Arama:
NEDEN SANATLA İÇ İÇE OLMALIYIZ?
0 (0)

Sanat, insanlığın varoluşuyla kendini göstermiştir ve sanat tarihi insanlık tarihi kadar eskidir. Tarihin her döneminde sanat eserlerine rastlamak mümkündür. İnsanlar daha avcılık, toplayıcılık dönemlerinde bile mağara duvarlarına, avladıkları hayvanların resmini yapıp, boyamışlardır
Yıllar yıllar içinde bilginin ve kültürün gelişimi sanatın da gelişimine ön ayak olmuş, sanatın pek çok dalı gelişmiş ve her birinin insan ve toplum üzerinde farklı etkileri olmuştur. Yaşamı önemli ve değerli kılar sanat. Dünyayı, insanı, hayatı, kendimizi anlamamızı sağlar. Beynimizi ve ruhumuzu besler. Müzik, resim, edebiyat, şiir, okuma-yazma, spor, tiyatro, sinema Vb. etkinliklerle uyarılmayan beyin gelişemez ve duyarsızlaşır. Algılama ve düşünme yeteneği körelir. Sanatın herhangi bir dalıyla uğraşmak ise üretmemizi sağlayıp, ruhumuzu ve beynimizi güçlendirerek aktif tutar. Sanatla uğraşmak; bizi doğaya, çevreye, topluma daha duyarlı kılar. Sanat aracılığıyla doğayla, insanlarla olan bağlarımız güçlenir. Sanat; insanları iyiye ve güzele yöneltir. Çünkü, sanat daima iyiyi ve güzeli hedefler. Evet, belki hepimiz bir sanatçı olamayacağız ama en azından sanatla iç içe yaşamamız mümkün. Çocuklarımızı daha küçük yaştan itibaren sanatla tanıştırmalı; tiyatro, müzik, heykel, bale gibi sanatlarla haşır neşir olarak büyümelerine olanak vermeliyiz. Çünkü, evrensel düzeyde boy gösterecek, bilime, sanata katkı sunabilecek nesilleri ancak böylesi yatırımlar yaparak

yetiştirebiliriz. Sanata değer verdikçe ve hayatımıza aldıkça gelişmiş, kalkınmış, refah düzeyi yüksek bir ülke haline gelebiliriz Goethe’nin dediği gibi: “İnsan her gün ya hoş bir müzik dinlemeli, ya iyi bir şiir okumalı, ya güzel bir resme bakmalı ya da mümkünse aklı başında birkaç söz söylemelidir ki; dünyevi kaygılar, Tanrının insan ruhuna aşıladığı “güzel duygusunu” silip yok etmesin.”

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Elizabeth Woolridge Grant
5 (1)

Başlığa baktığınız zaman büyük ihtimalle kim olduğunu uzunca düşündünüz. Aslında ülkemizde de büyük denilebilecek bir dinleyici kitlesine sahip olan Lana Del Rey’in gerçek ismi, Elizabeth Woolridge Grant. Tabii ülkemizde çoğu kişi Lana Del Rey’i “Summertime Sadness” şarkısı ile tanıdı. Hayır arkadaşlar tek şarkısı o değil. Genel olarak baktığımızda şarkılarını ismini sır olarak sakladığı ölen sevgilisine yazdığını söylüyor. Ayrıca şarkılarında bahsettiği fakir hayatın aksine gayet zengin ve ihtişamlı bir aileden geliyor. Sesi alışılmışın dışında ve bazı insanlar tarafından abartı tepkilere maruz kalıyor. Diğer ünlülerden farklı olarak onu eleştirenlere ya da albümünü sızdıranlara verdiği küfürlü yanıtlar var. Sadece sesi ile alakalı değil tabii ki eleştiriler mesela “Genç ölmek çok romantik, umarım genç yaşta ölürüm.” demesi ile de birçok tepki topladı. Bir sürü şarkısı olan sanatçının, ilk single çalışması “Video Games” bu şarkının klibini kendi yönetmiştir ve klip youtubeda çokça ilgi görmüş. Hepimizi eleştirenler tabii ki oluyor ama şöyle baktığımız zaman herkesin eleştiriye açık birçok yönü vardır. Eleştiri normaldir fakat acımasız şekilde siber zorbalık yapıp sonrasında bunu eleştiri olarak adlandırmak ne kadar doğru bilemiyorum. Şimdi gelelim Lana’nın diğer şarkılarına; tabii ki hepsini yazamam ama birkaç öneride bulunabilirim:

“Young and beautiful” şarkısında geçen bazı sözler;

“Will you still love me? (Beni hala sevecek misin?)

When I’ve got nothing but my aching soul? (Acı çeken ruhumdan başka bir şeyim kalmadığı zaman?)

I know you wil (biliyorum seveceksin)…”

“Born to die” şarkısında geçen bazı sözler;

“Don’t make me sad, don’t make me cry (Beni üzme,beni ağlatma)

Sometimes love is not enough and the road gets

tough (Bazen aşk yeterli değildir ve yollar zordur)

I don’t know why ( Nedendir bilmem)…”

“Dark paradise” bu şarkısında ölen sevgilisini asla unutmayacağını ve onsuz devam etmek istemediğinden bahsediyor. Diğer şarkılarının aksine bu şarkısında ondan bahsettiği ve hala onu rüyalarında görüp, anılarını hatırlayıp, onunlayken yaptıklarını devam ettirdiğini söylüyor. Şarkı sözlerinin bir kısmı;

“And there’s no remedy for memory (Ve hatırlamanın bir çaresi yok)

Your face is like a melody (Yüzün bir melodi gibi),

It won’t leave my head (Aklımdan çıkmıyor)…”

Size çok sevdiğim bir şarkıcıyı tanıttım bu yazımda. Umarım iyi anlatabilmişimdir. Okuduğunuz için teşekkürler.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 1 Average: 5]
error: İçerik korumalıdır!!