Arama:
STRES VE STRES YÖNETİMİ NEDİR
0 (0)

Sözlüğe göre stres zihinsel, duygusal veya fiziksel bir bağ veya gerginlik olarak tanımlanır. Birçoğumuzun gün içinde yapması gereken çok şeyi oluyor ve bu da strese sebep oluyor. Bazen koşu bandında kalmış bir fare gibi hissediyoruz. Bunun sebebi finansal güvensizlik, travmatik deneyim, kişisel çatışmalar veya hayatımızdan çok şey isteyen rutin işler olabilir. Stresin etkileri uzun dönemde vücudumuz için yorucu olabilir. Sürekli sahip olunan stres sağlık bozukluklarına, duygusal problemlere, uyku düzensizliğine, depresyona veya gergin ilişkilere sebep olabilir. Stres yönetimi dediğimiz şey işte tam da bunların çözümüne ilişkindir. Vücuttaki stres bizim acil cevap sistemimiz olarak tanımlanabilir.

Stres yönetimi için bilmeniz gereken neler?

1 – Güvensizlik

Unutmamamız gerekir ki kimsenin tam bir güvencesi yoktur. Zaman ve tahmin edilemeyen olaylar her zaman olur. Güvensizlikle başa çıkmanın en iyi yolu bir arkadaşa açılmaktır. Queen Üniversitesi  araştırmacıları yakın ilişkide olan partnerler arasındaki duygusal yük paylaşımının kanıtını buldular. Çalışmada doktora adayı Jessica Lougheed sevilen biriyle gerçekleşen güçlü bir ilişkinin zor durumlarda stresi azalttığını ortaya koydu. Başka bir öneri de devamlı olarak en kötü senaryolara odaklanmamak gerektiği. Bu sadece duygusal rezervleri kurutur. Ve korktuğunuz şey belki de hiç gerçekleşmeyecek. Sadece bugüne odaklanın, çünkü yarının kendine ait problemleri zaten olacak.

2 – Acımasız Rutin İşler

Rutininiz trafik, çalışma ve çocuk veya yaşlı bakımı içerebilir. Bunların hiçbiri durdurulamaz. O zaman kaçınmak için ne yapabilirsiniz? Kendinize biraz zaman verin, düzgünce dinlenin, önceliklerinizi belirleyin ve hayatınıza uygulayın. Hayatınızı basitleştirmek sizin maliyetlerinizi azaltacaktır, böylece işte az vakit geçirirsiniz ve ailenizi yönetmeye daha fazla vakit bulursunuz. Bu size huzur ve mutluluk verebilir.

3-Kişisel Çatışmalar

Kişisel çatışmalar özellikle iş yerinde olduğunda stresli olabilir. Bir anlaşmazlık çıktığında sakin kalmaya çalışın. Kendinizi diğer insanın yerine koyun ve iki tarafın da durumunu anlayın. Anlayışlı ve affedici olun. Affetmek mutluluk, sağlık ve barış getirir. Stres yönetimi için de mutluluk direksiyonu sabit tutmanızı sağlar.

4 – Travmatik olaylar

Başımızdan kazalar geçebilir, hastalıklar geçirebiliriz veya evimizi bile kaybedebiliriz. Durum ne olursa olsun bununla başa çıkabiliriz. Bir stres yönetimi uzmanına göre diğerlerine yardım etmek eden ve edilen kişiye iyi şeyler hissettiriyor. Geleceğe dair bir umut aynı zamanda pozitif tavrı korumakla birlikte stresle başa çıkmak için harika bir yoldur. Belki de yeni bir dil öğrenmek, bir enstrüman çalmayı öğrenmek veya ellerimizle bir şeyler yaratmak gibi hobiler deneyebiliriz. Bu önerilerin hepsi ruh için ilaç gibidir. Stres yönetimi sizi çöküntüye uğratacak her olaydan uzak tutmalıdır. Yukarıdaki önerileri uygulamak size stresle dolu olan dünyada stresle daha iyi başa çıkmanıza yardımcı olacaktır.

 

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Mutluluğa İnanma Duygunu Diri Tut
0 (0)

 

Günümüz hastalıkları başında yer alan kavram  ‘Güvensizlik’. İnsanlara güvensizlik, kendine güvensizlik, mutluluğa güvensizlik… Teknolojinin ilerlemesi ve sözüm ona iletişimin mekan tanımazlığı belki de bizi bu duruma yönlendirdi belki de toplumsal normların alaşağı olması ile hayatımızın büyük korkuları haline geldi. Dışarıya çıktığımızı varsayalım, insanlarla konuşmaya yardım istemeye çalıştığımızda donuk ve kuşkucu tavırlarla karşı karşıya kalmamız çok olağan. Çünkü hayat 20-30 yıl öncesi kadar masum ve duru değil. Her alanda manipülasyon ve kötü niyete maruz kaldığımız gerçeğini değiştirmek istesek de yapamıyoruz. Peki, bu durum bizlere neler getirdi neler götürdü?

Sosyal mecraların ortaya çıkışı, adı üzerinde sosyalliği arttırmış olsa da kişileri yalnızlaştırdı. Nasıl mı oldu? Şöyle ki, kişiler arası mekana bağlı iletişim sıfıra indi. Özlediğimiz arkadaşlarımızın yüzünü görmek için günlerce, haftalarca beklememize gerek kalmadan (face time) görüntülü konuşma uygulamaları dakikalar almadan iletişime geçebiliyor hale geldik. Sohbetler samimiyetsiz olmaya başladı, arkadaşlıkların ruhu öldü. Aynı şekilde sosyal ağlar üzerinde vakit geçiren bireylerin kendilerine ait özgüvenleri de yok oldu. Kendi sosyal mecralarında paylaşmış oldukları benlikler, yapay ve karşı tarafa ihtişamlı görünme amacıyla doldu taştı. Her bilgi ve her kişiye ulaşımın kolaylaşması ile insanlar doyumsuzlaşmaya ve memnuniyetsizleşmeye meyil eder oldular. Ama unutmamalıyız ki inanmak başarmanın yarısıdır. İnsanlara, kendine ve mutluluğa inanacaksın ki yaşam standartların da yükselsin. Ne yani Gizem, ben bunları yapmazsam mutlu olamaz mıyım da diyebilirsiniz. Haklılık payınız çok büyük. Fakat hayatınıza güvensiz ve inancız devam ederseniz mutlu olamayacağınızı hepimiz biliyoruz. İstisnalar kaideyi bozmaz tabii ki.

Sağlıklı iletişim kurmak için sosyal mecralara yönelmek yerine çevremize bakmalıyız. Dokunarak, hissederek, güvenimizin temellerini oluşturmalıyız. Sanal mecralar yerine, farkına vararak yaşamalıyız. Teknolojinin nimetlerini kendimizi geliştirmek için kullanmalıyız. Hayatımızın odak noktası yapmadan farkında olup gerçeklik payını ölçmeliyiz. Mutluluğumuzu ikinci plana atmadan yaşamımızı sürdürmeliyiz. Kendini, hep daha iyiye ulaşmak zorunda olduğuna koşullamadan ilerlemeliyiz. Çünkü mutlu olmayı yarına bırakmak, karşıya geçmek için nehrin durmasını beklemeye benzer. Nehir ise asla durmaz.  Dayatılan ne olursa olsun, farkında olmalıyız.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
error: İçerik korumalıdır!!