Arama:
Kedilerim
0 (0)

Kedilerle maceram 10 yaşında evimizin karşısında bulunan boş tarlada otların arasında duyduğum miyavlama sesi ile başladı. Yeni doğmuş 2 tane yavru kedi otların arasında bağırıyorlardı. Uzun süre bekledik galiba anneleri yoktu, onları eve götürdüm, evde beslemeye başladık. Ama bu bizim ilk kedi bakımı ve beslenmesi çalışmamız olduğundan çok acemiydik. Anne kedi yavrularının dışkı yapmasına yardımcı oluyormuş ve temizliyormuş. Biz bunu bilmiyorduk, kediler dışkılarını yaparken kendilerini batırıyor du. Biz de temizlemek için bacaklarını yıkıyorduk. Kedilerin bacaklarında egzama tarzı deride döküntüler oluştu ve kedilerden bir tanesi hastalandı. Bir veterinere götürdük, veteriner kediye bir iğne yaptı eve geri dönene kadar kediyi kaybettik Diğer kedi hastalanmadan sadece bacaklarına baksın diye veterinere götürdük. Ona da bir iğne yaptı eve gidene kadar onu da kaybettik. Ben bu durumdan çok etkilendim ve o yavrulara yardım edemediğimize çok üzüldüm. 4 -5 ay sonra okuldan eve dönerken sokakta gözleri kapanmış bir yavru kedi buldum. Bu öncekilerden biraz daha büyüktü, onu da eve götürdüm.
Gözlerini temizledik, her gün ilaç damlattık, krem sürdük. Gözleri düzeldi. O pis pasaklı kedi kendini yalıya yalıya o kadar temizlendi ki uzun ve güzel tüyleri meydana çıktı. Adını Minnoş koyduk. Kendi kendine koşturup oynuyordu. Biz gidince evin içinde yalnız kalmasın diye komşudan bir kedi daha aldık. İki yavru kedi daha bulduk. Bir de Minnoş’un yavrusu oldu. Evde beş tane kedi. Dışarı bırakmaya kıyamıyoruz, apartmanda yaşadığımızdan evin içinde olmuyor, ne yapacağımızı şaşırdık. Evi değiştirmeye karar verdik. Bahçeli müstakil bir evde oturacak kediler için daha güzel bir ortam oluşturacaktık. Evet müstakil bir eve taşındık sonunda. Kedilerimiz sıcak bir ortamda ve korkusuzca saatlerce uyuyabiliyor, ihtiyaçlarını gidermek için dışarı rahatça çıkıp geri gelebiliyor, yedikleri önlerinde yemedikleri arkalarında yaşıyorlardı. Onlar mutlu biz mutlu. Darısı diğer sokak hayvanlarının başına.

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
Çok Nankör Tanıdım Hiçbiri Kedi Değildi
5 (1)

Yazıma bir yerde okuduğum şu sözle giriş yapmak istiyorum.

“Kediyi beslerken ” kedicim büyüsünde mühendis, avukat, mimar, doktor olup yaşlılığımda bana baksın” zihniyetiyle büyütmezsiniz. Kediniz size çay yapamaz, çamaşırlarınızı da yıkayamaz. Sevgi bir şey beklenilmeden verilir. Kedinizde sevimliliğiyle sizi mutlu ederek nankör olmadığını kanıtlar.”

 

Evet, bu yazımızda biraz kedilerden ve nankör olup olmadıklarından bahsedelim. Çünkü bir kedi sever olarak o güzel hayvanların nankör diye adlandırılmaları oldukça can sıkıcı. Bu yargının nereden, kim tarafından çıktığı bilinmiyor ve hiçbir dayanağı da yok. Ama öyle bir yayılmış ki yazık kediler bu imajı hala temizleyememiş. Acaba bu yargı nereden geliyor? Köpeklerin sahiplerden hep ilgi beklerken kedilerin sadece canları istediklerinde sahiplerinin yanına gitmelerinden dolayı oluşan bir yargı. Kedilerin doğasında bu var ne yapalım yani? Kediler insanlardan her zaman ilgi beklemezler. Ama bu kediler nankördür işte demek değildir. Ama ne yazık ki birçok insan bunu böyle biliyor. O kadar çok kedi sahibi arkadaşım var ki hiçbirinden böyle bir şey duymadım.

Neyse ki bilim de bu konuda sessiz kalamamış ve bilimsel olarak kedilerin nankör olmadıkları kanıtlanmış. Benim gibi kedilerin bu kötü imajından rahatsız olan Oregon State Üniversitesi’nden bir grup araştırmacı bu konuya el atmış. Çok sağ olun gerçekten. Araştırma için 23’ü ev, 22’si sokak kedisi olmak üzere 55 kedi üzerinde deney yapmışlar. Bu 55 kedinin her biri 2,5 saat kapalı bir hücrede tutuluyor. Yanlarına da ton balığı, tavuk, mama ve oyuncak konuluyor. Bu durumda kedilerin neye ilgi gösterdikleri ortaya çıkacaktı. 38 kedimiz araştırmaya istenilen yönde karşılık verdi. 38 kediden 19’u, etrafında bulunan hoşlanacağı şeyler yerine insanlarla ilgilenmeyi seçmişler. 14 kedi yemekle ilgilenince, insandan sonra en çok hoşlandıkları ve tercih ettikleri mama oldu. 4 kedimiz oyuncakları 1 kedimiz de kokuyu seçti. Bu araştırmaya bakılınca kedilerin en çok hoşlandıkları şeyin insanlarla vakit geçirmek olduğu tespit edilmiş oldu.

Ama tabii ki her insanın farklı özellikleri olabileceği ve bunu kabul ettiğimiz için her hayvanın da birbirinden farklı özellikleri vardır. Yani her kedi insanlardan hoşlanıyor ya da hepsi hoşlanmıyor diye bir şey yok. Ama kedilerin nankör olmadığı bilimsel olarak bile kanıtlanmışken biz neden hala bir şeylere etiket yapıştırmanın derdindeyiz değil mi? Bırakalım insanı da hayvanı da olduğu gibi kabul edelim. Belki böyle daha mutlu oluruz. Buradan kedi severlere selam olsun 🙂

” Ben bir kedilere fısıldayanım. Başka evlere gittiğimde kediler sahiplerinden daha çok beni severler.” Cory Monteith

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 1 Average: 5]
Kediler Hakkında Bilgiler
0 (0)

biraz değişik hayvanlar sizce de öyle değil mi? Hz. Adem’den sonra ilk canlı varlıklar kediler ve yılanlardır. Ama ben bugün yılanlar hakkında değil kedilerin değişik dünyalarından bahsetmek istiyorum.

Evinde kedi besleyenler bilirler, kediler belli bir süre boyunca bir yere odaklanırlar ama bizim gördüğümüzde hiçbir şey yoktur. Olmayan bir şeyin peşinden giderler, hiçbir şey yokken birinden saklanırlar. Bunları hiç düşündünüz mü? Beklide düşünmeye değer bir olay yoktur ama ben yine de araştırmak istedim. Fark ettiyseniz ruhlar ile ilgilenen ya da büyü ile ilgilene insanların yanında hep kedi olur. Bunun nedeni kedilerin dördüncü boyut da ki varlıklarla aralarında bir perde olmamasıdır. Yani kediler bizim göremediğimiz varlıkları görüyor olabilir. Bu da saklanmalarına yada bir yere odaklanmalarına neden olabiliyor.

Firavunlar zamanın da bile kedilere çok değer verilirdi hatta kediler insanlardan daha üstün varlıklar olarak görülürdü. Kedilerin devasa güçleri olduğunu düşünülürdü. Kediler öldüklerinde mumyalanıyorlardı. Peygamberimiz de kedileri çok seven birisidir. Hatta bir yolculuk sırasında yolda kedinin yavrularını emzirdiğini görür ve  kedini yanına biri bırakır geldiğinde o kediyi kendisi beslemeye başlar adını da ‘Müezza’ koyar.

Yanınıza bir kedi geliyor ve size yakınlık göstermek istiyorsa uzaklaşmayın. Kediler bazı sesler sayesinde sizinle bir bağlandı kurarlar. Kedi sevmek insanlar da kalp krizi geçirme ihtimalini düşürdüğünü, insanları sakinleştirdiğini duydunuz mu? Ben de ilk duyduğumda çok şaşırdım.  Bende kedilerde korkan biri olarak bundan sonra bunu dikkat ederek davranacağım. Zaten her hayvanın sevilmeye ihtiyacı vardır. İllaki insanlar için bir yararının olmasına gerek yok öyle değil mi? Bir söz vardır hayvan seven insan da sever, hayvan sevmeyen insan da sevemez. Hadi bu küçük sevimli canlılara koruyalım sevelim .

Puanım
Bu gönderiyi değerlendirmek için tıklayın!
[Total: 0 Average: 0]
error: İçerik korumalıdır!!