu kötü sonuçların maçların seyircisiz oynanmasına bağlı olduğunu düşünmüyorum. Öte yandan maçların seyircisiz oynanıyor olması, futbolun doğasında olan bir çok kavramı baştan aşağı değiştirdi. Bunun başlıca örneği; ev sahibi ve deplasman kavramları. Maçların seyirciye kapalı oynanıyor olması, o hafta ev sahibi olan takımın destek alamaması ve konuk olan takımın baskı altında kalmaması anlamına geliyor. Öyle ki, sahasında ezeli rakiplerine uzun süredir kaybetmeyen Fenerbahçe, bu sezon hepsine karşı mağlubiyete mahkum oldu.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
‘’Her şey yolunda’’
0 (0)

Türk futbol tarihinin en başarılı teknik direktörlerinden biri olan Fatih Terim, 21 Aralık 2017 tarihinde “Nerede Kalmıştık” tweetini paylaşarak Galatasaray’ın dördüncü kez teknik direktörü olduğunu duyurmuştu. Sosyal medyayı nadir kullanan teknik adamın paylaştığı tweet, Türkiye tarihinin en çok etkileşim alan tweeti olarak tarihe geçti. Ama Fatih Terim’in attığı tweet sadece sosyal medyanın değil Süper Lig’in de tüm dengelerini alt üst etmişti.  Fatih Terim göreve geldikten sonra Galatasaray iki kez üst üste şampiyonluk yaşarken Galatasaray’ın ezeli rakipleri olan Fenerbahçe 4, Beşiktaş ise 2 teknik adamı ile yollarını ayırmıştı.

Şimdi dönelim günümüze 2020-2021 sezonu… Süper Lig tarihinde de ilkler yaşanıyor.  Süper Lig ilk kez 21 takım ile oynanıyor. Aynı zamanda hepimizin de bildiği gibi dünyayı etkileyen Covid 19 salgını elbette futbolu da etkiledi.  Bu nedenle Süper Lig’de sezonun ilk yarısı seyircisiz oynanacağı açıklandı. Ama her şeye rağmen Süper Lig tüm heyecanı ile devam ediyor. Öyle ki 6 sezondur şampiyonluk yüzü göremeyen Fenerbahçe, 2020-2021 sezonuna çok iddialı bir giriş yaptı. Teknik Direktörlük koltuğuna Erol Bulut’un gelmesiyle birlikte 14 futbolcusu ile yollarını ayırıp 18 futbolcuyu kadrosuna katarak yeni sezon için takımda büyük bir değişikliğe gidildi. Diğer büyük kulüplere kıyasen tartışmasız en iyi transferi Fenerbahçe gerçekleştirdi. Şampiyon olabilmek için tüm limitler zorlanmıştı…

 

Galatasaray’da ise aynı şeyleri söylemek pek mümkün değildi. Çünkü ezeli rakiplerine kıyasen daha durgun bir transfer süreci gerçekleşti. Yapılan transferlerden Teknik Direktör Fatih Terim başta olmak üzere çoğu taraftar haliyle memnun değildi. Ama her şeye rağmen taraftarın en büyük güven kaynağı olan Fatih Terim takımın hâlâ başındaydı. Tabiri caizse hani derler ya “Allah kerim Fatih Terim”  Galatasaray taraftarının bakış açısı da işte tam olarak böyleydi. Ve transfer dönemi büyük tartışmalar ile son bulurken, 2020- 2021 Sezonu başladı. Lige istediği gibi başlangıç yapamayan Galatasaray’da tartışmalar alevlenmişti. Teknik Direktör Fatih Terim ve Galatasaray Başkanı Mustafa Cengiz’in basın toplantılarında birbirlerine üstü kapalı şekilde eleştirmeleri, basın önünde yapılan atışmalar sonucunda durum öyle bir noktaya geldi ki sosyal medyada “Fatih Terim istifa edecek mi ?” soruları yer almaya başlamıştı. Süper Lig yarışında ise kötü gidişata bir son vermek gerekiyordu. Bunun üzerine Türk Telekom Arena’da Galatasaray Başkanı Mustafa Cengiz, 2. Başkan Abdürrahim Albayrak, başkan yardımcıları Kaan Kançal ve Yusuf Günay ile teknik direktör Fatih Terim arasında toplantı gerçekleştirildi. Bu toplantının ardından bir istifa kararı gelir mi diye düşünülürken Fatih Terim’den yine bir tweet geldi “ Her şey yolunda”…

 

Fatih Terim’in “Her şey yolunda” tweetinden sonra Galatasaray’da ibre terse döndü. Kötü gidişata son veren Galatasaray, Süper Lig’in 10. Haftasında sezona iyi transferler ile başlayan ve medya tarafından adeta lig başlamadan şampiyon ilan edilen Fenerbahçe’nin averaj ile önüne geçti. Fatih Terim’in bir tweeti yine dengeleri alt üst etti. Rakip taraftarların aklındaki  ‘’Bizi Fatih Terim hegemonyasından kim kurtaracak?’’ sorusuna hâlâ bir cevap bulunamadı. Ama unutmayalım ki Süper Lig yarışı tüm heyecanı ile devam ediyor. Her ne kadar Galatasaray’da Fatih Terim faktörü olsa da rakipler oldukça güçlü ve istekli. Hep birlikte 2020-2021 Süper Lig sezonunun şampiyonunu merakla bekliyoruz.

 

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Corona Futbolu Topa Tuttu
5 (1)

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizi de etkisi altına alan Korona Virüs,  Türk futbolunda da derin yaralar açmış durumda. Köklü kulüplerde bile korona virüs sorunu yaşanmaktadır.  Üstelik hem Süper Lig’in mali anlamda büyük sıkıntılar yaşadığı ve Anadolu takımlarımızın kendi aralarında verdiği var olmak ya da olmamak mücadelesinin olduğu bir zaman dilimindeyken.  Türk futbolunun olumsuz yönde etkilenmesinde sponsorların desteğini çekmesi, yayıncı kuruluştan gelen yayın gelirlerinin azalması, seyircisiz oynanan maçlar, futbolcuların, antrenörlerin, yöneticilerin korona testi sonuçlarının pozitif çıkması yer almaktadır.

Korona virüs vakalarının dünyada ve ülkemizde hızla artış göstermesiyle birlikte Türk futbolunda oynayan oyuncuların da vaka sayıları artmıştır. Bu durum da sporcu sağlığının olumsuz etkilenmesine, maçların ertelenmesine, maç takviminin sıkışmasına neden olmaktadır.  Korona Virüsün getirdiği olumsuzluklar nedeniyle geçen dönem seyircisiz oynanan maçlar, küme düşme olarak oynanmıyordu. Çünkü bu durum futbolcuları olumsuz yönde etkilenmesine neden oluyordu. Avrupa kupaları ve Türkiye Kupası maçları da fikstüre dâhil edildiğinde bir takımımız haftada üç maç oynayabiliyor. Bu da ekstra antrenman anlamına geliyor. Bir futbolcunun gereğinden fazla antrenmanlara çıkması sakatlanma riskini arttırıyor ve bu da futbolu olumsuz yönde etkiliyor. Yani korona virüse yakalanan bir futbolcu herhangi bir sağlık sorunu, kronik rahatsızlığı olmama kaydıyla 14 günde iyileşebilirken, sakatlanma durumuna göre futbolcunun evde kalma süresi karantinadan daha üzün sürebiliyor.

 

Futbolun birleştiriciliği her kesim tarafından kabul edilebilir bir güçtür. Daha önce milli takımımız ve kulüp takımlarımızın aldığı başarılı sonuçları altında da her zaman birlik beraberlik duyguları ön plana çıkmıştır. Dönem seyircisiz oynanan maçlar, küme düşme olarak oynanmıyordu. Çünkü bu durum futbolcuları olumsuz yönde etkilenmesine neden oluyordu. Avrupa kupaları ve Türkiye Kupası maçları da fikstüre dâhil edildiğinde bir takımımız haftada üç maç oynayabiliyor. Bu da ekstra antrenman anlamına geliyor. Bir futbolcunun gereğinden fazla antrenmanlara çıkması sakatlanma riskini arttırıyor ve bu da futbolu olumsuz yönde etkiliyor. Yani korona virüse yakalanan bir futbolcu herhangi bir sağlık sorunu, kronik rahatsızlığı olmama kaydıyla 14 günde iyileşebilirken, sakatlanma durumuna göre futbolcunun evde kalma süresi karantinadan daha üzün sürebiliyor.

 

Futbolun birleştiriciliği her kesim tarafından kabul edilebilir bir güçtür. Daha önce milli takımımız ve kulüp takımlarımızın aldığı başarılı sonuçları altında da her zaman birlik beraberlik duyguları ön plana çıkmıştır. Tribünde, evlerinde, iş yerlerinde, kahvehanelerde tuttuğu takımı tutkuyla destekleyenler ve yabancı bir takıma karşı oynayan ezeli rakibine gönülden başarı dileyip dua edenler bu başarılı sonuçların altına imzasını atmıştır. Bu durumu kendi yaşadığım bir olayla anlatmak istiyorum. Adanaspor eski tribün lideri Refik Gül’ün 7 yaşındaki kızı Duru Balım kanser hastalığına yenik düşerek hayatını kaybetti.  Maçlarda birbirlerine ezeli rakip olan Adanaspor ve Adana Demirspor takımları Duru Balım’ın cenazesine birlik içinde giderek mezarın üzerine hem Adana Demirspor hem de Adanaspor forma ve atkıları bıraktı.  Bu görüntüler futbolun kardeşlik olduğunu bizlere bir kere daha hatırlattı.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 1 Average: 5]
error: İçerik korumalıdır!!