Arama:
Kuş Günü
0 (0)

Her günün birbirinden farklı anlamı vardır. İnsanlar kişilere, hayvanlara, haklara ve aklımıza gelebilecek her şeye özel gün biçerler. Anneler günü, sevgililer günü, kuş günü. Amerika Birleşik Devletleri, Atlanta Anayasa Gazetesi’nde 5 Ocak gününü ‘Kuş Günü’ ilan etmiştir. Kuşlar dinozor soyundan gelen canlılardır. Bu bir kutlama günüdür. Kuşları eğitmek, onları evcilleştirmek, bakımlarını üstlenmek ( zorla tutmak değil) , araştırmak ve nesli tükenenleri koruma altına almak için kabul edilen bir gündür. Esaret altında tutulan kuşların düzenini iyileştirmek için ihtiyaç duyulan fiziksel ve ruhsal ihtiyaçlar hakkında farkındalık yaratma günüdür. Çok önemli bir yere sahiptir.

Her hayvan birbirinden özeldir. Kuşlar da birbirleri arasında çok özeldir. Dünyada 10 bin farklı kuş türü bulunmaktadır. Tüylü, kanatlı, sıcakkanlı ve omurgalı yapıları vardır. Nesli tükenecek türler de çok fazladır. Genel olarak hayvanların nesli tükenme noktasındadır. Hayvan hakları dikkate alınmalıdır. Özel konularda özel bakım yapılmalıdır. Aslında kimse birbiri için çabalamamalıdır. Herkes her şeye karşı saygılı olsa hayat daha güzel ve katlanılır olabilir. Özel günler hakları kazanmak için ortaya çıkar. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, 1 Mayıs İşçi Bayramı insanların haklarını kazanabilmek için ortaya çıkmıştır. Kuş Günü’ de konuşamayan ama insanlar tarafından acı çektirilen, zulme uğrayan, nesli tükenme tehlikesi geçiren kuşların hakkı için Born Free ve Avian Refah Koalisyonu tarafından başlatılmıştır. The Avian Welfare Coalition ve Born Free USA isimli iki bağımsız kuruluş tarafından hayata geçirilmiştir. Kuş türlerinin %12′ sinin neslinin tükenme tehlikesine karşı dikkat çekme amacıyla ortaya çıkartılmıştır.

Türkiye’de Kanarya, Muhabbet Kuşu, Papağan ve Hint Bülbülü evde beslenebilen evcil hayvanlardır. Kuş sağlığına dikkat edecek bakım ürünleri, suluk, banyoluk ve yemlik kullanılmalıdır. Her zaman temiz olmalıdır. Kuşların yalnız kalmaması için onlara oyuncak ve aksesuar da alınmalıdır. Kuşlar eğlenmeyi sever. Eğlenmedikleri zaman üzülür ve depresyona girebilirler. Bu kuşlar 5 ve 20 yıl arasında yaşarlar. Kuş severlerin, kuşların bakımına dikkat etmesi gerekir.

Kuş Günü herkesin dikkat çekmesi gereken önemli bir gündür.

Hayvanların dili yoktur, onlara zulmedenlerin de vicdanı yoktur. -Hadis-i Şerif

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Tavuk Çiftliği Yetiştiriciliği
0 (0)

 

Merhaba ilk önce bize kendinizi tanıtabilir misiniz?

-Ben Mevlüt Tongal, 51 yaşındayım. İlkokul mezunuyum. Özel tavuk çiftliğinde çalışan olarak çalışıyorum.

Ne kadar süredir bu tavuk çiftliğinde çalışıyorsunuz?

-6 yıldır tavuk çiftliğinde tavuk yetiştiricisi olarak çalışıyorum.

Bu işi yaparken sorun yaşıyor musunuz? Bu mesleğin zorlukları ve güzel yanları var mıdır?

-Kış şartlarında çalışmak biraz zor oluyor. Çok dikkatli bakmak gerekebiliyor tavuklara. Tavukları korkutmadan işimizi yapmamız gerekiyor yoksa korktukları için birbirlerinin üzerine çıkıyorlar ve ezilme tehlikesi yaşıyorlar. Güzel yanı ise tavuklarla iç içe yaşamak onlarla ilgilenmek insanı rahatlatıyor. İnsan diğer sıkıntıları biraz olsun unutuyor.

 Tavuklar ne zaman çiftliğe geliyor ve ne kadar süre kalıyorlar?

-Tavuklar daha civciv ken yani küçükken tavuk çiftliğine geliyorlar. 4 ay burada bakıyoruz. 4 ay sonunda tavuklar büyüdüğünde tavukları buradan yumurtlama merkezlerine gönderiyoruz. 4 ay da bir tavuklar gelir. Bu şekilde devam eder.

Peki, tavuklara ne zaman yemini ve suyunu veriyorsunuz? Nasıl bakılıyor?

-Depolarımıza kamyonlarla yemleri boşaltıyoruz ve yemlerimiz makineler sayesinde düğmeye bastığımızda otomatik bir şekilde yemlerini veriyoruz sularını da aynı şekilde vermekteyiz. Oda sıcaklığı derecesi duruma göre değişiyor.

 Aldığınız maaş size yetiyor mu?

-Herkes gibi bizde askeri maaş alıyoruz. Askeri maaş düşük az yetmiyor daha yüksek olabilirdi.

Korana virüs sizin işinizi de etkilediği mi?

-Hayır, bizim işimizi etkilemedi hala işimizde çalışıyoruz.

Çok teşekkür ederiz eklemek istediğiniz başka bir şey var mı?

-Hayır, bende çok teşekkür ederim.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
HAYVAN SEVGİSİ
0 (0)

Küçük yaşlardan beri duyduğumuz kuş sesleri, yolda yürürken karşımıza aniden çıkan bir kedi, ya da topumuzun peşinden koşan bir köpek… Bizim küçüklüğümüzden beri alışkın olduğumuz şeyler bunlar. Bu güzel canlıları kimimiz evimizde, kimimiz evimizin bahçesinde, kimimiz de evdeki yemeklerden artanları kaba koyup sokak hayvanlarına veriyoruz. Buradan da anlamalıyız ki doğa sadece insanların yaşadığı bir yer değildir. Doğa da hayvanlarla beraber insanlar da yaşar. Bu da onların da bizde bazı hakları ve bizim onlara karşı sorumluluklarımız olduğunu gösterir. İnsanlar nasıl birbirlerinden sevgi, şefkat, saygı ve hoşgörü bekliyorlarsa aynı şeyleri hayvanlar da bizden bekliyorlar. Buda hayvan sevgisi konusunu ortaya çıkartıyor. Hayvanlar belki bizler gibi konuşamaz ama aynı açlık, üzüntü hissederler. Yani duygularımız bir nevi ortaktır. Bu yüzden hayvan sevgisi insan sevgisi gibidir. Ne demişler ‘ hayvanları sevmeyen, insanları da sevemez.’ Onları sevmek çok zor değildir. Çünkü insanlar gibi menfaatleri yoktur. Bizden sadece yemek beklerler, sevgi beklerler. Ayrıca hayvan sevgisinin çocuklar üzerinde de çok büyük avantajları vardır.Çocukları topluma uyum sağlayan, kendini ifade edebilen, içindeki saf sevgiyi en iyi şekilde ortaya koymasına ve sosyal bir varlık olarak sağlıklı bir şekilde yetişmesinde önemli yer tutuyor.

Günümüzdeki çocuklar tablet, telefon, bilgisayar, sosyal medya derken eve bağımlı ve laf yerindeyse asosyal olarak büyüyorlar ama evinde hayvanı olan insan ona sevgi, şefkat göstermek zorunda mesela köpeği varsa onu gezdirmek zorunda kedisi varsa onunla oynamakzorunda hatta zorunluluk da değil bu onlar sizden bekledikleri sevgiyi alırlar isteseniz de istemeseniz de o telefondan ya da bilgisayarınızdan başınızı kaldırır ve onlara bakarsınız. Üzgün olduğunuzda bile size yardım ederler sizi neşelendirmeye çalışırlar. Bu kadar özelliği olan o şirin, yardımsever dostlarımızı unutmayalım derim hele ki bu soğuk kış günlerinde onlara koyacağınız 1 kap yemek emin olun çoğu şeyi değiştirecektir

 

 

.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Korona Virüsün Doğaya Etkisi
0 (0)

Korona Virüsün Doğaya Etkisi

İnsanlığın doğaya yıllardır doğaya yaptığını bilmeyen yoktur. Korona virüsü yani COVİD-19 11 Mart 2020’de Dünya Sağlık Örgütü bu salgını COVID-19 Pandemisi olarak ilan etti. Şu anda dünya genelinde toplam 1,54 Mn can kaybı yaşandı ve her geçen gün artmakta. COVID-19 sadece bununla kalmayıp ülke ekonomileri için ciddi sıkıntılar yaratmakta.

Olumlu Etkileri

COVID-19’dan dolayı evlerine kapanan insanlar dışarı çıkmadığı için küresel ısınmanın azalmasına sebep oldu. Mart’ta yani pandeminin başladığı ilk ayda neredeyse hava, deniz ve kara seyahatleri iptal edildi . Bu sayede havaya beklenenden 28 milyon ton daha az karbondioksit salınımı olduğu açıklandı. İkinci Dünya savaşından sonra görülmemiş bir şey. Seyahat iptallerinden dolayı azalan deniz yolculuğu su kalitelerinin artmasına neden oldu. Hindistan’daki Vembanad Gölü’nün su kalitesinin %34 arttığı tespit edildi. COVID-19 sadece insanlığı değil doğayı da etkiledi. İnsanların yokluğu fırsat bilen hayvanlar birçok ülkede şehre inmesi sosyal medyada büyük dikkat çekti. Venedik’te kanalların berraklaşmasıyla balıklar göründü, İngiltere’de sokaklara keçiler indi, Japonya’da geyikler metro istasyonunda dolaştı. Yetkililer Amerika’da Hayvan kazalarının %58 düştüğünü ifade ettiler.

 

Olumsuz Etkilileri

COVID-19 doğanın yeniden dirilmesine yol açmış gibi görünebilir, ancak resmin tamamı ne yazık ki o kadar da pembe değil. COVID-19 yüzünden tıbbı artıklar, online alışverişlerden dolayı oluşan ambalaj atıkları arttı. Hükümetler, hayvan koruma topluluklarının sayısını azalttı bu da hayvan kaçakçısı ve kaçak avcıların harekete geçmesine sebep oldu. Nesli tükenmekte olan hayvanlar, kaçak avcılar ve hayvan kaçakçıları yüzünden büyük tehlike ile karşı karşıyalar. Sadece bununla kalmayıp benzer şekilde, yasadışı ağaç kesiminde büyük bir artış görüyoruz. Hükümet verileri, Brezilya Amazon’daki ormansızlaşmanın Mart ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30 arttığını gösteriyor.

Etkiler kısa vadede bunlar gibi gözüküyor. Belki uzun vadede hükümetlerin ve insanların yaşananları görüp bilinçlenmesiyle bazı şeyler değişebilir gerçek patronun doğa olduğu gibi.  Birçok insan “doğa kendini yeniliyor/sıfırlıyor” ifadesini kullandı. Ama bazı kesimler ise “doğanın intikamı” olarak adlandırdı. Peki gerçekten doğa intikam mı alıyor?

Kaynak:

https://en.wikipedia.org/wiki/Impact_of_the_COVID-19_pandemic_on_the_environment#Background

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Köy Hayatı
5 (2)

Kimi insan köyde doğal ve organik yerde yaşamak ister kimisi de köyde yaşayamayacağını düşünür.
Hayatının sade olmasını ve koşturmacadan uzak sessiz sade olmasını isteyen. Organik meyve sebze yetiştirmek isteyen kişiler kesinnikle köyde yaşamak istiyor. Köyde yaşamak isteyen bir kişi şuan olmasa bile en azından emekli olunca köyde yaşamayı istiyor. Köyün en güzel yanları sadelik, doğal yaşam, doğal güzellikler, müstakil evler ve huzurlu olmasıdır.

Köylerde gelenek görenekler her zaman için bağlı kalınır ve korunur. Düğünler, cenaze merasimleri, festivaller, giyim tarzları insanlar arasında gencinden yaşlısına kadar kaynaşma ortamı oluşuyor. Herkes birbirine saygı gösteriyor. Büyükler küçüklere sevgili, küçükler büyüklere saygılı davranışları vardır. Tabi ki bu kadar avantajın yanında da dez avantajı da vardır. Köylerde bazı şeyler eksik olabiliyor örnek olarak telefon az çekebiliyor veya hiç çekmiyor. Büyük alış veriş merkezleri yerine küçük köy bakkalları vardır ve aradığınız her ürün ve çeşidi bulamayabiliriz. Çoğu köyde okul, karakol, sağlık ocağı bulunmayabiliyor. Bu gibi eksiklikler tamamlanırsa daha kolay bir yaşam olabilir. Köylerde böyle olumsuz durumlar olsa da insanlar yaşamlarını seviyor ve şehir hayatından bunalmış insanlar köy yaşantısına özeniyorlar. Şehirde yaşayan insanlar köye gitmeyi istiyor. Tabi ki de herkesin böyle bir alternatifi olamayabiliyor. Bana göre her ne olursa olsun köy hayatının hayatında bir kerede olsa o hazzı yaşaması gerekmektedir. Zorlukları çoktur elbette bazen ulaşım gibi kısıtlamalarında çok oluyor şehir merkezine gitme en az bir saat sürebiliyor, köy servislerinin de günde belli saatleri vardır her zaman bulmak mümkün değil. Çok sık olmasa da elektrik kesintileri olabiliyor bazen de uzun zaman boyunca gelmediği zamanlar oluyor. Köyde elektrik kesildiği zamanlarda etrafı büyük bir sessizlik kaplıyor yerini mum ışığı bazen de radyodan gelen müzik sesi alıyor.
Köyde herkes birbiri ile samimidir herhangi bir zorluk olduğunda yardıma gelemeye hazır birçok insan vardır. Köyde yiyecekler asla çöpe atılmaz bayat ekmekler, kalan yiyecekler hayvanlara verilir. Genellikle de köyde inek, koyun, keçi, kedi, köpek gibi hayvanlar yetiştirilir.

Köyde olumsuz durumlar çok olsa da. Köy yaşamı her şeye rağmen eğlenceli, sade ve güzeldir.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 2 Average: 5]
error: İçerik korumalıdır!!