Arama:
GÜNÜMÜZDE GÜZELLİK ALGISI
0 (0)
 

Güzel ya da güzellik kişiden kişiye ,toplumdan topluma değişen, göreceli bir kavramdır. Eski zamanlardan bu yana kadın-erkek herkes güzelliğine, giyimine kuşamına özen göstermekteydi.

Herkesin zevkleri, beğenileri ya da kusurları vardı tabiiki ve birbirinden farklı ya da aynı olabilmekteydi. Ama günümüzdeki bu güzellik algısı eskiye oranla çok fazla değişmiş bir halde. Neden mi ? Sosyal medyalar yüzünden. Sosyal medya gibi mecralar insanı olduğundan çok daha farklı biçimde gözler önüne sermeye başladı. Olduğu gibi değil de daha çok olmadığı gibi görmeye başladık. En kötüsü “tek tip insan” şekline büründük. Nasıl mı? Herkes birbirine benzemeye başladı. Kullanılan efectler, photoshoplar sayesinde sosyal medyadaki kişiyle gerçekteki kişi birbirinden farklı olmaya başladı. Ve bu bir bağımlılık gibi 7’den 70’e neredeyse herkesin yaptığı bir şey haline geldi.
Kimse kilolu, makyajsız, efectsiz halini beğenmez oldu. Tabi bu durumu daha çok abartanlar estetik operasyonlara kadar işi ilerletmiş halde.

Insanların gözündeki bu “ideal güzellik” anlayışı değişmeli ve artık insanlar kendi görüntülerinden rahatsız olmamalılar. Bunu psikolojik boyuta getirmemekte gerekiyor. Mesela bir kişi kilolu olabilir ki bu olağan bir şeydir. Sporla önüne geçilebilir. Ama kendini aç susuz bırakacak kadar sağlığını riske atacak diyetlere de bürünmemek gerekir. Ya da günümüzde de skandal olan mide ameliyatları gerekmedikçe yaptırılmamalıdır.
Kişi kendini nasıl beğeniyorsa, kendini nasıl rahat ve güzel hissediyorsa öyle davranmalıdır.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Terzicilik mesleği benim için bir sanattır
0 (0)

Aksaray’da 12 yaşından itibaren terzicilik mesleğini yapan Gülizar Koyuncu terzicilik mesleği hakkında tecrübelerini bizimle paylaştı

Merhabalar Gülizar Hanım nasılsınız, sizi biraz tanıyabilir miyiz?

Merhabalar, ben Gülizar Koyuncu 30 yaşındayım. Evliyim bir çocuk annesiyim. Eşim bir çiğ köfte dükkanında çalışıyor. Mutlu bir aileyiz. Eğitim hayatım lisede son buldu. Atölyelerde, konfeksiyonlarda, fabrikalarda dikiş nakış işlerini yaptım sonra kendi işimi kurup, kendi dükkanımı açtım. Ve şuan bu mesleği severek yapıyorum.

Terzicilik mesleğine nasıl başladınız, bu mesleği size sevdiren nedir?

Aslında 12 yaşından beri bu meslekle uğraşıyorum. Anne mesleği diyelim anneden kıza. Okuldan gelirken annem hemen Gülizar gel de sana dikiş- nakış nasıl olur göstereyim. İleride lazım olur. Ben de sesimi çıkartmadan hemen yapardım. Bütün yaşıtlarım, arkadaşlarım dışarıda sokakta oynarken ben dikiş nakış nasıl yapılır onu öğrenmeye çalışıyordum. Ama şu an diyorum ki iyi ki o zaman öğrenmişim İyi ki annem bana o zaman terzicilik mesleğini öğretmiş. Bir daha olsa bir daha yaparım diye düşünüyorum.

Evliyim dediniz ve bir de çocuk sahibisiniz, bu sizi zorluyor mu?

Tabii ki zorluklar oluyor. Hem iş hem çocuk hem ev çok zor oluyor. Ama bunların arasında kendi istediğim bir şey yaptığım için çok mutlu oluyorsun. Çünkü kendi ayaklarının üzerinde durabiliyorsun ve kendi paranı kendin kazanabiliyorsun bundan daha iyi bir şey olamaz. Çünkü kocanın eline ya da erkeğin eline bakmıyorsun. Sen kendin kazanıyorsun, dolayısıyla mutluluk verici bir şey. Her ne kadar zorlu olsada kendi paranı kazandığın için kimseye muhtaç olmadığın için çok gurur verici bir durum.

Pek işleriniz nasıl gidiyor, Kovid-19 süreci çok etkiledi mi?

İşlerim şu an için iyi gidiyor. Günlük kazancım gayet iyi. Özellikle anlaştığım mağazalardan çok fazla müşterim oluyor. Ve bu da çok iyi oluyor. Özellikle kilolu kadınlar çok geliyor, vücutlarına uygun kıyafetler bulamadıkları için dükkanıma gelip kıyafetler diktiriyorlar. Pandemi dönemi beni çok etkilemedi. Pandemi dan sonra dükkanımı açtım zaten. Yasaklar varken çok zorlamadım , covid-19 beni çok etkilemedi o yüzden çok etkilendiğim söylenemez.

Terzicilik mesleğinin püf noktaları var mı? varsa bizimle paylaşabilir misiniz?

İllaki vardır,. Örneğin bir mont getiriyorlar, orjinalliğini bozmadan o montu yapmak çok önemli ve çok zor. Bozmadan bu işi yapıyoruz ki işin kalitesi düşmesin. İşin kalitesini bozmadan yaptığınız için müşteri sayımız daha fazla oluyor. Dolayısıyla kaliteyi düşürmemeye özen gösteriyoruz ve bunun için çaba sarf ediyoruz.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Kadın İsterse
0 (0)

Kadınlar dünyanın en güzel en güçlü varlıklarından biridir. Bazıları güçlerinin farkında bazıları ise henüz farkında değil. Kadınlara güzel sözler söylemek onun ruhunu okşamayı sağlar. Kadın, naif olmasının yanında, yeri geldiğinde haksızlıklara boyun eğmeyen, cesur ve dirençli bir yapıya da sahiptir. Kadınlar istediği zaman her işin üstesinden gelebilen, muhteşem yetenekleri olan, en önemli değerlerdir. Şu unutulmamalı ki mutlu aileler, mutlu kadınların kurduğu yuvalar sayesinde ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla mutlu çocuklar ortaya çıkmakta ve toplum sağlıklı nesiller yetiştirmektir. İşte bunlar yapan kadınlardır. Yeter ki kadın istesin. Bence bir ülkenin kalkınması ve gelişmesini sağlayacak en önemli değerlerimiz olan kadınlardır, << Bir kadını ortadan ikiye böl… Yarısı annedir, yarısı çocuk, yarısı sevgili yarısı aşk… Duyanlar bunu bilmez, görenler anlamaz bunu! Rivayettir, yarısı gece. >>(Cemal Süreya) tabiattaki en zarif varlıklardır. Ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk de kadınlara çok önem vermiş ve şu sözü söylemiştir. “Milletimiz güçlü bir millet olmaya azmetmiştir. Bunun gereklerinden biri de kadınlarımızın her konuda yükselmelerini sağlamaktır. Bundan dolayı kadınlarımız ilim ve fen sahibi olacaklar ve erkeklerin geçtikleri bütün öğretim basamaklarında geçeceklerdir.” İşte tüm bunlardan dolayı kadınlara hak ettiği değer verilmeli ki daha çok mutlu olunmalı, ve daha çok gelişmedir. Bir Kadın istediği için bir şey yapmalı, toplum istedi o istedi bu istedi diye değil. Kadın isterse her şeyi yapabilir, güçlü kadınlar herşeye rağmen ayakta dimdik durabilen, tek başına her şey ile mücadele edebilen kadınlardır. Evet belki bileklerimiz güçlü değil, ama yüreklerimiz güçlüdür..

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Kadın Olmak!
0 (0)

Türk Dil Kurumunda “kadın” kelimesi şöyle ifade edilmektedir:

  1.  İsim Erişkin dişi insan, hatun, hatun kişi, zen: “Yanlarında, kendileriyle ahbaplık edecek dostlar, hizmetlerine koşacak kadınlar veya erkekler görmek isterler.” – Abdülhak Şinasi Hisar
  2.  Sıfat Analık veya ev yönetimi bakımından gereken erdemleri, becerileri olan.
  3. İsim, mecaz Hizmetçi bayan.
  4. İsim, eskimiş Bayan. Şeklindedir. Bu bilgi burada dursun.

 

  İnsanlar bir toplum bir alan içerisinde belirli konumlarda yer almaktadır. İnsanlar belli bir kültürün, toplumsal yapının ve dolayısıyla dilin içine doğarlar. İçine doğdukları dil insanlara belirli anlam kategorileri ve kavramları sunar. Bu kavramlardan biri de ‘Kadın’dır. Kadın dişilik, annelik, evlatlık gibi statülerle tanımlanabilir bazı kesimler tarafından. Ama kadın olmak seni diğer insanlardan ayrı kılmaz. Ya da ayrıcalıklı yapmaz. Kadın ne olursa olsun, toplumun birçok alanında ikincil bir statü sahibi, ezilen, üstü açık veya kapalı bir şekilde baskı gören, bir aile düzeni içinde çalışıyor da olsa eve gelince yemek yapmak zorunda olan ve bu gibi yaptırımlar yüzünden erkekle ve ataerkil toplumla devamlı mücadele edendir.

                  “Kadınların haklarını yerine getirme husûsunda Allâh’tan korkunuz! Zîrâ siz onları Allâh’ın bir emâneti olarak aldınız.” İfadeleri peygamberimize aittir. Zira Allah’ın peygamberi dahi kadınları el üstünde tutar iken ikinci plana atılmaları, toplumdan soyutlanmaları ve ötekileştirilmeleri ne kadar doğru? Kadın elinin hamuru ile erkek işine karışmayacak! Hadi ya… Kadınlar kendi ayakları üzerinde durabilecek ve başkalarına minnet etmeden yaşayabilecektir. Bazı kesimler tarafından çok farklı anlaşıyor ki kadınlar şiddete maruz kalıyor, psikolojik baskı kuruluyor hatta ve hatta öldürülüyor… Hangi anne ölümü hak ediyor? Hangi evlat gözünün önünde annesine şiddette bulunulmasını anlayışla karşılayabiliyor? Hangi toplum bunu kabul ediyor? Tüm bu soru işaretlerini toplum olarak düşünmeli ve bir yere konumlandırmalıyız. Askıda kalan her konuya bir virgül atıp yaşantımıza devam ediyoruz. Sen kız çocuğusun onu yapamazsın diyerek büyütmemeliyiz çocuklarımızı. Doğruyu yanlışı anlatmalıyız. Şiddet görülen bir yerde durulmaması gerektiğini, susulmaması gereken konular olduğunu ve sırf cinsiyet ayrılıkları yüzünden ayrıştırma yapılmaması gerektiğini ilke edinmeliyiz belki de. Kadın okur! Kadın gezer! Kadın konuşabilir! Kadın istediği saatte dışarıya çıkabilir! Kadın ekonomik özgürlüğünü eline alabilir! Kadın başarılı olur! Kadın erkeklerin yaptığı her şeyi yapabilir! Çünkü kadın da bir insandır! Erkekler ve kadınlar bu sözlerim sizlere; ön yargı insanı bir statüye getirmez. Başarılı kadın elinizden mesleğinizi almaz. Aciz ve güçsüz değildir. Aksine destekleyici ve yapıcıdır. Şefkatli ve hassas oluşu güçsüzlük ibaresi değildir. Peygamber efendimizin sizlere nasihat şudur ki unutmayın, unutmayalım; “Allah sizden; kadınlara karşı iyi ve hayırlı olmanızı ister; çünkü onlar, sizin analarınız, kızlarınız veya teyzelerinizdir.” Her kadına bir anneye yaklaştığınız gibi yaklaşın ve onları destekleyin…

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Doğanın Güzelliğinden Çiçekler
0 (0)

Bazen bir tohum bazen bir fide bazen bir demet ile hayatımıza dahil olan doğanın bize sunduğu eşsiz güzelliklerin rengarenk duruşudur çiçekler. Çiçekler hepimizin hayranla baktığı koklaya koklaya doyamadığımız dokunmaya bile kıyamadığımız o güzel canlılar. Evet, çiçek dedik. Bazen aşk, bazen savaş, bazen barış, bazen mutluluk ve bazen de acıdır çiçek. Hatta bazen, “geçmiş olsun ”dur bir çiçek. Sevinçleri, üzüntüleri, acıları paylaşmak için insanın kendine çizdiği sınırların dışına çıkarak her duruma yakışan en güzel armağan olarak hayatımıza mutluluk getirirler.

Evimizin bir köşesinde duran bir çiçeği koklamak, seyretmek, toprağının suyla buluşunca suyu bir güzel içtikten sonra kendilerine gelişini insana teşekkür edercesine yapraklarını açması insanın iç huzurunu onu yeniden doğmuş gibi tertemiz bir ruh haline getirecek kadar güzel ve eşsiz tarafları olan canlılardır. Dalında duruşu ile bazen dalından toprağından sökülüp alınmasına rağmen güzelliğini kaybetmemek için çabalayan solmayan dahil olduğu hayatı güzelleştirmek için kendini feda eden, derin anlamlar içeren eşsiz bitkilerdir. Çiçekler hayatımızı güzellikleriyle ve kokularıyla aydınlatıyor. Çiçekler yüzeydeki çekiciliğinden daha derindir. Çiçekler saflığı, masumiyeti ve ince düşünmeyi temsil eder. Bu konuda kadınları çiçeklere benzetirim. Kadınlarda nasıl hassasiyeti varsa çiçeklerde de aynı hassasiyet vardır.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
error: İçerik korumalıdır!!