Arama:
Kış Sporlarının Vazgeçilmezi “Erciyes”
0 (0)

Türkiye’nin kayak merkezlerinden olan Erciyes Kış Sporları ve Turizm Merkezi’nde dağ sporuna gönül verenler kayak pistlerini doldurdu.

Kayseri’de bulunan Erciyes Kış Sporları ve Turizm Merkezi dağ sporcularının vazgeçilmez adresi oluyor. Kayak, Snowboard, Snowkite gibi kış ve dağ sporuna gönül verenler bütün dünyada tabiat ile iç içe zaman geçiriyor.

Arkadaşların Heyecanına Ortak Olduk

Çevre illerden gelen gençler Erciyes Kayak Merkezi’nde kızak takımlarını kullanarak kaymak yerine poşetle kaymayı tercih etti. Poşet ile kaymayı tercih eden Halil Dönmez, “Aslında çocukluğumuzda bizler bunu yapardık. Kızak fiyatlarının pahalı olmasından dolayı kızak almaktan vazgeçtik. Poşet ile kayan arkadaşlarımızı görünce dayanamadık ve onların heyecanına ortak olduk” dedi.

Erciyes’e Herkes Gelmeli

Erciyes Kayak Merkezi’ne yurt dışından gelen Ali Kula, “Erciyes’in zirvesine yakın bir noktadayız. Uzun bir aradan sonra buraya gelmek çok eğlenceli ve keyifli oldu. Mutlaka herkes gelsin” dedi.

Kış sporlarının vazgeçilmez adresi olan Erciyes Kayak Merkezi yerli ve yabancı ziyaretçileri ağırlamaya devam ediyor.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Tatil Anım
0 (0)

Küçükken tek başına tatil yapabilmeniz mümkün değildir, mecburen ailenize bağlı olarak onların gittiği yere gider, onlarla yüzer, onlarla yemek yersiniz. 15 16 yaşına geldikten sonra aile ile tatil yapmak bir işkence haline dönüşür. Çünkü onların uyuduğu saatte siz uyanık olmak istersiniz onlar sabah erken kalktığında siz öğlene kadar yatmak istersiniz. Ailemle son yaptığım tatilde, ben aileme ayak uyduramadım, onlar da bana ayak uyduramadılar, ipler koptu. Sonunda annemle konuştuk ve bir anlaşma yaptık anneme “sizinle geldiğim tatillerde hiç eğlenemiyorum yalnız kalıyorum” dedim ve arkadaşlarımla tatil planı yapmaya başladım. İlk önce internette uzun bir süre kalacak yer aradık, bir otel ayarladık, otele kapora parası yollayarak yerimizi ayırdık. Çok mutluydum ve çok heyecanlıydım. Üniversitede birinci sınıfı bitirmiş olmama rağmen hiç ailemden ayrı kalmamıştım. Corona tedbirleri kapsamında okullar uzaktan eğitime geçtiği için 1. Sınıfı tamamen evde online eğitim ile biltirmiştim. Bu tatil hem benim hem kuzenim hem arkadaşımız için ailemizden ayrı ve yalnız geçireceğimiz ilk zamandı. Yaz zamanı geldiği vakit kuzenim ve arkadaşımızla konuştuk ve Antalya Konyaaltı bölgesinde bir otel bulduk. Tabi ailemizden uzakta ilk tatilimiz olduğu için ufakta olsa bir heyecan vardı. Ben Uşak’tan, kuzenim ve arkadaşım Aksaray’dan geliyorlardı. Biletilerimizi aldık otelimizi ayarladık ve o gün gelince yola çıktık. Hep beraber Antalya otogarında aynı saatte olucak şekilde biletlerimizi ayarladık. Toplam 7 günlük bir tatilimizin her günü istediğimiz yemeklerle, istediğimiz yerde gezerek ve bol bol eğlenerek geçti. İlk günlerimizde bölgeye alışmaya çalıştık ve Aksaray gibi bir yerden Antalyaya geçince sıcağa alışamadık. İlk günümüzde direk denize geçtik ve o sıcağı üstümüzden attık. Akşam arkadaşım ile beraber R25 motor kiraladık. Motor ehliyeti sadece bende olduğu için keyif alarak istediğim her yeri gezdim. O günümüzü öyle bitirdik. Akşamında yakın bir yerde basketbol sahası bulduk ve hep beraber oraya gittik. Karşımızada 3 kişi denk geldi. 3’e 3 güzel bir maç yaptık. Neredeyse her günüm böyle geçti. Yaşadığım en güzel tatil buydu diyebilirim.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Ankara’nın seyir Terası “Ankara Kalesi”
0 (0)

Ankara’nın çoğu yerinden rahatlıkla görülebilen ve hemen hemen her Ankaralının  bir defa bile olsa çıktığı Ankara kalesi hakkında neler biliyoruz?

 

Ankara kalesi Ankaranın ulus semtinde bulunur. Toplam alanı yaklaşık olarak 43.000km2 dir. Kale içerisinde ortalama 16 metre yükseklikte duvarlar bulunmaktadır. Bunların yanında çoğu 5 köşeli 42 kule bulunmaktadır.

Yapılış tarihi kesin olarak bilinmemektedir, Hititlerin savunma amaçlı olarak yaptırdığı düşünülmektedir. Hititler sonrasında kale bir çok İmparatorlukntarqfından kullanılmış ve tamir edilmiştir.

Kale Ankara’nın en eski yerleşim yerine ev sahipliği yapmaktadır. Romalıların şehri ele geçirmesinden sonra kale ve çevresi yerleşim yerç olarak kullanılmış. Şehir kale sularının dışına taşımıştır. Daha sonra şehir Selçuklulara geçtikten sonra kalede tekrar onarımlar ve bir dizi tadilatlar gerçekleşmiştir. Osmanlı döneminde ise Mısır Valisi Ali Paşa’nın oğlu İbrahim Paşa tarafından 1832 yılında onarılmıştır. Kale sularında ve duvarlarında şahit heykel parçaları ve sütunlar kullanılmıştır. Bu da kale onarımında toplama malzemelerin kullanıldığını göstermektedir.

Gelelim kalenin iç kısmına, kale içerisinde çok sayıda yerleşim yeri bulunmaktadır. Geneli ahşap olan bu evler Cumhuriyetiin ilanı sonrası büyüyen ve gelişen Ankarada insanların kale ve çevresinde toplaşması ile çopalmıştır. Kale içerisindeki evler genelde dar Bir planda yapılmıştır. Alanın kısıtlı olmasından dolayı evler genelde 2 katlı veya 3 katlı yapılmıştır. Günümüzde halen evlerde insanlar yaşamaktadır.

Kaleye giden insanlar iç kale gezisinden sonra bu eski Ankara evlerini görmeleri tavsiye edilir. Çünkü atmosferi gerçekten sıcak ve görülmeye değerdir.

Bunun yanı sıra Ankara kalesinin manzarasını da anlatmak gerekir. Kale üzerinde Anıtkabir’den Kızılay yönüne, Keçiören’den Ulus manzarasına kadar bir çok  nokta rahatlıkla görülebilir.

Ankara’ya gelen her turistin kesinlikle görmesi gereken bir noktadır  tarihi ve kültürel olarak sn derece güzel bir aktivite olacaktır.

Şimdiden iyi gezmeler.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Gezmek İstiyorum
0 (0)

 

Bir gezginin en çok görmek istediği şey leylekmiş. İnanışa göre leylek gören sürekli gezer dururmuş. Leylek görmediğim için mi gezemiyorum yoksa pandemi yüzünden mi bilemiyorum.

Benim büyük hayallerimden birisiydi gezmek. Okuldayken sürekli geziyordum ve gezimin biri bitmeden diğeri için planlar yapıyordum. Güzel gezi turları için planlar yapmıştım yakın arkadaşımla ve yapmaya da devam ediyordum ki bütün dünyayı saran, bütün dünya da %80 gibi ciddi bir oranda yaşamı durduran Covid-19 salgını başlayana kadar.

Salgın başladı bütün planlarımız iptal oldu. Artık salgın yüzünden değil gezmeye gitmek evden bile çıkamıyoruz. Pandeminin etkileri sadece bununla da kalmadı. Ben İletişim Fakültesi öğrencisiyim. Ve gezmeyi çok seviyorum. İletişim Fakültesi bu konu için büyük bir avantaj. Bu Fakülteden mezun bazı isimler seyahat ederek gezi belgeselleri çekiyordu. Ben de hem bir meslektaş hem bir gezi tutkunu olarak bu bireyleri ve çekmiş oldukları belgeselleri takip etmeyi çok seviyordum. Bu beni hem gezme konusunda doyuruyordu hem de alanımda bana öncülük eden isimler oluşuyordu. Bu konu da benim en çok sevdiğim isimlerden bir tanesi Burak Akkul. Kendisi hem başarılı bir İletişim mezunu hem de kaliteli bir gezgin. Bütün dünyayı kaç kere gezdi sayamıyorum. Bu ismi takip etmenizi tavsiye ederim. Fakat bütün gezi planlarım gibi Burak abinin de gezileri, rehberliği pandemi yüzünden yarım kaldı.

Ben artık gezmek istiyorum. Gezmek gerçekten eğlenceli ve kültürel önem taşıyor.

İnşallah kısa süre de salgın son bulur Burak abi, ben ve siz de biran önce gezilerimize kaldığımız yerden devam ederiz…

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Farklı Kültürler
0 (0)

 

 

Neredeyse bütün yazılarım da hep bişeylerden hoşlandığımdan bahsediyorum. Ama gerçekten bu durum böyle. Gerçekten bir şeyleri seviyorum keyif alıyorum. Buna da kültür de dahil. İnsan kültür sever mi? Evet ben seviyorum. Her şeye ilgi duyan benim en keyif aldığım noktalardan bir tanesi televizyonda yayınlanan dünya belgesellerini izlemek. Bundan çok keyif alıyorum. Gezmeyi çok seviyorum bunu daha önce sayısız kez dile getirdim. Ama sadece gezmeyi değil kültürü de seviyorum. Dünya üzerinde çok sayıda milletler var. Ve her milletin kendine özgü kültürü yaşayış biçimi mevcut. Bir Türk vatandaşı olarak kendi yaşadığımız coğrafyaya ya da inanmış olduğumuz dine bağlı olarak kendi kültürümüzü hep çok sevmişimdir. Ama benim sevgim her zaman olduğu gibi kendi kültürümüzle sınırlı kalmıyor. Bütün dünya kültürlerine az çok merakım var. Televizyondan izlemiş olduğum dünya belgeselleri sayesinde bu merakımın bir kısmını gidermiş oluyorum. Ama bu bana eterli değil. Gezmeyi çok seven ve meraklı biri olarak bu kültürleri bizzat kendim gezerek görmek, onları yaşayarak hissetmeyi çok isterim. Temennilerim bu yönde inşallah bir gün gezerek farklı kültürleri yaşamak kısmet olur. İletişim mezunu olarak bunu size de yaşatmak isterim. Televizyondaki belgeseller gibi. Ve tavsiye ediyorum. Siz de vaktiniz oldukça hatta mümkünse bilerek vakit yaratın ve bol bol gezin. Farklı kültürleri görüp onları yaşayın. Hatta mümkünse farklı kültürlerden küçük ritüelleri kendi yaşantınıza ekleyin. Bu bir yemek yeme şekli bile olabilir.

 

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
error: İçerik korumalıdır!!